GÜNDEM - 18 Aralık 2025 Perşembe 13:17

Denetimli serbestlik 20 yıldır hayata dokunuyor

A
A
A
Denetimli serbestlik 20 yıldır hayata dokunuyor

Manisa’da düzenlenen ’Denetimli Serbestliğin 20. Yılında Bilim, Uygulama ve İş Birliği Forumu’nda, denetimli serbestliğin bireyi topluma yeniden kazandıran yönü ve sosyal barışa katkısı vurgulandı.


Denetimli Serbestlik hizmetlerinin 20. yılı dolayısıyla Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı ile Manisa Celal Bayar Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen "Denetimli Serbestliğin 20. Yılında Bilim, Uygulama ve İş Birliği Forumu", Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.


Foruma; Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Kurtca Eker, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Soydal, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar, Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın, protokol üyeleri, yargı mensupları, akademisyenler, denetimli serbestlik personeli, sivil toplum kuruluşları, yerel basın temsilcileri ve çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı.



"İnsan odaklı ve onarıcı bir infaz anlayışının somut bir yansıması"


Programın açılış konuşmasını yapan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Bugün burada, hukuk devletinin en temel unsurlarından biri olan yargıya duyulan güvenin güçlendirilmesi ve bu güvenin önemli yapı taşlarından biri olan denetimli serbestlik sisteminin gelişimi ve geleceğini ele almak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hukuk devletinin en temel dayanağı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı kadar, toplum nezdinde sahip olduğu güven düzeyidir. Bu anlayış doğrultusunda, yargı sistemimizin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, fiziki ve teknolojik altyapısının geliştirilmesi ve insan kaynağının niteliğinin artırılması yönünde kararlı adımlar atılmaktadır. Denetimli serbestlik, hukukun üstünlüğü perspektifiyle ele alındığında, yirmi yılı aşkın süredir ceza adalet sistemi içerisinde kurumsallaşan, insan odaklı ve onarıcı bir infaz anlayışının somut bir yansımasıdır. Bu süreçte hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik; makul sürede infaz, şeffaf denetim ve eşit uygulama ilkeleriyle birlikte güçlendirilmiştir. Suçun tekrarının önlenmesi, yalnızca cezalandırma yoluyla değil; bilimsel ve kanıta dayalı yaklaşımlar, risk ve ihtiyaç analizleri ile mümkündür. Denetimli serbestlik uygulamaları, bu yönüyle hem toplum güvenliğine hem de sosyal barışa önemli katkılar sunmaktadır. Yargı Reformu Stratejisi’nin ’güven ve memnuniyet’ ekseni de bu anlayışla örtüşmektedir. İnsan odaklı, onarıcı ve telafi edici adalet anlayışı çerçevesinde; eğitim, rehabilitasyon ve sosyal uyumu merkeze alan uygulamalar, bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Adli sosyal hizmetlerle desteklenen etkin denetim modeli, sistemin sürdürülebilirliğini güçlendiren temel unsurlardan biridir. Öte yandan, cezasızlık algısıyla mücadelenin yolu; doğru bilgilendirme, şeffaflık ve kurumsal iletişimden geçmektedir. Akademi, uygulama ve medya arasında kurulacak sağlıklı iş birliği, yargı hizmetlerinin doğru anlaşılmasını ve toplumsal güvenin pekiştirilmesini sağlayacaktır. Geleceğe baktığımızda ise teknoloji destekli, veri temelli ve sürdürülebilir bir denetimli serbestlik vizyonu; adalet hizmetlerinin etkinliğini artırırken, yargıya duyulan güveni daha da güçlendirecektir. Bu toplantının; denetimli serbestlik başta olmak üzere ceza adalet sistemimizin daha da güçlendirilmesine, yargıya duyulan güvenin artmasına ve toplumumuzun geleceğe daha büyük bir güvenle bakmasına katkı sunmasını temenni ediyorum." dedi.



"İnsanı topluma yeniden kazandırıyoruz"


Forumda konuşan Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Kurtca Eker ise, "Bugün yalnızca bir sistemin 20 yıllık hikayesini konuşmak için değil; adaletin insan yüzünü, toplumsal barışın dayanaklarını ve iyileştirici adaletin gerçek anlamda ne ifade ettiğini birlikte düşünmek için bir aradayız. Bugün dünyada ceza adaletinin temel tartışmalarından biri şudur: Suçu sadece cezalandırmak mı, yoksa insanı yeniden topluma kazandırmak mı? İşte denetimli serbestlik, bu soruya Türkiye’nin verdiği en güçlü yanıttır. Bu sistem, yükümlüye sen artık yoksun demek yerine, seni topluma yeniden kazandırmak için yanındayız diyen bir yaklaşımdır. Ve bunun en somut örneklerini Manisa’da hep birlikte yaşıyoruz: Eğitim faaliyetleri, Kamuya yararlı işte çalışma programları, Bağımlılıkla mücadele çalışmaları, Meslek edindirme kursları, Üniversite, belediye, meslek odaları ve sivil toplumla geliştirilen onlarca işbirliği Tüm bu çalışmaların merkezinde insanı merkeze alan bir adalet anlayışı bulunmaktadır. Denetimli serbestlik sistemi 20 yılda olgunlaştı, gelişti ve bugün artık yalnızca bir infaz modeli değil, toplumsal dönüşümün de bir aracı haline geldi. Fakat bu dönüşümün sürdürülebilir olması, kurumların tek başına çabasından daha fazlasını gerektiriyor. Bunun için üniversitelerin bilgi birikimine, basının doğru bilgilendirme gücüne, sivil toplumun katkısına ve toplumun desteğine ihtiyaç var. Bugün öğrenciler aramızda. Sizler bu ülkenin yarınını inşa edecek olan yeni nesil hukukçular, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, iletişimciler ve sosyologlarsınız. Bu forumun en önemli muhataplarından biri sizlersiniz çünkü adalet sisteminin geleceğini siz şekillendireceksiniz. Bugün burada çok değerli konuşmacılar bizlerle olacak. Bu değerli katkılar, bize yalnızca bugünü değil yarının daha güçlü denetimli serbestlik modelini de düşünme imkânı sunacaktır. Bu forumun düzenlenmesine katkı sunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi’ne, akademisyenlerine, Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzün özverili personeline ve tüm paydaş kurumlara teşekkür ediyor, forumun ülkemize, şehrimize ve adalet sistemimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.



Cezasızlık algısı, medya ve toplumsal dönüşüm masaya yatırıldı


Forum oturumları, Prof. Dr. Derya Şaşman Kaylı moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumlarda denetimli serbestliğin ceza adalet sistemi içindeki yeri, cezasızlık algısı, rehabilitasyon uygulamaları, eğitim faaliyetleri ve medyanın rolü çok boyutlu olarak ele alındı.


Köşe Yazarı Av. Cüneyd Altıparmak, denetimli serbestliğin toplumda "ceza uygulanmıyor" algısını nasıl dönüştürebileceği, yükümlülerin eğitim ve kamu hizmeti çalışmalarının cezanın caydırıcılığı ve görünürlüğü üzerindeki etkisi ile medyanın bu süreci nasıl anlatması gerektiği üzerine değerlendirmelerde bulundu.


Medya Yöneticisi Cengiz Aksan ise basının suç ve suçlu haberlerine odaklanan dilinin, rehabilitasyon temelli uygulamaların görünürlüğünü zorlaştırdığını belirterek, denetimli serbestlik kurumları ile medya arasında daha sağlıklı, doğru ve sürekli bir iletişim kurulmasının gerekliliğine dikkat çekti. Yanlış algıların önlenmesinde kurumsal şeffaflık ve ortak iletişim stratejilerinin önemini vurguladı.


Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın, insan odaklı gazetecilik perspektifinden toplumsal dönüşüm hikayelerinin habere yansıtılmasında etik hassasiyetlerin korunmasının önemine değindi. Kırılgan grupların hikayelerinde "acındırma" yerine "güçlendiren" bir anlatım dilinin tercih edilmesinin, toplumsal farkındalık ve kabul açısından daha etkili olduğunu ifade etti.



Akademik ve uygulama boyutu bir arada ele alındı


Denetimli Serbestlik Kurucu Daire Başkanı Cumhuriyet Savcısı Dr. Vehbi Kadri Kamer, yirmi yıllık uygulama deneyimi ışığında denetimli serbestliğin ceza adalet sistemi içerisindeki evrimini değerlendirdi. Kamer, sistemin suçun tekrarını azaltma, infazın bireyselleştirilmesi ve topluma uyum hedefleri açısından önemli kazanımlar sağladığını; önümüzdeki süreçte ise veri temelli değerlendirme mekanizmaları ve kurumlar arası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Manisa Denetimli Serbestlik Müdürü Cenk Arslan, Manisa özelinde denetimli serbestlik uygulamalarının mevcut durumu, güçlü yönleri ve geliştirilmesi gereken alanlar hakkında bilgi verdi. Arslan, teknoloji, eğitim, rehabilitasyon ve paydaş iş birliklerinin önümüzdeki dönemde sistemin sürdürülebilirliğini artıracak temel unsurlar olduğunu ifade etti.


Doç. Dr. Gökhan Kayır ise denetimli serbestlik sürecinde eğitim faaliyetlerinin dönüştürücü etkisine, gönüllülük sisteminin önemine ve toplumsal damgalanmanın hükümlüler üzerindeki etkilerine ilişkin akademik değerlendirmelerde bulundu.



Stantlar ve sergiler ilgi gördü


Forum kapsamında ayrıca Gönüllü Başvuru Standı, "Özgürlüğün Renkleri" Fotoğraf Sergisi ve elektronik izleme yöntemleri tanıtım standı katılımcıların ziyaretine açıldı.


Forum, konuşmacılara plaket takdimi ve teşekkürlerin ardından sona erdi.



Denetimli serbestlik 20 yıldır hayata dokunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Kaymakam Kızılgüneş, miniklerle doktor önlüğü giydi Erzurum’un Palandöken ilçesinde, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Haftası kapsamında "23 Nisan Çocuk Köyü" etkinliği düzenlendi. Mümtaz Turhan Anadolu Lisesi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Palandöken ilçesinde eğitim gören ilkokul öğrencileri katıldı. Çocuklar, etkinlik kapsamında farklı meslekleri yakından tanıma ve deneyimleme imkânı buldu. 23 Nisan Çocuk Köyü’nde postane, itfaiye, pastane, kitabevi, akvaryum, tamirci, benzin istasyonu, polis merkezi ve hastane gibi çeşitli meslek alanları oluşturuldu. Öğrenciler, bu alanlarda ilgili kostümleri giyerek uygulamalı etkinliklere katıldı. Etkinliğe giriş yapan öğrencilere ilk olarak "Emlak Katılım" standında alışveriş çeki verildi. Çeklerini alan öğrenciler, daha sonra meslek stantlarını ziyaret ederek polis, itfaiye eri, doktor, pastacı ve kitabevi görevlisi gibi farklı meslekleri deneyimledi. Programa Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Seyfullah Karapınar da katıldı. Kaymakam Kızılgüneş, meslek stantlarını tek tek dolaşıp öğrencilerle yakından ilgilendi. Hastane standında öğrencilerle birlikte doktor önlüğü giyen Kızılgüneş, çocuklarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Kaymakam Yunus Kızılgüneş, çocukların geleceğin teminatı olduğunu belirterek, "Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve yarınlarımızdır. Bu nedenle bugünkü etkinlik, çocuklarımızın geleceğini şekillendirmede oldukça etkili olacaktır." dedi. Etkinlikte Kaymakam Kızılgüneş, Başöğretmen İlkokulu öğrencilerine sertifika ve hediyelerini de takdim etti.
Aydın Minik kalplere moral oldular, farkındalık oluşturdular Aydın’da tedavi gören çocukları ziyaret ederek hediyelerle moral veren Yaban Hayatını Koruma ve Dayanışma Derneği (YAKORDER) üyeleri, etkinlikle çocuklara yaban hayatı bilinci aşıladı. Aydın’da faaliyet gösteren Yaban Hayatını Koruma ve Dayanışma Derneği (YAKORDER), Aydın Şehir Hastanesi’nde tedavi gören çocuklara yönelik anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Dernek üyeleri, çocuk servisinde yatan minikleri ziyaret ederek çeşitli hediyeler dağıttı ve onlara moral verdi. Etkinlik kapsamında çocuk hastalara yaban hayatı temalı hikaye kitapları, oyuncaklar ve kırtasiye malzemeleri hediye edildi. Dernek üyeleri, çocuklarla yakından ilgilenerek onların keyifli vakit geçirmesine katkı sağladı. Ziyaretin en dikkat çeken anlarından biri ise kaplan kostümüyle yapılan sürpriz oldu. Kaplan kostümü giyen dernek üyesi, çocuklarla eğlenceli anlar yaşarken etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Çocuklar hem eğlendi hem de yaban hayatındaki hayvanlar hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Etkinliği koordine eden YAKORDER üyesi Yaren Berktaş, amaçlarının çocuklara moral vermenin yanı sıra doğa ve yaban hayatı konusunda farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti. Berktaş, çocukların küçük yaşta doğa sevgisi kazanmasının önemine dikkat çekti. Kaplan kostümüyle etkinliğe katılan dernek üyesi Rabia Ersara ise çocukların mutluluğuna ortak olmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Ersara, çocukların yüzündeki gülümsemenin her şeye değer olduğunu söyledi. YAKORDER Başkanı Mustafa Özer de etkinlik kapsamında yaklaşık yüz çocuğa ulaştıklarını belirterek, organizasyona destek veren Aydın Valiliği, Aydın İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimi ve çalışanlarına teşekkür etti.
Manisa Mesir Festivali nedeniyle 25-26 Nisan’da kapanacak yollar açıklandı Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali kapsamında, 25-26 Nisan 2026 tarihlerinde bazı yollar trafiğe kapatılacak, park yasağı uygulanacak. 26 Nisan 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek olan Mesir Saçım Şenliği etkinlikleri kapsamında, saat 12.00’de kortej yürüyüşü başlayacak ve ardından saat 13.30’da Sultan Camii’nden geleneksel Mesir Saçımı gerçekleştirilecek. Kortej yürüyüşü, Valilik önünden başlayarak Mustafa Kemal Paşa Caddesi, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı ve İzmir Caddesi üzerinden Sultan Camii önünde sona erecek. Bu etkinlikler nedeniyle, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 14.30’dan sonra belirli yollar üzerinde park yasağı uygulanacak. 26 Nisan 2026 Pazar günü saat 08.00 itibariyle ise belirtilen yollar etkinlik bitimine kadar trafiğe kapatılacak. Park yasağı ve trafiğe kapatılacak yollar Cumhuriyet Meydanı’na çıkan yollar ile birlikte, Atatürk Bulvarı üzeri (Cumhuriyet Caddesi ile Mustafa Kemal Paşa Caddesi arası), Sultan Camii önüne çıkan yollar, Valilik önüne çıkan yollar, Seyfettin Bey Caddesi üzeri (Kamilsu Caddesi ile Atatürk Bulvarı arası), Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzeri (Atatürk Bulvarı ile Cumhuriyet Caddesi arası), 8 Eylül Caddesi üzeri (Cumhuriyet Caddesi ile İbrahim Gökçen Bulvarı arası), İzmir Caddesi üzeri (Mustafa Kemal Paşa Caddesi ile Murat Caddesi arası), 2507 Sokak üzeri (2500 Sokak ile İzmir Caddesi arası), 2505 Sokak üzeri (2501 Sokak ile İzmir Caddesi arası), Çarşı Bulvarı üzeri (İzmir Caddesi ile Dr. Sadık Ahmet Caddesi arası),Murat Caddesi üzeri (1800 Sokak ile İbrahim Gökçen Bulvarı arası), İbrahim Gökçen Bulvarı üzeri (8 Eylül Caddesi ile İzmir Caddesi arası) olan yollar trafiğe kapatılacak. Sadece park yasağı uygulanacak yollar Belediye Caddesi üzeri (Cumhuriyet Caddesi ile İbrahim Gökçen Bulvarı arası), Kumludere Caddesi üzeri (İzmir Caddesi ile 8 Eylül Caddesi arası), 8 Eylül Caddesi üzeri (İbrahim Gökçen Bulvarı ile Kumlu Dere Caddesi arası), İbrahim Gökçen Bulvarı üzeri (Belediye Caddesi ile 8 Eylül Caddesi arası). Vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için alternatif güzergahları kullanmaları ve belirtilen tarihlerde trafik yönlendirmelerine uymaları önemle rica edildi.
İstanbul İstanbul merkezil 4 ilde fuhuş şebekesine operasyon: 14 şüpheli yakalandı, 52 kadın kurtarıldı Fuhuşla mücadele kapsamında 4 ilde ve İstanbul’da 3 ilçede yapılan operasyonda 14 şüpheli yakalanırken, 52 kadın kurtarıldı. Şüphelilerin, fuhuş aracılığıyla yaklaşık 15 milyon liralık haksız kazanç elde ettikleri öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, aralarında yabancılulukların da bulunduğu kadınları fuhşa zorlayan şahısların, elde ettikleri gelirleri farklı kişilere ait banka hesapları üzerinden akladıkları belirlendi. Şüphelilerin son 1 yıllık işlem hareketlerinde yaklaşık 15 milyon TL’lik para trafiği olduğu tespit edildi. Şüphelilerin yakalanması ve mağdur kadınların kurtarılması amacıyla Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçeleri ile birlikte Samsun, Diyarbakır ve Ankara’da toplam 14 adrese 17 Nisan’da sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 14 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, fuhşa zorlandığı belirlenen 1’i İran, 1’i Özbekistan uyruklu olmak üzere toplam 52 kadın kurtarıldı. Ayrıca 3 şüphelinin de ifadesi alındı. Operasyonlarda dijital materyal, döviz ve uyuşturucu madde ele geçirildi Şüphelilerin yakalandığı adreslerde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, 14 SIM kart, 1 tablet, suçtan elde edildiği değerlendirilen 980 dolar, 105 euro, 43 gram altın, 5 gram uyuşturucu madde, 1 hassas terazi, 4 uyuşturucu öğütücü aparat ve notların bulunduğu ajanda ele geçirildi. Şüpheliler İşlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edilen şüphelilerden 7’si tutuklanarak cezaevine gönderildi, 7 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan şüpheliler cezaevine gönderilirken, kurtarılan yabancı uyruklu 2 kadın ise deport işlemleri için İl Göç İdaresi’ne teslim edildi.
Çanakkale Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Gürsoy: "Biz o ruhu diri tuttuğumuz sürece ne bayrak iner ne bu millet geri adım atar" Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma programları kapsamında 57. Alay Vefa Yürüyüşü’nün kapanış programı gerçekleştirildi. Törene, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, protokol ve binlerce öğrenci katıldı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından şehitler için dua edildi. Bakan Yardımcısı Koçoğlu gençlere hitap etti. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy "Bir hafızayı tazelemek, bir ruhu yeniden hissetmek, bir emaneti omuzlamak için bir araya geldik. Türkiye’nin dört bir yanından hatta dünyanın farklı köşelerinden buraya gelen siz genç arkadaşlarım attığınız her adımda sadece bir yolu değil, bir inancı, kararlılığı ve mirası taşıdınız. Şimdi şehitler abidesinin huzurundayız. Öyle bir yerdeyiz ki burada kelimeler eksik kalır, cümleler yetersiz kalır. Hepimizin burada idrak ettiği üzere Çanakkale sadece bir cephe değildir. Bir milletin geri adım atmama iradesidir. İnancın, fedakarlığın ve vatan sevgisinin tarihe sığmayan halidir"dedi. Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy Çanakkale ruhuna değinerek "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihine sahip çıkan ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bir gençliğin güçlü göstergesi şu an karşımızda. Ve bugün Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye yüzyılında çok daha güçlü, çok daha kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Sizler de biliyorsunuz savunmadan teknolojiye, spordan bilime ve sanata uzanan geniş bir alanda kendi ayakları üzerinde duran, kendi sözünü söyleyen bir ülkenin evlatlarıyız. Bütün bu başarının temelinde buradaki ruh yatıyor, Çanakkale ruhu. İşte biz o ruhu diri tuttuğumuz sürece ne bayrak iner ne bu millet geri adım atar" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy gençlerle birlikte şehitliklere karanfil bıraktı. Toplu hatıra fotoğrafı da çekildi. Çanakkale Kara Savaşları’nın 111’inci yıl dönümü anma programları kapsamında 57. Alay Vefa Yürüyüşü’nün kapanış programı Türk Yıldızlar gösterisiyle sona erdi.