MAGAZİN - 12 Ekim 2021 Salı 15:22

Sonsuz Şükran Köyü’ne ev yaptıran yönetmen Taşdiken, yılın yarısını köyünde geçirecek

A
A
A
Sonsuz Şükran Köyü’ne ev yaptıran yönetmen Taşdiken, yılın yarısını köyünde geçirecek

Konya’nın Hüyük ilçesinde bulunan Sonsuz Şükran Köyü’ne kerpiç ev yaptıran Konyalı yönetmen Atalay Taşdiken, yılın yarısını köyündeki evinde geçireceğini söyledi.

Konya’nın Hüyük ilçesinde bulunan Sonsuz Şükran Köyü’ne kerpiç ev yaptıran Konyalı yönetmen Atalay Taşdiken, yılın yarısını köyündeki evinde geçireceğini söyledi.


Sanatçılara ait kerpiç evlerin bulunduğu Çavuş Mahallesi’ndeki köyde ev yaptırdığını belirten Taşdiken, “Ben zaten Çavuş köyündenim. Burada doğdum, büyüdüm, bir evim vardı. Bu sene Sonsuz Şükran köyüne bir ev yaptırdık. İnşallah çok yakın zamanda Allah oturmayı nasip eder. Önümüzdeki süreçte planım artık 6 ayımı burada, 6 ayımı İstanbul’da geçirmek olacak” dedi. İstanbul’da çekimleri tamamlanan yeni bir film çalışmasının ardından yorgunluk atmak ve dinlenmek üzere köyüne geldiğini belirten Taşdiken, yeni film projesi hakkında bilgiler verirken, Sonsuz Şükran köyünde bundan sonra daha çok kalacağını söyledi. 11 yıl önce kurulan Sonsuz Şükran köyünün kurulduğu yıllarla kıyaslandığında şimdi çok daha yaşanabilir bir yerleşim yeri duygusu vermeye başladığını ifade eden Taşdiken, burasının kurucusu olan Mehmet Taşdiken’in büyük çabasıyla mevcut konumuna geldiğine dikkat çekerek, “Tabii sonuçta kıraç bir dağ başıydı burası. Buradaki herkesin, özellikle Mehmet Taşdiken’in büyük çabasıyla, ağaçlar büyüdü, yeşillikler oluştu. Çiçek alanları, gül bahçeleri, onun dışında gelen insanların özellikle pandemi süreci de büyük şehirlerden kaçabilecek bir sığınak aradıkları bir dönemde bu köy, burada yaşayanlar için de anlamını aslında güçlendirdi” şeklinde konuştu.


Taşdiken, doğup büyüdüğü Çavuş Mahallesi’nde bir evi olduğunu ancak Sonsuz Şükran köyünde de bir ev yaptırdığını vurgulayarak, “Bu sene, Sonsuz Şükran köyüne de bir ev yaptırdım. İnşallah çok yakın zamanda Allah oturmayı nasip eder. Benim planım şu; buradaki atmosfer, arkadaşlık, dostluk her zaman beni çok etkiliyor. Büyükşehirlerde bulamadığımız şeyi burada yaşıyoruz. Önümüzdeki süreçte benim planım; artık 6 ayımı burada, 6 ayımı İstanbul’da geçirmek olacak. Buraya daha çok vakit ayırmak, buraya derken aslında kendime daha çok vakit ayırmak istiyorum. O anlamda, köyde, Sonsuz Şükran’da yaşayanların da benzer şeyler düşündüklerini biliyorum. Burası, daha canlı, daha yaşanır bir yer olma yolunda ilerliyor” ifadelerini kullandı.



Yeni filmin çekimleri bitti


İstanbul’da çekimleri tamamlanan yeni sinema filmi hakkında da bilgiler veren Taşdiken, 2017 yılında yazdığı senaryoyu beyaz perdeye uyarlamak istediğini, bu kapsamda yeni bir sinema filmi çalışması içerisinde yer aldıklarını anımsatarak, “İsmi Turagay, ama filmdeki ismi muhtemelen değişecek. 2018 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek alan bir proje bu. 2020 yılında da TRT’nin ‘12 Punto Senaryo Günleri’nde dereceye girip TRT desteğini de aldı. Aslında bir yarış atının hikayesi, özündeki şey o. Bir yarış atıyla 13 yaşında çiftlikte yaşayan bir kız çocuğunun arasındaki duygusal bağı, ilişkiyi, sevgiyi anlatan bir film. Hikayenin arka planında da bizim küçük kızımızın annesi ile babasının yaşadığı evlilikle ilgili sorunlar, iletişimsizlikler, ayrılma aşamasına gelmeleri ve bunu o kızın gözünden, biraz onun duygu dünyasından anlatmaya çalıştığımız bir çiftlik hikayesi. Bizi umutlandıracak bir hikaye; zaman zaman üzüleceğimiz, zaman zaman duygulanacağımız ama en temel şey yaşadığımız süreç içerisinde insanların çok şeyden umudunu kesmiş olmaları, hepimizin üzülerek gözlemlediği bir şey. Bu film biraz da insanlara ‘evet bazı şeyler daha iyi olabilir, umutlanmamız için bir gerekçemiz var’ dedirtecek bir hikaye. Oyuncu kadromuzda Nehir Erdoğan, Dolunay Soysert, Serkan Ercan, Celile Toyon, Aydın Orak, Zeynep Erkekli, Baran Seyhan, Hasan Şahintürk var. Çok yetenekli, deneyimli isimler. Bunların yanında da küçük kız çocuğumuzu Amerika’dan gelen, annesi Türk, babası yeni Zelandalı bir oyuncumuz var, İsabella Haddock. Geçen yıl da çektiği bir kısa filmle Tribeca Film Festivali’nden ödül aldı, çok yetenekli bir çocuk; önü çok açık inşallah. 8-10 yıl sonra onun ismini artık çok duyacağız. Böyle de bir kadromuz var. İstanbul’da çektik filmi, önemli bir bölümü Çatalca’da bir at çiftliğinde geçti. Kalan sahnelerimizi de İstanbul merkezinde, değişik mekanlarda çektik, bitti çekimler” dedi.


Bu filmin yorgunluğunu atmak için köye geldiğini dile getiren Taşdiken, “İstanbul’a dönüşte post prodüksiyon çalışmalarına da başlayacağız. Kurgusu, müziği, diğer işlemleri yapılacak. 2022’nin başında filmi bitirmeyi planlıyoruz. Ama filmi bitirdikten sonraki yolculuğu ne olur, o konuda şimdi bir şey söyleyemiyorum. Çünkü sinemaların akıbeti belirsiz. Ağustos’ta açıldı, ama seyirci maalesef yok. İki yıl önce Kars’ta, Ardahan’da çektiğim bir filmim vardı, kar kırmızı. Onu da Ağustos sonunda vizyona soktuk. Seyirci olmayacağını biliyorduk yanılmadık yani, seyircisi olmadı. Genel anlamda sinemanın seyircisi yok. O da, bizim gibi hayatını sinemaya adamış insanlar için maalesef bir karamsar durum. Geleceğinin ne olacağını da çok kestiremiyoruz, bu filmi de çektik, bitireceğiz ama dediğim gibi ne zaman sinemaya girer ya da bitirdiğimizde bu ülkede sinema salonu hala var mıdır, girebilir miyiz, onları da doğrusu bilmiyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’da çocuk gelişiminde öz güven ve özdeğer kavramlarının önemi ele alındı Giresun Kent Konseyince, "Çocuğunuza Vereceğiniz En Büyük Hediye: Öz Güven ve Özdeğer" konulu söyleşi gerçekleştirildi. Giresun Kent Konseyi’nin organizasyonunda, yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’ın katılımıyla düzenlenen söyleşide, çocuk gelişiminde öz güven ve özdeğer kavramlarının önemi ele alındı. Programın açılışında konuşan Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu, öz güveni yüksek ve özdeğeri sağlam bireylerin karşılaştıkları zorluklar karşısında yılmayan, kendi potansiyelini keşfedebilen ve topluma fayda sağlayan kişiler olduğunu belirtti. Ailenin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Feridunoğlu, anne ve babanın sergilediği tutum ve kullandığı dilin çocukların iç dünyasında kalıcı etkiler bıraktığını vurguladı. Söyleşide konuşan yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş ise öz güvenli bireyleri hayata karşı mücadele gücü yüksek ve mutlu insanlar olarak tanımladı. Özdeğer ile öz güven arasındaki ilişkiye değinen Maraş, aile ortamında bu değerlerin doğru şekilde kazandırılmasının önemine dikkat çekti. Çocuğun sosyalleşme sürecinde çevresel faktörlerden etkilenebileceğini ifade eden Maraş, bu etkilerin zaman zaman öz güven gelişimini olumsuz yönde etkileyebileceğini belirtti. Ancak özdeğerlerin çocuk tarafından içselleştirilmesi durumunda bireyin kendi yolunu çizebileceğini ve dış etkilerin zarar veremeyeceğini dile getirdi. Program, geçmiş dönem Kent Konseyi Başkanı Uğur Karaibrahimoğlu’nun, yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’a çiçek takdim etmesiyle sona erdi.
Ankara TŞOF: "1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış plakalarının değiştirilmesine gerek yoktur" Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından yapılan açıklamada, "1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır" ifadeleri kullanıldı. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından bugün Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, yapılan düzenlemenin yanlış yorumlandığı ve vatandaşların plaka basma yetkisi olan TŞOF’a ait odalara giderek plaka değişikliği talebinde bulunduklarının öngörüldüğü belirtilerek "Yönetmelik değişikliği ile; 1 Ocak 2027 tarihinden sonra, odalarımız tarafından bu Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka basıldığının trafik kolluğu tarafından tespiti halinde, bahse konu plakalar, odalarımız tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirileceği, hükmü getirilmiştir. ‘plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirileceği’ hükmü, 1 Ocak 2027 tarihinden sonra basılacak ve Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırılığı, trafik kolluğu tarafından tespit edilen, plakaları kapsamaktadır. Ayrıca; 1 Ocak 2027 tarihinden önce Odalarımız tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakalarının değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Mersin Mersin Lojistik Merkezi hizmete açıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Mersin Lojistik Merkezi, tır parkı, nakliyeci ofisleri, sosyal tesisler, çocuk kampüsü ve okuma salonuyla hizmete açıldı. Başkan Vahap Seçer, merkezin hem lojistik altyapıya güç katacağını hem de sosyal yönüyle kente değer sağlayacağını söyledi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’e yeni bir soluk getirecek olan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Mersin Lojistik Merkezi’nin açılışına katıldı. Mersin’e lojistik, ulaşım ve sosyal yaşam alanlarında yeni bir soluk kazandıracak projeyle birlikte şehir, modern ve kapsamlı bir ticaret altyapısına kavuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesinin Lojistik Merkezi, tır parkı, nakliyeci ofisleri, sosyal tesisler, çocuk kampüsü ve okuma salonu gibi birçok farklı alanı bir arada barındırıyor. Özellikle şehir merkezinde yetersiz kalan eski nakliyeciler sitesinin yerine geçen proje, hem sektör temsilcilerine daha iyi çalışma şartları sunacak hem de bölgedeki tır yoğunluğu nedeniyle oluşan ulaşım sorunlarının önüne geçecek. Akdeniz ilçesi Huzurkent Mahallesi’ndeki konumu ve otoban bağlantısı sayesinde ulaşım kolaylığı sağlayan merkez, lojistik faaliyetlerinin daha verimli yürütülmesine katkı sunacak. Merkez bünyesinde yer alan çocuk kampüsü ve okuma salonu sayesinde ise bölgedeki çocuklara ve gençlere eğitim, gelişim ve sosyal etkinlik imkânları sunulacak. Proje, hem ekonomik hem de sosyal yönüyle Mersin’e değer katan çok yönlü bir yatırım olarak kente değer katacak. "Kenti, kentlilerle beraber yönetmek o şehir için en hayırlısıdır" Merkezin açılışında konuşan Başkan Seçer, kamunun ve vatandaşın yararlanacağı her hizmetin kente değer kattığını söyledi. Lojistik Merkezi düşüncesinin 4 yıl öncesine dayandığını söyleyen Seçer, Karacailyas’ta bulunan mevcut nakliyeciler sitesinin yetersiz kaldığı gerçeğinden yola çıkarak MTSO ile iş birliği içerisinde böyle bir merkezin yapılmasına karar verildiğini kaydetti. Kente yapılacak her hizmette sivil toplum örgütleri ile iş birliği içerisinde olduklarının altını çizen Seçer, "Belediyecilik ya da belediye başkanlığı, ‘Benim her dediğim, her kararım doğrudur. Ben ne bilirsem onu yaparım, kent buna uymak zorundadır’ anlayışı değildir. Bunun yanlış bir anlayış olduğunu, kenti başta sivil toplum örgütleri, odalar ve vatandaşlarla beraber yönetmenin o şehir için en hayırlısı olduğunu kanıtlamak için bunu yaptık" dedi. Yeni Lojistik Merkezinin hem fiziki şartlarının çok daha iyi olduğunu hem de lokasyon olarak uygun bir yerde bulunduğunu kaydeden Seçer, "Merkez, Huzurkent’te otoyol bağlantısına çok yakın. Huzurkent kuzey yolu üzerinden bir otoban bağlantısı yapıldı ama yolu henüz yapılmadı. Umut ediyoruz hem OSB’ye hem lojistik merkezimize hitap edebilecek yolu da yakın zamanda hayata geçirirler. Buraya öncelik vermeleri lazım" diye konuştu. Seçer, açılışa katılan Mersin milletvekillerinden de bu konuda destek istedi. "Mersin Büyükşehir, her kesimden insana hizmet eden bir anlayışa sahip" Alanın yaklaşık 75 bin metrekare olduğunu belirten Seçer, bunun 27 bin metrekarelik yüzölçümlü kısmı üzerine 17 bin 618 metrekare bir yapı alanı, 48 bin metrekarelik yüzölçümlü kısmı üzerine de 180 araçlık tır parkı yapıldığını belirtti. Seçer, "Burada 122 adet bağımsız bölümden oluşan, nakliyecilerimizin ofisleri, idari bina, restoran, kahvehane, mescit, banka, servis atölyesi ile çocuk kampüsü ve okuma salonu yer alıyor. Çocuk kampüsü ve okuma salonu olması size ilginç gelebilir ama Huzurkent her gün gelişen bir bölgemiz. Burada binlerce evladımız, çocuğumuz var. Onlara çok güzel çocuk atölyelerinin olduğu bir kompleks yaptık. Burada 256 kişilik çok amaçlı kullanılabilecek salon, 50 öğrencimizin bir arada ders çalışabileceği okuma salonu yaptık" ifadelerine yer verdi. Nakliyeciler Sitesinin bu yönü ile sosyal bir yapı da olduğunu kaydeden Seçer, "Mersin Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de sosyal belediyecilik anlayışıyla bilinen bir belediye. Mersin Büyükşehir Belediyesi, nakliyeciye de iş insanına da sanayiciye de işçiye de çiftçiye de kadına da çocuğuna da her kesimden insana hizmet eden bir anlayışa sahip" diye konuştu. Seçer, Lojistik Merkezi hakkında teknik bilgileri paylaştı Merkezin inşaatına bugünkü güncel rakamlarla başlanmış olunsaydı, 1,5 milyar TL gibi bir para harcamaları gerektiğini ifade eden Seçer, nakliyeci ofislerinin 10 blok ve 100 adet ofisten oluştuğunu kaydederek, bu ofislerin tamamını nakliyeci esnafının mülk edindiğini söyledi. Karacailyas’taki Nakliyeciler Sitesinin Büyükşehir Belediyesinin kiraladığı ofislerden oluştuğunu da hatırlatan Seçer, şu anda ise nakliyeci esnafını ofis sahibi yapmış olduklarına değindi. Merkezde yer alan sosyal tesislerin içerisinde 16 adet iş yeri bulunduğunu kaydeden Seçer, bunların içinde de lokantaların, bankanın, mescidin ve erkek berberinin yer aldığını söyledi. Servis Bakım Atölyesinin içerisinde de lastikhane, kaportahane, 2 adet servis-tamir ve yıkama alanları olduğunu ifade eden Seçer, 2 adet güvenlik binası olduğundan da söz etti. Lojistik Merkezinin daha rahat bir lokasyonda yer aldığından da bahseden Seçer, "Kamyon ve tır trafiği ile şehri de rahatsız etmiyoruz, onun dışındayız, otoyola rahat ulaşabiliyoruz. Kimseye bir rahatsızlık vermiyoruz. Çevreyi kirletmiyoruz ve rahatsız etmiyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesinin, çocuk kampüsleri için bütün ilçelerde hazırlıkları devam ediyor Merkezin içerisinde yer alan çocuk kampüsü ile ilgili de bilgiler veren Seçer, toplam 2 kattan oluştuğunu söyleyerek, "Bin 300 metrekare alan içerisinde, günlük kapasite 4 seansta 5-14 yaş arası 500 çocuğumuza hitap ediyor. 9 farklı gelişim atölyemiz var. Bizde yeni konsept, çocuk kampüsleri. Bu açacağımız çocuk kampüsü, bugüne kadar Toroslar, Mezitli, Silifke’den sonra 4. çocuk kampüsü olacak. Şu anda Tarsus’ta, Anamur’da ve Bozyazı’da başlıyoruz. Yine diğer bütün ilçelerimizde hazırlıklarımız ve çalışmalarımız devam ediyor" diye belirtti. Mersin Türkiye’nin Akdeniz’deki lojistik üssü" "Mersin Türkiye’nin Akdeniz’deki lojistik üssü" diyen Seçer, 12 milyon TEU gibi devasa bir kapasiteye sahip olması hedeflenen Ana Konteyner Limanının Mersin’de yapılması gerektiğini, başka bölgelere kaydırılmasının Mersin’in hakkının elinden alınması olacağını belirterek, "Yatırım programında görünüyor, bu konuda çalışmaların da yapılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Mersin Büyükşehir ve MESKİ ile kenti daha güzel bir hale getirmek için çalıştıklarını söyleyen Seçer, "Ciddiyetle, samimiyetle zamanı ve imkanlarımızı, kaynaklarımızı en azami şekilde kullanarak hizmet etmeye gayret ediyoruz. Daha temiz, yolları çok daha güzel, yeşil alanları, insanların sosyalleşebileceği alanlar, mutlu bir Mersin olsun istiyoruz. Gelir düzeyi düşük insanlarımız kendini tek başına, yalnız hissetmesin. ‘Belediyem var, devletim var’ desin diye gayret ediyoruz. Her geçen gün altyapı, üst yapı noktasında muazzam çalışmalar oluyor. MESKİ 20 milyar liralık yatırım ile tüm dönemlerin en büyük yatırımlarını yapıyor. Arıtmasıyla, kanalizasyonuyla, içme suyu şebekeleriyle muazzam çalışma içerisinde" diye konuştu. Başkan Seçer ve beraberindeki protokol üyeleri tarafından açılış gerçekleştirdikten sonra, merkez gezildi. Çocuk Kampüsünü de ziyaret eden Seçer, merkezdeki çocukların atölye etkinliklerine katıldı. Seçer’in, okuma salonunu da ziyaret etmesinin ardından program sona erdi.