KÜLTÜR SANAT
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:34 Halk Oyunlarında Erzurum Gençlik Spor ve EKTUD şampiyon Erzurum GSİM’nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu 2026 yılı faaliyet programında yer alan Halk Oyunları Bölge Birinciliği finalleri sona erdi. Erzurum Gençlik Spor Kulübü ve EKTUD Dadaşlar diyarına şampiyonluk sevinci yaşattı. Türkiye Halk Oyunları Federasyonu (THOF) 2026 Faaliyet Programında yer alan ve Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Halk Oyunları Federasyonu İl Temsilciliği tarafından organize edilen Halk Oyunları Bölge Finalleri, Erzurum Spor Salonu’nda yapıldı. Nefes kesen yarışlara neden olan küçükler, yıldızlar, gençler ve büyükler kategorilerinde yapılan yarışlarda ekipler düzenlemeli ve düzenlemesiz dalda şampiyonluk kürsüsüne çıkmak için mücadele ettiler. Nefes Kesen Kulüpler arası Bölge Şampiyonası finallerine Erzurum’un yanı sıra Ardahan, Kars, Erzincan ve Iğdır illerinden ekipler katıldı. Minikler düzenlemeli dalda 1. Kars Gençlik Spor Merkezi oldu. Yıldızlar düzenlemesiz dalda ise Kars Doğu Rüzgarı Spor Kulübü şampiyon oldu. Erzincan ikinci, Erzurum Gençlik Spor Kulübü üçüncü oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü Zirvede Gençler düzenlemesiz dalda Bar Eğitimcisi Oktay Toktaş yönetimindeki Erzurum Gençlik Spor Kulübü şampiyon olarak Türkiye Finallerine katılma hakkı elde etti. Zülal Bayraktar yönetimindeki kız ekibi ise minikler düzenlemesiz dalda üçüncü olarak bronz kupanın sahibi oldu. Erzurum Gençlik Spor Kulübü halk oyunları bölge finallerinde iki kupa sevinci yaşadı. Ektud’dan Çifte Şampiyonluk Halk oyunları bölge finallerinde Erzurum’u temsil eden Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) Spor Kulübü bar ekipleri ise Dadaşlar diyarına çifte şampiyonluk sevinci yaşattı. Aynı zamanda EKTUD Başkanı olan bar eğitimcisi Gökhan Kılınboz yönetiminde piste çıkan EKTUD yıldızlar ve büyükler kategorisinde düzenlemesiz dalda çifte şampiyonluk kazandı. Yıldızlar düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Spor Kulübü (EKTUD) birincilik kürsüsüne çıkarken, Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci sırada yer aldı. Büyükler düzenlemesiz dalda Erzurum Kültür Turizm Derneği (EKTUD) şampiyon oldu. Erzincan Gençlik Spor Kulübü ikinci oldu. Büyükler Karma dalda Ardahan Gençlik Spor Kulübü bölge birincisi oldu. Büyükler Düzenlemeli dalda ise şampiyonluk kupası Erzincan Gençlik Spor Kulübü’ne gitti. Dereceye giren takımların kupalarını Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı Necati Yılmaz, MHK Yönetim Kurulu üyeleri Mevlüde Gül Erdem, Necip Çiçek, Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu ile diğer davetliler verdi. Çakmur Ve Dönmez’den Erzurum Ekiplerine Kutlama Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile aynı zamanda Spor Hizmetleri Müdürü olan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Başkanı Erdoğan Dönmez, hem Gençlik Spor Kulübünü hem de EKTUD’u başarılarından ötürü tebrik etti. Antrenörler Oktay Toktaş ile Zülal Bayraktar ile öğrencilerini tebrik etti. Çakmur ve Dönmez, Erzurum kültürüne hizmet veren ve takımlarını zirveye taşıyan Gökhan Kılınboz’u da kutladılar. Erzurum GSİM Müdürü Levent Çakmur, "Kültürümüzü yaşatan ve başarılı olmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Erzurum Gençlik Spor Kulübümüz ile EKTUD’a Türkiye finallerinde başarılar diliyorum" dedi. Bu arada yarışmalarda halk oyunları ekiplerini yalnız bırakmayan Erzurum Gençlik Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeleri Yaser Taşkesenlioğlu ve Ufuk Purutçu ile Halk Oyunları Federasyonu Erzurum İl Temsilcisi Sebahattin Kolikoğlu da ekiplerin başarısına ortak olarak büyük sevinç yaşadılar.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:17 TÜRGEV standına 8. Etnospor Kültür Festivali’nde yoğun ilgi Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), İstanbul’daki 8. Etnospor Kültür Festivali’nde binlerce ziyaretçiyi ağırladı. TÜRGEV, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde gerçekleştirdiği geleneksel sanat atölyeleri, kültürel etkinlikler ve GİF müzik konserleriyle binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Dört gün süren festival boyunca TÜRGEV standı, özellikle gençler ve uluslararası öğrencilerin katılımıyla festival alanının yoğun ilgi gören noktaları arasında yer aldı. 21-24 Mayıs tarihlerinde düzenlenen festival kapsamında kurulan TÜRGEV standında çocuklar, gençler ve ailelere yönelik çeşitli kültür ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. Güzel İşler Fabrikası (GİF) bünyesinde hazırlanan çalışmalar ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, uygulamalı geleneksel sanat atölyeleri gün boyunca ziyaretçileri ağırladı. "Geleneksel sanat atölyeleri ilgi odağı oldu" Festival alanında düzenlenen etkinliklerde hat sanatı, geleneksel motif çalışmaları ve etnik resim atölyeleri öne çıktı. Katılımcılar Türk kültürüne ait geleneksel sanat dallarını uygulamalı çalışmalarla yakından tanıma fırsatı buldu. Festival boyunca gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar ve gençler geleneksel sanatlarla birebir etkileşim kurdu. TÜRGEV yurtlarında kalan uluslararası öğrenciler de festival programlarında aktif rol aldı. Kırgız ve Uygur kökenli öğrenciler tarafından gerçekleştirilen geleneksel sanat çalışmaları ve kültürel etkinlikler ziyaretçilerin ilgisini çekti. Etkinliklerde farklı coğrafyalara ait kültürel miras unsurları tanıtılırken ortak medeniyet kültürüne ilişkin örnekler paylaşıldı. GİF müzik konserleri festivale renk kattı GİF müzik konserleri festivalin öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı. Geleneksel ezgilerin modern yorumlarla buluştuğu performanslar renkli görüntüler oluşturdu. Festival süresince TÜRGEV standını Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve İstanbul Milletvekili Şengül Karslı da ziyaret etti. "Gençlerin kültürel üretimin içinde olması çok kıymetli" TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, festivalin ardından yaptığı değerlendirmede gençlerin kültürel mirasla bağ kurmasının önemine işaret etti. Yılmaz, "Etnospor Kültür Festivali gençlerin kendi kültürünü tanıması, geleneksel sanatlarla bağ kurması açısından çok kıymetli bir buluşma oldu. Standımızda dört gün boyunca yoğun bir ilgi vardı. Gençlerin atölyelerde üretimin içinde yer alması, farklı kültürlerden öğrencilerin kendi birikimlerini paylaşması bizim için son derece anlamlıydı" ifadelerini kullandı. Uluslararası öğrencilerin etkinliklerde aktif görev üstlenmesinin kültürel etkileşimi güçlendirdiğini belirten Yılmaz, "Kırgız ve Uygur öğrencilerimizin kendi kültürlerini ziyaretçilerle paylaşması çok kıymetliydi. Bu tür buluşmalar ortak kültürel hafızanın yeniden hatırlanmasına katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. TÜRGEV kültür ve sanat çalışmalarını sürdürüyor Festival boyunca özellikle çocuklar ve gençlerin etkinliklere yoğun katılım gösterdiği gözlemlenirken, TÜRGEV’in kültür, sanat ve gençlik odaklı çalışmalarını yıl boyunca sürdürmesinin planlandığı belirtildi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:44 Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
Fetih sergisi Bursalıları bekliyor
12 Mayıs 2026 Salı - 15:33 Fetih sergisi Bursalıları bekliyor Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı sebebiyle düzenlediği etkinlikler çerçevesinde ’Fetih Sergisi’ni Bursalılarla buluşturdu. Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü iş birliğiyle düzenlediği sergi açıldı. Hat, tezhip, minyatür ve ebru dallarında, 73 eserin yer aldığı ‘Fetih Sergisi’ 18 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Bursa Güzel Sanatlar Galerisi’ndeki ( Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu) serginin açılışına Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı, akademisyenler, öğrenciler, sanatseverler ve vatandaşlar katıldı. "Gelecek nesillere aktarıyoruz" Fetih Sergisi’nin açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’nın fethinin 700’üncü yılının sadece bir tarih değil, aynı zamanda güçlü bir medeniyet idraki olduğunu belirterek, "Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. Bizler de ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Tiyatrodan söyleşilere, sergilerden yarışmalara kadar çeşitli etkinliklerle tarihimize sadece bakmıyor, onu yaşıyor ve yaşatıyoruz. Yıldırım’ı kültür ve düşünceyle besleyen bir şehir haline getirme hedefimizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. "Ruhunu kaybetmeyen şehir" Bursa’nın tarihi, kültürü ve maneviyatıyla çok özel bir şehir olduğuna dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; "Bursa, 700 yıldır yaşayan, değişen, dönüşen, gelişen ama ruhunu kaybetmeyen bir şehirdir. Tarihi, kültürü, sanatı içinde barındıran köklü bir kenttir. Bizler bir toplumun ruhunun, kültür ve sanatla şekillendiğini biliyoruz. Kültür ve sanat; geçmişin izlerini taşır, bugünü anlamlandırır ve geleceğe yön verir. Bursa olarak her geçen gün zenginleşen bir kültürel hazineye sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bugünkü sergimizin de kentimiz için büyük bir zenginlik olduğuna inanıyorum. Bursa’nın 700 yıllık hafızası, sanatla yaşamaya devam edecek ve bizler bu hafızayı geleceğe taşımayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Sergide emeği geçen öğretim üyeleri ve öğrencilere teşekkür eden Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, "Zamanın ruhuna uygun, çok anlamlı ve güzel bir sergi oldu. Dilerim tüm Bursalılar bu sergiden yeterince istifade eder" dedi. Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Doc. Dr. İbrahim Öztahtalı ise serginin büyük bir emeğin ve işçiliğin eseri olduğunu vurgulayarak, sergiye katkı veren herkese teşekkür etti.
Üreten Kadınlar Festivali, Denizlilerin buluşma noktası oldu
12 Mayıs 2026 Salı - 15:24 Üreten Kadınlar Festivali, Denizlilerin buluşma noktası oldu Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali", 258 girişimci kadının el emeğini binlerce vatandaşla buluşturarak Anneler Günü’nde unutulmaz bir dayanışma ve sanat şölenine dönüştü. Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi’nin koordinasyonunda, Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen festival, şehrin ekonomik ve sosyal hayatına renk kattı. Üreten kadınları desteklemek ve el emeği ürünleri katma değere dönüştürmek amacıyla kurulan 258 stant, üç gün boyunca ziyaretçilerini ağırladı. Anneler Günü heyecanını kadın emeğiyle birleştiren organizasyon, yerel üreticilerin hayallerini kazanca dönüştürmesine imkan sağladı. Festivalde; takı, el sanatları, gıda, hazır giyim ve ev tekstili gibi 6 farklı kategoride yüzlerce ürün beğeniye sunuldu. Etkinlikler, atölyeler, söyleşiler Her yaştan ziyaretçiye hitap eden organizasyon, hem eğitici hem de eğlence dolu anlara sahne oldu. Festival süresince Punch atölyesi ve Anne-Çocuk Ebru Buluşması gibi etkinliklerle el becerilerini sergileyen katılımcılar; ‘Kendine Daha Çok Alan Aç’ ve ‘Doğum Sonrası Kendine İyi Bakmak’ gibi özel söyleşilerle de kişisel gelişim ve sağlık konularında değerli bilgiler edindi. Denizli Bilim Merkezi tarafından kurulan atölyeler, minik dehalara ilham olurken, sihirbaz gösterileri ve kukla tiyatroları, festival alanını dolduran çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Annelere özel konserler Festivalin açılış konuğu Türk Halk Müziği Sanatçısı Tuğba Ger’in konseriyle başlayan müzik ziyafeti, hafta sonu da devam etti. Elif Buse Aşan’ın sahne enerjisiyle başlayan müzik şöleni, Pazar günü Aydanur’un sahne aldığı Anneler Günü Özel Konseri ile final yaptı. Katılımcılar, hem sosyalleşme imkanı buldu hem de çocuklarıyla kaliteli vakit geçirdi.
Merkezefendi 19 Mayıs coşkusunu birlikte yaşayacak
12 Mayıs 2026 Salı - 15:03 Merkezefendi 19 Mayıs coşkusunu birlikte yaşayacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Merkezefendi’de, Poizi konseri ile büyük bir coşkuyla kutlanacak. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Kurtuluş mücadelesinin ruhunu yaşatacağımız etkinliğimize tüm hemşehrilerimizi bekliyorum" dedi. Merkezefendi Belediyesi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin sembol günü olan 19 Mayıs’ın 107. yıldönümünü coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. Sevilen sanatçı Poizi, birbirinden güzel şarkılarıyla 17 Mayıs Pazar günü saat 21.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Enerjinin, eğlencenin ve coşkunun bir arada yaşanacağı konser programında gençler unutulmaz bir gece yaşayacak. "Bayram coşkusunu birlikte yaşayacağız" Bayram coşkusunu birlikte yaşamak için tüm Merkezefendili ve Denizlilileri etkinliklere davet eden Başkan Doğan, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurtuluş mücadelemizin meşalesini yakmak için Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs günü, tarihimiz için çok önemli bir gün. Bu günün, Türkiye Cumhuriyeti’nin teminatı olan gençlerimize armağan edilmesi de son derece anlamlı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na yakışır bir kutlama yapacağız. Bu kutlama ile kurtuluş mücadelesinin ruhunu yaşatacağız. Tüm hemşehrilerimizi 17 Mayıs Pazar günü saat 21.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’ne bekliyorum" dedi.
MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’i gastronomiyle daha güçlü öne çıkarabiliriz"
12 Mayıs 2026 Salı - 14:51 MTSO Başkanı Çakır: "Mersin’i gastronomiyle daha güçlü öne çıkarabiliriz" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in güçlü tarımı ve zengin mutfak kültürünün gastronomi alanında önemli bir potansiyel taşıdığını belirterek, "Hikayesi olan akılda kalır. Tarımsal gücümüzü ve kültürel değerlerimizi doğru anlatabilirsek Mersin’i gastronomiyle daha güçlü bir şekilde öne çıkarabiliriz" dedi. MTSO, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğiyle düzenlenen ’Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ etkinliğinde, gastronomi, kültürel miras ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alındı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan etkinlik, beş oturum halinde gerçekleştirildi. Programda, topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması ve gastronominin kültürel mirasla ilişkisi çok yönlü değerlendirildi. "Mersin’in değerlerini lezzete dönüştürmeliyiz" Açılış konuşmasında tarımın stratejik önemine dikkat çeken MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, tarım olmadan turizm ve lojistik gibi sektörlerin de gelişemeyeceğini ifade etti. Tarımsal üretimin hem ülkelerin hem de gelecek nesillerin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Çakır, üreticinin korunmasının gerektiğini söyledi. Mersin’in güçlü tarımsal yapısının gastronomiyle desteklenmesi gerektiğini kaydeden Çakır, "Çok kıymetli ürünlerimiz var ancak değerini bulmadığında üreticinin motivasyonu düşüyor. Slow Food ekibinin çalışmaları bu açıdan çok kıymetli. Bir yandan sağlığı korurken diğer yandan sürdürülebilirliği destekliyorlar. Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar" diye konuştu. Mersin’in gastronomiyle daha görünür hale gelebileceğini vurgulayan Çakır, "Önce üreticiyi ve üretimi korumalıyız. Ürünlerin hak ettiği değeri bulmasını sağlayacak sistemler kurmalı ve sağlıklı üretimi desteklemeliyiz. Slow Food bu anlamda örnek bir çalışma yürütüyor. Hem tarımın sürdürülebilirliğine hem de gastronomi turizminin gelişimine önemli katkılar sunuyor. Bu çalışmaları sonuna kadar destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Çakır, Mersin’in gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Hikayesi olan akılda kalır. Tarımsal gücümüzü ve kültürel değerlerimizi doğru şekilde anlatabilirsek Mersin’i gastronomiyle daha güçlü bir şekilde öne çıkarabiliriz" dedi.
Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 14:27 Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğünce, ’Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığı’nın ev sahipliğindeki çalıştay Ahlat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra konuşma yapan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, "Böyle bir çalıştayda aranızda bulunmaktan çok mutluyum. İnşallah bu çalıştay hem Ahlat’ımız için hem de ülkemiz için hayırlara vesile olacaktır diyorum. Bu noktada Ahlat taş işçiliği ile ilgili hayatın içerisinde başıma gelen bir hadiseyi anlatayım. Divriği’de 2 sene önce Divriği Kaymakamlığı’na bakarken orada Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa’sının Ahlatlı Hürrem Şah tarafından 15 senede yapıldığını öğrendim. Yani Ahlat taş işçiliği sadece Ahlat ve Bitlis ile sınırlı değil. Anadolu’nun birçok noktasında vücut bulmuş vaziyette. Bu noktada çalıştayımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ise "Ahlat taş işçiliğini korumak ve yaşatmak için hangi önlemleri alabiliriz, hangi tedbirleri geliştirebiliriz bunları konuşmak, istişare etmek için bugün buradayız. Bu toplantı önemli ve kritik bir toplantı. Toplantının ilerleyen dönemlerinde süreçlerinden de bahsedeceğim. UNESCO’ya arkadaşlarımla hazırladığımız zaman pandemi dönemiydi. Acil koruma listesine kaydettirdik. O pandemi döneminin sıkıntıları sebebiyle hani beklediğimiz etkiyi oluşturmaz. Ahlat taş işçiliğinin bir taş işçiliği olarak Türkiye’nin ilk taş işçiliğini UNESCO’ya kaydettirdik. Dünyadaki örnek birkaç unsurdan birisidir. UNESCO tarafından bu alınan payenin devam ettirilmesini sağlamak için böyle bir toplantı yapmamız son derece önemliydi. Buradan aldığımız sonuçları biz UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Sunmamız gerekiyor zaten böyle bir zorunluluğumuz da var. Bu anlamda hep birlikte unsurun geçmişinden ziyade bugüne odaklanan bir perspektifle hangi koruma çalışmalarını gerçekleştirebiliriz. Bunları not alacağız" ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından çalıştayda, Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alındı. Çalıştay çeşitli sunum ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam etti.
Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 14:24 Bitlis’te "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" düzenlendi Bitlis’in Ahlat ilçesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü tarafından "Geleneksel Ahlat Taş İşçiliği Çalıştayı" gerçekleştirildi. Bitlis Valiliği ve Ahlat Kaymakamlığının ev sahipliğindeki çalıştay Ahlat Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Daha sonra bir konuşma yapan Bitlis Vali Yardımcısı Onur Aykaç, "Böyle bir çalıştayda aranızda bulunmaktan çok mutluyum. İnşallah bu çalıştay hem Ahlat’ımız için hem de ülkemiz için hayırlara vesile olacaktır diyorum. Bu noktada Ahlat taş işçiliği ile ilgili hayatın içerisinde başıma gelen bir hadiseyi anlatayım. Divriği’de 2 sene önce Divriği Kaymakamlığına bakarken orada Divriği Ulu Cami ve Darüşşifa’sının Ahlatlı Hürrem Şah tarafından 15 senede yapıldığını öğrendim. Yani Ahlat taş işçiliği sadece Ahlat ve Bitlis ile sınırlı değil. Anadolu’nun birçok noktasında vücut bulmuş vaziyette. Bu noktada çalıştayımızın bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serkan Emir Erkmen ise "Ahlat taş işçiliğini korumak ve yaşatmak için hangi önlemleri alabiliriz, hangi tedbirleri geliştirebiliriz bunları konuşmak, istişare etmek için bugün buradayız. Bu toplantı önemli ve kritik bir toplantı. Toplantının ilerleyen dönemlerinde süreçlerinde de bahsedeceğim. UNESCO’ya arkadaşlarımla hazırladığımız zaman pandemi dönemiydi. Acil koruma listesine kaydettirdik. O pandemi döneminin sıkıntıları sebebiyle hani beklediğimiz etkiyi oluşturmaz. Ahlat taş işçiliğinin bir taş işçiliği olarak Türkiye’nin ilk taş işçiliğini UNESCO’ya kaydettirdik. Dünyadaki örnek birkaç unsurdan birisidir. UNESCO tarafından bu alınan payenin devam ettirilmesini sağlamak için böyle bir toplantı yapmamız son derece önemliydi. Buradan aldığımız sonuçları biz UNESCO’ya rapor olarak sunacağız. Sunmamız gerekiyor zaten böyle bir zorunluluğumuz da var. Bu anlamda hep birlikte unsurun geçmişinden ziyade bugüne odaklanan bir perspektifle hangi koruma çalışmalarını gerçekleştirebiliriz. Bunları not alacağız" ifadelerine yer verdi. Yapılan konuşmaların ardından çalıştayda, Ahlat taş işçiliği geleneğinin mevcut durumu, geleneksel bilgi aktarımı ve usta-çırak ilişkisinin sürdürülebilirliği, kullanılan ham maddenin temini, geleneksel motiflerin korunması ve farkındalık çalışmalarına ilişkin konular ele alındı. Çalıştay çeşitli sunum ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam etti. (ÖO-MSA-Y)
İbrahim Erkal’a vefa gecesine yoğun ilgi
12 Mayıs 2026 Salı - 14:04 İbrahim Erkal’a vefa gecesine yoğun ilgi Palandöken Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden İbrahim Erkal’ı vefat yıl dönümünde bu yıl da unutmadı. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma konseri, yoğun katılımla gerçekleşti. Salonu dolduran vatandaşlar, konseri büyük bir ilgiyle takip ederken, bazı dinleyiciler programı ayakta izlemek zorunda kaldı. Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu tarafından gerçekleştirilen konserde, İbrahim Erkal’ın hafızalara kazınan eserleri seslendirildi. Duygu dolu anların yaşandığı geceye sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Programda konuşan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, İbrahim Erkal’ın sadece bir sanatçı değil, Erzurum’un sesi ve ruhu olduğunu ifade etti. Başkan Sunar, düzenlenen konserin bir vefa programı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada, Erzurum’umuzun yetiştirdiği çok kıymetli bir değer olan; sesiyle, sözleriyle ve yüreğiyle milyonların gönlünde taht kuran merhum İbrahim Erkal’ı anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Palandöken Belediyesi olarak, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da İbrahim Erkal’ı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü o yalnızca bir sanatçı değil; Erzurum’un sesi ve ruhuydu. Yazdığı eserlerle Anadolu insanının duygularını dile getirdi, memleket sevgisini ve kardeşliği en güzel şekilde anlattı. Eserleriyle, hatıralarıyla ve gönüllerde bıraktığı izlerle yaşamaya devam edecektir. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." Başkan Sunar, konuşmasında Palandöken Belediyesi Türk Musikisi Topluluğu’na da teşekkür ederek, topluluğun gördüğü yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini söyledi. Şef Selçuk İçoğlu öncülüğünde sahne alan solist ve koristlere teşekkür eden Sunar, programa katılan vatandaşlara da şükranlarını sundu. Konser sonunda Başkan Sunar ve Türk Musikisi Topluluğu ile hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, düzenlenen anlamlı program ve İbrahim Erkal’a gösterilen vefa dolayısıyla Başkan Sunar’a teşekkür etti.