ÇEVRE - 03 Haziran 2025 Salı 16:47

Battalgazi’ye yeni millet bahçesi geliyor

A
A
A
Battalgazi’ye yeni millet bahçesi geliyor

Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Haziran ayı meclis toplantısında Fırat, Çöşnük ve Zafer Mahallelerine hitap edecek yeni bir Millet Bahçesi projesi müjdesi verdi. İçerisinde Nikâh Sarayı ve sosyal alanların da yer alacağı projeyle birlikte birçok yatırımın sürdüğünü belirten Taşkın, yerinde dönüşüm için 30 Haziran uyarısını yineledi.


Battalgazi Belediyesi’nin Haziran ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Bayram Taşkın başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Taşkın, meclis toplantısında yeni Millet Bahçesi projesine dikkat çekti. Nikah Sarayı ve Hayır Çarşısı gibi sosyal alanları da içerecek projenin yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Başkan Taşkın, Derme Parkı, Bahçebaşı Mesire Alanı, kilit taşı fabrikası ve GES yatırımlarıyla birlikte yerinde dönüşümde 30 Haziran uyarısını yineledi.


Battalgazi Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Bayram Taşkın başkanlığında Haziran ayı olağan toplantısında bir araya geldi. Yoklama, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasının ardından başlayan toplantıda, ilk olarak Mayıs ayı meclis toplantısının karar özeti oy birliğiyle kabul edildi. Battalgazi Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda toplam 6 gündem maddesi görüşüldü. Başkan Taşkın, ilçede yürütülen hizmetler hakkında da kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Belediye olarak altyapıdan çevre düzenlemesine, sosyal projelerden enerji yatırımlarına kadar geniş bir yelpazede çalışmalara devam ettiklerini vurgulayan Başkan Taşkın, "Bir yandan sahada ekiplerimiz çalışıyor, bir yandan da projelerimizi adım adım hayata geçiriyoruz" dedi.


Yeni millet bahçesi ve nikâh sarayı müjdesi


Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Haziran ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, Fırat, Çöşnük ve Zafer Mahalleleri başta olmak üzere, şehir merkezine yakın ve yoğun nüfusun yaşadığı bölgelere hitap edecek yeni Millet Bahçesi projesinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Karayolları Şube Müdürlüğü’nden devri tamamlanmak üzere olan 15 dönümlük alan üzerine inşa edilecek bu yeni yaşam alanı, sadece bir yeşil alan değil; aynı zamanda sosyal donatılarıyla da dikkat çekecek.


Millet Bahçesi içerisinde Nikah Sarayı ve Hayır Çarşısı gibi vatandaşların ihtiyaçlarına doğrudan cevap verecek birimlerin yer alacağını belirten Başkan Taşkın, "Şu anda nikah işlemleri belediye binamızın zemin katındaki dar bir alanda yürütülüyor. Bu proje ile modern, erişilebilir ve Malatya’ya yakışır bir nikâh salonunu halkımızın hizmetine sunacağız" dedi. Projeye dair tüm bürokratik işlemlerin son aşamaya geldiğini vurgulayan Taşkın, çalışmaların kısa süre içinde başlayacağını ifade etti.


Derme Parkı ve Bahçebaşı Mesire Alanı yaz ayına hazır


Toplantıda doğayla iç içe yaşam alanlarının artırılmasına yönelik projelere de değinen Başkan Taşkın, yapımı büyük ölçüde tamamlanan Derme Parkı ve Bahçebaşı Mesire Alanı projelerinde sona yaklaşıldığını belirtti. Derme Vadisi’nde hayata geçirilen parkın, bölge halkı için hem serin hem de güvenli bir sosyal alan olacağını ifade eden Taşkın, burada güvenlik birimleri için de bir yapı inşa edileceğini söyledi.


Öte yandan Orduzu Göleti ile Çınar Park arasında planlanan kesintisiz saha alanı ile ilgili de bilgiler veren Başkan Taşkın, "Bölgedeki nüfus artışını göz önünde bulundurarak, 160 dönümlük geniş bir yeşil alanı yıl sonuna kadar halkımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Bu alan hem sosyal hem sportif ihtiyaçlara cevap verecek şekilde planlandı" dedi.


Kilit taşı fabrikası üretime hazır, GES sistemi devrede


Altyapı ve üretim yatırımlarını da değerlendiren Başkan Taşkın, belediye bünyesinde kurulan kilit taşı fabrikasının bu ay içerisinde üretime başlayacağını açıkladı. Hem belediyenin ihtiyacını karşılamak hem de piyasaya üretim sağlamak amacıyla hayata geçirilen bu tesisin, belediyeye önemli bir ekonomik katkı sağlayacağını vurguladı.


Ayrıca Hacıhaliloğlu Çiftliği’nde kurulan Güneş Enerji Santrali (GES) ile belediyenin enerji ihtiyacının üçte birinin karşılandığını ifade eden Taşkın, çevre dostu projelerle hem maliyetleri düşürdüklerini hem de sürdürülebilir belediyecilik anlayışını güçlendirdiklerini belirtti.


Yerinde dönüşümde 30 Haziran uyarısı


Deprem sonrası yeniden inşa sürecine dair en kritik başlıklardan biri olan yerinde dönüşüm sürecinde vatandaşlara çağrıda bulunan Başkan Taşkın, 30 Haziran tarihinin son başvuru günü olduğunu hatırlattı. Sadece rezervden çıkarılan veya imar planı bekleyen bölgeler için bu sürenin 31 Ağustos’a kadar uzatıldığını belirterek, "Ruhsat evraklarını son güne bırakmayın. Evrak hazırlığı ve ruhsat işlemleri zaman alıyor, gecikmeler yaşanabilir" uyarısında bulundu.


Şire Pazarı’ndan hükümet konağı arkasındaki projelere, İnönü Caddesi’ndeki imar düzenlemelerinden rezerv alan sorunlarına kadar birçok başlıkta çalışmaların devam ettiğini ifade eden Başkan Taşkın, "Bu hizmetler hepimizin ortak emeği. Meclisimizin iradesiyle, personelimizin gayretiyle Battalgazi’de taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.



Battalgazi’ye yeni millet bahçesi geliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.