GÜNDEM - 23 Kasım 2025 Pazar 09:38

Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün

A
A
A
Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün

Kış aylarında özellikle akşam saatlerinde havalar mevsim normallerine düşerken, uzmanlar, kombi ve petek bakımının yapılmamasından kaynaklanan yüzde 40 gibi bir ısı kaybına dikkat çekiyor.


Havaların soğumasıyla birlikte kombi kullanımı da arttı. Kış boyunca çalışacak kombilerin bakımı ise bu mevsimde büyük önem arz ediyor. Uzmanlar kombi ve petek bakımlarının ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bakımı ihmal edilen cihazlarda ise parça arızası nedeniyle yüksek masraflar çıkabiliyor.



"Bakım ile daha düşük ücretle yapılabilecekken cihaz arızalandığı için 12 - 13 bin civarında masraf çıkıyor"


Kombi bakımının hem yakıt tasarrufu hem de cihazda bulunan yedek parçalar için önem taşıdığına değinen Kombi Bakım Uzmanı Osman Yaman, "Kombi bakımı cihazın içerisinde bulunan parçaların daha uzun ömürlü olabilmesi için yapılması gereken bir işlemdir. Hem yakıt tasarrufu hem de daha verimli bir şekilde ısınmanın daha iyi bir şekilde olabilmesi için yapılır. Yapılmadığı takdirde müşterilerimizin cihazı içerisindeki parçaların daha kısa sürede bozulmasına sebep oluyor. Bakımını yapmış olduğumuz cihazda da uzun zamandır bakımı yapılmamış ve belirli problemler oluşmuş. Cihazın içerisindeki ana eşanjör, bu parça hesaba girdiği zaman yüksek maliyetli bir parça. Eğer düzenli bakımı yapılmış olsaydı bu parçaya hiç bir şey olmayacaktı. Bakım bin 500 lira gibi bir ücretle yapılabilecekken şuan arızalandığı için 12-13 bin civarında bir masraf çıkabilir" dedi.



"Yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor"


Bakım yapılmamış bir kombide yüksek derecede verim kaybı olduğuna dikkat çeken Osman Yaman, "Rakamlara bakacak olursak yüzde 20 ile 40 arasında verim kaybı olabiliyor. Bakım yapılmadığı takdirde ısı verimi düşüyor. Kullanım çoğalıyor bunun da otomatik olarak faturalara yüksek yansıması oluyor. Peteklerin alt kısmında soğukluk meydana gelerek oda sıcaklığı farkları oluyor. Cihaz içerisindeki parçaların da kısa sürede arızalanmasına neden oluyor. Biz bu cihaza bakım yapıyoruz ama bir çok parçası olan plakalı eşanjör, yoğuşma sifonu, ateşlemesi, genleşme tankının havası gibi parçaların daha sökülerek tek tek kontrol edilmesi şart. Bazı müşterilerimiz kendileri yapmak istiyor, yapabilir mi sorusuna evet petek temizliğini yapabilir. Banyoda bulunan gider tahliye vanasından yapabilir ama biz cihaza dokunmamalarını rica ediyoruz. Elektronik parça fazla olduğu için daha büyük zararlar verilebilir" ifadelerini kullandı.


Vatandaşların bakım için bir uzmandan destek almalarını öneren Yaman, "Peteklerin bir kısmının üst bölümü ısınırken diğer kısmı ısınmıyor. Bunun sebebi ise petek içerisindeki havadan kaynaklanıyor. Müşterilerimiz peteklerin havasını kendisi alabilir. Petekte alt kısmında ısınma azlığı olduğu zaman petek içerisinde oluşan tortu, kurum gibi pislikler ısınmayı azaltıyor. Bunun için banyodaki otomatik boşaltma muslukları oluyor oradan deneyebilir ama eğer olmuyor ise kesinlikle uzmandan destek almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.



"Bakım yapılmadığı takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için faturalarda yükselme olarak görülür"


Her yıl bakımların periyodik olarak yapılmasında fayda olduğuna dikkat çeken Konya Sıhhi Tesisat ve Kaloriferciler Odası Başkanı Mehmet Ünlügül de, "Her yıl periyodik olarak temizlenirse yüzde 30 ile 40 gibi avantaj sağlayacak ama bunu temizlemedikleri takdirde sürekli eşanjöre yük bindiği için sürekli faturaların da bir yükselme olarak gelecek. Dediğimiz gibi her yıl bunu güzel periyodik olarak bir bakım yapılırsa avantaj sağlayacak. Biz oda olarak, petek önlerinde herhangi bir koltuk, perde, peteklerin üzerine estetik dursun diye mermer gibi şeyler konuluyor ama bunu tavsiye etmiyoruz. Çünkü ısı kaybı oluyor. Bunların önü açık olmalı ve üst tarafı açık olmalı ki ısı devirdaimini iyi sağlaması gerekiyor. Bundan dolayı önünde herhangi bir kanepe, koltuk bir şey olmasını özellikle istemiyoruz" şeklinde konuştu.



Kombilerde düzenli bakımla yüzde 40’a kadar tasarruf mümkün

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Anne kedinin ölen yavrusunun yaşaması için verdiği çaba duygulandırdı Sivas’ta anne kedinin ölen yavrusu için verdiği mücadele cep telefonu kamerasına yansıdı. Kedinin şefkati ve yaşadığı üzüntü yürekleri burktu. Sivas’ta kedilere olan sevgisi ve yardımseverliği ile tanınan Uğur Zontul, yaşadığı ilginç bir olayı kayıt altına aldı. Yavruyken beslediği ve büyüyerek anne olan kedinin yavrusu ağzında yanına geldiğini gören Zontul, yavru kediyi avucuna aldı. Yeni doğan ve hayatını kaybeden yavruyu hayata döndürmeye çalışan Zontul, tüm çabalarına rağmen başarılı olamadı. Yavru kediyi tekrar annesinin yanına bırakan Zontul, anne şefkatini kayıt altına aldı. Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüler, izleyenleri duygulandırdı. Anne kedinin, ölen yavrusunu ağzında, yavruyken kendisini besleyen Zortul’a getirmesi ile düşündürdü. "İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi, yavrusu için saatlerce uğraştı" Uğur Zontul insanların anne kedinin şefkatini örnek almaları gerektiğini vurgulayarak, "Olayın yaşandığı gün mahallede her zaman olduğu gibi kedilere yemek veriyordum. Benim büyüttüğüm anne kedi ölen yavrusunu alıp yanıma geldi. Yavruyu önce kucağıma aldım ısınması için masaj yaptım, nefes verdim, dirilmedi. Daha sonra ölen yavruyu yanımda bulunan koltuğun üzerine bıraktım. Anne kedi, yavrusunun başına geçerek yalamaya, koklamaya başladı. O an annenin yavrusuna olan şefkati beni çok duygulandırdı, o şekilde görünce ben de ağladım. Videoda da olduğu gibi annenin o halini görünce konuşamadım tüylerim diken diken oldu, olayın etkisinden hala çıkamadım. Anne kedinin o halde yavrusuna olan çabası bana insanlığı, bir annenin merhametini öğretti. İnsanlar bebeğini çöpe atarken o anne kedi yavrusunun dirilmesi için saatlerce uğraştı. Yavrusu koltuğun üzerindeyken öptü, yaladı, nefes alsın diye yanına yatıp memesini ağzına vermeye çalıştı. Dünyada o an en çok istediğim şey o yavrunun tekrar dirilmesiydi. Annenin yavrusuna olan şefkatini görünce bir iki saat daha bekledim daha sonra yavruyu belirlediğim bir yere götürerek gömdüm. Annenin psikolojisi hala bozuk, yemek yemiyor. Eskiden beslemeye gittiğimde bir kutu ciğeri tek başına yerdi ama şimdi çok az yemek yiyor. Normalde kaldıkları ahşap bir ev vardı yavrusu öldükten sonra artık dışarıda kalmaya başladı. Aslında insanların bu görüntülere basit bir durum gibi bakmaması gerekiyor. Çok büyük bir merhamet örneği. İnsanlar bu hayvanın yaptığını yapamıyor yaşayan çocuğunu sokağa atan insanlar var, hakkını kumarda yiyenler var. O hayvan bize insanlığı öğretiyor" dedi. "Anne kedinin merhametinden herkes örnek almalı" Uğur Zontul’a kendi aralarında ’kedilerin babası’ diye hitap ettiklerini söyleyen esnaf İbrahim Kozan, "Uğur abi çarşımızın güzel esnaflarından birisidir. Her sabah ilk yaptığı işi oturduğu evden buraya gelene kadar yolda karşılaşmış olduğu bütün kedi, köpekleri beslemek artık onun görevi haline geldi. Gelirinin nerdeyse tamamını sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlara ayırıyor. Çarşı esnafımız kendisini ’kedilerin babası’ olarak tanımlar. Günümüzde insanların birbirine merhamet etmeyi unuttuğu bir dönemde kedi ve köpeklere gösterdiği merhameti insanlara daha fazla gösteren bir abimiz. Videoyu ben de izledim çok üzücü, hüzünlü bir durumdu anne şefkatini o videoda gördüm ben de. Herkesin o şekilde merhamete sahip olmasını, görüntülerden örnek almasını istiyorum. Uğur abi gibi insanların artmasını, çoğalmasını diliyorum" dedi.
Van İnci kefalinin göç yolculuğunu görmeye gelenler eli boş ayrıldı Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve her yıl üremek için mayıs ile temmuz ayları arasında tatlı su ağızlarına göç eden inci kefalinin (Van balığı) yolculuğu su debisinin yüksek ve havanın soğuk olmasından dolayı başlamayınca balıkları izlemeye gelenler eli boş döndü. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan inci kefalinin, her yıl olduğu gibi bu yıl da tatlı su ağızlarına doğru başladı. Suyun akışının tersine doğru yüzdüğü ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, üremek için başlattığı yolculuğunu Van Gölü’ne akan tüm tatlı sularda gerçekleştiriyor. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yumurtlayamayan inci kefalleri, akarsu sıcaklığı 13 santigrat dereceye ulaştığında tatlı su kaynaklarına doğru göç etmeye başlıyor. Göç yolunda suyun akışına ters yüzen balıklar, şelaleler ve bentlerle karşılaşıyor. Bu engelleri aşmak için suyun yüzeyine doğru metrelerce zıplayıp tatlı su yataklarına ulaşan balıklar yumurtalarını bıraktıktan sonra hayatta kalan yetişkin balıklar tekrar Van Gölü’ne geri dönüyor. Her yıl olduğu gibi bu yılda gerek yurt içinden gerek yurt dışından bu göç yolculuğunu izlemeye uçan balıkları görmeye gelen binlerce turist oluyor. Bu yıl hava şartlarından ve su sıcaklığından dolayı, balıkların göçü geciktiği için bu göçü izlemeye gelenler uçan balıkları göremediler sadece hatıra fotoğrafı çekip hüzünlü bir şekilde dönmek zorunda kaldılar. Göç yolculuğunu izlemeye gelen bazı vatandaşlar ise göç yolculuğu başlamadan bilgi veren sosyal medya kullanıcılarına ve yanlış haber yapanlara tepki gösterdiler. Balıkesir’den gelen Mahir Çağlayan, "Balıkesir’in Bandırma ilçesinden geliyoruz. Balık bendini, uçan balıkları görmeye geldik. Yalnız mevsim durumundan dolayı bu sene havaların soğuk geçmesinden ötürü uçan balıkların gelmesi zaman alacak gibi gözüküyor. İnşallah bir dahaki sefere buraya geldiğimizde bu balıkları da göreceğiz. Coğrafyamız çok zengin bir coğrafya, kültürel zenginlikleri olan bir coğrafya, herkesi burayı görmeyi tavsiye ediyorum, teşekkür ederim" dedi. Akdeniz bölgesinden gelen Önder ise "Akdeniz bölgesinden geldik, sıcak yerlerden soğuk yerlere seyahat ettik. Oğlumla birlikte motorla geliyoruz. Balık bendini uçan balıkları görmeye gelmiştik. Bu mevsimlerde olacağını söylemişlerdi. Lakin havaların soğuk olmasından kaynaklı balıkların şu an göç yolculuğunu göremedik. Bu sene nasip olmadı. İnşallah seneye yine gelir, inşallah yine görürüz" dedi.
Şanlıurfa Jandarma sınırda çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde düzenlenen uçurtma şenliğinde çocuklar jandarma ekipleriyle birlikte gökyüzünü uçurtmalarla rengarenk donattı. Suriye sınırında yer alan Ceylanpınar ilçesindeki Kepez tepesinde uçurtma şenliği düzenlendi. Tepede bir araya gelen aileler gökyüzünü uçurtmalarla donattı. Ailelere eşlik eden jandarma ekipleri de çocuklarla birlikte uçurtma uçurarak heyecanlarına ortak oldu. İlçedeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle organize edilen şenlikte uçurtması olmayan çocuklara uçurtma hediye edildi. Rengarenk uçurtmaların gökyüzünü kapladığı etkinlikte, hem çocuklar hem de yetişkinler keyifli anlar yaşadı. Çocukların mutluluğu gözlerinden okundu Şenlikler boyunca akranlarıyla birlikte uçurtma uçurmanın heyecanını yaşayan çocukların mutluluğu görülmeye değerdi. Cep telefonları ve kameralarla o anları kaydeden aileler, bu tür sosyal etkinliklerin ilçedeki birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdiğini ifade etti. Etkinliğe katılan vatandaşlar, organizasyonda emeği geçen sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, festivalin önümüzdeki yıllarda da büyüyerek devam etmesini istediklerini dile getirdi. Şenlik, çocuklara yönelik çeşitli ikramlar ve müzikli eğlencelerin ardından sona erdi. Ailesiyle birlikte şenliklere katılan Zümrüt Mintaş, "Güzel bir festival oldu. Bizim için bir sosyal etkinlik oldu. Geldik çocuklarla beraber vakit geçirdik. İlçenin bu etkinliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyorduk. Tam yerinde bir etkinlik oldu. Güzel vakit geçirdik. Uçurtma uçurduk ailece zaman geçirdik. Çok eğlendik" dedi. Çocuklarıyla birlikte şenliklere katılan Ömer Yılmaz ise "Bu çok güzel bir etkinlik. Çocuklar eğlendi, biz de mutlu olduk. Hafta sonu çocukları böyle bir yere çıkartmak lazımdı" dedi. Uçurtma şenliğinde çok eğlendiğini söyleyen Zelal Avşin Akın isimli kız çocuğu ise "Uçurtma şenliğine geldik. Çok eğlendik. Bize uçurtma verdiler" dedi.