SAĞLIK - 07 Kasım 2024 Perşembe 23:55

Malatya’da 12. Gastroenteroloji Cerrahisi ve 2. Ulusal Karaciğer Nakli Kongreleri başladı

A
A
A
Malatya’da 12. Gastroenteroloji Cerrahisi ve 2. Ulusal Karaciğer Nakli Kongreleri başladı

Malatya’da 3 gün sürecek "12. Gastroenteroloji Cerrahisi ve 2. Ulusal Karaciğer Nakli Kongreleri" başladı.


Sağlık Bakanlığı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gastroenteroloji Cerrahisi Derneği, Karaciğer Nakli Derneği ve İnönü Üniversitesi tarafından bir otelde düzenlen kongreye Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile depremde Milli Eğitim Bakanlığı görevinde bulunan ve Malatya’dan sorumlu bakan olan Prof. Dr. Mahmut Özer de online katıldı.


Programın açılış konuşmasını yapan Gastroenteroloji Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, "Depremden hemen 6 ay sonra Malatya’da 2’inci çapraz 4’lü karaciğer nakli yapılıyor. Ardından, 3 ay sonra 5’li, bir 3 ay sonra 6 ve bir 3 ay sonra ise 7’li çapraz yapılıyor. 14 masa 14 ameliyat aynı anda. Bunu yurt dışına gönderiyorlar. Oradaki editör inanmıyor. Diyor ki, bana ameliyathanenin planını gönderin. Bana ameliyata katılan cerrahları gönderin. Yani inanmıyor. Bunu kim yapıyor, bu ekibin başındaki Malatya sevdalısı Prof. Dr. Sezai Yılmaz yapıyor. Dünyanın çok ileri ülkeleri var. Sermayesi bizim çok çok üstümüzde. Bir şirketlerin değeri bile Türkiye’nin milli serveti kadar" dedi


İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü ve Karaciğer Nakli ve Karaciğer Nakli Dernek Başkanı Prof. Dr. Sezai Yılmaz ise, "Ülkemizde her yıl 3 ila 9 Kasım tarihleri arasında Organ Bağışı Haftası kutlanmaktadır. Tabi bu hafta aynı zamanda organ bağış haftası. Aslında bu kongrenin bu tarihlere gelmesini Birol hoca ile planlamamıştık. Ancak 6 Şubat 2023 tarihinde Malatya’da ve birçok ilimizde yıkıcı depremler yaşadık. Gastroenteroloji Cerrahisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Erdal Birol Bostancı, dedi ki bu kongreyi depremde kaybettiklerimizin anısına Malatya’da yapalım. Tabi kaybettiklerimizin arasında, sağlık çalışanları vardı, doktorlar vardı, hemşireler vardı tıp öğrencileri vardı. Tabii ki halkımız vardı. Malatya’da yaymayı önerdi. Bizimde Karaciğer Nakli Derneği olarak Malatya’da bir kongre planımız vardı. İkisini birlikte yapma kararı aldık. Hem yurt içinden hem yurt dışından çok kıymetli konuşmacılarımız var. Yurt dışından katılacak konuşmacıları, ülkemizdeki tasarruf tedbirlerine uyarak online katılımlarını sağladık. Tüm katılımcıları Malatya’da misafir etmekten son derece mutluyuz. Sorunlarla boğuşan Malatya’mızda bu tarz büyük bir bilimsel organizasyonu gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.


Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da, "Türkiye’de bugün itibarıyla organ nakli bekleme listesinde karaciğer nakli bekleyen 2 bin 651 hastamız bulunuyor. Bu hastalarımızın tedavisinin yalnızca karaciğer nakliyle mümkün olduğunu biliyoruz. Öte yandan organ nakli cerrahisinde yapılan çapraz nakiller sayesinde verici havuzu artmakta ve daha çok hastamız şifasına kavuşmaktadır. Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü, yapmış olduğu çoklu karaciğer nakilleriyle tüm dünyada çığır açan işlere imza atmaktadır. Yine Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü tüm hastanelerimiz içerisinde en çok karaciğer nakli yapan merkezimiz olarak gözbebeğimiz konumundadır. Üreten sağlık modelimizle üniversitelerimizdeki sağlık bilim insanlarından Ar-Ge çalışmalarına sanayinin üretim gücünü ve devletin teşvik eden rolünü bir araya getiriyoruz. Böylece TÜSEB üzerinden oluşturacağımız ekosistem ile bilhassa Ar-Ge çalışmaları yürüten bilim insanlarımızın yanında olacağız ve bilim insanlarımıza destek vereceğiz" diye konuştu



Malatya’da 12. Gastroenteroloji Cerrahisi ve 2. Ulusal Karaciğer Nakli Kongreleri başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.