GÜNDEM - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 15:08

Başkan Sadıkoğlu’ndan pestisit kalıntısı değerlendirmesi

A
A
A
Başkan Sadıkoğlu’ndan pestisit kalıntısı değerlendirmesi

Son yıllarda iklim değişikliğiyle birlikte tarım ürünlerinde artan pestisit kalıntılarına değinen Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Bilinçsiz ilaçlama hem ürüne hem de ekonomiye zarar veriyor. Malatya olarak, ekonomimizin bel kemiği olan kayısımızda pestisit sorunu yaşamamak adına her türlü mücadeleyi gösteriyoruz. Yaşadığımız tüm doğal afetlere ve değişen dünya standartlarına rağmen üreticimizle, tüccarımızla ve ihracatçımızla omuz omuza çalışarak dünya kayısı başkenti unvanımızı koruyacağız" dedi.


Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, TRT GAP Diyarbakır Radyosu’nda yayınlanan "Bölge Gündemi" programının konuğu olarak Malatya Kayısısı üzerine değerlendirmelerde bulundu.



"Bilinçsiz ilaçlama hem ürüne hem de ekonomiye zarar veriyor"


Son yıllarda iklim değişikliğiyle birlikte tarım ürünlerinde artmaya başlayan pestisit kalıntılarının Malatya Kayısısının üretimine ve ihracatına etkilerini değerlendiren Başkan Sadıkoğlu, "İklim değişikliğiyle birlikte ülkemizde üretilen birçok tarım ürününde pestisit kalıntısı, yani zirai ilaç kalıntısı sorunuyla karşı karşıyayız. Bu sorunu zaman zaman Malatya Kayısısında da yaşıyoruz. Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede denetimler sıkılaştı. Bilinçsiz ilaçlama hem ürüne hem de ekonomiye zarar veriyor. Bu konu Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak son yıllarda üzerine eğildiğimiz ana konulardan biri. Kayısı, Avrupa Birliği tescilli bir ürün olduğu için, daha hassas olmamız gerektiğine inanıyoruz. İklim şartlarıyla değişen hastalıklara karşı Malatya Ticaret ve Sanayi Odamız ile Tarım İl Müdürlüğümüz tam bir seferberlik halindeyiz. Hem üreticilerimizi hem de zirai ilaç satışı yapan üyelerimizi bilgilendirmek amacıyla eğitimler düzenledik, düzenlemeye de devam edeceğiz. Pestisit kalıntısını sıfıra indirmek için özellikle üreticimize "reçetesiz ilaç kullanmama" bilincini aşılıyoruz" dedi.



"Avrupa’da kimyasal ilaçlar artık ilk değil, son çare olarak kabul edilmekte"


Dünya ülkelerinin pestisit kalıntılarıyla mücadele modellerinden örnekler veren Başkan Sadıkoğlu, "Avrupa ülkeleri bu sorunla nasıl mücadele ediyor diye araştırmalar yapıp, örnek modelleri üreticimize sunuyoruz. Mesela önümüzde Lüksemburg Örneği var. Lüksemburg, 2021 yılından itibaren dünya genelinde tartışılan ve yaygın olarak kullanılan zirai ot öldürücü ilaçları yasaklayan ilk Avrupa ülkesi olmuştur. Ayrıca üzüm üretiminde kimyasal böcek ilaçlarını tamamen terk edip, biyolojik alternatiflere geçmek için özel devlet teşvikleri sunmaktadır. Danimarka dünyada pestisit kullanımını en çok düşüren ülkelerden biridir. Bu başarıyı bugün değil, 1970’lerden itibaren uygulamaya koyduğu "Pestisit Vergisi" ile sağlamıştır. Üründeki kimyasalın derecesine göre artan bu vergi yükü, çiftçileri ekonomik olarak daha güvenli ve biyolojik yöntemlere yönlendirmiştir. Avrupa’da çiftçiler için kimyasal ilaçlar artık ilk değil, "son çare" olarak kabul edilmektedir" diye konuştu.



"Dünya kayısı başkenti unvanımızı koruyacağız"


Malatya kayısısında pestisit sorunu yaşanmaması adına her türlü mücadeleyi göstereceklerini kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "İhracat odaklı büyüyen bir ekonomiye sahip olan ülkemizde Pestisit kalıntısını en aza indirmek için farkındalık oluştuğuna inanıyoruz. Malatya olarak, ekonomimizin bel kemiği olan kayısımızda Pestisit sorunu yaşamamak adına her türlü mücadeleyi verdiğimizin altınız çizmek isterim. Malatya Kayısısı sadece lezzetiyle değil, "güvenilir gıda" olarak da dünya sofralarında yer almaya devam edecek. Kalıntı sorunu bizim için bir engel değil, standartlarımızı yükseltmek için bir fırsattır. Yaşadığımız tüm doğal afetlere ve değişen dünya standartlarına rağmen üreticimizle, tüccarımızla ve ihracatçımızla omuz omuza çalışarak "dünya kayısı başkenti" unvanımızı koruyacağız" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahin, çalışmaları yerinde takip etti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kent genelinde etkili olan ve süper hücre olarak adlandırılan doğal afetin ardından yürütülen çalışmaları yerinde takip ederek ekiplerle birlikte incelemelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla ilgili açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaşanan afet nedeniyle vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Şahin, "Dün yaşanan süper hücre diye adlandırdığımız, gerçekten şehri 40 dakikada altüst eden felaketin, afetin sonrasında bütün teknik ekiplerimizle mahalle mahalle dolaşıyoruz. Gördüğünüz gibi ağaçların kökünden söküldüğü gerçekten çok zor dakikalar, saatler yaşadı şehir. Ama hamdolsun en büyük tesellimiz cana bir şey gelmedi. Şimdi hızlı bir şekilde toparlıyoruz. Çok güçlü bir ekibimiz var. Herkes sahada. Hızlı bir şekilde toparlıyor. Ama bireysel olarak ‘Başkanım evimde şöyle sıkıntım var’ dediğiniz ne varsa da ALO 153 Hattı üzerinden bize ulaştığınızda arkadaşlarımız çok hızlı bir şekilde geri bildirim yapıp ihtiyaçlarınızı gideriyor" ifadelerini kullandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olan süper hücre olarak adlandırılan doğal afet sonrası tüm birimleriyle temizlik ve tamir çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hasar tespitinin ardından ekipler devrilen ağaçları kaldırdı, tabelaları tamir ederken trafik lambalarının bakımlarını tamamladı. Ekipler ayrıca kapanan köy yollarında çalışma yürütürken şehir merkezinde ise yolların temizliğini yaptı, mazgalların temizliklerini tamamladı. Yaşanan su baskınlarına karşı çalışmalar yürüten ekipler ayrıca oluşan çatı uçmaları, apartmanların sökülen dış cephe kaplamalarının temizliklerini yaptı.
Düzce Dünyada 350 milyon astım hastası var DÜZCE(İHA) – Prof. Dr. Ege Güleç Balbay Dünya Astım Günü’nde yaptığı açıklamada astım hastalığının kontrol atına alınabildiğini belirterek Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 350 milyon astım hastası olduğu söyledi. Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, "Dünya Astım Günü" dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Astımın kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Ege Güleç Balbay, doğru tanı, düzenli tedavi ve inhaler ilaçların doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen ve hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Balbay, "En sık görülen belirtiler; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Doğru tanı için yalnızca şikâyetlerin değerlendirilmesi değil, solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşır" dedi. "Küresel bir hastalık" Astımın küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Balbay, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunduğunu ve her yıl 400 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görüldüğünü belirten Balbay, "2024 yılında bin 300’den fazla ölüm astıma bağlı nedenlerle gerçekleşti. Bu nedenle farkındalık büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Tedavide anahtar: kortizon içeren inhalerler" Astım tedavisinde temel hedefin şikayetleri kontrol altına almak ve atakları önlemek olduğunu vurgulayan Balbay, "Yalnızca ilaç başlamak yeterli değildir. İlaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması gerekir" dedi. Güncel rehberlere değinen Balbay, özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda yalnızca kısa etkili rahatlatıcı ilaçların tek başına kullanılmasının önerilmediğini belirterek, "Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlar ancak hastalığın temelindeki iltihabı tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur" ifadelerini kullandı. "Yanlış kullanım tedaviyi etkisiz hale getiriyor" İnhaler ilaçların doğru kullanımının tedavide kritik rol oynadığını söyleyen Balbay, "İlaçlar doğrudan hava yollarına ulaştığı için daha düşük dozlarla etkili olur. Ancak yanlış teknikle kullanıldığında yeterli fayda sağlanamaz" dedi. Hastaların inhaler kullanım tekniklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Balbay, kortizon içeren ilaçların kullanımından sonra ağız ve boğazın su ile çalkalanmasının da önemli olduğunu vurguladı. "Astım kontrolü yaşam kalitesini belirler" Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikayetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve atak yaşanmaması anlamına geldiğini ifade eden Balbay, kontrolü bozan faktörleri şöyle sıraladı: "Düzensiz ilaç kullanımı, yanlış inhaler tekniği, enfeksiyonlar, alerjenler ve sigara dumanı." Balbay, "Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve temiz hava ortamı sağlamak astım kontrolünü destekler" dedi. Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, hastaların hastalıklarını tanımalarının ve doğru müdahale yöntemlerini bilmelerinin hayati olduğunu belirtti.