ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 10:40

Selçuklu Belediyesi’nin düzenlediği okullar arası sıfır atık yarışmasıyla çevre bilinci güçleniyor

A
A
A
Selçuklu Belediyesi’nin düzenlediği okullar arası sıfır atık yarışmasıyla çevre bilinci güçleniyor

Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi’nin çevre bilincini artırmak amacıyla hayata geçirdiği "Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" projesi, öğrencilerin yoğun katılımıyla sürüyor. Yarışma sayesinde binlerce öğrenci geri dönüşümün önemini öğrenirken, okullar daha temiz bir gelecek için yarışıyor.


Sürdürdüğü çevreci projelerle gelecek nesillere daha temiz yarınlar bırakmayı hedefleyen Selçuklu Belediyesi, çevre adına ses getiren örnek işlere imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda Selçuklu Belediyesi’nin öğrencilerde farkındalık oluşturma adına "Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" sloganıyla düzenlediği yarışmada öğrenciler okullarında atık toplamaya devam ediyor. Mayıs ayına kadar devam edecek olan yarışma kapsamında öğrenciler atık getirme günlerinde topladıkları dönüştürülebilir atıkları belediye yetkililerine teslim ediyor.



"Okullar Sıfır Atık İçin Yarışıyor" öğrencilerden yoğun ilgi görüyor


Öğrencilerden yoğun ilgi gören yarışma ile gelecek nesillere daha temiz daha yaşanabilir bir çevre bırakılması, çevre ve sıfır atık bilincinin oluşturulması hedefleniyor. Selçuklu Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından düzenlenen yarışma kapsamında, anaokulu, ilkokul ve ortaokul olmak üzere üç farklı kategoride yarışan okullar 15 Mayıs 2026 tarihine kadar en fazla geri dönüşüm atığını toplayarak dereceye girmek için mücadele ediyor. 15 Ekim’de başlayan yarışma kapsamında bugüne kadar 52 okuldan toplam 65 bin kilo atık toplandı. Selçuklu Belediyesi tarafından yarışma kapsamında dereceye giren okullar öğrenci başına en fazla atık toplayan okullar ve toplamda en fazla atık toplayan okullar olmak üzere anaokulu, ilkokul ve ortaokul kategorilerinde ayrı ayrı ödüllendirecek. Dereceye giren okullara ödülleri 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde düzenlenecek programda takdim edilecek. Diğer taraftan Selçuklu Belediyesi, sıfır atık konusunda çevreye duyarlı nesiller yetiştirilmesi amacıyla öğrencilere yönelik eğitim faaliyetlerini de sürdürüyor. Eğitim öğretim döneminin başından bu yana Selçuklu Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü personelleri tarafından talep eden her okulda "Sıfır Atık" konulu eğitimler gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda okullarda oluşturulan sıfır atık timleri aldıkları eğitim ile okuldaki diğer arkadaşlarına rehber olurken bugüne kadar düzenlenen 53 eğitimden 4 bin 362 öğrenci faydalandı. Yarışma kapsamında kategorilere göre birinci olan İlk 3 sınıfa piknik, ikinci olan ilk 3 sınıfa resim seti, üçüncü olan ilk üç sınıfa matara ödülleri verilecek.



Selçuklu Belediyesi’nin düzenlediği okullar arası sıfır atık yarışmasıyla çevre bilinci güçleniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.