ASAYİŞ - 05 Ocak 2026 Pazartesi 12:47

Karısını öldüren zanlı: "Keşke ben ölseydim, ne yapsam telafisi olmuyor artık"

A
A
A
Karısını öldüren zanlı: "Keşke ben ölseydim, ne yapsam telafisi olmuyor artık"

Konya’da tartıştığı karısını bıçaklayarak öldürdükten sonra tutuklanan zanlının yargılanmasına başlandı. Katil zanlısı koca duruşmada, "Çok pişmanım, keşke ben ölseydim. Ne yapsam telafisi olmuyor artık" diye konuştu.


Olay, 25 Mayıs 2025 Pazar günü akşam saatlerinde merkez Karatay ilçesi Araplar Mahallesi Demirlihan Sokak üzerinde bulunan bir sitede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 43 yaşındaki İzzet Ö. ile 3 çocuğunun annesi Nurhan Öner (42) arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi sonrası İzzet Ö., karısını bıçakladı. Katil zanlısı kocanın "Eşimi bıçakladım" ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olayda Nuran Öner hayatını kaybederken, karısının başında bekleyen İzzet Ö. gözaltına alındı. Zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamenin Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından karısını öldüren sanık İzzet Ö.’nün yargılanmasına başlandı. 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya sanık İzzet Ö. ile olayda hayatını kaybeden Nurhan Öner’in yakınları ve taraf avukatları katıldı.


"Keşke ben ölseydim, ne yapsam telafisi olmuyor"


Davada söz verilen sanık İzzet Ö., maddi zorluklar yaşadıkları için arada eşi Nurhan Öner ile kavga ettiklerini anlatarak, "İstanbul’dan Konya’ya taşındıktan sonra geçimsizliklerimiz burada da devam etti. Olay günü eve kimlerin gelip gittiğini öğrenmek istediğim için kamera taktıracağımı söylemem üzerine eşim bana abisinin geldiğini söyledi. Ben bu duruma karşı çıktım ve tekrar kavga başladı. Aramızda fazla küfürleşmeler oldu. Eşimin bu sırada telefonuna ses kaydı almaya başladığını görünce telefonu aldım ve mutfaktan aldığım bıçakla telefona zarar verdim. Eşim bana vurmaya başladı. Elimde bıçakla eşimle kavga etmeye devam edince ’polis çağırın’ diye bağırıyordu. Bir anda her şey bitsin diye eşimi bıçakladım. Sonra durumu 112’yi arayıp bildirdim. Olay nedeniyle çok pişmanım, keşke ben ölseydim, ne yapsam telafisi olmuyor" diye konuştu.


Olayda hayatını kaybeden Nurhan Öner’in abisi Kazım Çamurcu, "Kız kardeşimle telefonda görüntülü konuşurken, elinde ve yüzünde darp izlerinin olduğunu görüyordum. Çocuklar benim evimde kalıyor. Onlar da babasının, annesini darp ettiğini söyledi. Kardeşimi öldüren kişiden şikayetçiyiz ve en ağır cezayı almasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "En düşük emekli aylığına ilişkin TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürütüyor" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük emekli aylığının artırılması konusunda TBMM AK Parti Grubu tarafından bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, "En düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek ve yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra da bunu kamuoyuyla paylaşacaklar" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kamuoyuna tanıtılan ‘Gençliğin Üretim Çağı’ (GÜÇ) programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, programın Türkiye’nin üretim kapasitesini artıracağını ve küresel rekabet gücüne önemli katkılar sunacağını vurguladı. Projenin gençler için gelecek vizyonu oluşturacak şekilde titizlikle tasarlandığını belirten Bakan Işıkhan, GÜÇ programının Türkiye’nin istihdam hamlesinde yeni bir dönemi başlattığını ifade etti. Programın temel amacının gençleri iş gücü piyasasına sağlam temellerle kazandırmak olduğunu kaydeden Işıkhan, "Çalışma Bakanlığı olarak bu projeye başlarken gençlerimizin gelecek vizyonuna önemli katkılar sağlayacak bir yapı tasarladık. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak bizim en önemli hedefimizdir. GÜÇ programı, gençliğe holistik yani bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, eğitimden istihdama, stajdan ilk işe giriş sürecine kadar her aşamayı kapsayan bir projedir" ifadelerini kullandı. "’Gençler bugünümüzdür’ diyoruz" Işıkhan, gençlere yönelik sunulan hizmetlerde ve kamu anlayışında köklü bir değişikliğe gittiklerine dikkati çekerek, "Biz bunu biraz daha ileriye taşıyor ve ’Gençler bugünümüzdür’ diyoruz. Çünkü bugünden başladığımız takdirde gençlerimizin gelecek vizyonuna ve hedeflerine gerçek anlamda katkıda bulunabiliriz" diye konuştu. Programın ayrıntılarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 5 proje başlığı altında açıklandığını hatırlatan Işıkhan, meslek liselerinden üniversitelere kadar geniş bir yelpazede gençlerin yeteneklerini doğru zamanda ve doğru alanlarda değerlendirmek için çaba harcadıklarını bildirdi. GÜÇ sloganıyla hayata geçirilen bu istihdam hamlesinin, gençlerin potansiyelini doğrudan üretime dönüştüreceğini sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Burada aslında bu programda dinamizmi yakalamak çok önemli. Ve kamu kurumlarını da gençlerimizin bu enerjisine, dinamizmine ayak uyduracak şekilde yeniden kurguladık. Bazen gençlik kamu kurumlarının önünde olabiliyor, bazen geride kalabiliyor. Biz bunu fark ettik ve gençlerimizin yanında olmayı, her zaman onlara destek vermeyi bir ilke olarak benimsedik. GÜÇ programı da aslında bu temel başlangıç noktalarından başladığını söyleyebiliriz. Bu bizim için çok önemli; üzerinde yaklaşık 6 aydır çalıştığımız bir projeydi. Bugün de Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın katılımıyla kamuoyuna paylaştık. Aynı zamanda gençlerimiz için şu an ekranları başında TRT Haber’de bizi izleyen gençlerimiz ve onların ailelerinin de biraz kulak kabartmalarını istirham edeceğim. Çünkü artık gençlerimize yönelik farklı bir döneme doğru gidiyoruz. Değişim çağı diyoruz, GÜÇ üretim çağıdır. Artık gençlerimizi biraz daha fazla istihdama katmamız gerektiğini düşünüyoruz." Işıkhan, ’usta-çırak’ kavramını kamu kurumlarında gerçekleştirdikleri İŞKUR Gençlik Programı ve İUP (İşgücü Uyum Programı) kapsamında uyguladıklarını dile getirerek, "Esnek bir çalışma modeli uyguluyoruz ve kontenjanlarımızı kamu kurumlarımız, valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımızın ihtiyaç duyduğu niteliklere göre belirliyoruz ve kontenjanları veriyoruz. Eğer biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak esnek bir model uygulamazsak, uygulayamazsak bu bizim için ciddi anlamda risk ortaya çıkarır. Nasıl bir risk ortaya çıkaracaktır? İşsizlik oranımızın gittikçe artacağı bir vizyon olabilir. Bunu önlemek için de sürekli tek bir hedefimiz var; üretim, üretim ama bu üretime inşallah güçle birlikte gençlerimizi dahil edeceğiz ve artık hızlı tren gibi Allah izin verirse Türkiye Yüzyılı’nın aşamalarını hem vatandaşlarımıza hem de milletimize sunma fırsatı bulacağız inşallah" dedi. "Genç nüfusun azalması, üretime girecek gençlerin sayısının azalması demektir" Türkiye’de demografik bir dönüştüğünü ve bu demografik dönüşümde kadınların doğurganlık oranının gittikçe düştüğünü kaydeden Işıkhan, Türkiye’nin genç nüfus potansiyelinin 10 ile 15 yıl sonra sonlanabileceğini aktardı. Işıkhan, bu demografik projeksiyonları gördüklerini ve buna göre hareket etmek zorunda olduklarını da söyleyerek, "Bu bir risk midir? Risktir. Fırsat mıdır? Bu fırsatı ya biz olumluya çevireceğiz ya da olumsuz şekilde kalacak, bu da bizim Allah korusun hani genç nüfus oranımızın azalması ve üretime girecek gençlerin sayısının azalması demektir. Şimdi Batı Avrupa ülkelerinde; Almanya, Belçika başta olmak üzere istihdama girecek genç nüfus oranı o kadar az ki yok. Yani istese de bulamıyor. Ne yapıyor bu ülkeler? Yurt dışından yabancı iş gücüyle temin ediyor. Bu da bir yöntem ama kendi vatandaşımız, kendi gençlerimizin iş gücü piyasasına girmesi daha anlamlı, daha önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Staj bulamıyorum mazeretini ortadan kaldıracağız" Işıkhan, staja gönderilen çocukların ücret ve prim maliyetlerini devletin karşıladığını söyleyerek, "İşverenlerimizin, gerek kamu gerek özel sektörün kapılarını açmalarını bekliyoruz. Zaten zorunluluk var bazı kamu kurumlarında. Bu yüzden gençlerin de artık "staj bulamıyorum" mazeretini ortadan kaldırmış olacağız. Ve gençlerimizi meslek liselerinin son sınıfındayken, meslek yüksekokullarının son sınıfında ya da üniversitenin son dönemindeyken staj yerleriyle buluşturacağız" dedi. "‘Geleceğin Mesleği Programı’nı 81 ili baz alarak, orada gençlerimizle birlikte bu programların tanıtımını gerçekleştireceğiz" ‘Geleceğin Mesleği Programı’nın önemine de değinen Işıkhan, "Burada da 3 yıl içinde tabii, 750 bin gence ulaşmayı hedefliyoruz. Burada bireysel kariyer rehberliği sunuyoruz, CV hazırlama ve işverenlerle bir araya getireceğiz. Kariyer fuarlarımız olacak. İnşallah bu projemizi de 81 ili baz alarak, 7 bölgede illeri belirleyeceğiz ve orada gençlerimizle birlikte bu programların tanıtımını gerçekleştireceğiz" bilgisini paylaştı. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlere (NEET) yönelik ‘İşe İlk Adım’ projesini uygulamaya başlayacaklarını bildiren Işıkhan, "İlk kez işe giren 18-25 yaş arasındaki gençlerimizin asgari ücrete kadar olan desteğini, primlerini biz ödüyoruz. Devlet olarak bizler ödeyeceğiz. 3 yılda da inşallah 750 bin gencimizin istihdama kazandırılmasını hedefliyoruz. Burada ayırdığımız bütçe 215 milyar lira olacak" ifadelerini kullandı. "En düşük emekli aylığına ilişkin TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürütüyor" Bakan Işıkhan, en düşük emekli aylığında bir düzenleme olup olmayacağına ilişkin soruları da cevaplayarak, "TBMM AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürüttüğünü paylaşmak isterim. Kamuoyumuzla hem emekli vatandaşlarımızla emektarlarımızla ilgili toplantılar da yapıldıktan sonra konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını son dakika haberi olarak bunu vermemde bir sakınca yok. Artık en düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek ve yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra da bunu kamuoyuyla paylaşacaklar. AK Parti grubu toplanacak kendi değerlendirmelerini çalışmalarını yapacaklar ondan sonra da kısa süre içerisinde olacağını düşünüyorum meclisimize sunup mecliste çünkü yasal boyuta dönüştürmemiz gerekiyor. İnşallah o da emeklilerimize emektarlarımıza hayırlı olur" şeklinde konuştu. "Haziran ayında durumu kötü olan vatandaşlarımızın düşük emekli aylıklarında gelir desteğini daha da artırmamız söz konusu" Emekliler içerisinde en zengin kişiden, kötü durumda olan emeklilerin olduğunu fakat Bakanlık olarak her kesime eşit yaklaşmak durumunda olduklarını belirten Işıkhan, "Şimdi öyle bir sistem kurgulayalım ki Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda da biz bunları tartışıyoruz Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın vermiş olduğu sosyal yardımlar var sosyal destekler var çok önemli. Ama biz burada öyle bir model geliştirmek gayretindeyiz ki inşallah yakın zamanda belki Haziran ayında 2026 yılı içerisinde bu en düşük emekli aylığı durumu kötü olan vatandaşlarımıza bu gelir desteğini daha da artırmamız söz konusu oluyor böyle bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Yani ama bunun nihai kararını tabii mecliste hep birlikte çalışarak diğer bakanlıklarımızla da Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda hep birlikte masaya yatırarak bu en düşük emekli aylığıyla ilgili kalıcı ne yapabiliriz onun gayreti içerisindeyiz" dedi. "Yaşlılarımıza maddi destek sağlayacağız" Yaşlı nüfusun arttığını ve buna yönelik adımlar atıldığını kaydeden Işıkhan, "Aslında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın sunmuş olduğu bakım hizmetiyle Sağlık Bakanlığımızın sunmuş olduğu sağlık hizmetlerinin bir bileşeni olarak düşünelim. Biz buralardan yararlanan vatandaşlarımıza, yaşlı vatandaşlarımıza, emeklilerimize maddi destek sağlayacağız, sigorta kapsamına alacağız ve hangi ihtiyaç türü, muhtaçlık durumuna göre nasıl bir bakım aldıysa o bakımın maliyetini karşılayacağız. Uzun süreli bakım sigortasını biz öncelikle Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun gündemine getireceğiz. Biz hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Bu alanda sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, uygulamada bulunan profesyonellerin tüm paydaşların desteğini ve görüşünü almak zorundayız yakın bir zamanda. Genel Sağlık Sigortası’nda nasıl tüm nüfusu bir sosyal güvence şemsiyesine aldıysak, burada da uzun süreli bakım sigortasıyla hem aileleri hem de yaşlı vatandaşlarımızı biz bu sosyal güvenlik şemsiyesi altına almak zorundayız" diye konuştu. "Borçlu belediyelerden 62,7 milyar lira tahsilat yapıldı" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16 Temmuz 2024 tarihinde belediyelerin borçlarını ödemeleri konusunda bir çağrı yaptığını ve o çağrıya uyan belediyelerle ödeme planlarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Işıkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Biz her zaman sosyal diyalogdan yana olduk, hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin; onun özellikle altını çizmek istiyorum. Çünkü ben Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sürdürülebilirliğinden sorumlu bir bakan, bir kardeşinizim. Eğer biz bu tahsilatı gerçekleştiremezsek, havuzu iyi bir şekilde işletemezsek burada krizlerle karşı karşıyayız. 250 milyara yaklaştı. Birçok belediye, örneğin 161 belediye 33 milyar 600 milyonluk borcu için 226 adet tecil talebinde bulunan belediyelerimiz de oldu. Biz hala kapımızın açık olduğunu tekrar sizin aracılığınızla da vurgulamak istiyorum. Aksi takdirde tecil ve e-mevduat haczi işlemlerini başlatmak zorundayız. Çünkü bizim burada sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için de gelire ihtiyacımız var. En son 62,7 milyar tutarında bir tahsilat gerçekleşti bu rakamların dışında." "Bir ilacı daha geri ödeme listesine alıyoruz" Geri ödeme listesine eklenen ilaçlara ilişkin de konuşan Işıkhan, yeni bir ilacın daha geri ödeme listesine alındığını bildirerek, "6 Ocak 2026 itibarıyla geri ödeme listesinde 8,476 adet yurt içi ruhsatlı şeylerimiz var. Bunları kapsam içine alıyoruz. Bu yıl da özellikle not aldım: Enzim eksikliğiyle gelişen Fabry hastalığı tedavisinde oral kullanım kolaylığı sağlayacak olan ilaca da hastalarımızın erişimine sunacağız. Bunu da inşallah geri ödeme kapsamına alacağız. Ocak ayındaki ilk geri ödeme listesine aldığımız ilacı da kamuoyuyla, vatandaşlarımızla paylaşıyoruz" açıklamasında bulundu.
Bursa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "Bunlar bizi asla yıldıramaz, yıldırması da mümkün değildir" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendisine yönelik fiziki saldırı girişimiyle ilgili, "Kişisel bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. Bunlar bizi asla yıldıramaz, asla yıldırması da mümkün değildir" dedi. Bursa’da vatandaşların talep ve önerilerini dinlemek, sorunları yerinde tespit edip hızlı çözümler üretmek amacıyla başlatılan ‘Başkan Bozbey Burada’ projesinin, son durağı Yıldırım ilçesi oldu. Büyükşehir Belediyesi’nin tüm yönetim kadrosu ile birlikte ilçeye çıkarma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gün boyunca toplumun tüm kesimleriyle bir araya geldi. İlerleyen saatlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey ile görüşmek istediği öne sürülen kişi, saldırı girişiminde bulundu. Yumrukla başkana saldırmak isteyen kişi, polis ve zabıta ekipleri tarafından etkisiz hale getirildi. Yumrukla saldırmak isteyen kişi gözaltına alındı. Saldırı sonrası mahalleden ayrılmayan Bozbey, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Saldırı girişiminde bulunan şahsı tanıdıklarını kaydeden Bozbey, "Bugün Başkan Bozbey Burada projesi kapsamında Değirmenönü semt pazarında hep beraber güzel güne güzel başladık. Sabahtan kaymakamımızı ziyaret ettim. Yine bu bölgede yapılacak olan işlerimizi, hizmetlerimizi kaymakamımızla paylaştık. Ardından Yıldırım Belediye Başkanımızı ziyaret ettim. Onunla yine Yıldırım’ın durumunu, gelecekle ilgili projelerimizi paylaştık. Ardından muhtarlarımızla bir araya geldik ve muhtarlarımızın sorunlarını, eleştirilerini, önerilerini aldık. Sonrasında da yani sizlerle buluşmaya geldik. Burada da günü sizlerle paylaşırken maalesef menfur bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. İlçe başkanımızla birlikte aynen bulunduğumuz ortamda sizlere, hemşehrilerimize hitap ederken, hemşehrilerimizle hem geçmişi hem geleceği paylaşırken, özellikle bölgemizde yaptığımız hizmetleri paylaşırken menfur bir saldırı, kişisel bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. Bunlar bizi asla yıldıramaz, asla yıldırması da mümkün değildir. Özellikle şunu söylemek istiyorum muhtarımız, hemşehrilerimiz çok üzüldü, farkındayım. Gerçekten hepsinin farkındayım. Ben de üzülüyorum. Ancak şunu hemşehrilerimiz bilsin ki bu bölge insanı da Bursalının her biri de bizim için kıymetlidir, bizim için değerlidir. Bugün, hiçbir hemşehrimizin böyle bir hakarete, böyle bir olaya tanık olmasını asla istemem. Çünkü insanız, insan olan ve insanlık düşüncesi olan her bir kişi birbirine sarılır. Tartışabilir, varsa sıkıntısı onu dile getirebilir. Eleştirisi varsa eleştirisini dile getirebilir. Konuşabilir. Ancak fiziki müdahaleye gelince bu insanlık dışına çıkmak demektir. Biz asla, asla insanlık dışına çıkan kişileri asla tasvip etmiyoruz ve onların bir daha böyle bir duruma gelmesine de asla izin vermemeliyiz" dedi. "Bildiğimiz, tanıdığımız bir kimlik, daha önceki vukuatlarını da biliyoruz. Onun için bunları emniyetimizle paylaştık. İlgililerle görüştük" ifadelerini kullanan Bozbey, "İzniniz olursa yine bir hastane ziyaretimiz olacak. Bende bir şey yok ama yine de bir tetkik yapalım diyorlar. Çünkü darbeden kaynaklı sağ tarafta herhalde farkında değilim ama kaçarken mi oldu, bir şey mi oldu, o anda farkında değiliz. Bu sebepten kaynaklı izninizi isteyeceğim. Ancak şunu söyleyeyim. Bizi bu tür olayların yıldırması mümkün değil. Ben bu kentte 20 sene Nilüfer’de, iki seneye yakında burada, 22 sene sizlerle birlikte, sizlerin yanında, pazarda, çarşıda, kahvede sürekli beraber olduk. Beraber çok şey paylaştık. Ben hemşehrilerimin hizmetinde, hemşehrilerimin karşısında dik duran, onun sorunlarını hemşehrilerimle birlikte, onların sorunlarını kendine dert edinen ve çözüm konusunda proje üreten o anlayışta biriyim. Onun için bizi bu olayların yıldırması asla mümkün değil. Tam tersine bizi daha fazla hizmet etmeye, daha fazla işlerimizi, hizmetlerimizi vatandaşımıza götürmeye teşvik eder" diye konuştu. Basın açıklamasında CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, saldırıya uğrayan Bozbey’i yalnız bırakmadı.