ÇEVRE - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 14:08

Malatya’da ulaşım yatırımlarına yakın takip

A
A
A
Malatya’da ulaşım yatırımlarına yakın takip

AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, İkizce TOKİ başta olmak üzere kent genelinde devam eden ulaşım projelerini Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü teknik ekibiyle birlikte sahada inceledi.


AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Karayolları 8. Bölge Müdürü Suat Cüre ve teknik ekipler ile birlikte İkizce TOKİ bölgesi ve bağlantı yollarında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Deprem sonrası karayollarına 19 milyar TL yatırım yapıldığını açıklayan Ölmeztoprak, İkizce’de 42,4 kilometrelik yolun tamamlandığını, 4 kavşaktan 3’ünün hizmete açıldığını, havalimanı bağlantı kavşağının ise 2026 yılı sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.



İkizce Toki bölgesinde 42,4 kilometrelik yol tamamlandı


İkizce TOKİ bölgesindeki çalışmalar hakkında sahada bilgi alan Ölmeztoprak, toplam 42,4 kilometrelik yol kesiminin tamamlandığını belirtti. K2 TOKİ 1. Bölge bağlantı kavşağı ile K4 şantiye giriş kavşağının hemzemin olarak hizmete açıldığını ifade eden Ölmeztoprak, K3 şube önü kavşağının ise farklı seviyeli kavşak olarak tamamlandığını söyledi. Planlanan 4 kavşaktan 3’ünün tamamlandığını kaydeden Ölmeztoprak, "K1 havaalanı bağlantı kavşağını da 2026 yılı içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Kalan 5,8 kilometrelik kesimin de bitirilmesiyle ulaşım hattı bütüncül hale gelecek" dedi.



İkizce’de yürütülen çalışmaların toplam proje büyüklüğünün 7,6 milyar TL olduğunu belirten Ölmeztoprak, K3 şube önü kavşağından 1. Organize Sanayi Bölgesi’ne uzanan alternatif bağlantı yolu projelerinin de eş zamanlı sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Akçadağ TOKİ konutları bağlantı yolu kapsamında 1,5 kilometrelik yol ile 1x25 metre uzunluğundaki Toygar Köprüsü’nün de projeye dahil edildiğini açıkladı.



Malatya’ya 3 yılda 19 milyar TL’lik karayolu yatırımı


Malatya genelindeki ulaşım yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, deprem sonrası karayollarına yapılan toplam yatırım tutarının 19 milyar TL olduğunu açıkladı. Kent genelinde farklı noktalarda eş zamanlı çalışmaların sürdüğünü ve projelerin planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.



Malatya çevre yolunda çalışmalar sürüyor


Malatya Çevre Yolu Yapımı Kontrol Şefliği’nde yürütülen çalışmaları da yerinde inceleyen Ölmeztoprak, 53,5 kilometrelik çevre yolunun 46,2 kilometrelik bölümünün tamamlandığını bildirdi. Kalan kısmın 2026 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Ölmeztoprak, projenin tamamlanmasıyla birlikte ağır tonajlı ve transit trafiğin şehir dışına yönlendirileceğini, şehir merkezindeki trafik yoğunluğunun azalacağını ifade etti.



Doğanşehir Savaklı Mahallesi’nde yürütülen incelemelerde mevcut trafik akışı ve yol güvenliğini değerlendiren Ölmeztoprak, mahalle sakinlerinin kavşak talebini yerinde ele aldıklarını ve gerekli adımların atıldığını söyledi. Doğanşehir Erkenek TOKİ rezerv alanında yürütülen çalışmaları da inceleyen Ölmeztoprak, toplam 110 konut, 105 dükkân ve 1 fırın planlandığını, mevcut durumda 90 konut ile 80 dükkânın yapım sürecinin devam ettiğini açıkladı. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki yerleşim ve ticari alanların önemli ölçüde genişleyeceğini ifade etti.



Erkenek Tüneli’nde 9,3 kilometrelik kısım trafiğe açıldı


Erkenek Tüneli’nde yürütülen çalışmaları da yerinde inceleyen Ölmeztoprak, servis yolunda 4,3 kilometre, ana yolda ise 5 kilometrelik kesimin tamamlanarak trafiğe açıldığını belirtti. Toplamda 9,3 kilometrelik kısmın kullanıma sunulduğunu ifade etti. Sağ tüpteki çalışmaların ise devam ettiğini ve 2026 yılı içerisinde tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.



Yeşilyurt ve sanayi güzergahlarında inceleme


Yeşilyurt Kuyulu Mahallesi’nde bağlantı yolu taleplerini dinleyen Ölmeztoprak, Topsöğüt Mahallesi’nde Altay Kışlası Yeni Sanayi Sitesi girişinde trafik yoğunluğu ve kavşak ihtiyacını yerinde inceledi. Bölgedeki esnaf ve vatandaşların taleplerinin değerlendirildiğini ve gerekli düzenlemelere yönelik sürecin başlatıldığını belirtti.



Kale ilçesinde alt geçit ve sinyalizasyon talepleri


Kale ilçesine bağlı Kıyıcak ve Bentbaşı mahallelerinde saha incelemelerinde bulunan Ölmeztoprak, alt geçit, yol yapımı ve sinyalizasyon düzenlemelerine yönelik talepleri yerinde değerlendirdiklerini ifade etti. İlçe merkezinde Bağlıca ve Düztarla mahallelerinde ise yan yol ve bisiklet yolu taleplerine ilişkin sürecin başlatıldığını belirten Ölmeztoprak, mevcut karayolu hattındaki trafik yoğunluğunu yerinde gözlemlediklerini söyledi.



Battalgazi’de yeni yerleşim alanlarına kavşak projesi


Battalgazi ilçesinde Bahçebaşı ve Akoğuz gibi yeni yerleşim alanları güzergâhında yapılması planlanan kavşak projelerinin de tamamlandığını açıklayan Ölmeztoprak, ihalesinin yapılması için planlama aşamasında olduğunu ve sürecin takipçisi olduklarını belirtti. Bu bölgelerde ulaşım altyapısının yerleşim planlarına uygun şekilde şekillendirildiğini ifade etti.



Malatya’da ulaşım yatırımlarına yakın takip

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı. Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür" Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor. Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri. Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı. Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor. Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.
İstanbul Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Mustafa Muhittin Fisunoğlu son yolculuğuna uğurlandı Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mustafa Muhittin Fisunoğlu, İstanbul’da düzenlenen askeri törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. 98 yaşında hayatını kaybeden eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mustafa Muhittin Fisunoğlu için Üsküdar’daki Selimiye Camii’nde askeri cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Fisunoğlu’nun Türk bayrağına sarılı naaşı, askerlerin omuzlarında askeri top aracına taşındı. Törende askeri erkan hazır bulunurken, Fisunoğlu’nun ailesi ve yakınları da taziyeleri kabul etti. Düzenlenen askeri tören kapsamında saygı duruşunda bulunulurken, duaların edilmesinin ardından Fisunoğlu’nun naaşı defnedilmek üzere Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldü. Muhittin Fisunoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) uzun yıllar çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevinde bulunmuş, 1993 yılında emekliye ayrılmıştı. Cenazesiyle ilgili yıllar önce dikkat çeken vasiyette bulunmuştu Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Fisunoğlu, emekliliğinin ardından verdiği röportajlarda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki bazı komuta kademelerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu. Fisunoğlu, dönemin üst düzey komutanları olan Doğan Güreş, İsmail Hakkı Karadayı, Halis Burhan ve Vural Beyazıt’a kırgın olduğunu belirterek, kendisine gönderildiğini ifade ettiği "şantaj mektubu" nedeniyle bu isimleri affetmediğini söylemişti. Fisunoğlu, söz konusu açıklamasında, "Sivil ve düşüncemi yansıtmakta hür bir insanım. Doğan Güreş, Karadayı, Halis Burhan ve Vural Beyazıt’a dargınım. Bana şantaj mektubu yazmalarından dolayı onları affedemiyorum. Vasiyet ediyorum, sakın cenazeme de gelmesinler" ifadelerini kullanmıştı. Fisunoğlu’nun bu sözleri, 1990’lı yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki komuta kademesinde yaşanan görüş ayrılıkları ve askeri vesayet tartışmalarına yönelik sert çıkışlardan biri olarak hafızalarda yer etmişti. Cenaze törenine Fisunoğlu’nun ailesi ve sevenleri yanı sıra, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 26’ıncı Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve çok sayıda askeri personel katıldı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden yararlandı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ’’ Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ dedi. Tütün ve alkol gibi maddelerin bağımlılığıyla mücadele kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın hayata geçirdiği ‘Adım Adım El Ele: Bağımlılıkla Mücadele Hareketi’ programının tanıtımı yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen tanıtım programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, milli güreşçilerden Rıza Kayaalp ile bazı sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve davetliler katıldı. Program bağımlılık mücadele hareketinin kısa tanıtım filmiyle başladı. Tanıtım filminin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz burada bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici bir perspektifle gençlerin farkındalığını güçlendiren, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını destekleyen bu gibi programların, bağımlılıkla mücadeleye katkı sunduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ‘’Teknolojik gelişmelerin sunduğu yeni imkanlarla beraber modern dünyada bağımlılık olgusu, bireyin ruh sağlığından toplumsal dayanıklılığa kadar her alanı kuşatan çok katmanlı bir meseleye dönüşmüştür. Tütün ve alkol kaynaklı geleneksel bağımlılık riskleri; bugün uyuşturucu madde kullanımındaki yeni eğilimler ve dijital mecralar üzerinden yayılan sanal tehditlerle birleşerek çok boyutlu ve karmaşık bir risk alanı oluşturmaktadır’’ dedi. ‘’Hem savunma alanında hem de bağımlılıkla mücadelede her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz’’ Sabah saatlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO’yu ziyaret ettiklerini dile getiren Cevdet Yılmaz, ‘’Aslında buradaki gündemle oradaki gündem çok örtüşen gündemler diye düşünüyorum. Bir taraftan savunma sanayiimizle ülkemizi korumaya, bağımsızlığımızı, egemenliğimizi, özgürlüğümüzü teminat altına almaya çalışıyoruz; bir taraftan da bağımlılıkla mücadele ederek bireylerin, ailelerin özgürlüğünü, bağımsızlığını koruyoruz. Her iki alanda da her geçen yıl daha ileri gitmeye devam edeceğiz. Topyekun bir savunma anlayışı içinde hareket ediyoruz. Koruyucu sağlık gibi veya afetler oluşmadan riskleri engellemek gibi bu alanda da temel mesele, riskleri iyi tespit edip bu risklerin üzerine etkili bir şekilde gitmek. İşin bir adli tarafı var, güvenlik tarafı var; onu da etkili yapıyoruz. İstihbaratımız, polisimiz, jandarmamız, adli makamlarımız zehir tacirleriyle gece gündüz uğraşıyorlar. Ama bu yeter mi? Yetmez. İşin bir de talep tarafı var. İşte iki tarafı da dikkate alan çok boyutlu bir stratejiyle hareket ediyoruz ve bu vizyon doğrultusunda başkanlığını yaptığım Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda kurumlarımız kapsamlı çalışmalar yapıyorlar, biz de uygulamayı takip ediyoruz’’ şeklinde konuştu. "Planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ Bağımlılıkla mücadelede tüm bağımlılıkların birbiriyle ilişkisini ve geçişkenliğini gözeten bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını aktaran Yılmaz, ’’2024-2028 dönemini kapsayan ’Uyuşturucu, Tütün ve Davranışsal Bağımlılıkla Mücadele Strateji Belgesi ve Eylem Planımız’la tütün kontrolünden uyuşturucuyla mücadeleye, davranışsal bağımlılıklardan dijital risk alanlarına kadar geniş bir çerçeve oluşturduk. Bu stratejik çerçeve kapsamında mücadelede arzın engellenmesine yönelik kararlı operasyonel faaliyetler ile talebin önlenmesine yönelik eğitsel çalışmaları tam bir denge ve eş güdüm içerisinde sürdürüyoruz. Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesini artırırken planlı operasyonlarla uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde ettik’’ diye konuştu. " Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık’’ Tütün ve alkol ürünlerine yönelik talebin önlenmesi amacıyla sigara bırakma polikliniklerinin sayısını artırdıklarını ve uzaktan hizmet modellerinin devreye sokulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ’’ ALO 171 ve ALO 191 danışma hatları ile Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Yeşilay Danışmanlık Merkezleri üzerinden vatandaşlarımıza destek sağlıyoruz. Tütün alanında hayatın her kademesinde dumansız hava sahası hedeflerini güçlendiriyor, iş dünyasını da bu mücadelenin bir paydaşı haline getiriyoruz. Ayrıca 2025-2026 yıllarını kapsayan ’Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’ hazırladık. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Cumhurbaşkanımızın bir genelgesiyle bu planı hayata geçirmeye başladık. Her türlü bağımlılıkla mücadelede eğitimden spora, gönüllülükten sanata, kültürel ve sosyal faaliyetlere kadar gençlere ulaşan koruma kalkanımızı ne kadar kuvvetlendirirsek mücadelemiz de o kadar güç kazanacaktır’’ dedi. ‘’ Yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlandı’’ 14-15 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri çok katmanlı bir yaklaşımla değerlendirdiklerini söyleyen Yılmaz, ’’Risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak uygulanacak sistemsel tedbirler üzerinde ilgili tüm kurumlarımızla çalışıyoruz. Benzer hadiselerin bir daha yaşanmaması adına orta ve uzun vadeli olarak belirlediğimiz tedbirleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Gençlik ve Spor Bakanlığımız gerçekleştirdiği kapsamlı önleyici ve koruyucu çalışmalarla bağımlılıkla mücadeleyi gençlerin bulunduğu her noktaya doğrudan taşıyan güçlü bir saha yapılanmasına sahiptir. Yurtlarımızda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler kapsamında yalnızca 2025 yılı içerisinde 4 milyonu aşkın öğrenciye ulaşılmış, yüz binlerce gencimiz bağımlılıkla mücadelede farkındalık eğitimlerinden doğrudan yararlanmışlardır’’ diye konuştu.
Hakkari Yüksekova’da depreme dayanıksız olduğu için yıkılan okul "Jet Grout" sistemiyle yeniden yükseliyor Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde deprem riski nedeniyle 3 yıl önce boşaltılarak yıkılan Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu’nun yapım süreci, zemin iyileştirme çalışmalarıyla başladı. İlçe genelinde yürütülen deprem analizleri sonucunda dayanıksız olduğu tespit edilen ve yıkımı gerçekleştirilen eğitim kurumları arasında yer alan Atatürk İlkokulu ve Ortaokulu için hazırlanan modern proje hayata geçiriliyor. Yeşildere Mahallesi’nde yer alan okulun inşaatında, güvenlik standartlarını en üst seviyeye çıkarmak amacıyla 300 adet "Jet Grout" (yüksek basınçlı enjeksiyon) zemin iyileştirme sistemi uygulanıyor. "Zemin güvenliği ön planda" Proje kapsamında 750 metrekarelik alan üzerine inşa edilecek olan 16 derslikli okul, modern mühendislik teknikleriyle depreme karşı tam dayanıklı hale getiriliyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren İnşaat Mühendisi Osman Furat, İl Özel İdaresi koordinesinde yürütülen projede zemin sağlamlığının öncelikleri olduğunu ifade ederek, "Daha önce depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan okulumuzun yerinde, Jet Grout sistemiyle bölgenin en güvenli yapılarından birini inşa ediyoruz. Yeşildere mahallemize deprem yönetmeliğine uygun, modern bir eğitim yuvası kazandıracağız" dedi. Muhtar Dereli: "Girişimlerimiz sonuç verdi" Okulun yeniden inşası için yoğun girişimlerde bulunan Yeşildere Mahalle Muhtarı Lokman Dereli ise inşaatın başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Dereli, sürecin mahalle halkı için büyük önem taşıdığını belirterek, "3 yıldır beklediğimiz okulumuz için nihayet ilk kazma vuruldu. Desteklerinden dolayı Hakkari Valiliği, Yüksekova Kaymakamlığı ve emeği geçen tüm kurumlara mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi. 16 derslikten oluşacak yeni okulun, tamamlanmasının ardından bölgedeki eğitim yükünü önemli ölçüde hafifletmesi ve öğrencilere güvenli bir ortamda eğitim imkanı sunması hedefleniyor.