SAĞLIK - 12 Aralık 2025 Cuma 11:19

Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı

A
A
A
Kanser tedavisinde en önemli adım erken tanı

Kanser vakaları dünya genelinde hızla artarken uzmanlar, hastalıkta hayat kurtaran en önemli adımın erken tanı olduğu konusunda uyarıyor. Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser tanısı alan hasta bulunduğunu belirterek, tarama ve kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.


Dünyada her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olan kanser hastalığı, hızla artan vaka sayılarıyla küresel bir sağlık tehdidi olmaya devam ediyor. Hastalıkta en kritik unsurun erken tanı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, toplumun tarama programlarına yönelmesi gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar özellikle sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon gibi çevresel etkenlerin giderek arttığını, kanserin artık sadece ileri yaşlarda değil, daha genç kişilerde de görüldüğünü belirtiyor.


Kanserin vücutta kontrolsüz bir şekilde çoğalan hücrelerin ve bunun tamir mekanizmalarında bozulma sonucu oluşan genel bir hastalık türü olduğunu söyleyen Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Kanser tüm dünyada hızla artış gösteriyor. Dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni tanı alan hasta bulunuyor. Bunlardan da her yıl yaklaşık 10 milyon kişi hayatını bu hastalıktan dolayı kaybediyor. Dünyada ölüme bağlı nedenlerde kalp hastalıklarından sonra ikinci en sık hastalık kanser hastalığı. Bu nedenle de erken tanı bu hastalıkta önemli. Burada tanıda ve etiyolojide nedenleri açısından bakacak olursak özellikle çevresel ve genetik faktörler rol oynuyor. Çevresel faktörlerde de sigara, alkol, obezite, hareketsizlik, radyasyon, bazı enfeksiyöz nedenler rol alıyor. Tanıda da daha çok şikayet olarak hastalarımıza halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, bulantı, kusma, vücudun herhangi bir yerden olan kanamalar, daha çok şikayetler bu şekilde oluyor. Bu tür şikayetleri olan hastaların vakit kaybetmeden en yakın sağlık merkezine başvurmaları gerekmektedir" dedi.



Erken tanı için tarama ve kontroller önemli


Şikayet olmasa da özellikle tarama ve erken tanı açısından KETEM’de 3 kanser türünde tarama yapıldığını belirten Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Bunlardan birincisi meme kanseri. 40 yaş sonrasında kadınlarda yıllık klinik meme muayenesi ve 2 yılda bir mamografi kontrolü, rahim ağzı kanseri açısından da 30 yaş sonrasında özellikle 5 yılda bir smear testi ve HPV DNA testi yapılmaktadır. Yine kolorektal kanserler açısından yani kalın bağırsak kanserleri açısından da 50 yaş sonrasında 2 yılda bir gaita gizli kan testi yapılmaktadır. Bunları erken tanı açısından, şikayeti olmasa da kişilerin yaptırması gerekiyor. Tedavi açısından da cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hormonoid tedaviler gündeme geliyor. Biz, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde güncel tedavileri uygulayabilmekteyiz. Onkoloji Kliniğimiz de burada mevcut. Orada da radyoterapi hizmeti veriliyor. Teşhis amaçlı da kan tahlilleri, röntgen, ultrason, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri yapılabilmektedir. Kesin tanı amaçlı biyopsi bizim için önemli. Patoloji tarafından kanser tanısı kesin olarak orada konulmaktadır. Bunun dışında yine son dönemlerde olan genetik ve moleküler testler de özellikle kanser tanısında ve tedavi konusunda bize yardımcı olmaktadır. Hedefe yönelik tedaviler dediğimiz sağlıklı hücrelere etki etmeyen, kanser hücreleriyle savaşan tedaviler açısından da bu testler önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.



"Kanser, çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor"


Koruyucu önlemler açısından çevresel nedenlerden uzak durmak gerektiğini ifade eden Uzman Dr. Aziz Kurtuluş, "Sigarayı bırakmak, alkolü bırakmak, düzenli egzersiz, uygun bir diyet programı ve erken tanı, tarama açısından da KETEM’lerde bu taramalarımızı yaptırmamız kanser hastalığını önlemek açısından büyük rol oynuyor. Tıp onkolojisi olarak daha çok 18 yaş ve üstüne hizmet vermekteyiz. Kanser hastaları daha çok 50 yaş ve sonrasında görülmekte ama artık günümüzde çevresel faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda gözükebiliyor. Çocukluk çağında da maalesef bu hastalık ortaya çıkmakta ama orada daha çok genetik faktörler rol oynamakta. O tür durumlarda çocukta belirti, şüpheli bir durum olduğu zaman en erken dönemde yine sağlık merkezine başvurmakta fayda var" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Güzelyurt’un sorunlu kanalizasyon hattı yenileniyor Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde sık sık arızalara neden olan eski kanalizasyon hattını yenilemek için çalışma başlattı. Doktor İbrahim E rdemir Caddesi ile 5801 Sokak kesişimi ve devamında yürütülen çalışmalarda toplam 210 metrelik kanalizasyon hattı modern sistemle yenileniyor. Manisa genelinde altyapı yatırımlarını sürdüren MASKİ Genel Müdürlüğü, kullanım ömrünü tamamlayan ve arızalara yol açan eski hatları yenileyerek daha sağlıklı bir altyapı sistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde başlatılan çalışmayla, çökmeler ve kırıklar nedeniyle sorun oluşturan mevcut kanalizasyon hattı tamamen yenileniyor. Ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında bölgede 210 metrelik kanalizasyon hattı imalatı gerçekleştiriliyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte mahallede yaşanan altyapı sorunlarının giderilmesi ve kanalizasyon sisteminin daha verimli çalışması amaçlanıyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanı Şahika Orhan, il genelinde altyapı sorunlarını kalıcı olarak çözmek için çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirtti. Orhan, "Yunusemre ilçesi Güzelyurt Mahallesi’nde eski kanalizasyon hattında çökmeler ve kırıklar meydana gelmişti. Vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları gidermek amacıyla bölgede 210 metrelik kanalizasyon hattını yeniliyoruz. Çalışmalarımız tamamlandığında mahalledeki altyapı daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde hizmet verecek." dedi.
Ankara Bakan Işıkhan: "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azaldı" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından Orta Vadeli Program (OVP), Ulusal İstihdam Stratejisi (UİS) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikaların etkisine değinerek 2025 yılındaki başarılara yönelik açıklama yaptı. İşsiz sayısının 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi olduğunu ifade eden Işıkhan, kadınlarda işsizlik oranının, bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 11,3’e gerilediğini bildirdi. Aynı zamanda Işıkhan, genç nüfusta işsizlik oranının, 1 puan azalarak 2005 yılından beri en düşük seviyesi olan yüzde 15,3’e gerilediğini açıkladı. "İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azaldı" Bakan Işıkhan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Programımız (OVP), Ulusal İstihdam Stratejimiz (UİS) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle 2025 yılında önemli başarılara imza attık. Geçtiğimiz yıl yüzde 8,3 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi. İşsiz sayısı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 147 bin kişi azalarak 2 milyon 966 bin kişi oldu. Aynı dönemde kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 11,3’e geriledi. Genç nüfusta işsizlik oranı, 1 puan azalarak 2005 yılından beri en düşük seviyesi olan yüzde 15,3’e geriledi. Kadınların ve gençlerin çalışma hayatına katılımlarını artırmak için yürüttüğümüz programlarımızın olumlu sonuçlarını her geçen gün daha fazla almaya devam edeceğiz. İstihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 566 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 49; işgücü 35 milyon 533 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 53,5 olarak gerçekleşti. İşgücümüz ve çalışma hayatımız güçlendikçe Türkiye güçlenecek. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ekonomi modelimizin parolası olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımızı uygulamayı sürdüreceğiz. Türkiye Yüzyılı bu temeller üzerinde yükselecek."
İstanbul Enerjisa Enerji Genel Kurulu’nda yatırım ve sürdürülebilir temettü vurgusu Elektrik dağıtım ve perakende şirketi Enerjisa Enerji, 2025 Olağan Genel Kurul Toplantısı’nı 25 Mart tarihinde Sabancı Center’da gerçekleştirdi. Genel Kurul’da sürdürülebilir temettü politikası doğrultusunda hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımının 2026 yılı içerisinde tamamlanması kararlaştırıldı. Enerjisa Enerji Olağan Genel Kurul toplantısında, şirketin 2025 yılı güçlü operasyonel ve finansal performansı değerlendirilirken; yatırım odaklı büyüme yaklaşımı, 2026 yılı stratejik öncelikleri ve uzun vadeli değer oluşturma perspektifi hissedarlarla paylaşıldı. Yapılan açıklamaya göre şirket, 2025 yılında gerçekleştirdiği 23,5 milyar TL’lik yatırımla, Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesine önemli katkı sağladı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklere rağmen şirket, 2025 yılında güçlü finansal ve operasyonel performansını sürdürdü. Şirketin faaliyet geliri yıl sonunda 58,3 milyar TL’ye ulaşırken, enerji altyapısının güçlendirilmesi ve modernizasyonu kapsamında toplam 23,5 milyar TL yatırım gerçekleştirildi. Genel Kurul’da ayrıca şirketin kâr payı dağıtım önerisi de onaylandı. Buna göre, baz alınan net kârın yüzde 63’üne karşılık gelen hisse başına 5,08 TL temettü dağıtımı kararlaştırıldı. "Yatırım odaklı büyüme ve sürdürülebilir temettü performansımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, Genel Kurul’a ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Küresel belirsizliklerin ve zorlu makroekonomik koşulların etkili olduğu bir dönemde, güçlü operasyonel yapımız ve disiplinli yaklaşımımız sayesinde yatırım odaklı büyümemizi sürdürürken, paydaşlarımıza sürdürülebilir temettü performansı sunmaya devam ediyoruz. Enerji sektöründe yaşanan dönüşüm; değişen talep ve arz dengeleriyle birlikte daha esnek, daha dayanıklı ve geleceğe hazır sistemleri zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda, yalnızca bugünün değil, yarının ihtiyaçlarını da karşılayacak bir perspektifle hareket ediyoruz. Hayata geçirdiğimiz altyapı yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji sistemini daha güçlü ve dayanıklı hale getirirken; ekonomik büyümeyi destekleyen, kesintisiz ve güvenilir enerji arzını mümkün kılan bir yapı inşa ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de yatırım disiplinimizden ödün vermeden, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmeye ve enerji dönüşümüne yön veren bir oyuncu olmaya devam edeceğiz. Bu yaklaşımımızla, tüm paydaşlarımız ve yatırımcılarımız için öngörülebilir, sürdürülebilir ve güvenilir bir değer oluşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz."