ÇEVRE - 11 Kasım 2024 Pazartesi 15:45

Yeşilyurt’ta bin adet çam fidanı dağıtıldı

A
A
A
Yeşilyurt’ta bin adet çam fidanı dağıtıldı

Yeşilyurt Belediyesi, Türkiye’nin 81 kentinde ‘İnsanlığa Nefes’ temasıyla aynı anda gerçekleştirilen ‘11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ etkinliklerine ‘Doğa Gençlerle Canlanıyor’ projesiyle destek sundu. Düzenlenen etkinlikte vatandaşlara bin adet çam fidanı dağıtıldı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2019 yılında başlatılan ve her yıl olduğu gibi yine Türkiye’nin 81 kentinde aynı anda düzenlenen ‘11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’ etkinliklerine Yeşilyurt Belediyesi özel bir programla katkı sundu. Yeşilyurt Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından Malatya Park AVM önünde ‘Doğa Gençlerle Canlanıyor’ projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte vatandaşlara 1.000 adet çam fidanı hediye edildi.


Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Dikenli, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma gününde Türkiye’nin 81 kentinde aynı anda düzenlenen ağaç dikme ve fidan dağıtım etkinliklerinin, sağlıklı toplum yapılanmasında büyük bir önem taşıyan doğa, toprak ve yeşil alan bilincinin güçlenmesine vesile olduğunu söyledi.


Belediye Başkan Yardımcısı Dikenli, 2019 yılından beri düzenledikleri ‘Doğa Gençlerle Canlanıyor’ projesiyle çocuklara erken yaşlarda ağaç sevgisini aşılamaya çalıştıklarını hatırlatırken, gelecek nesillere daha yeşil ve daha güzel bir Yeşilyurt emanet etmek için park, bahçe ve yeşil alan yatırımlarına büyük önem verdiklerini, ilçedeki toplam yeşil alan miktarının 1 milyon 743 bin 850 metrekare, kişi başına düşen yeşil alan miktarının da 6.08 metrekare olduğunu söyledi.


Malatya’nın kent estetiğine değer katan 235 park alanına sahip olduklarını, çevre düzenlemesi, peyzaj ve yeşil alan çalışmalarıyla ilçeye estetik bir kimlik kazandırdıklarını ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Dikenli, “Ülkemizde ağaç ve orman sevgisini geliştirmek, toplumun tüm kesimlerinin orman ve çevreye olan duyarlılıklarına katkı sağlamak, ekonomik, ekolojik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip olan ormanlarımızı korumak ve gelecek nesillerimiz için yurdumuzu daha sağlıklı yaşanabilir kılmayı hedefleyen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Gününde hemşehrilerimize bin adet çam fidanı hediye ederek ağaçlandırma seferberliğine güçlü bir katkı sunduk. Bu yıl ki teması ‘İnsanlığa Nefes’ olan Milli Ağaçlandırma Gününde 81 kentimizde ve şehrimizde yapılan her türlü etkinlik, çevre bilincinin artırılması ve doğal kaynaklarımızın korunması yönünde atılmış değerli bir adımdır. Ülke genelinde bereketli topraklarımıza emanet edilen bütün fidanlar, gelecek nesillere bırakabileceğimiz mirasımızın en kıymetlisi olacaktır.” dedi.


Yeşilyurt’un yeşil kimliğine değer katan hizmetlerle bu alanda ciddi bir farkındalık oluşturduklarını sözlerine ekleyen Belediye Başkan Yardımcısı Dikenli, “Toplam yeşil alan miktarımızın ve kişi başına düşen yeşil alan miktarımızın artmasına vesile olan ağaç ve fidan dikimlerinin yanı sıra mevsimlik çiçek ekimleriyle vatandaşlarımıza sağlıklı ve huzurlu mekanlar sunmaya özen gösteriyoruz. Bu yıl 1.000 adet fidan dağıtımı yaptığımız ‘Doğa Gençlerle Canlanıyor’ projemizin temel gayesi de gençlerimize ve çocuklarımıza doğa, orman ve yeşil alan sevgisini aşılamaktır. Vatandaşlarımız kendilerine emanet edilen fidanları toprakla buluşturarak yeşil alanlarımızın artmasına destek sunacaklar. Hemşehrilerimizle birlikte doğal güzelliklerimizi artırmaya çalışıyoruz. Çevreye ve doğaya duyarlı bir geleceğin inşası için çocuklarımıza erken yaşlarda ağaç sevgisinin aşılanması gerekmektedir. Yeni yetişen nesilde ağaç sevgisi ne kadar iyi oluşursa, geleceğimiz de o kadar huzurlu ve aydınlık olur. Bugün ki etkinliğimiz bu bilincin ve farkındalık oluşmasına önemli katkılar sunmasını temenni ediyoruz. Belediye Başkanımız Prof. Dr. İlhan Geçit’in öncülüğünde bu ve benzeri etkinliklerimizle ilçemizin doğal ve sosyal güzelliklerini artıracak hizmetlerimize ara vermeden devam edeceğiz” diye konuştu.


Konuşmaların ardından etkinliğe katılan Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcılarından Erkan Dikenli, Erkan Özgür ve Mehmet Cüreoğlu’nun yanı sıra Hıroğlu Mahalle Muhtarı Uğur Topaloğlu tarafından vatandaşlara çam fidanları dağıtıldı.



Yeşilyurt’ta bin adet çam fidanı dağıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.