EKONOMİ - 08 Kasım 2024 Cuma 09:53

MTB Başkanı Özcan: "Kayısı ihracatında 100 bin tonu hedefliyoruz"

A
A
A
MTB Başkanı Özcan: "Kayısı ihracatında 100 bin tonu hedefliyoruz"

Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kayısı üretiminin hem bölge hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşıdığını belirterek, kayısı ihracatında 2024 yılı sonu itibarıyla 50 bin ton hedefini gerçekleştirmeyi amaçladıklarını ancak asıl hedefin 2025 yılı temmuz ayı sonuna kadar 100 bin ton kuru kayısı ihracatına ulaşmak olduğunu açıkladı.


6 Şubat depreminden sonra Malatya’nın yeniden inşa sürecinde önemli adımlar atıldığını belirten Malatya Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Ramazan Özcan, şehrin dört bir yanının adeta bir şantiyeye dönüştüğünü söyledi. Depremin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi için hem konut yapımı hem de esnafın yoğun olarak faaliyet gösterdiği çarşı merkezi gibi ticaret alanlarında kapsamlı çalışmaların yürütüldüğünü belirten Özcan, "Şehirdeki normal hayata dönüş emareleri hızla ortaya çıkmaya başladı. Konutlara yerleşmeler başladı, iş yerlerine taşınmalar ise devam ediyor" diyerek, Malatya’nın toparlanma sürecinin hızlandığını vurguladı.



9 bin 246 ton kuru kayısı ihracatı


2024 yılı itibarıyla başlanan kayısı ihracatı çalışmalarının, hem miktar hem de gelir açısından büyük bir başarı olduğunun altını çizen Özcan, ekim ayında son dört yılın en yüksek kuru kayısı ihracatını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Ekim ayında 9 bin 246 ton kuru kayısı ihracatı gerçekleştirdik. Bununla birlikte, bölge ve ilimize 44 milyon 352 bin dolar gelir sağladık. Bu rakam, geçtiğimiz yılların ortalamalarının çok üzerinde" dedi.



Yıl sonuna kadar hedef 50 bin ton


2024 yılı boyunca kayısı ihracatında büyük bir artış yaşandığına dikkat çeken Özcan, 1 Ağustos’tan itibaren 3 aylık süre içinde toplam 25 bin 460 ton kuru kayısı ihracatı yapıldığını ve bu ihracattan 125 milyon doların üzerinde gelir elde ettiklerini belirtti. Özcan, kasım ve aralık aylarında ihracat rakamlarının tahmin ettikleri gibi devam etmesi durumunda, 2024 yılının sonuna kadar 50 bin ton ihracat gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydetti.



Geçtiğimiz yıla göre ihracatta artış


Özcan, 2024 yılı itibarıyla kayısı ihracatında geçen yıla oranla büyük bir artış sağladıklarını da vurgulayarak, "Geçtiğimiz yıl ile karşılaştırıldığında, bu 3 aylık dilim boyunca yaklaşık 7 bin ton daha fazla kayısı ihracatı gerçekleştirdik ve 10 milyon doların üzerinde daha fazla gelir elde ettik" şeklinde konuştu.



2025’e kadar 750 milyon dolar gelir


MTB Başkanı Özcan, kayısı ihracatında 2024 yılı sonu itibarıyla 50 bin ton hedefini gerçekleştirmeyi amaçladıklarını, ancak asıl hedefin 2025 yılı temmuz ayı sonuna kadar 100 bin ton kuru kayısı ihracatına ulaşmak olduğunu açıkladı. Özcan, “Bu hedefe ulaşmak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. 100 bin ton ihracatla birlikte, 750 milyon dolar gelir elde etmeyi planlıyoruz" diyerek, sektördeki büyüme hedeflerini tekrar vurguladı.



İhracatın karşılaştığı zorluklar ve gelecek vizyonu


Özcan, kayısı ihracatındaki olumlu gelişmelere rağmen, sektördeki bazı zorluklara da değindi. İnsan iş gücü ihtiyacı ve fabrika kapasite kullanım oranlarının tam olarak istenen seviyeye gelmediğini belirten Özcan, "Fabrikalarımız yüzde 100 kapasitede çalışmıyor, ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen kayısı ihracatımızda önemli bir artış yaşanıyor" şeklinde konuştu.


Kayısı ihracatının, Malatya’nın ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Özcan, sektördeki büyümeyi sürdürebilmek ve hedeflere ulaşabilmek için bütün paydaşlarla birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti.



“Amerika ve Avrupa pazarları başta olmak üzere yeni pazarlara yöneliyoruz"


Kayısı ihracatında başlıca pazarların Amerika Birleşik Devletleri, İtalya, Fransa ve Almanya olduğunu belirten Özcan, bu ülkelerin Malatya kayısısının en büyük alıcıları olduğunu söyledi. Bu yıl dikkat çeken yeni pazarlar arasında Cezayir ve Brezilya’nın öne çıktığını ifade eden Özcan, “Cezayir’e bin 300 ton kayısı ihracatı gerçekleştirdik. Aynı zamanda Brezilya gibi yeni pazarlara da yoğun bir şekilde yöneliyoruz" ifadelerini kullandı.



“Orta Doğu’daki gerilimler ihracatımızı olumsuz etkiliyor”


Orta Doğu’daki siyasi ve ekonomik gerilimlerin kayısı ihracatını olumsuz yönde etkilediğine de değinen Özcan, “Dünyada birçok sıcak çatışma ve ekonomik belirsizlik yaşanıyor. Bu durum, özellikle Orta Doğu pazarında ihracatımıza kısmi bir gerileme olarak yansımış durumda. Ancak bu durumu aşmak için yeni pazarlara yönelmeye devam ediyoruz" şeklinde konuştu.


Özcan, pandeminin ardından dünya genelindeki fuarlara katılım sağladıklarını ve bu etkinliklerde yeni pazarlar ve müşterilerle buluşarak ihracat pazarlarını çeşitlendirmeye çalıştıklarını ifade etti.



Kayısı ihracatında kur dalgalanmalarının rolü


Malatya’nın kayısı ihracatının büyük bir kısmının dövizle yapıldığını belirten Ramazan Özcan, döviz kurlarındaki dalgalanmalara da değindi. Kayısı ihracatında kilogram başına ortalama 5 dolarlık bir gelir sağlandığını ve bu gelirin kur dalgalanmaları ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Özcan, “İhracatımızın yaklaşık yüzde 90’ı yurt dışına yapılıyor, bu nedenle kur ve dolar bazında değerlendirmelerimizi dikkatle yapıyoruz” ifadelerine yer verdi.


Özcan, kayısı üreticileri, sanayiciler ve ihracatçılarla birlikte, Malatya’yı küresel tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirmek için ellerinden geleni yapacaklarını belirterek, Malatya’nın ekonomisini güçlendirme noktasında kararlı olduklarını sözlerine ekledi.



MTB Başkanı Özcan: "Kayısı ihracatında 100 bin tonu hedefliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.