EĞİTİM - 01 Ocak 2026 Perşembe 15:09

Geleceğin savunma sanayi uzmanları Manisa’da yetişecek

A
A
A
Geleceğin savunma sanayi uzmanları Manisa’da yetişecek

Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında yürütülen ELMAS Programına Türkiye genelinde seçilen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi arasında yer alan Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, proje kapsamındaki eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Program sayesinde öğrenciler, aldıkları eğitimle mezuniyetlerinin ardından savunma sanayinde faaliyet gösteren ROKETSAN, TUSAŞ ve ASELSAN gibi yerli ve milli firmalarda istihdam edilme fırsatlarını artırmayı hedefliyor.


Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında, Türkiye’ye teknolojik üstünlük kazandıracak ürün ve sistemlerin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik atılan önemli adımlardan biri olan ELMAS (Etkin-Lider-Mükemmel-Akılcı-Sürdürülebilir) Programı ile mesleki ve teknik Anadolu liselerindeki eğitim faaliyetlerine destek sağlanması ve savunma sanayine nitelikli insan gücü kazandırılması hedefleniyor. Türkiye genelinde belirlenen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ELMAS programına dahil edilirken, bu okullardan birisi de 1945 yılından bu yana eğitim öğretime devam eden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Program sayesinde mesleki ve teknik Anadolu lisesi öğrencilerinin, savunma sanayinde üretilen yerli ve milli ürünlerin bakım, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerinde aktif görev alması amaçlanırken, böylece dışa bağımlı olmayan, üreten, yenileyen ve geliştirebilen teknik donanıma sahip bireylerin yetiştirilmesi hedefleniyor.


ELMAS Projesi’nin ilk aşaması kapsamında, ekim ayında OSB firma yetkililerinin katılımıyla Manisa’da düzenlenen bir çalıştayla ihtiyaç belirleme süreci gerçekleştirildi. Çalıştayda, Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ATP (Anadolu Teknik Programı) Makine Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanları başta olmak üzere hedefler belirlendi.


ELMAS Programı çerçevesinde yürütülecek çalışmalar arasında, ’Çerçeve öğretim programının tasarlanması’, ’Öğretmen ve eğitmen eğitimlerinin sağlanması’, ’Marka yönetimi desteği’, ’Altyapı ve teknik donanım ihtiyaçlarının belirlenmesi’, ’Altyapı, teknik donanım, materyal ve sarf malzemelerine yönelik destek mekanizmasının oluşturulması’ yer alıyor.


Bunların yanı sıra öğrencilere yönelik eğitmen desteği, seminer ve söyleşiler, teknik geziler, firma ziyaretleri, savunma gelişim platformuna üyelik, Milli Yetkinlik projeleri olan zirve kamplara katılım gibi imkanlar da planlandı. Program kapsamında ayrıca ilk 3 öğrenciye başarı bursu, ilk 10 öğrenciye staj imkanı ve ilk 5 öğrenciye istihdam desteği sağlanması hedefleniyor. ELMAS Programı ile savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağının erken yaşta yetiştirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki teknolojik bağımsızlığının güçlendirilmesi amaçlanıyor.



"İstihdam imkanları artacak"


Okulun programa dahil edilmesinin gururunu yaşadıklarını kaydeden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Sena Koç, "Milli Eğitim Bakanlığı ve Savunma Sanayi Başkanlığı arasında geçtiğimiz Temmuz ayında bir protokol imzalandı. Elmas kapsamında okulumuz 13 okuldan biri olarak seçildi. Anadolu Teknik Programı kapsamında iki alan belirlendi. Bir tanesi makine teknolojisi alanı, bir diğeri de elektrik elektronik teknolojisi alanı. Bizler burada dört yılın sonunda çocuklarımızın almış olduğu eğitim neticesinde ELMAS programı kapsamında ülkemizin savunma sanayi alanında yetkin, kendini yetiştirmiş teknik eleman olarak yetiştirmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Öğrencilerimiz tezgahlarının başında. Derdimiz öğrencilerimizin 4 yıl sonunda istenilen her yerde her ülkede bu proje kapsamında istihdam olanağını arttırabilmek. Gençlerimiz buradan almış oldukları eğitim neticesinde ilerleyen yıllarda yine ülkemizin savunma sanayinin ünlü aktörlerinden olan ROKETSAN, TUSAŞ, ASELSAN gibi savunma sanayine üretim yapan firmalarda istihdam edilmesi hem okulumuz için hem şehrimiz için ve bizler için birer gurur kaynağı olacaktır. Her şey öğrencilerimiz için" diye konuştu.


ELMAS Programının çok kıymetli bir proje olduğunu belirten Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine ve Tasarım Teknolojisi Alanı Dal Şefi Hüseyin Kuloğlu ise şunları söyledi: "Öğrencilerimiz burada 9. sınıftan başlayarak 9, 10, 11’i okulumuzda eğitim öğretim faaliyetine devam etmekte. 12. sınıfta çocuklarımızı işletmede meslek eğitimine gönderiyoruz. 406 tane öğrencimiz var. Bunların yaklaşık 10 tanesi kız öğrenci. 50-55’e yakın işletmemiz var. Çırak öğrencilerimiz var 50’ye yakın. Güçlü olduğumuz taraf CNC bölümümüz güçlüdür. Elektrikte de otomasyon bölümümüz güçlü. Çocuklar 9. sınıfta temel imalat işlemleri ve teknik resim derslerini görüyorlar. Daha önceleri 9. sınıflarda böyle bir eğitim yoktu. Geçen yıldan itibaren böyle bir eğitime geçildi. Öğrencilerimiz mezun olduklarında çok rahatlıkla işe girebilmekteler. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde, Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde savunma sanayisine iş yapan çok çeşitli firmalarımız var. Bizim öğrencilerimize de bu yönde bir talep var. ELMAS projesini bu bakımdan önemsiyoruz. ELMAS projesi ile Manisa’daki savunma sanayi faaliyetinin ve üretim faaliyetlerinin ihracat faaliyetlerinin bir üst noktaya taşınacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızda teknolojik gelişmeleri ve yayınları takip etmeye çalışıyoruz. Özellikle öğrencilerden ders esnasında projeksiyon cihazı, akıllı tahtalardan istifade ederek çalışmalarımızı yürütüyoruz."



Geleceğin savunma sanayi uzmanları Manisa’da yetişecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.