SAĞLIK - 09 Aralık 2025 Salı 09:12

Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı

A
A
A
Kış enfeksiyonlarına karşı bağışıklığı güçlendirecek gıdalar tüketin uyarısı

Kış aylarında artan enfeksiyon riskine karşı bağışıklığın güçlü tutulması gerektiğini belirten uzmanlar, protein, Omega-3, C ve D vitamini ile probiyotik gıdaların günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiği konusunda uyardı.


Uzmanlar, her öğünde protein tüketilmesi, haftada iki kez balık yenmesi, günlük C vitamini ihtiyacı için mevsim meyvelerinin tercih edilmesi ve kışın D vitamini takviyesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, yoğurt gibi probiyotikler ile soğan ve sarımsak gibi prebiyotiklerin bağırsak sağlığını desteklediğinin altını çizdi. Kışın su tüketiminin azaldığını belirten uzmanlar, günlük 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. Sarımsak, zerdeçal ve kırmızı-mor meyvelerin doğal bağışıklık güçlendirici etki sağladığını ifade eden uzmanlar, çocuklarda ise kahvaltının, protein tüketiminin ve kemik suyunun bağışıklık için önemli olduğunu aktardı.


"Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz"


Kış aylarında havaların soğuması ve kapalı mekanlarda daha fazla vakit geçirmeye bağlı artan enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirilmesinin çok önemli olduğunu belirten Medicana Konya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Bağışıklık sistemi savaşçıları, antikorları ve savaşçı hücrelerinin üretilmesi, taşınması için yeteri kadar besin ögesi ve enerjiye ihtiyaç duyar. Bu besinlerin dengeli ve mevsimine uygun gıdalardan alınması önemlidir. Protein almak çok önemli. Çünkü bağışıklık sistemi elemanlarının üretilmesi için ve taşınması için proteine ihtiyaç duyarlar. Yumurta, et, balık, kuru baklagiller; protein kaynaklarımız her öğünde mutlaka tüketilmeli. İkinci en önemli bağışıklık sistemi kuvvetlendirici Omega-3’ler. Omega-3 yağ asitleri antiinflamatuvar özellik taşıyor. Haftada iki gün mutlaka balık tüketmeliyiz. Mevsim balığına önem vermeliyiz. Balık tüketemeyenler Omega-3 takviyesi alabilir, ceviz, keten tohumu gibi kaynakları da kullanabilirler. Üçüncüsü C vitamini. Herkesin bildiği bağışıklık sistemi kuvvetlendirici. C vitamini deyince tabii ki aklımıza ilk önce portakal, mandalina gibi narenciyeler geliyor. Günde iki tane portakal, günlük C vitamini ihtiyacımız için yeterli. C vitamini depolanmayan bir vitamin olduğu için kilo kilo portakal, mandalina hastalık döneminde yememize gerek yok. Buna ek aynı zamanda yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, maydanoz, kırmızı ve yeşil bibere de C vitamini kaynağı olarak soframızda mutlaka yer vermeliyiz" dedi.


"Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz"


D vitamininin önemli bir vitamin olduğunu söyleyen Uzm. Dyt. Beyza Vural Öten, "Özellikle kış ayında güneşten D vitamini sentezleyemediğimiz için mutlaka takviye olarak kullanmamız gerekiyor. Ama buna ek yumurta ve yağlı balıklar da D vitamini kaynağı, bunları soframızdan eksik etmemeliyiz. Probiyotik ve prebiyotik gıdaları mutlaka tüketmeliyiz. Çünkü bağırsak sağlığımız ne kadar iyiyse bağışıklık sistemimiz de o kadar iyidir. Bağışıklık için önemli bir katkı sağlar bağırsaklar" ifadelerini kullandı.


"Günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz"


Su tüketiminin kışın çok unutulduğunu ama lenf sıvısının azalması, dehidrasyonun olması durumunda yine bağışıklık sisteminin düştüğünü ifade eden Beyza Vural Öten, "Lenf sıvısının içinde bağışıklık savaşçıları taşındığı için günlük 2-2,5 litre mutlaka su içmeliyiz. Kırmızı, mor meyveler antioksidan kapasitesi çok yüksek. Vücudumuzdaki atık serbest radikallerin süpürücü etkisini sağlayabilmesi için antioksidan kapasitesi yüksek koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı mor meyveler tüketmek gerekiyor. Bunlar mutlaka beslenmede olmalı. Sarımsak önemli bir antimikrobiyal gıda. Mutlaka tüketilmesi gerekiyor. İçerisinde allicin isimli bir madde var. Bu bağışıklık için çok kuvvetli bir etkiye sahip. Ezilerek tüketilmesini öneriyoruz. Her gün bir diş sarımsak tüketilebilir. Zerdeçal yine kurkumin içeriği nedeniyle iyi bir antienflamatuar gıda. Zerdeçal çorbalara katılabilir, çocuklara hazırlanan smoothielere katılabilir. Karabiberle birlikte etkisi, emilimi daha fazla artan bir baharat. Zerdeçalı soframızda mutlaka bulundurmalıyız" şeklinde konuştu.


"Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem de bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli"


Çocukların bağışıklık sisteminin desteklenmesi için kahvaltının çok önemli olduğunu vurgulayan Beyza Vural Öten, "Kahvaltıda mutlaka yumurta, tahin, pekmez bunlarla destekleyebiliriz. Yeşil yapraklı sebzeleri çocuklar çok tüketmekte zorlanabiliyor. Böyle durumlarda smoothie olarak meyve sularının içine karıştırabiliriz. Her gün mutlaka bir avuç içi büyüklüğünde yeşil yapraklı sebze çocukların tüketmesini öneriyorum. Buna ek çocuk beslenmesinde meyve tüketimi desteklenmeli. Çocuklar günde 2-3 porsiyon meyveye kadar tüketmeli. Kırmızı et tüketimi ya da balık tüketimi mutlaka olmalı. Çocuklarda hem büyüme gelişmenin yakalanması hem bağışıklık sistemi için protein tüketimi çok önemli. O yüzden yumurta, et, tavuk, balık mutlaka bunlar beslenmede olmalı. Balık haftada bir hatta iki kere olursa çok daha iyi olur. Balık tüketemeyen, kokusundan hoşlanmayan ya da tüketemeyen çocuklar Omega-3 takviyesi doktor kontrolünde kullanabilir. Buna ek lifli gıdalar, kompleks tahıllar, tam buğday, yulaf, çavdar gibi kompleks tahıllar yine bağışıklık sistemi için çocukların beslenmesinde olması gerekiyor. Çocukların hem bağışıklık sisteminin desteklenmesi, hem büyüme gelişmenin artması için kemik suyu tüketimi çok önemli. En kolay tüketilme şekli çorbalarını eklemek olabilir. Çünkü çocuklar çorba içmeyi genelde çok seviyorlar. Bu kemik suyu hazırlanırken de mutlaka içerisine karabiber, zerdeçal ekleyerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirebiliriz" diye konuştu.


(TH-FM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor Samsun’da 300’den fazla tarım ürününe zararı olan kahverengi kokarca zararlısına karşı ilaçlama çalışmaları sürdürülüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kahverengi kokarca zararlısının kışı geçirdiği ev, ahır, depo gibi kapalı alanların dış yüzeyleri ve çatıları, kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temin edilen biyosidal ilaç ve koruyucu ekipmanlarla ilçenin Şeyhli Mahallesi’nde ilaçlamalara başlandığını açıkladı. Yılmaz, kahverengi kokarcaların havaların ısınmasıyla beraber kışlıklarda hareketlenip dışarıya çıkmaya başladıklarını vurguladı. Sıcaklığın 17 dereceye ulaştığı döneme kadar kokarca zararlısının çıkışlarının devam edeceğini belirten Yılmaz, "Şu dönemde kahverengi kokarcalar çıkıp sahaya yayılmadan, tarım arazilerimize yayılmadan kışlaklarda onları imha etmek istiyoruz. Böylece daha az emek harcayarak, daha az ilaç kullanarak bu kokarcaları imha ederek, ürünlerimizde yapacağı zararın önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi. Kışlaklara girişte de ekim ayında mücadelenin yapıldığını, o dönemde 70 bin kışlağın ilaçlanmasının yapıldığını söyleyen Yılmaz, kışlak çıkışı da bu mücadelenin yapıldığını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısının bölgedeki önemli tarımsal ürünlere ciddi zararlar verdiğinin altını çizen Yılmaz, "Kokarca, ilimiz içinde son derece önemli ürün olan ve ekonomimize ciddi katkı sağlayan fındık başta olmak üzere çok sayıda tarımsal üründe, sebzelerde, fasulyede, mısırda, tüm ürünlerimizde zarar yapıyor. 300’den fazla üründe zarar yapan bir zararlı. Polifag ve istilacı bir tür, mücadele edilmediği takdirde çok ciddi zararlara neden olabiliyor ve mücadelesi topyekûn yapılmak zorunda. Bir kurumun bir başına yapacağı bir mücadele değil, tüm paydaşlarımızın bu mücadelenin içinde yer alması gerekiyor. Ve ilimizde şu an büyük oranda tüm paydaşlarımızın katılımıyla bu mücadele çalışmalarını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Kahverengi kokarca mücadelesiyle ilgili olarak sahada ekiplerimiz tarafından tüm ilçelerimizde zararlının tanınması, mücadelesinin ne şekilde yapılacağına dair eğitim yayın faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Yaptığımız eğitim toplantılarıyla üreticilerimizi bilgilendirmeye, mücadelenin başladığı tarihi, ne zaman başlayacağı, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Tabii, bunun dışında kışlak mücadelesinde biyosidal ürünler kullanılıyor. Bu biyosidal ürünlerin rastgele kullanılmaması gerekiyor. Bu ürünleri kullanacak arkadaşlarımızı da eğitime tabi tuttuk." Yılmaz, nisan ayında tamamlanacak kışlak mücadelesi sonrasında bitki koruma ürünlerini kullanarak bahçelerde ilaçlamaların sürdürüleceğini sözlerine ekledi.
Ankara Ramazan’da gençler AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği iftar ve sahur sofralarında buluştu AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Gençlik Kolları tarafından çeşitli noktalarda ikram dağıtımı ve iftar sofraları ile Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını belirterek, ’Gençlik Sofrası’ programı ile bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini, "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu, ayrıca 30 ilde GENÇNOKTA iftar çadırları kurulduğunu söyledi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, partinin 178. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen gençlik çalışmaları ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum yaptı. Gençlik Kolları’nın gelenekselleşen programlarından "İftara 5 Kala" etkinlikleri kapsamında iftara yetişemeyen vatandaşlara destek sağlandığını belirten İbiş, şehirlerin yoğun ve trafik ışıkları olan 7 bin farklı noktasında mobil ikramlarla toplam 1 milyon 175 bin iftariyeliğin vatandaşlara ulaştırıldığını ifade etti. Ramazan öncesinde başlatılan ve gençlerle AK Parti Genel Başkan Yardımcılarını, bakanları ve milletvekillerini buluşturan program serisinin Ramazan ayında da sürdürüldüğünü belirten İbiş, Türkiye genelinde 750 noktada düzenlenen buluşmalarda 255 bin gençle bir araya gelinerek istişare ve paylaşım ortamının güçlendirildiğini dile getirdi. İbiş, ‘Gençlik Sofrası’ programı çerçevesinde 81 il ve 922 ilçede bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini söyledi. "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede gerçekleştirilen organizasyonlarda 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu ifade eden İbiş, gençlerin iftar sonrasında bir araya geldiği sosyal alanlar haline getirildiğini vurguladı. 30 ilde kurulan GENÇNOKTA iftar çadırlarının da gençlerin bir araya geldiği buluşma alanları arasında yer aldığını belirten İbiş, iftar sonrasında gerçekleştirilen buluşmalar ve çeşitli etkinliklerle gençlerle doğrudan iletişim kurulduğunu vurguladı. İbiş, Türkiye genelinde 3 bin noktada 475 bin ikram dağıtımı yapılarak Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını ifade ederek, Genel Merkez Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Geçmişten Günümüze AK Gençlik İftarı" programı ile önceki dönemlerde görev almış teşkilat mensuplarıyla mevcut kadroların bir araya geldiğini ifade etti.
İstanbul Hakan Çalhanoğlu: "Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak" A Milli Futbol Takımı’nın başarılı futbolcusu Hakan Çalhanoğlu, tek hedefinin kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak olduğunu ve bunu da 24 yıl sonra başaracaklarına inandığını söyledi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup ederek final etabına kaldı. Milliler, finalde Slovakya - Kosova mücadelesinin galibiyle karşılaşacak. Romanya müsabakasının ardından kırmızı-beyazlı takımın kaptanı Hakan Çalhanoğlu da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor" İlk maçı sorunsuz atlattıkları için çok mutlu olduklarını belirterek sözlerine başlayan milli futbolcu, "Üzerimizde bir yük var, bunu hissediyoruz. 24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor. Aynı şekilde biz de öyle. Bu maçı atlattığımız için çok mutluyuz. Son maç kaldı. İnşallah o maça da iyi hazırlanacağız. Şu an en önemlisi iyi dinlenmek, iyi hazırlanmak. Zaten şimdi Riva’ya gittiğimizde rakibi analiz edeceğiz. Şimdilik çok mutluyuz ama daha henüz bir şey bitmedi" ifadelerini kullandı. "Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi" Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın Romanya maçının kolay geçmeyeceğini kendilerine söylediğini hatırlatan Çalhanoğlu, "Herkesin beklentisi 3-0, 4-0’dı ama öyle bir maç olmayacağını biz de biliyorduk. Romanya Milli Takımı iyi bir takım. Eski hocamız orada çalışıyor. Her oyuncuyu tanıyor. Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi. Takım motive, çok pozitif. Soyunma odasındaki durum da çok güzel her zamanki gibi. Zaten çoğu şeyi görüyorsunuz, aynı şekilde devam ediyor. Bu mutluluğu kaybetmek istemiyoruz. Devamını yaşatmak istiyoruz hem kendimize hem milletimize" şeklinde konuştu. Hakan, ‘Play-off finalinde hangi takımı rakip olarak görmek istersin?’ sorusuna da, "Hangi rakip olursa olsun önemli değil. Önemli olan o finale iyi hazırlanmak" cevabını verdi. "103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum" Kırmızı-beyazlı formayı 103. kez sırtına geçiren Hakan Çalhanoğlu, duygularını şu şekilde aktardı: "Milli takım sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum; hocalarıma, tüm ağabeylerime.. 103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum, çok da gururluyum. İnşallah daha niceleri olur. Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak. Tek eksiğim de bu mili takımda şu an. İnşallah nasip olur. Takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Tüm kardeşlerimin eline, ayağına, yüreğine sağlık. Hepsi bana yardımcı oluyorlar. İnşallah oraya katılırsak güzel bir turnuva olacağına inanıyorum. Çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da güzel bir turnuva yaşadık. Oraya katılalım, ondan sonrasına bakarız."