EĞİTİM - 03 Mayıs 2026 Pazar 13:57

"Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu gerçekleştirildi

A
A
A
"Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu gerçekleştirildi

İnönü Üniversitesi ve Türk Periodontoloji Derneği iş birliğinde "Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu, Mövenpick Otel’de geniş bir akademik katılımla düzenlendi.


Dünyanın önde gelen akademisyenlerini Malatya’da bir araya getiren sempozyum, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.


Daha sonra konuşan Türk Periodontoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Çekici, sempozyumun bilimsel içeriğinin ötesinde deprem sonrası bölgeye yönelik güçlü bir dayanışma anlamı taşıdığını vurguladı. Sempozyumun akademik hayatın yeniden canlandırılmasına katkı sunacağını belirten Çekici, "Bu sempozyum sadece bilimsel bir toplantı olarak değil, aynı zamanda bir dayanışma köprüsü olarak düzenlendi. Bilim ile eğitimin yeniden inşa için en güçlü araçlar olduğunu göstermek için buradayız. Malatya’dan mesleğimize ve birbirimize olan bağlılığımızı tazeleyerek ayrılalım" dedi.


İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Neslihan Şimşek, toplantının arka planındaki dayanışma sürecini katılımcılarla paylaştı.


Konuşmasında Şimşek, "Neden Malatya’dayız sorusunun cevabı aslında yaşadığımız süreçte saklı. 6 Şubat depremlerinin ardından eğitim ciddi şekilde sekteye uğradı. O günlerde yurt dışından hocalarımız bizlere ulaşıp ‘Sizin için ne yapabiliriz, öğrencilerimize ders anlatmak istiyoruz’ dediler. Dünyanın farklı yerlerinden akademisyenleri bir araya getirerek destek olmak istediler. O an bunun bir ütopya olduğunu düşündüm ama kısa sürede bunun güçlü bir dayanışma modeline dönüştüğünü gördük" şeklinde konuştu.


İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuzhan Altun, Türk Periodontoloji Derneği ile birlikte sempozyumu beraber yaptıkları için memnuniyet duyduklarını dile getirerek, toplantının peri-implantitis temasıyla ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkısıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Altun, etkinliğin bilimsel paylaşımın yanı sıra akademik dayanışmayı güçlendirmesini temenni ederek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.


İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz konuşmasında ağız sağlığı ile genel sağlık arasındaki kritik ilişkiye dikkat çekti. Organ naklinin multidisipliner bir süreç olduğunu vurgulayan Yılmaz, ağız boşluğunun önemli bir immünolojik geçiş kapısı ve mikrobiyal rezervuar olduğunu belirtti. Periodontal hastalıkların kronik inflamasyona yol açarak bağışıklık sistemini etkilediğini ifade eden Yılmaz, özellikle nakil hastalarında küçük bir diş enfeksiyonunun dahi ciddi ve hayati sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Yılmaz, İnönü Üniversitesinin karaciğer nakillerinde yüksek hacimli merkezler arasında yer aldığını kaydederek sözlerini tamamladı.


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, üniversite hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Kalite odaklı bir üniversite olduklarını söyleyen Akpolat, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından 5 yıllık tam akreditasyon alan sayılı üniversiteler arasında yer aldıklarını ifade etti.


İnönü Üniversitesinin sağlık altyapısına da değinen Akpolat, Turgut Özal Tıp Merkezinin bin 612 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük üniversite hastanelerinden biri olduğunu belirtti. Üniversitede bugüne kadar 4 bini aşkın karaciğer nakli ve 2 binden fazla kemik iliği nakli gerçekleştirildiğini ifade eden Akpolat, özellikle karaciğer naklinde geliştirilen çapraz nakil modeliyle uluslararası düzeyde önemli bir konuma ulaştıklarını söyledi.


Onkoloji alanında da güçlü bir altyapıya sahip olduklarını belirten Akpolat, üniversitenin kemik iliği naklinde Türkiye’de öne çıkan merkezlerden biri olduğunu kaydetti. Diş Hekimliği Hastanesinin bölgenin önemli sağlık kuruluşlarından biri olduğunu ifade eden Akpolat, bu alanda da ulusal ve uluslararası düzeyde bir marka oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.


Minnesota Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Alpdoğan Kantarcı da sempozyuma gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getirerek ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katkısıyla güçlü bir bilimsel program oluşturulduğunu söyledi.


Son olarak konuşan Türk Periodontoloji ve Türk Oral İmplantoloji Dernekleri kurucusu Prof. Dr. Peker Sandallı ise organizasyon komitesine teşekkür ederek toplantının önemli bir bilimsel konuya odaklanmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.


Açılış konuşmalarının ardından sempozyum oturumlarla devam etti. Peri-implantitis alanında uluslararası düzeyde öncü çalışmalara imza atmış seçkin konuşmacılar ile birlikte deneyimli akademisyen ve klinisyenlerini bir araya getiren sempozyum, dayanışma ve birlikteliği güçlendiren anlamlı bir bilimsel buluşma oldu.



"Uluslararası Peri-implantitis 2026" sempozyumu gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Akşehir’de trafik kazası: 4 yaralı Konya’nın Akşehir ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı. Kaza, Afyonkarahisar Konya arasındaki D-300 kara yolu üzerinde Değirmenköy Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.U. (23) idaresindeki 42 BCY 824 plakalı otomobil, Afyonkarahisar istikametinden Konya yönüne doğru seyir halindeyken, yoğun yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Bu sırada aynı istikamette ilerleyen ve M.Y. (57) yönetimindeki 33 KMS 57 plakalı otomobil ile çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda bulunan sürücüler M.U. ve M.Y. ile yolcular S.Y. ve İ.N. yaralandı. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Kısa sürede bölgeye ulaşan trafik ve jandarma ekipleri, yolda güvenlik önlemleri alarak trafiğin kontrollü şekilde akmasını sağladı. Öte yandan, araç içerisinde sıkışan yaralılar için Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı Akşehir İtfaiye Merkezi ekiplerinin titiz çalışması sonucunda araçta sıkışan yaralılar bulundukları yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla Akşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kazanın ardından bölgede trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, araçların yoldan kaldırılmasıyla ulaşım normale döndü. Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
Van Van Gölü’nün incisi Çarpanak Adası için kritik uyarı Van Gölü’nün saklı cenneti Çarpanak Adası, bugünlerde doğa tutkunlarının hayranlığıyla değil, bilinçsiz ziyaretçilerin yaşattığı tahribatla gündemde. Özellikle bahar ve yaz aylarında artan insan trafiği, adadaki bin yıllık tarihi mirası ve hassas doğal dengeyi yok olma eşiğine getirdi. Van Gölü’ndeki dört büyük adadan biri olan ve üzerinde 9. yüzyıldan kalma Ktouts Manastırı’nı barındıran Çarpanak Adası, bugünlerde doğa tutkunlarını ve tarihçileri derin bir üzüntüye sevk ediyor. Baharın gelişiyle birlikte turizm hareketliliği hız kazanırken, kentin göz bebeği olan Çarpanak Adası başta olmak üzere birçok tarihi ve doğal alan yeniden yoğun ziyaretçi akınına uğrarken, bu ziyaretlerde ise tarihi yapılar ve ada sakinleri olumsuz yönde etkileniyor. Çarpanak Adası, son yıllarda artan insan faaliyetleri ve bilinçsiz kullanım nedeniyle hem doğal yapısını hem de kültürel mirasını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Van Gölü üzerinde yer alan ve badem ağaçlarıyla ünlü ada, kontrolsüz ziyaretçi akını ve çevre kirliliği nedeniyle alarm veriyor. Ada üzerinde bulunan ve tarihi geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan Ktouts Manastırı da ihmallerden nasibini alıyor. Bakımsızlık ve insan kaynaklı zararlar nedeniyle tarihi yapının her geçen gün biraz daha yıprandığı belirtiliyor. Kilise ile birlikte adanın müdavimleri olan martılar kontrolsüz ziyaretlerden etkilemiyor. "Çarpanak Adası’nda ekolojik ve kültürel yıkım" Çarpanak Adası’na kontrolsüz yapılan ziyaretlerle ilgili Vangölü Aktivistleri Derneği yönetimi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, "Son dönemde Çarpanak Adası’na yönelik gerçekleştirdiğimiz saha gözlemleri ve adayı ziyaret eden duyarlı vatandaşlarımızdan gelen geri bildirimler, bölgemiz için endişe verici bir tabloyu ortaya koymaktadır. Yaptığımız araştırmalar ve yerinde incelemeler sonucunda ulaşılan tespitler şunlardır. Adanın en önemli sakinleri olan martıların ve göçmen kuşların kuluçka döneminde olduğu tespit edilmiştir. Ancak denetimsiz tekne seferleriyle adaya çıkan yoğun insan trafiği nedeniyle, binlerce kuş yumurtasının ezildiği ve üreme alanlarının tahrip edildiği raporlanmıştır. Kültürel Mirasın Korunmasızlığı: Adanın simgesi olan tarihi kilisenin (Ktouts Manastırı) duvarlarına yazılar yazıldığı, yapının fiziksel bütünlüğüne zarar verildiği ve adanın adeta bir ’piknik alanı’ gibi kullanılarak kirletildiği gözlemlenmiştir. Bölgeyi ziyaret eden ve doğaya duyarlı birçok vatandaşımız, adadaki bu başıboşluktan ve koruma kalkanı eksikliğinden derin üzüntü duyduklarını dile getirmektedir. Toplum, bu mirasın sahipsiz bırakılmamasını talep ediyor" denildi. "Acil eylem çağrımızdır" Açıklamanın devamında ise, "Adaya girişler kısıtlanmalı. Kuşların üreme dönemi boyunca adaya sivil tekne geçişleri ve ziyaretler acilen durdurulmalıdır. Ada, ’Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ statüsüne uygun şekilde 7/24 denetlenmeli, giriş-çıkışlar yetkili birimlerce kontrol altına alınmalıdır. Tarihi yapılar vandalizme karşı fiziksel önlemlerle bariyer, bilgilendirme levhaları gibi korunmalı ve verilen zararlar onarılmalıdır. Van Gölü’nün sessiz çığlığına kulak verin! Çarpanak Adası bir eğlence mekanı değil, yaşayan bir ekosistem ve bin yıllık bir tarihtir" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı
Adıyaman Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu’ndan Güneydoğu’da şampiyonluk gururu Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Yurtlig organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen Güneydoğu Bölgesi Masa Tenisi Müsabakaları’nda Adıyaman’ı temsil eden Veysel Karani Erkek Yurdu, büyük bir başarıya imza atarak bölge şampiyonu oldu. Bölge genelinden çok sayıda ilin katılım sağladığı ve yüksek rekabet ortamında geçen müsabakalarda sporcular, hem teknik kapasiteleri hem de mücadeleci ruhlarıyla izleyenlerden tam not aldı. Turnuva boyunca disiplinli oyun anlayışı, takım uyumu ve kararlı performansıyla dikkat çeken Adıyaman temsilcisi, final karşılaşmalarında da üstün bir oyun ortaya koyarak şampiyonluk kupasını kazandı. Organizasyon süresince sporcular yalnızca sportif başarılarıyla değil; fair-play anlayışları, centilmenlikleri ve örnek davranışlarıyla da ön plana çıktı. Bu yönüyle müsabakalar, gençlerin sosyal gelişimine katkı sunan önemli bir platform olma özelliği taşıdı. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin spora olan ilgisi, azmi ve disiplinli çalışmaları bizleri son derece mutlu ediyor. Yurtlig organizasyonları, gençlerimizin hem fiziksel hem de sosyal yönden gelişmesine önemli katkılar sağlıyor. Bu tür organizasyonlar sayesinde gençlerimiz yeni dostluklar kuruyor, takım ruhunu öğreniyor ve kendilerini daha iyi ifade etme imkanı buluyor. Güneydoğu Bölgesi’nde elde edilen bu anlamlı şampiyonlukta emeği geçen tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve idarecilerimizi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Elde edilen bu başarı, Adıyaman’da spor altyapısına verilen önemin ve gençlere sunulan imkanların somut bir göstergesi olurken, gelecekte kazanılacak yeni başarılar için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu sporcularının önümüzdeki süreçte Türkiye finallerinde de aynı başarıyı sürdürmesi hedefleniyor.