MAGAZİN - 13 Aralık 2021 Pazartesi 17:03

Hollywood’un Türk oyuncusunun hayali Cüneyt Arkın ile oynamak

A
A
A
Hollywood’un Türk oyuncusunun hayali Cüneyt Arkın ile oynamak

Hollywood’da birçok ünlü oyuncu ile aynı filmde oynayan Türk asıllı oyuncu Birol Tarkan Yıldız, örnek aldığı oyuncunun Cüneyt Arkın olduğunu belirterek, “Hollywood’da Mel Gıbson gibi gurur verici insanlarla çalışmak çok güzel bir duygu ama benim hayran olduğum oyuncu Cüneyt Arkın ve onunla bir filmde rol alabilseydim olağanüstü bir şey olurdu” dedi.

Hollywood’da birçok ünlü oyuncu ile aynı filmde oynayan Türk asıllı oyuncu Birol Tarkan Yıldız, örnek aldığı oyuncunun Cüneyt Arkın olduğunu belirterek, “Hollywood’da Mel Gıbson gibi gurur verici insanlarla çalışmak çok güzel bir duygu ama benim hayran olduğum oyuncu Cüneyt Arkın ve onunla bir filmde rol alabilseydim olağanüstü bir şey olurdu” dedi.


10’uncu Malatya Uluslararası Film Festivali için Malatya’da bulunan Türk asıllı Hollywood oyuncusu Birol Tarkan Yıldız, Malatya’yı çok beğendiğini ve Malatya’da olmaktan keyif aldığını ifade etti.


Oyuncu olmadan önce profesyonel karate sporcusu olduğunu, birçok şampiyonluk ödülü bulunduğunu ve daha sonra oyunculuğa başladığını ifade eden Yıldız, “Sinema oyuncusu olmadan önce profesyonel karate sporcusuydum. Bir dünya şampiyonluğum var. Avrupa şampiyonluğum var. 14 kez İsviçre, 2 Japonya şampiyonluğum var. Japonya’dayken birçok reklam filmi çektim. O süre içerisinde bir sürü sinema teklifleri geldi” şeklinde konuştu.



“Büyük bir filmde rol alıp başarılı olabilirsiniz ama eğitim hiçbir zaman bitmez”


Hollywood sahnelerinde yer almanın gurur verici olduğunu ve başarı elde etmek için çok çaba gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Hollywood’a yer almak herkesin rüyası. İnanılmaz güzel, gurur verici bir duygu. Onu başarabilmeniz için çok çalışıp, çabalamak, eğitimler almak gerekiyor. Ben Londra, Los Angeles, New York, Münih, Zürih, Paris’te eğitimler aldım. Kendimi her zaman daha iyi olmak için, daha fazla geliştirebilmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Önemli olan yabancı dil bilmeniz. Beden çalışmanız da çok önemli. Pes etmemek, sürekli devam etmek, kendinize inanmak, güvenmek gerekir. Almanya’da Münih’te bir yıl eğitim aldım. Diksiyon eğitimleri, beden eğitimi, karaktere nasıl hazırlanacağınızı, bir role nasıl gireceğinizi, kendinizle ilgili bir sürü şeyler öğrenerek, o eğitimleri alarak kendimi geliştirme fırsatlarım oldu. Ama o eğitimler daha bitmedi, devam ediyor. Büyük bir filmde oynadınız, başarılı rol aldınız, güzel bir oyun da sergilediniz ama eğitim hiçbir zaman bitmez. Çünkü her gün daha iyisini, daha fazlasını başarabilmek için kendinizi her gün geliştirmeniz gerekiyor. Eğitim bitmez” ifadelerini kullandı.



“Türk filmlerini yabancıların da izlemesi gerekiyor”


Türk sinemasının kaliteli olduğunu ancak çok büyük bütçe imkanın olmadığının altını çizen Yıldız, “Yurt dışında her zaman Türk sinemasını soruyorlar. Türk sineması çok iyi. O kadar iyi ve kaliteli filmimiz var ki bunu Türklerden başka kimse izlemiyor. Türk filmlerini yabancıların da izlemesi gerekiyor. Bunu başaramadık Türkiye’de. Aradaki fark, Hollywood denilince herkes biliyor çünkü oradaki bütün filmler izleniyor. Bütçeleri çok fazla, hazırlıkları daha uzun sürüyor. Bizim filmin hazırlıkları 3 yıl sürdü. Bu Türkiye’de imkansız bir şey o bütçeler olmadığı için. O hazırlıklar yapılamıyor. Hollywood filmlerinin reklamları, tanıtımları çok farklı boyutta yapılıyor. Çalışma tarzı olarak sete geliyorsunuz, o kadar büyük, planlı, profesyonel hazırlıklı ve disiplinli” dedi.



"Cüneyt Arkın filmleriyle büyüdüm ve onun sayesinde karateye başladım"


Hollywood’a oynamanın gurur verici olduğunu ve sürekli çabalamak, yeni şeyler öğrenmek gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Hollywood’a oynamak çok güzel gurur verici, etkileyici bir duygu. Etrafınız değişiyor, kendiniz değişiyorsunuz, bir adım ileri atmış oluyorsunuz. Yeni şeyler öğreniyorsunuz. Kendinizi o kadar geliştirebiliyorsunuz ki bu çok büyük bir hediye. Bunu başarmak isteyen tüm arkadaşlarımıza pes etmeyeceksiniz diyorum, başaracaksınız, koltukta oturarak, bekleyerek olacak şeyler değil bunlar. Bunu başarabilmek için çalışmanız gerekiyor. Eğitim almanız, yabancı dil öğrenmeniz gerekiyor. Hollywood’a Mel Gıbson gibi gurur verici insanlarla çalışmak çok güzel bir duygu ama benim örneğim Cüneyt Arkın. Ben Cüneyt Arkın filmleriyle büyüdüm ve onun sayesinde karateye başladım. Herkes Bruce Lee veya Jackie Chan ama ben Cüneyt Arkın diyorum. Benim için Cüneyt Arkın hocamızla bir filmde rol alabilseydim olağanüstü bir şey olurdu” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Giresunlu fırıncıdan İstanbul’da doğal köy ekmeği hamlesi Giresunlu fırıncı Mehmet Koç, Şebinkarahisar’ın geleneksel lezzetini İstanbul’a taşıdı. Sultanbeyli’de kurduğu ağla 7 ilçeye katkısız köy ekmeği ulaştıran Koç, doğal yöntemlerle üretilen ve sindirim kolaylığı sağlayan ekmeğiyle İstanbulluların sofralarına konuk oluyor. Giresunlu fırıncı Mehmet Koç, İstanbul’da kurduğu üretim ağıyla katkısız ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan köy ekmeğini tüketiciyle buluşturuyor. 1993 yılından bu yana fırıncılık sektöründe faaliyet gösteren Koç, 2008 yılında İstanbul’da açtığı işletmesini, 2013’te köy ekmeği üretimine yönelerek farklı bir konseptle büyüttü. Giresun’un Şebinkarahisar ilçesine özgü ekmek yapım geleneğini İstanbul’a taşıdıklarını belirten Koç, üretim sürecinin tamamen doğal yöntemlere dayandığını ifade etti. Hamurun yaklaşık 1 saat yoğurulduğunu ve 1 saat mayalandırıldığını aktaran Koç, ekmeklerin kara fırında 5-6 dakika içerisinde pişirildiğini kaydetti. Ürünlerinde katkı maddesi kullanmadıklarının altını çizen Koç, doğal üretim sayesinde ekmeğin sindiriminin kolay olduğunu ve tüketici tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Karadeniz ve İç Anadolu’nun bazı bölgelerinde yaygın olarak bilinen köy ekmeğinin İstanbul’da yeterince tanınmadığını dile getiren Koç, farklı ilçelerden gelen müşterilerin ürüne yoğun ilgi gösterdiğini ve kısa sürede müdavim kitlesi oluştuğunu belirtti. Üretimini Sultanbeyli’de sürdüren işletme, Anadolu Yakası’nda Sancaktepe, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik ve Tuzla başta olmak üzere geniş bir dağıtım ağıyla hizmet veriyor. Artan talep doğrultusunda Avrupa Yakası’nda da yeni bir şube açılması planlanıyor. Doğal ve yöresel lezzet arayan tüketiciler ise köy ekmeğinin hem lezzeti hem de sağlıklı yapısıyla öne çıktığını belirterek, özellikle kahvaltılarda tercih edildiğini ifade ediyor.
Mersin Mersin’de aranan yüzlerce hükümlü yakalandı MERSİN (İHA) – Mersin’de son bir ayda düzenlenen operasyonlarda, aralarında ağır suçlardan uzun süreli hapis cezası bulunanların da yer aldığı 550 hükümlü yakalanarak cezaevine gönderildi. Mersin Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, kamu düzeninin sağlanması, asayişin temini ve vatandaşların huzur ile güvenliğinin korunması amacıyla son bir ay içerisinde geniş kapsamlı operasyon ve uygulamalar gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda, çeşitli suçlardan kesinleşmiş hapis cezası ile aranan ve aralarında ağır suçlardan uzun süreli cezası bulunan şahıslarında yer aldığı toplam 550 hükümlü yakalanarak cezaevine teslim edildi. Yakalananlar arasında, D.Ü.’nün 46 yıl 1 ay hapis cezasıyla ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’, Y.K.’nin 25 yıl hapis cezasıyla ‘nitelikli cinsel istismar’, T.U.’nun 24 yıl 10 ay hapis cezasıyla ‘kasten öldürme’, B.S.’nin 24 yıl 7 ay hapis cezasıyla ‘dolandırıcılık’, S.M.’nin 23 yıl 1 ay hapis cezasıyla ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’ suçlarından arandığı öğrenildi. Ayrıca Y.E.’nin 20 yıl 10 ay ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti’, B.Y.’nin 20 yıl 5 ay ‘hırsızlık’, H.A.’nın 20 yıl ‘dolandırıcılık’, B.B.’nin 19 yıl 3 ay ‘silahlı yağma’ ve B.Ş.’nin 18 yıl ‘öldürme’ suçlarından arandığı bildirildi. Öte yandan, haklarında yakalama emri bulunan bin 513 şüpheli de yakalanarak adli mercilere sevk edildi.
Yalova Yalovalı öğrenciler kısıtlı imkanlarla dünya devlerine meydan okuyor Yalova Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu bünyesinde kurulan "Brainstorms" robotik takımı, kısıtlı imkanlara rağmen Avrupa’da elde ettiği şampiyonlukların ardından gözünü Japonya ve Amerika’daki dünya şampiyonalarına dikti. Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Onur Ağırman’ın 10 yıl önce başlattığı robotik kodlama seferberliği, bugün uluslararası arenada kupa kazanan bir eğitim modeline dönüştü. Yalova’da bu alanda öncülük eden Ağırman, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’ndaki öğrencileriyle birlikte özel kolejlerin imkanlarını geride bırakarak dünya devleriyle yarışmaya hazırlanıyor. Onur Ağırman, "Brainstorms takımının yaklaşık 10 yıl önce mikrodenetleyicileri kodlama programları yaygınlaştığı zaman çıktığını belirterek, "Öncelikle TÜBİTAK yarışmalarına ve TEKNOFEST yarışmalarına katıldık. Daha sonra Lego robot yarışmalarına katıldık. Yaklaşık 8 sene katıldıktan sonra bu sırada VEX IQ robot yarışmalarına katıldık. Öğrencilerime önce eğitim veriyorum, ondan sonra turnuvalara hazırlıyorum, takım çalışması yapıyoruz. Yurt içinde ve yurt dışında birçok yarışmaya katıldık. Bunda tabii ki okul idaremiz ve velilerimizin çok büyük katkısı var. Kullandığımız teknolojiler biraz maliyetli teknolojiler; ancak bu işi yaptığımız için herkes bize destek verdi. Yalova İl Millî Eğitim Müdürlüğünden, valilikten, velilerimizden zamanla birike birike sponsorlar vasıtasıyla ekipmanlarımızı geliştirdik ve başarılar gelmeye başladı" dedi. "Türkiye, teknolojiye önem vermede Avrupa’nın önünde" Uluslararası arenadaki rekabete değinen Ağırman, bu alanda Türkiye’nin Avrupa’dan önde olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bu sene hedefimiz Japonya ya da Güney Kore’deki bir yarışmaya dahil olmaktı. Aslında Türkiye’deki başarılarımızdan dolayı bize Amerika’dan davetler geliyor. Belli ödülleri alanları davet ediyorlar. Maliyetler biraz bu konuda bizi aşıyor. Malum uçak biletleri ve konaklama, gidiş geliş süreleri. Yani hedefimiz seneye Japonya. Japonya’da hem çok daha zorlu takımlar var hem de farklı bir kültür. Şimdiye kadar hep Avrupa’da yarıştık. Ve ondan sonra da Amerika’da Dünya Şampiyonası. Dünya Şampiyonası’nda yer almak için Türkiye Şampiyonası’nda Teamwork birincilik, Robot Skills birincilik almak gerekiyor. Dediğim gibi Türkiye’de çok zorlu takımlar var. Ve biz devlet okulu olduğumuz için maddi imkânsızlıklardan dolayı maalesef ödül alsak da gidemiyoruz. Bir de rakiplerimizin birçoğu özel kolej. Yani bizim burada 4 tane robot setimiz varken özel okullarda 30-40 tane robot seti var ve maddi imkânları da çok gelişmiş olduğu için Amerika’ya gidiyorlar, Güney Kore’ye gidiyorlar. Hedefimiz bu iki ülkedeki dünya şampiyonalarına katılmak." Brain Storms Junior Takım Kaptanı Emir Efe Atik ve takım arkadaşları ise katıldıkları yarışmalarda başarı elde ettikleri için gurur duyduklarını söyledi.