SAĞLIK - 09 Aralık 2025 Salı 09:31

Uzmanından sporda şiddete karşı "tribün liderlerine eğitim" önerisi

A
A
A
Uzmanından sporda şiddete karşı "tribün liderlerine eğitim" önerisi

Sporda şiddetin "aidiyet hissi" ve "grup psikolojisi" ile tetiklendiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Ece Çalışkan, profesyonel sporculara verilen öfke kontrolü eğitimlerinin tribün liderlerine de verilmesi gerektiğini vurguladı.


VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Ece Çalışkan, sporda şiddetin psikolojik temelleri, taraftar davranışları ve rekabet ortamında ortaya çıkan duygu yönetimi süreçleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Çalışkan, sporda şiddetin psikolojik temelleri ve taraftar davranışlarına ilişkin yaptığı açıklamada, olumsuz durumlarla karşılaşıldığında beyindeki "amigdala" adı verilen tehdit merkezinin harekete geçtiğini söyledi.



"Olumsuzlukla karşılaştıklarında tehdit algılıyorlar"


Sporda şiddetin, kişinin aidiyet hissettiği takımla özdeşleşmesinden kaynaklandığını belirten Çalışkan, "Sporda şiddeti, özellikle kişinin rekabet duygusuyla ve aidiyet hissettiği takımla özdeşleşmesiyle açıklayabiliriz. Herhangi bir olumsuzlukla karşılaştıklarında çok yüksek bir tehdit algılıyorlar ve bu tehdit algısı sırasında beynin amigdala dediğimiz tehdit merkezi harekete geçiyor. Aynı anda beynin prefrontal korteks dediğimiz düşünme merkezi baskılanıyor. Bu da düşünmenin durmasına ve dürtüsel davranışların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Daha önce normalleştirilmiş şiddet davranışlarını gören kişilerde, bu kontrol kaybı sırasında o davranışları seçme eğilimi çok daha kolay açığa çıkıyor. Toplumsal stres ve kişinin yaşadığı ruhsal zorlanmaları da bu süreçten ayrı düşünemeyiz. Özellikle futbol gibi sosyokültürel ve ekonomik olarak geniş kitleleri buluşturan sporlarda insanlar duygularını boşaltmaya ihtiyaç duyuyor. Türkiye’de bu nedenle en çok futbol alanında karşımıza çıkıyor" dedi.



"Aidiyetini göstermek için o agresif davranışları seçebiliyorlar"


Toplumsal stresin ve bir takıma ait olmanın getirdiği haksızlığa uğrama hissinin de şiddeti tetiklediğine işaret eden Çalışkan, grup psikolojisinin etkilerine değindi. Çalışkan, "Kutuplaşma, farklılaşma ya da bir takıma ait olmanın getirdiği haksızlığa uğrama hissi de şiddet davranışlarını tetikleyebiliyor. Grup olmak özellikle erken dönemlerden itibaren kişinin hayatında önemli bir yer tutuyor. Taraftar olmak, bir kulübe bağlı olmak zaten kişinin kendiliğinden içinde bulunduğu bir durum ve grup anında kişiler sosyal uyum çerçevesinde grubun ruhsallığını alıyor. Grup iyilik gösteriyorsa ona uyum sağlıyor ama agresif davranıyorsa bu kez de kabul görmek ve aidiyetini göstermek için o agresif davranışları seçebiliyorlar" diye konuştu.



"Kişi, önünde gördüğü davranışı düşünmeden taklit edebiliyor"


Müsabaka sırasında hem sporcunun hem de taraftarının yoğun adrenalin hissettiğine dikkati çeken Ece Çalışkan, "Rekabet duygusu, kalabalığın coşkusu ve grubun etkileşimiyle adrenalin çok yükseliyor. Adrenalini salgılayan merkez uyarıldığında kişinin duygu merkezi aşırı aktif hale geliyor ve buna bağlı olarak düşünme merkezi geçici olarak duruyor. Bu yüzden kişi önünde gördüğü davranışı düşünmeden taklit edebiliyor; bağırma, küfretme gibi davranışlar bu ortamda daha hızlı ortaya çıkıyor. Rekabet ve takım özdeşimi ne kadar yüksekse adrenalinin etkisi de o kadar artıyor. Özellikle derbiler gibi önemli maçlarda bu durum daha belirgin oluyor. Adrenalin arttıkça tehdit merkezinin daha aktif olduğunu biliyoruz ve bu durumda kontrolsüz davranışların ortaya çıkma ihtimali yükseliyor" şeklinde konuştu.



"Tribün liderlerinin bu konuda eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum"


Profesyonel sporcuların, spor psikologları eşliğinde öfke yönetimi ve davranış düzenleme eğitimleri aldığını, saha içinde nefes teknikleriyle duygu kontrolü yapabildiklerini anlatan Çalışkan, tribünlerde ise bu kontrolün daha zor olduğunu belirtti.


Psikolog Ece Çalışkan, şiddetin önlenmesi için şu önerilerde bulundu:


"Sporculara duygu düzenleme ve öfke kontrolü eğitimleri veriliyor. Tribünlere de verilebilir mi? Bireysel olarak yapılabilir ama esas olarak tribünün önde gelen kişilerine, grubu yönetenlere ve kulüp kültürünün geneline yönelik müdahaleler gerekli. Kulüp kültürünün buna göre şekillenmesi, tribün liderlerinin bu konuda eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kokarca zararlısına karşı mücadele sürüyor Samsun’da 300’den fazla tarım ürününe zararı olan kahverengi kokarca zararlısına karşı ilaçlama çalışmaları sürdürülüyor. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kahverengi kokarca zararlısının kışı geçirdiği ev, ahır, depo gibi kapalı alanların dış yüzeyleri ve çatıları, kışlaklardan çıkış öncesi ilaçlanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından temin edilen biyosidal ilaç ve koruyucu ekipmanlarla ilçenin Şeyhli Mahallesi’nde ilaçlamalara başlandığını açıkladı. Yılmaz, kahverengi kokarcaların havaların ısınmasıyla beraber kışlıklarda hareketlenip dışarıya çıkmaya başladıklarını vurguladı. Sıcaklığın 17 dereceye ulaştığı döneme kadar kokarca zararlısının çıkışlarının devam edeceğini belirten Yılmaz, "Şu dönemde kahverengi kokarcalar çıkıp sahaya yayılmadan, tarım arazilerimize yayılmadan kışlaklarda onları imha etmek istiyoruz. Böylece daha az emek harcayarak, daha az ilaç kullanarak bu kokarcaları imha ederek, ürünlerimizde yapacağı zararın önüne geçmeye çalışıyoruz" dedi. Kışlaklara girişte de ekim ayında mücadelenin yapıldığını, o dönemde 70 bin kışlağın ilaçlanmasının yapıldığını söyleyen Yılmaz, kışlak çıkışı da bu mücadelenin yapıldığını kaydetti. Kahverengi kokarca zararlısının bölgedeki önemli tarımsal ürünlere ciddi zararlar verdiğinin altını çizen Yılmaz, "Kokarca, ilimiz içinde son derece önemli ürün olan ve ekonomimize ciddi katkı sağlayan fındık başta olmak üzere çok sayıda tarımsal üründe, sebzelerde, fasulyede, mısırda, tüm ürünlerimizde zarar yapıyor. 300’den fazla üründe zarar yapan bir zararlı. Polifag ve istilacı bir tür, mücadele edilmediği takdirde çok ciddi zararlara neden olabiliyor ve mücadelesi topyekûn yapılmak zorunda. Bir kurumun bir başına yapacağı bir mücadele değil, tüm paydaşlarımızın bu mücadelenin içinde yer alması gerekiyor. Ve ilimizde şu an büyük oranda tüm paydaşlarımızın katılımıyla bu mücadele çalışmalarını gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Kahverengi kokarca mücadelesiyle ilgili olarak sahada ekiplerimiz tarafından tüm ilçelerimizde zararlının tanınması, mücadelesinin ne şekilde yapılacağına dair eğitim yayın faaliyetlerimiz aralıksız devam ediyor. Yaptığımız eğitim toplantılarıyla üreticilerimizi bilgilendirmeye, mücadelenin başladığı tarihi, ne zaman başlayacağı, neler yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Tabii, bunun dışında kışlak mücadelesinde biyosidal ürünler kullanılıyor. Bu biyosidal ürünlerin rastgele kullanılmaması gerekiyor. Bu ürünleri kullanacak arkadaşlarımızı da eğitime tabi tuttuk." Yılmaz, nisan ayında tamamlanacak kışlak mücadelesi sonrasında bitki koruma ürünlerini kullanarak bahçelerde ilaçlamaların sürdürüleceğini sözlerine ekledi.
Ankara Ramazan’da gençler AK Parti Gençlik Kolları’nın düzenlediği iftar ve sahur sofralarında buluştu AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, Gençlik Kolları tarafından çeşitli noktalarda ikram dağıtımı ve iftar sofraları ile Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını belirterek, ’Gençlik Sofrası’ programı ile bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini, "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu, ayrıca 30 ilde GENÇNOKTA iftar çadırları kurulduğunu söyledi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş, partinin 178. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ramazan ayı boyunca gerçekleştirilen gençlik çalışmaları ve faaliyetlerine ilişkin bir sunum yaptı. Gençlik Kolları’nın gelenekselleşen programlarından "İftara 5 Kala" etkinlikleri kapsamında iftara yetişemeyen vatandaşlara destek sağlandığını belirten İbiş, şehirlerin yoğun ve trafik ışıkları olan 7 bin farklı noktasında mobil ikramlarla toplam 1 milyon 175 bin iftariyeliğin vatandaşlara ulaştırıldığını ifade etti. Ramazan öncesinde başlatılan ve gençlerle AK Parti Genel Başkan Yardımcılarını, bakanları ve milletvekillerini buluşturan program serisinin Ramazan ayında da sürdürüldüğünü belirten İbiş, Türkiye genelinde 750 noktada düzenlenen buluşmalarda 255 bin gençle bir araya gelinerek istişare ve paylaşım ortamının güçlendirildiğini dile getirdi. İbiş, ‘Gençlik Sofrası’ programı çerçevesinde 81 il ve 922 ilçede bin 850 noktada kurulan iftar ve sahur sofralarında 625 bin gencin bir araya geldiğini söyledi. "Kampüs için İftar Vakti" programı ile 207 üniversitede gerçekleştirilen organizasyonlarda 500 bini aşkın öğrenciyle buluşulduğunu ifade eden İbiş, gençlerin iftar sonrasında bir araya geldiği sosyal alanlar haline getirildiğini vurguladı. 30 ilde kurulan GENÇNOKTA iftar çadırlarının da gençlerin bir araya geldiği buluşma alanları arasında yer aldığını belirten İbiş, iftar sonrasında gerçekleştirilen buluşmalar ve çeşitli etkinliklerle gençlerle doğrudan iletişim kurulduğunu vurguladı. İbiş, Türkiye genelinde 3 bin noktada 475 bin ikram dağıtımı yapılarak Ramazan’ın bereketinin paylaşıldığını ifade ederek, Genel Merkez Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Geçmişten Günümüze AK Gençlik İftarı" programı ile önceki dönemlerde görev almış teşkilat mensuplarıyla mevcut kadroların bir araya geldiğini ifade etti.
İstanbul Hakan Çalhanoğlu: "Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak" A Milli Futbol Takımı’nın başarılı futbolcusu Hakan Çalhanoğlu, tek hedefinin kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak olduğunu ve bunu da 24 yıl sonra başaracaklarına inandığını söyledi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off yarı finalinde Beşiktaş Park’ta karşılaştığı Romanya’yı 1-0 mağlup ederek final etabına kaldı. Milliler, finalde Slovakya - Kosova mücadelesinin galibiyle karşılaşacak. Romanya müsabakasının ardından kırmızı-beyazlı takımın kaptanı Hakan Çalhanoğlu da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor" İlk maçı sorunsuz atlattıkları için çok mutlu olduklarını belirterek sözlerine başlayan milli futbolcu, "Üzerimizde bir yük var, bunu hissediyoruz. 24 yıl sonra herkes Dünya Kupası’na katılmak istiyor. Aynı şekilde biz de öyle. Bu maçı atlattığımız için çok mutluyuz. Son maç kaldı. İnşallah o maça da iyi hazırlanacağız. Şu an en önemlisi iyi dinlenmek, iyi hazırlanmak. Zaten şimdi Riva’ya gittiğimizde rakibi analiz edeceğiz. Şimdilik çok mutluyuz ama daha henüz bir şey bitmedi" ifadelerini kullandı. "Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi" Teknik Direktör Vincenzo Montella’nın Romanya maçının kolay geçmeyeceğini kendilerine söylediğini hatırlatan Çalhanoğlu, "Herkesin beklentisi 3-0, 4-0’dı ama öyle bir maç olmayacağını biz de biliyorduk. Romanya Milli Takımı iyi bir takım. Eski hocamız orada çalışıyor. Her oyuncuyu tanıyor. Sabırlıydık, oyunun kontrolü her zaman bizdeydi. Takım motive, çok pozitif. Soyunma odasındaki durum da çok güzel her zamanki gibi. Zaten çoğu şeyi görüyorsunuz, aynı şekilde devam ediyor. Bu mutluluğu kaybetmek istemiyoruz. Devamını yaşatmak istiyoruz hem kendimize hem milletimize" şeklinde konuştu. Hakan, ‘Play-off finalinde hangi takımı rakip olarak görmek istersin?’ sorusuna da, "Hangi rakip olursa olsun önemli değil. Önemli olan o finale iyi hazırlanmak" cevabını verdi. "103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum" Kırmızı-beyazlı formayı 103. kez sırtına geçiren Hakan Çalhanoğlu, duygularını şu şekilde aktardı: "Milli takım sürecinde emeği geçen herkese teşekkür etmek istiyorum; hocalarıma, tüm ağabeylerime.. 103. milli maçımı yaptığım için çok mutluyum, çok da gururluyum. İnşallah daha niceleri olur. Tek hedefim kaptan olarak Dünya Kupası’na katılmak. Tek eksiğim de bu mili takımda şu an. İnşallah nasip olur. Takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Tüm kardeşlerimin eline, ayağına, yüreğine sağlık. Hepsi bana yardımcı oluyorlar. İnşallah oraya katılırsak güzel bir turnuva olacağına inanıyorum. Çünkü Avrupa Şampiyonası’nda da güzel bir turnuva yaşadık. Oraya katılalım, ondan sonrasına bakarız."