MAGAZİN
06 Mart 2026 Cuma - 09:46 "Kadın" dijital platformlarda yayında Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
Kuyucak’ta yaz konseri ve milli coşku birlikte yaşandı
27 Haziran 2024 Perşembe - 14:33 Kuyucak’ta yaz konseri ve milli coşku birlikte yaşandı Aydın’ın Kuyucak ilçesinde Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen yaz konserleri etkinliği ve Çekya-Türkiye arasında oynanan maçın coşkusu birlikte yaşandı. Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, ’Yaz Konserleri’ etkinlikleri çerçevesinde Kuyucak’ta bir konser gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören konser için ilçe halkı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Yaz etkinliklerini bir gelenek haline getiren Aydın Büyükşehir Belediyesi, bu kez Kuyucak’ta bir konser düzenledi. Kuyucaklılar, Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Eğitmenlerden Efe Dumancı’nın sahneye çıktığı geceye yoğun ilgi gösterdi. Gecede Türk sanat müziğinden Türk halk müziğine ve pop müziğe kadar geniş bir repertuvar seslendiren Efe Dumancı, Kuyucak Halkının da beğenisini kazandı. Etkinliğin hemen ardından Kuyucaklılar, A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu üçüncü maçını da dev ekranda izleyerek galibiyet coşkusuna ortak oldu. Başkan Doğanca’dan Başkan Çerçioğlu’na teşekkür Çifte mutluluk yaşadıklarını ifade eden Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, “A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu üçüncü maçını ve Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen yaz konserlerini izlemek üzere halkımızla birlikte Cumhuriyet Meydanı’nı doldurduk. Önce muhteşem bir konser, ardından da Milli Takımımızın başarısını hep birlikte izleme mutluluğunu yaşadık. Öncelikle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na, Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ekibine, halkımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. Etkinlik büyük ilgi gördü Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konser ve maç etkinliğine Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, Belediye Başkan Yardımcısı Halil Sağlam, CHP Kuyucak İlçe Başkanı Özgür Yöreli, Kadın Kolları Başkanı Özlem Küçük, Gençlik Kolları Başkanı Nuri Can Güzeldağ, Belediye Meclis Üyeleri ve yüzlerce vatandaş katıldı.
Manisa Şehir Tiyatrosu’nun başına Kubilay Penbeklioğlu getirildi
26 Haziran 2024 Çarşamba - 16:10 Manisa Şehir Tiyatrosu’nun başına Kubilay Penbeklioğlu getirildi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliğine usta oyuncu, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Kubilay Penbeklioğlu getirildi. Yeni sezona Penbeklioğlu yönetiminde girecek olan Şehir Tiyatrosu’nun, yepyeni ve güçlü sanat ekibiyle Manisalılara sanat ve seyir zevki yaşatacağı belirtildi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek öncülüğünde şehirde her alanda yaşanan olumlu yöndeki değişim ve gelişmeler, kültür ve sanat alanında da sürüyor. Bu kapsamda Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda da Manisalı sanatseverleri heyecanlandıracak bir gelişme yaşandı. Ünlü oyuncu, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Kubilay Penbeklioğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni Genel Sanat Yönetmeni olarak atandı. Bu atamayla birlikte Şehir Tiyatrosu’nun yepyeni bir döneme adım atacağı, yeni sezona Penbeklioğlu yönetiminde girecek olan Şehir Tiyatrosu’nun, yepyeni ve güçlü sanat ekibiyle Manisalılara sanat ve seyir zevki yaşatacağı belirtildi. Kubilay Penbeklioğlu kimdir? Kubilay Penbeklioğlu, 10 Mart 1967’de Ankara doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1990-1991 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anabilim dalını kazandı. 1995 yılında Dario Fo’nun “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı tez oyunuyla mezun oldu. Oyunculuk Lisans Eğitimi sırasında Ankara Devlet Tiyatrosu (İyi, Budala, Bir Şehnaz Oyun, Giordano Bruno vs) ve TRT Kurumu’nda Çocuk ve Gençlik Dramalarında (Mavi Gezegen, Masallar, Uçan Balon bazıları) oyunculuk yaptı. Üniversite döneminde oyunculuk dersleri dışında Çocuk Draması ve Çocuk Tiyatrosu üzerine kapsamlı dersler aldı. Bunun üzerine gerek öğrencilik yıllarında gerekse mezun olduktan sonra çeşitli ilk ve ortaöğretim okullarında (Ayşe Abla Koleji, Evrensel Koleji, Anadolu Lisesi-Ankara; İstek Vakfı Bilge Kaan Koleji, Uğur Koleji-İstanbul) drama öğretmenliği yaptı. Ekim 1997 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na oyuncu olarak başvurusu kabul edildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda “Kafkas Tebeşir Dairesi, Romeo ile Juliet, Barış, Hepsi Oğlumdu, Unutulan Adam, Seneye Bugün, Sarıpınar 1914, Düğün Ya Da Davul, Haydi Mars’a Gidelim, Krala Oyun (Ç.O)” adlı oyunlarda görev aldı. Tiyatro aktörlüğünün yanı sıra film ve dizi çalışmaları da yapan Penbeklioğlu, 2007 yılında 11. Afife Jale Ödülleri’nde Ceza Kanunu adlı oyunuyla “yardımcı rolde en başarılı müzikal ya da komedi erkek oyuncusu” dalında aday gösterildi.
Yerin altındaki Pamukkale ’Kaklık Mağarası’ bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı
25 Haziran 2024 Salı - 12:50 Yerin altındaki Pamukkale ’Kaklık Mağarası’ bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Pamukkale’nin yerin altındaki benzeri olarak bilinilen Kaklık Mağarası, GEKA’nın desteğiyle alternatif turizmde yeni bir cazibe noktası oldu. Yerli ve yabancı pek çok turistin gözdesi haline gelen mağara, bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı. Denizli’nin Honaz ilçesinde yerin altındaki Pamukkale olarak adlandırılan Kaklık Mağarası’na Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından verilen proje desteğiyle mağara alternatif bir turizm açısından cazip hale getirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten GEKA, 2020 yılı Alternatif Turizm Mali Destek Programı kapsamında Honaz Belediyesi’ne Kaklık Mağarası’nın alt yapı ve üst yapı olanaklarının iyileştirilmesi için proje desteği verdi. Honaz’da Alternatif Turizm Alanlarının Katma Değerinin ve Potansiyelinin Canlandırılması projesine verilen destekle travertenleri, termal su havuzları, büyülü atmosferiyle yerin altındaki Pamukkale olarak adlandırılan Kaklık Mağarası’nın altyapı ve üstyapı olanakları iyileştirilerek ziyaretçi sayısı yüzde 10 artırıldı. Proje kapsamında, Kaklık Mağarası’nın altyapı olanakları iyileştirilerek çevre düzenlemeleri yapıldı. Ortak kullanım alanlarının iyileştirildiği, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarının yapıldığı projede özellikle Kaklık mağarası çevresinde havuz, kafeterya, çocuk oyun alanı, yöresel ürün standı gibi hizmetlerle aktivite çeşitliliği artırıldı. Yerel yaşam, yöresel ve kültürel öğelerin turizme entegre edilmesiyle alternatif turizm destinasyonu olan mağara ziyaretçiler için tercih noktası oldu. Ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığı Kaklık Mağarası, kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Honaz ilçesine bağlı adını aldığı Kaklık Mahallesi’nde bulunuyor. Sarkıtları ve dikitleriyle süslü mağara UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Pamukkale’de bulunan travertenlere benzer, traverten basamaklarıyla benzersiz güzelliğe sahip. ‘Küçük Pamukkale’ veya ‘Mağara Pamukkale’ olarak da adlandırılan mağara içerisinde bulunan bol miktarda ki termal su, berrak, renksiz ve kükürt kokusu ile ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor. Ziyaretçilerin üzerinde yürüme imkanı bulduğu berrak ve kükürt kokulu suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği rivayet ediliyor. Kaklık Mağarasının sürekli damlayan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler ayrı bir görsel güzellik katıyor. Aydınlanmaya bağlı olarak gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, ziyaretçilere seyir zevki veriyor. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde ise Kaklık mağarasını yerli ve yabancı 6 bin ziyaretçi uğradı. “Girdiğim anda da böyle bir yer beklemiyordum” Denizli’de bulunan bu mağarayı ilk kez geldiği söyleyen Erol Akarsu, “İzmir’den geliyorum. Gelirken tereddütteydim. Yani böyle bir yer beklemiyordum. İnternetten de araştırdım, böyle bir yer olduğunu duyuyorduk. Ama canlı olarak gördüğümde çok harika bir yer. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Çok yoğunluk var. Olağanüstü bir yer. Dağın eteğinde değil de düz bir arazide olması çok güzel. Girdiğim anda da böyle bir yer beklemiyordum. Olağanüstü bir yer. İlk defa giriyorum, herkese tavsiye ederim” dedi. Mağara içi ile dışarısı arasındaki sıcaklık farkına dikkat çeken ve mağaraya girdiğinde ise ferahlık hissettiğini belirten Veysel Şimşek ise, “İzmir’den geliyorum. Denizli’ye devamlı geliyorum. Bugün de Kaklık Mağarası’na geldik. Bugüne nasip oldu gelmek. Herkese tavsiye ederim. İlk kez geliyorum. Denizli’yi de çok iyi biliyorum yazları çok sıcak oluyor. Kaklık Mağarası’na herkesin gelmesine tavsiye ederim. İçeriye girdiğimizde bir ferahlık var. Gönül hoşluğuyla herkesin gelmesine bekliyorum. Dışarının sıcaklığıyla mağaranın arasında sıcaklık farkı var. Her şey güzel, herkesin gelmesini tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.
Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaza damga vuracak
19 Haziran 2024 Çarşamba - 12:37 Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaza damga vuracak Erzurumlu Türk Halk Müziği sanatçısı Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaz dönemine girmeye hazırlanıyor. Başarılı sanatçı, Can dadaşım, türküsünü memleketi Erzurum’da tarihi mekanlarda çekimler yaparak güzel bir klip ile taçlandıracağı müjdesini verdi. Ülkü Eyupoğulları, Emniyet mensubu olan babasının görevi nedeniyle Sivas’ta dünyaya geldi. Aslen Erzurumlu olan sanatçı yine babasının görevi nedeniyle bir çok ilde ikamet etti. Ülkü Eyupoğulları’nın müziğe olan ilgisi çocukken babası amcası ve halalarının bağlama çalıp türküler okumalarını dinleyip izlerken başladı. Eğitim hayatı boyunca da müzik serüveni devam eden sanatçı okulda müzik yarışmalarında aldığı derecelerle dikkat çekti. 2012 yılında Emniyet Teşkilatının başarılı mensubu olan babasının trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesiyle manevi ağabeyi olan aynı zamanda hemşerisi İbrahim Erkal’ın desteyi ile İstanbul Maltepe Musiki okulunda eğitimine devam ederken yayın ve yapımcılığını üstlendiği bir çok tv kanalında programlar yaptı. 2016 Temmuz ayında ilk albümünü piyasaya çıkardı. 2018 yılında Hazalım isimli bir single daha yapan sanatçı 2019’da Seyhan müzik etiketiyle yepyeni bir çalışması ile yeniden müzik dünyasına merhaba dedi. Söz müziği Tugay Ören’e aranjesi Suat Sakarya’ya ait olan şarkının klip yönetmenliğini ise Ahmet Can Tekin üstlendi. Yapmış olduğu bu eserin gelirini şehit çocuklarının eğitimine katkı için bağışta bulundu. 2021,yılında İmkansızım ve Alacağım isimli iki eseri daha sevenlerinin beğenisine sunarken 2023 yılında ise anonim eser olan Tak Tak İsimli türküye yeni bir soluk getirdi. 2024 yılının ilk aylarında ise söz müzik kendisine ait olan yepyeni 3 eserini sevenleriyle buluşturacak olmanın heyecanı ile çalışmalarına devam ederken yine sözü müziği Ülkü Eyupoğulları aranje Ayhan Ak’a ait olan Can Dadaşım türküsü daha piyasa çıkmadan dillere pelesenk oldu. Erzurum’un kurtuluşunun 106. Yıl dönümü etkinliklerinde sahne alan sanatçı günün anlamı ve önemini de göz önünde bulundurarak türküsünü ilk defa böyle önemli bir günde hemşerileriyle birlikte okumanın haklı gururunu yaşarken, Can dadaşım, türküsünü yakın zamanda da memleketi Erzurum’da tarihi mekanlarda çekimler yaparak güzel bir klip ile taçlandıracağı müjdesini verdi.