POLİTİKA - 30 Ekim 2025 Perşembe 16:39

Başkan Altay: "Muhtarlarımızla hangi yola çıktıysak Allah’ın izniyle onu başardık"

A
A
A
Başkan Altay: "Muhtarlarımızla hangi yola çıktıysak Allah’ın izniyle onu başardık"

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin 31 ilçedeki muhtarlara yönelik düzenlediği "Gönüllü İtfaiyecilik Eğitim Toplantısı" gerçekleştirildi.


Selçuklu Kongre Merkezi’nde Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda ilk olarak en fazla yangına müdahale eden üç muhtar duygularını paylaştı.



"Adeta bizim uç beylerimizsiniz"


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın coğrafi olarak Türkiye’nin en büyük şehri olduğunu, 42 bin kilometrekarelik alanda bin 138 mahalleye hep birlikte hizmette bulunduklarını vurguladı. Özellikle muhtarların hizmet alanlarında önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Vatandaşlarımızla diyaloğun oluşturulması, ihtiyaçların tespit edilmesi, mahalledeki problemlerin bize bildirilmesi, garip gurebanın gözetilmesi gibi kutsal bir görevi yürütüyorsunuz. Adeta bizim uç beylerimizsiniz. Sizden aldığımız bilgiler ve istişarelerle mahallelerimizde ve şehrimizdeki hizmetleri planlıyoruz. İnşallah bugün de Türkiye’ye örnek hayırlı bir işi, birlikte hem tanıtıp hem de bununla ilgili eğitimleri almış olacağız" diye konuştu.



"Hep üstüne koyarak, yeni şeyler üreterek, yapılanları iyileştirerek yolumuza devam ettik"


"Konya Modeli Belediyecilik" anlayışının önemine değinen Başkan Altay, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Biz son dönemde ‘Konya Modeli Belediyecilik’ diyoruz ama öncesinde de Konya, belediyecilikte her zaman diğer şehirlere göre önde oldu. Geçmişten itibaren hizmet eden herkes aldığı emaneti daha yukarıya taşımak için çaba sarf etti. Hiçbir zaman çürütüp yeniden inşaata başlamadı. Hep üstüne koyarak, yeni şeyler üreterek, yapılanları iyileştirerek yolumuza devam ettik. Bugün elhamdülillah Konya belediyecilik anlamında Türkiye’ye ve dünyaya sözü olacak bir hale geldi. ‘Konya Modeli Belediyecilik’ diye ifade ettiğimiz özünde birlikte çalışma kültürünün olduğu bir yapı inşa ediyoruz."



"Her damla su hayati bir öneme sahip"


Küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklıkla ilgili de konuşan Başkan Altay, özellikle geçen yıl kuraklıkla ilgili büyük bir sorun yaşadıklarını ve su kaynaklarının tamamında büyük çekilmeler yaşandığını kaydetti. Bütün mahallelere içme suyu ulaştırabilmek için çok yoğun bir çaba sarf ettiklerini kaydeden Başkan Altay, "Ama şuna emin olun ki gelecek yıllar bu yıldan çok daha zor geçecek, tedbirli ve hazırlıklı olmak zorundayız. Bu sadece bize düşen bir görev değil. Bütün ülke, şehir, insanlar su tasarrufuna dikkat etmek zorundayız. Her damla su hayati bir öneme sahip. Biz ne yaparsak yapalım, ne kadar baraj yaparsak yapalım, ne kadar kuyu açarsak açalım rahmet olmadan bu işi çözme şansımız yok. Biz üstümüze düşeni yapmak için çaba sarf ediyoruz. Sizden tekrar istirham ediyorum, suyu çok dikkatli kullanalım. Bu şehrimiz için en kritik konu. İklim değişikliğini en çok Konya’da yaşıyoruz. Bu konu hep önceliğimiz olsun, birlikte çalışmaya devam edelim" değerlendirmesini yaptı.



"15 bin konutun ilçelerimize göre dağıtımını gerçekleştiriyoruz"


Mahallelerdeki en büyük konulardan birisinin de TOKİ talepleri olduğunu söyleyen Başkan Altay, "Cumhurbaşkanımız, herkes ev sahibi olana kadar konut üretmeye devam edeceğiz diyor ve bakanımız ülkemize 500 bin sosyal konut yapılması ile ilgili bir hamle başlattı. Konya siyaseten bize çok yüksek destek veriyor, karşılığında da şu anda 4 bakanla kabinede temsil ediliyoruz. Bakanımızla yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde Cumhurbaşkanımızın bulunduğu programda 13 bin 600 konut açıklandı ama son paylaşımda o 15 bine çıktı. 15 bin konutun da ilçelerimize göre dağıtımını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.



"Afet durumlarında herkes Konya’ya dönüp bakmaya başladı"


Başkan Altay, bir araya gelmelerinin nedeninin afet durumu ile mücadele olduğunu hatırlatarak, "Hatırlarsınız 6 Şubat 2023’te büyük bir deprem yaşadık ve o depremde Konya olarak biz Hatay’daydık. Ben nereye gitsem Hataylı birisi varsa koşarak bana geliyor ve başkanım ‘Allah sizlerden razı olsun’ diyor. Ben de diyorum ki Allah Konyalılardan razı olsun. Biz çünkü öncü birlik olarak gittik. Konya’dan ne istemişsek bire üç gönderdiler. Bir tır malzeme gönderin diyoruz üç tır geliyor. Bir kişi gönderin diyoruz, üç kişi geliyor, gönüllü olarak ben burada çalışacağım diye. Dolayısıyla afet durumlarında herkes Konya’ya dönüp bakmaya başladı. Elhamdülillah yaptığımız işlerin doğru olduğunu ve bu işlerin koordinasyonunu en iyi şekilde yapabileceğimizi göstermiş olduk. Geçtiğimiz gün Balıkesir’de bir deprem oldu ve yine bizim tırlarımız orada vatandaşlarımıza çorba dağıtımı gerçekleştirdi. Yani zorda kalanın, zorda olanın yanında olmaya devam ediyoruz. İnşallah Rabbim böyle afetler, böyle felaketler göstermesin ki bizler de bu konuda çalışmak zorunda kalmayalım" ifadelerini kullandı.



"Biz muhtarlarımız ile hangi yola çıktıysak Allah’ın izniyle onu başardık"


Gönüllülük işinin çok önemli ve kıymetli olduğunu anlatan Başkan Altay, "Biz de ‘Gönüllü İtfaiyecilik’ projemizle 2014 yılında bu işe başlamıştık. 31 ilçemizdeki 615 mahallemize 3 ton kapasiteli yangın söndürme tankerlerini kazandırdık. 2 bin 273 gönüllü itfaiyecimize yangına ilk müdahale ve tanker kullanma eğitimleri verdik. 8 bine aşkın yangına müdahale edildi. 54 bine aşkın sosyal faaliyette bu malzemeler kullanıldı. 2024 yılında ise 523 kişiyi daha gönüllü itfaiyeci olarak belgelendirmiş olduk. Toplamda gönüllü itfaiyeci sayımız 2 bin 796’ya çıkmış oldu. 2025 yılı içerisinde 615 tankerimizden 608’ini aktif hale getirdik. Gönüllü itfaiyecilerimiz 886 yangına müdahale etti. Burada önemli olan şey ilk yangın anında müdahale, bizim itfaiye teşkilatımız yetişene kadar ya söndürmek ya da yangının yayılmasına engel olmak. Onun için ilk anda müdahale etmek çok önemli ve kıymetli. Bunun için de sizlerin aldığınız eğitimler gereği bu konuda yapacağınız işi fazlasıyla yapacağınıza inanıyoruz. Çünkü biz muhtarlarımız ile hangi yola çıktıysak Allah’ın izniyle onu başardık. Birlikte olduğumuzda başaramayacağımız hiçbir işimiz yok. Rabbim bizlere bu şehre hizmet etmeye nasip ettiği için ne kadar dua etsek, ne kadar şükretsek azdır. Yine Rabbim bizlere sizler gibi yol arkadaşları verdiği için sonuna kadar hamd ediyoruz, şükrediyoruz. İnşallah Konya’yı sadece Türkiye’nin değil dünyanın en güzel şehirlerinden biri yapmak için birlikte gece gündüz demeden çalışmaya, çaba sarf etmeye gayret edeceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı.


AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Baykan, düzenlenen toplantının gönüllülük üstüne inşa edilmiş bir toplantı olduğunu dile getirerek, "Her bir beldemiz hizmet alıyor, her bir köyümüz, kasabamız hizmet alıyor ama Konya’da farklı olan bir şey var. Bizim her bir beldemizde, her bir ücra köşemizde, gittiğimiz her yerde gördüğümüz bir şey var. Huzur var, huzur. Bu huzurun da en büyük sağlayıcısı sizlersiniz. Muhtarlarımız, sizlerin verdiği hizmetlerdir" ifadelerine yer verdi.


Konya Valisi İbrahim Akın da su tasarrufu, trafik kazaları, sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması, mera işgalleri konularında muhtarlardan destek ve iş birliği beklediklerini ifade ederek, "Yangına ilk müdahale son derece önemli. O nedenle sizler gönüllü itfaiyeci olarak Büyükşehir Belediyemizin bu çok kıymetli projesi kapsamında eğitildiniz. Köylerimize su tankerleri verildi. Böyle bir hadiseyle karşılaşıldığında da ilk anda müdahale edebilme imkanı sağlandı. Belediyemizi bu güzel projesinden dolayı tebrik ediyorum" dedi.


Programa; Selçuklu Kaymakamı Eflatun Can Tortop, ilçe belediye başkanları, AK Parti Konya İl Başkan Yardımcısı Kazım Küçükçöğen, BBP Konya İl Başkan Yardımcısı Mehmet Atasağun, Konya AFAD İl Müdürü Ali İhsan Körpeş, Konya Muhtarlar Derneği Başkanı Hamdi Demir ve 31 ilçeden muhtarlar katıldı.



Başkan Altay: "Muhtarlarımızla hangi yola çıktıysak Allah’ın izniyle onu başardık"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."