MAGAZİN
24 Nisan 2026 Cuma - 11:05 Usta sanatçı Cahit Berkay gençlerle aynı sahneyi paylaştı Osmangazi Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Bursa’ya gelen Türk müziğinin usta ismi Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile aynı sahneyi paylaşarak unutulmaz bir konsere imza attı. Osmangazi Belediyesi, 23 Nisan coşkusunu Osmangazi Meydanı’na taşıyarak çocuklar için renkli etkinlik alanları oluşturdu. "Çocuklar Osmangazi Meydanı’nda" temasıyla başlayan ve üç gün boyunca sürecek kutlamalar, bayram sevincini kentin kalbine taşıdı. Program kapsamında çocuklar, birbirinden eğlenceli oyunlarla dolu alanlarda doyasıya vakit geçirirken, kahkahalar meydanı sardı. Aileler de bu güzel atmosferde çocukların sevincine ortak oldu. Etkinliklerin ilk gününde sahne alan Anadolu rock müziğinin önemli isimlerinden Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile birlikte izleyenlere keyifli bir konser sundu. Çocuklar, orkestranın performansına alkışlarıyla eşlik ederken, koronun seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan katıldı. Meydanda kurulan atölyeler ve sahne etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de devam ederek bayram sevincini sürdürmeye devam edecek. "Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum" Osmangazi’de gençlerle aynı sahneyi paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden usta sanatçı Cahit Berkay, "Güzel bir konser oldu, ben de oldukça heyecanlandım. Konsere yoğun bir katılım vardı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çok önemli ve anlamlı bir bayram. Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum. Bu güzel organizasyonu düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Konser sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu Şefi Nergis Dinç Yavuz ile usta sanatçı Cahit Berkay’a günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:38 Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar’a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı. Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatı Onur Yağışan aracılığıyla savcılığa iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM’a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar’ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi. Belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı Özel bir kriminal tetkikat bürosunda belge inceleme uzmanı tarafından yapılan mühür ve imza incelemesinde, "İpek Açar ve Kayahan Açar adlarına atılı birer adet imzaları taşıyan "FESEK Devir Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisi üzerinde yer alan Kayahan Açar adına atılı imzanın, mukayese esas olarak tarafıma verilen belgelerdeki örnek imzalara kıyasen, imzaların Kayahan Açar el ürünü olmayıp, şahsın gerçek imzasına benzetilme gayretiyle takliden husul haline getirilen bir imza olduğu kanaatine varılmış bulunmaktadır" denildi. "Babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey" Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar’ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye’de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM’a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM’da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. ’23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar’ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar’a devralan sıfatıyla devredilmiştir’ diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar’a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" şeklinde konuştu. Beste Açar, açıklamalarının devamında bu işin bir çete olayı olduğunu öne sürerek, "Her kim ve kimler buna suç ortaklığı yapmışsa, o zamanın MESAM Yönetim Kurulu Başkanı, yardımcısı, üyeleri. Ben bunun bir grup işi olduğunu düşünüyorum. Bir çete işi. Ben babamın acısıyla ve o dönem 5 kişi daha öldü hayatımda. Babamın ailesi teker teker gitti. Önce babaannem, bir ay sonra babam, bir ay sonra dedem, arada halam, sonra dayım derken, ben onların acısıyla mücadele edip kendi içimde bunları hazmetmeye çalışırken onların hedefleri ve amaçları ne yazık ki bambaşka yerlerdeymiş. Rapor elimizde. İmzalar incelendi. ‘Kayahan’ın elinden değildir’ raporu var. İsmini söylemek artık asla istemiyorum, ağzıma almayacağım. Önce herkesi Allah’a havale ettim, sonra Türk mahkemelerine, savcılarına, hakimlerine ve avukatıma güvenim sonsuz" diye konuştu. "Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir" Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar’ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir. Rapor burada Kayan Açar’ın imzaları burada, evrakları burada. Ayrıca işin ilginç taraflardan birincisi şu. MESAM’da bulunan bu evrakların aslı yok. MESAM gibi bir kurum nasıl olur da noterden düzenlenmesi gereken bir evrakı almaz? Nasıl olur da hem noterden düzenlenmeyen hem de böyle sahte olan bir evrakın fotokopisini alır, aslını değil fotokopisini alır?" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Genç oyuncu Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" ne ödül Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" İstanbul Film Festivali’nde "En iyi Kısa Film" ödülünü aldı. Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak, başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmle önemli bir başarıya imza attı. Film, bu yıl 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali kapsamında "En İyi Kısa Film" ödülünün sahibi oldu. Yönetmenliğini ve senaristliğini Dalya Keleş’in üstlendiği yapımın prodüktör koltuğunda ise Didem Nur Yayman yer alıyor. Büyüme çağında olan bir çocuğun yaşadığı içsel bir hikayenin anlatıldığı film, kısa sürede festivalin en çok konuşulan işleri arasına girdi. Başrollerini Mustafa Konak ile birlikte Sudem Berin Dinç’in paylaştığı "Yerçekimi" filminde iki genç oyuncunun uyumu ve sahne performansları, izleyici ve eleştirmenler tarafından takdirle karşılandı. Festival jürisi, filmin cesur bir dille anlatılmasının yanı sıra oyunculuk performanslarına da özel bir vurgu yaparken, genç oyuncular Sudem Berin Dinç ve Mustafa Konak’ın etkileyici performansları, gecenin öne çıkan diğer bir unsurlarından biri oldu. Daha önce Berlin Uluslararası Film Festivali seçkisine de davet edilen "Yerçekimi", İstanbul’daki bu ödülle birlikte ulusal ve uluslararası alandaki iddiasını güçlendirmiş oldu.