GÜNDEM - 16 Eylül 2024 Pazartesi 12:37

Türkiye’nin ilk yaşlılık festivali Arapgir’de yapıldı

A
A
A
Türkiye’nin ilk yaşlılık festivali Arapgir’de yapıldı

Malatya’nın Arapgir ilçesinde düzenlenen Uluslararası Yaşlılıkta Sağlık ve Esenlik Festivali’nde konuşan Oxford Nüfus Yaşlanması Enstitüsü’nden Prof. Dr. Hafiz Khan, “Doğru yönetim modelleri geliştirilirse kaliteli yaşlanmak mümkün” dedi.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin öncülüğünde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Arapgir Kaymakamlığı, Arapgir Belediyesi, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneği Federasyonu ile ortaklaşa düzenlenen ve Türkiye’de ilk olarak nitelendirilen, “Uluslararası Yaşlılıkta Sağlık ve Esenlik Festivali” Arapgir’de yapılıyor.


Samime Aydınlar Kongre ve Kültür Merkezi’nde 13-15 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen Uluslararası Yaşlılıkta Sağlık ve Esenlik Festivali’nde, Türkiye, İngiltere, Tunus, Arjantin’den gerentoloji (yaşlılık ve yaşlanma bilimi) alanında önemli bilimsel çalışmalara imza atan bilim insanları, festival katılımcısı yaşlı kadın ve erkeklere sağlıklı ve kaliteli yaşlanmanın bilimsel süreçlerini anlatırken, yaşlılar, ayrıca 3 gün süresince çeşitli sanatsal, sportif ve kültürel aktivitelere de katılarak keyifli saatler geçirdi. Uluslararası Yaşlılıkta Sağlık ve Esenlik Festivali’nin açılış törenine, Arapgir Kaymakamı Fikri Badioğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal ve Ekonomik Hayata Katılım Daire Başkanlığı Şube Müdürü Bülent Karakuş, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şahin Direkel, festival kapsamındaki sempozyumda bilimsel sunumlar yapan Oxford Yaşlılık Enstütüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hafiz Khan, Tunus Geriatri Birliği Başkanı Prof. Dr. Sonia Oali Hammam, Prof. Dr. Teshk Nouri Shawis, Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Başıbüyük, 60 + Tazelenme Üniversitesi Kurucu Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Dr. Sebastian Gimenez, Irak Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teshk Nouri Shawis, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı ABD Başkanı Prof. Dr. Erkan Pehlivanlı, Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.Nilüfer Korkmaz Yaylagül, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Neşe Karakaş, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi Doç. Dr. Özgür Nalbant ile çok sayıda yaşlı kadın ve erkek katıldı.


Mersin Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Ragıp Ufuk Kasar’ın müzikal performansı ve Arapgir’in zengin kültürel mirasının tanıtımının da yapıldığı açılış töreninde, konuşan Arapgir Kaymakamı Fikri Badioğlu, Arapgir olarak, “Uluslararası Yaşlılıkta sağlık ve Esenlik Festvali”ne ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.


Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu ise yaşlı bireylere karşı yerel yönetimler olarak önemli sorumlulukları olduklarını ifade ederek, “Yaşlılarımız bizim kıymetlilerimiz olduğu gibi, toplumsal açıdan kültürel aktarım ve kültürel hafızanın gelecek kuşaklara taşınmasının en önemli özneleridir. Bu açıdan, insanlarımızın yaşlılık çağında kaliteli ve sağlıklı biçimde yaşamasının bilimsel yollarını gösterecek böyle bir festival ve bilimsel programa destek olmaktan, ev sahipliği yapıyor olmaktan çok mutluyuz” dedi.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem ise konuşmasına, üniversitenin, bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarından söz ederek, bu çalışmalara destek veren kurumlara teşekkür etti.


Genel Koordinatörlüğünü ve yürütücülüğünü Malatya Turgut Özal Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Egzersiz ve Spor Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hürrem Rabia Özdurak Sıngın’ın yaptığı Uluslararası Yaşlılıkta Sağlık ve Esenlik Festivali’nde, nüfusun yaşlanması konusunda bir sunum yapan Oxford Nüfus Yaşlanması Enstitüsü’nden Prof. Dr. Hafiz Khan, dünya genelinde nüfusun yaşlanma eğilimi içinde olduğunu belirterek bu durumun kırsal kesimlerde kendini daha fazla hissettirdiğini vurguladı. Devletlerin sosyal hizmetler konusunda kırsal kesimlere her zamankinden daha fazla hizmet götürmesi gerektiğini dile getiren Khan, “Çünkü nüfus yaşlanıyor ve kırsal kesimlerdeki yaşlılar yalnızlaşıyor” diye konuştu.


Sosyal hizmetler alanında hizmet bekleyen yaşlıların geniş bir toplumsal yelpazeye yayıldığını ifade eden Prof. Dr. Hafiz Khan, devletin sosyal hizmet kruumlarının yanı sıra, yaşlıların yaşamlarının daha iyi ve daha kaliteli bir düzeye ulaştırılması için toplumsal dayanışmaya da ihtiyaç olduğunu da vurgulayarak şunları söyledi:


“Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşlı bireylere komşuluk ve akrabalık ilişkileri içinde yardımcı olunacağı toplumsal dayanışma modellerini geliştirmeliyiz. Devletin sosyal hizmetlerinin yanı sıra bu tür modelleri de geliştirebilirsek, kaliteli yaşlanma ya da yaşlanma çağını sağlıklı geçirmek mümkündür”



Prof. Dr. Sonia Ouali Hammam: “Kas erimesi ve kas gücü kaybı, sadece yaşlanma nedeniyle değil, hareketsizlik ve düzensiz beslenmeden de kaynaklanıyor.”



Irak Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teshk Nouri Shawis de şeker hastalığı ve yaşlılıkta şeker hastalığı ile baş edebilmenin yolları bağlamında bir sunum gerçekleştirdi.


Festivale katılan yaşlılar, Kozluk Çayı’nın eşsiz güzelliğinde egzersiz aktivitelerine katıldı. Uluslararası Sağlık ve Esenlikte Yaşlılık Festivali’ndeki bilimsel sunumların yanı sıra üç gün boyunca çok sayıda sportif, sanatsal ve kültürel etkinlik de gerçekleştirildi. 60 yaş üstü çok sayıda kadın ve erkeğin mutlu ve heyecanlı zamanlar geçirdiği bu etkinlikler kapsamında, Arapgir Kozluk Çayı çevresinde, Arapgir’in eşsiz doğal güzellikleri eşliğinde, uzmanlar kontrolünde egzersiz aktivitelerine katıldı.



Oyunlaştırma ve sanat atölyesi ile eğlenceli ve öğretici bir deneyim yaşayan festival katılımcısı yaşlılar, program kapsamında Arapgir’i de gezdi.


Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, festivalde sunum yapan ve programın ikinci gününde Arapgir’den ayrılan bilim insanlarına Arapgir Mor Reyhanı Çayı ve çeşitli hediyelerden oluşan hediye setleri sundu.



Türkiye’nin ilk yaşlılık festivali Arapgir’de yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.