SAĞLIK - 26 Ekim 2025 Pazar 09:43

Sessiz salgın ekran bağımlılığı tehdidi büyüyor

A
A
A
Sessiz salgın ekran bağımlılığı tehdidi büyüyor

Özellikle çocuklar ve gençlerde akıllı telefon, sosyal medya ve oyunlarla artan ekran süresinin dikkat eksikliği, depresyon ve kaygı bozukluklarını tetiklediğini belirten uzmanlar, günde 2 saati aşan teknoloji kullanımının ciddi riskler oluşturduğu konusunda uyarıyor.


Son yıllarda hızla artan teknoloji bağımlılığının özellikle çocuklar ve gençler üzerinde ciddi psikolojik etkilere sebep olduğunu belirten uzmanlar, akıllı telefon, sosyal medya ve oyun bağımlılığının dikkat eksikliği, depresyon, kaygı bozuklukları ve yeme problemleriyle ilişkilendirildiğini vurguluyor. Uzmanlar, hem çocuklar hem de yetişkinler için günlük ekran süresinin 2 saati geçmemesi ve küçük yaşlarda ekran maruziyetinin minimumda tutulması gerektiğine dikkat çekiyor.


"Son zamanlarda teknoloji bağımlılığı konusunda ciddi bir artış görüyoruz"


Teknoloji bağımlılığının yakın zamanlarda gündeme gelen konulardan bir tanesi olduğunu ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, "Bizim birçok bağımlılık türümüz var. Bunlardan bir tanesi de davranışsal bağımlılıklar olarak tanımlanır. Davranışsal bağımlılıkların içerisinde son zamanlarda teknoloji bağımlılığı, telefon bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı, oyun bağımlılığı hepsi ayrı ayrı kategoriler altında değerlendirilir. Maalesef son zamanlarda teknoloji bağımlılığı konusunda ciddi bir artış görüyoruz. Özellikle akıllı telefonların yaygınlaşması, akıllı telefonlardan dolayı insanların çok fazla vakit geçirmesi dolayısıyla çok fazla bir bağımlılık sürecinin olduğunu görüyoruz. Teknoloji bağımlılığı sonucunda görebileceğimiz en önemli faktörlerden bir tanesi çocuklarda özellikle dikkat eksikliği gelişiminin önemli bir sorun olduğunu görüyoruz. Teknoloji bağımlılığına bağlı olarak dikkatlerinin çok bozulduğunu görüyoruz. Yine teknoloji bağımlılığına bağlı olarak depresyonu, kaygı bozuklukları, yeme bozuklukları bunlarla ilgili çok ciddi çalışmalar var. Bu çalışmalar bizlere özellikle çocuk ve gençlerde çok ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini göstermektedir" dedi.


"Hem çocuklar için hem de yetişkinler için günde 2 saatten fazla ekran ciddi risk oluşturmaktadır"


Bağımlılığın yapısı itibariyle kendini içine çeken bir durumu olduğunu belirten Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, "Bir kişi bir konuya bağımlı olduğunda o konu giderek daha çok vaktini almaya başlar. Giderek daha çok zamanı almaya başlar ve bağımlı olmaya başladığın zaman içinden çıkmak çok zor hale gelir. O yüzden bütün dünyada artık yeni normlar geliştirilmektedir. Özellikle çocuk ve gençlerle ilgili yeni normlar oluşturulmaktadır. Bunlarla ilgili kanuni düzenlemeler yapılmaktadır. Özellikle çocuklar için, gençler için lise birinci sınıfa kadar akıllı telefon alınmaması konusunda ciddi uyarılar yapılmaktadır. Yine sosyal medya hesabının açılması en az 16 yaşından sonra olmalıdır uyarısı yapılmaktadır. Yine mümkün olduğunca kısa sürelerde ekrana maruz kalmanın önemli olduğu vurgulanmaktadır. Küçük yaşlarda özellikle ilkokuldan önce mümkün olduğunca az ekran süresinin olması gerektiği önerilmektedir. İlkokuldan sonra ise eğer verilecekse şayet çok kısa sürelerde de kısa zamanlarda verilmesi gerektiği bilgisi bulunmaktadır. Bunun yanında özellikle depresyonun, kaygı bozukluğu anlamında sıkıntı oluşturmaması için özellikle yeme bozuklukları, depresyon, kaygı bozuklukları gibi süreçlerle yapılan araştırmalarda hep şu sonuç vurgulanmaktadır; Hem çocuklar için hem de yetişkinler için günde 2 saatten fazla ekran ciddi risk oluşturmaktadır. O yüzden benim önerim; yetişkinlerin lise çağından sonra gençlerimizin ekran sürelerini mutlaka günlük kontrol etmeleri gerekmektedir. Bugün kaç saat ekrana maruz kaldım, kaç saat vakit geçirdim, bu saat süresi 2 saatten fazla mı az mı çünkü 2 saatten sonraki her bir saatin depresyon, kaygı bozuklukları, dikkatin bozulması, diğer psikopatolojiler anlamında ciddi riskler oluşturduğunu görmekteyiz. Süre ne kadar uzarsa o kadar risk altındayız. Bunu bilmek lazım" şeklinde konuştu.


"Ne kadar çok sosyal medyaya maruz kaldıysak, özellikle çocuklar ve gençler için o kadar riskimiz artıyor"


Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, şöyle devam etti: "Diğer yandan da özellikle uygulama anlamında hangi uygulamalarla daha çok uğraştığımız da, daha çok vakit geçirdiğimiz de çok önemli. Özellikle depresyon, kaygı bozukluğu, yeme bozukluğu ile ilgili araştırmalar hep şunu söylüyor; Ne kadar çok sosyal medyaya maruz kaldıysak, özellikle çocuklar ve gençler için o kadar riskimiz artıyor. Yine çocuk ve gençlerde özellikle oyun da büyük bir risk olarak ortaya çıkıyor ama oyundaki riskler daha çok dikkat dağınıklığı lehine görülüyor. Ama depresyon, kaygı bozukluğu, uyku bozuklukları anlamında sosyal medya bağımlılığının çok önemli olduğunu söyleyebiliriz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gerçeğini aratmayan sahte ihbar ile Polis Teşkilatı’nın 181. Yıl dönümü kutlandı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 10 Nisan Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü kapsamında mahalle sakinleri, polis ekiplerine unutulmaz bir sürpriz hazırladı. Gerçeğini aratmayan "kavga ihbarı" ile olay yerine çağrılan ekipler, karşılarında konfeti, meşale ve pastalı kutlama bulunca şaşkınlık yaşadı. Sürpriz anlar böyle görüntülendi. İnegöl Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu ile İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları öncülüğünde hazırlanan sürprizde, mahalle sakinleri önce 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak kavga ihbarında bulundu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olay yerine yaklaştığında, mahalle sakinleri rol gereği birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırıyormuş gibi yaptı. Kavgayı ayırmak için müdahale eden polis ekipleri, bir anda konfeti ve meşalelerle karşılandı. Ardından getirilen pasta ile polislerin 181. kuruluş yıl dönümü kutlandı. Pastayı üfleyen ekipler, duygu dolu anlar yaşarken mahalle sakinlerine teşekkür etti. Fatih Mahallesi Muhtarı Eser Yusufoğlu yaptığı açıklamada, "Bugün polis teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü. Biz de amirlerimize küçük bir şaka yapalım dedik. Ne mutlu bizlere ki böyle güzel polislere sahibiz. İnşallah her zaman şaka niyetli polislerimizi çağırırız. Hepsinden Allah razı olsun." dedi. İnegöl Ahıskalılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Rüstem Musaoğulları ise, "Polis teşkilatımızın yıldönümünü kutluyorum. Her şartta güvenliğimizi sağlıyorlar. Ahıska Derneği olarak tüm polislerimize teşekkür ediyoruz. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanındayız." ifadelerini kullandı. Polis memuru da mahalle sakinlerinin hazırladığı sürpriz için teşekkür ederek, "Mahallemizin yapmış olduğu 10 Nisan kutlaması ile ilgili sayın muhtarımıza ve mahalle halkına teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Her zaman bu şekilde güzel kutlamalarla karşılaşmak ümidiyle" dedi. Hazırlanan sürpriz kutlama, hem polis ekiplerinin hem de mahalle sakinlerinin yüzünü güldürdü.
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.