ÇEVRE - 04 Haziran 2025 Çarşamba 17:13

Karakavak’a Aile Sağlığı Merkezi geliyor

A
A
A
Karakavak’a Aile Sağlığı Merkezi geliyor

Yeşilyurt Belediye Meclisi, Haziran ayı olağan toplantısında Karakavak Mahallesi’nde Aile Sağlığı Merkezi yapılmak üzere belediyeye ait alanın İl Sağlık Müdürlüğüne bedelsiz tahsisini onayladı.


Yeşilyurt Belediye Meclisi, Haziran ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit başkanlığında toplanan mecliste Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara birlik ve dayanışma mesajı verilirken, Karakavak Mahallesi’nde ‘Aile Sağlığı Merkezi’ yapılmak üzere bir alanın İl Sağlık Müdürlüğüne tahsisi de kararlaştırıldı.


Yeşilyurt Belediye Hizmet Binası’ndaki meclis salonunda düzenlenen Haziran Ayı Olağan Toplantısı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış ve yoklamanın ardından 09 Mayıs 2025 tarihli Mayıs ayı toplantısının karar özeti oy birliğiyle kabul edildi. Toplantıya meclis üyeleri, birim müdürleri ve basın mensupları katıldı.


Toplantının açılışında konuşan Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle tüm meclis üyeleri ve Malatyalıların bayramını kutladı. Geçit, "Kurban Bayramı; dostluğun, paylaşmanın ve kardeşliğin yoğun olarak yaşandığı özel bir zaman dilimidir. Hep birlikte birlik ve beraberlik içinde geçireceğimiz bir bayram diliyorum" dedi.


Kurban Bayramı’nda vatandaşların huzur içerisinde ibadetlerini yerine getirmeleri için gerekli tüm önlemleri aldıklarını belirten Geçit, ilçede toplam 41 noktada kurban kesim ve satış alanı belirlendiğini ifade etti. Bu alanların dışında yapılacak kesimlere ise müsaade edilmeyeceğini vurguladı.


Gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantıda önemli kararlar alındı. Yeşilyurt İlçesindeki bahçe sundurmalarıyla ilgili 04/03/2022 tarihli Meclis Kararının revize edilmesine yönelik talep reddedilirken, Karakavak Mahallesi’ndeki park alanının bir kısmının ‘Aile Sağlığı Merkezi’ yapılmak üzere 10 yıllığına İl Sağlık Müdürlüğüne bedelsiz tahsis edilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Başkan İlhan Geçit’e, protokolü imzalama yetkisi verildi.


Yeşilyurt Belediye Meclisi’nin Temmuz Ayı Toplantısı, 2 Temmuz Çarşamba günü saat 14.00’te yapılacak.



Karakavak’a Aile Sağlığı Merkezi geliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.