SAĞLIK - 30 Eylül 2025 Salı 10:01

Uzmanı açıkladı: "Bipolar bozukluk 25 yaş altında daha sık görülüyor"

A
A
A
Uzmanı açıkladı: "Bipolar bozukluk 25 yaş altında daha sık görülüyor"

Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Ali Sağlanmak, halk arasında "iki uçlu mizaç bozukluğu" olarak da bilinen bipolar bozukluğun genellikle 15-25 yaş aralığında başladığını belirterek, doğru tedaviyle kişinin üretken ve dengeli bir yaşam sürebileceğini söyledi.


VM Medical Park Gebze Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Ali Sağlanmak, bipolar bozukluk hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Sağlanmak, bipolar bozukluğu, "kişinin duygu durumunda dalgalanmaların yaşandığı, aralarda normal dönemlerin de görülebildiği kronik bir ruhsal hastalık" olarak tanımladı. Bireyin zaman zaman taşkın ve enerjik (mani/hipomani), zaman zaman da çökkün ve umutsuz (depresyon) dönemler geçirdiğini belirtti.


Bipolar bozukluğun genellikle 15-25 yaş aralığında başladığını vurgulayan Uzm. Dr. Sağlanmak, "Daha ileri yaşlarda da görülebilir. Ancak erken tanı, hastalığın gidişatı ve tedavi başarısı açısından çok önemlidir" dedi.


Toplumda yaşam boyu görülme oranının yüzde 1-2 civarında olduğunu ifade eden Sağlanmak, tanı konmamış kişilerle bu oranın daha yüksek olabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini söyledi.


Mani döneminde kişilerin az uyumasına rağmen enerjik olduğunu, hızlı konuştuğunu ve riskli kararlar alabildiğini aktaran Uzm. Dr. Sağlanmak, depresyon dönemlerinde ise isteksizlik, umutsuzluk, enerji kaybı ve intihar düşüncelerinin ön planda olduğunu belirtti.



"Bipolar bozukluk ile depresyon karıştırılmamalı"


Bipolar bozukluğun depresyonla karıştırılmaması gerektiğini dile getiren Mehmet Ali Sağlanmak, depresyonda sadece çökkünlük dönemleri görülürken, bipolar bozuklukta hem depresyon hem de mani/hipomani ataklarının bulunduğunu, bu yüzden tanı ve tedavi yaklaşımlarının farklı olduğunu ifade etti.


Tanının, ayrıntılı psikiyatrik değerlendirme ve DSM-5 ölçütlerine göre konduğunu hatırlatan Sağlanmak, "En az bir mani dönemi tanı için yeterlidir. Çoğunlukla depresif ataklarla birlikte seyreder" ifadelerini kullandı.



"Genetik yatkınlık önemli"


Bipolar bozukluğun tek bir nedeni olmadığını ifade eden Sağlanmak, "Genetik yatkınlık çok güçlüdür. Ailede bipolar bozukluğu olanlarda risk belirgin şekilde artar. Bunun yanında beyin biyolojisi, nörotransmitter dengesizlikleri ve çevresel etkenler de rol oynar. Stres, travmatik yaşam olayları, düzensiz uyku ve madde kullanımı atakları tetikleyebilir" dedi.



"Tedaviyle dengeli bir yaşam mümkün"


Bipolar bozukluğun yaşam boyu süren bir hastalık olduğunu ancak doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Sağlanmak, şöyle konuştu:


"Düzenli tedavi ile atakların sayısı ve şiddeti azalır, kişi üretken ve dengeli bir yaşam sürebilir. Tedavide en sık kullanılan ilaçlar duygudurum düzenleyicilerdir. Atak dönemlerinde antipsikotik ilaçlar da kullanılabilir. Antidepresanlar ise yalnızca dikkatle ve belli durumlarda tercih edilmelidir"



"Psikoterapi tedaviye katkı sağlar"


Psikoterapinin tedavi sürecinde önemli rol oynadığını da anlatan Mehmet Ali Sağlanmak, "Psikoeğitim, bilişsel davranışçı terapi ve aile terapisi tedaviye uyumu artırır. Kişinin hastalığını tanımasına, stresle baş etmesine ve yaşam düzenini korumasına yardımcı olur" şeklinde konuştu.



"Tedavi yarıda bırakılmamalı"


Sağlanmak, tedaviyi yarıda bırakmanın ciddi riskler taşıdığına da işaret ederek, "Atakların tekrarlama riski çok yükselir, intihar riski artar ve kişinin sosyal, iş ve aile yaşamı ciddi zarar görebilir" diye konuştu.


Bipolar bozukluğu olan kişilerin günlük yaşamda düzenli uyku, sağlıklı beslenme, alkol ve madde kullanımından uzak durma, ilaçlarını aksatmama ve stres yönetimine dikkat etmeleri gerektiğini aktaran Uzm. Dr. Sağlanmak, aile desteğinin tedavi başarısına büyük katkı sağladığını söyledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Tır refüje devrildi, yardım etmek için duran araca başka araç çarptı: 6 yaralı Aksaray’da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği hayvan yemi yüklü tır refüje devrildi. Kazayı görerek yardım etmek için yolda duran otomobile ise başka bir araç çarptı. Her iki kazada toplam 6 kişi yaralandı. Kaza, Aksaray - Konya Karayolu 18. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aksaray’dan Konya istikametine seyreden Mustafa C. (52) idaresindeki 42 AKK 368 plakalı Mercedes marka hayvan yemi yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak refüje devrildi. Aynı istikamette seyreden ve Bingöl’den Manisa’ya giden Mehmet Bingöl (53) yönetimindeki 06 FRZ 429 plakalı Citroen marka araç sürücüsü, kazayı görünce yardım etmek amacıyla dörtlü flaşörlerini yakarak yolun sağına park etti. Araçtan inmek istediği sırada, yine aynı istikamette seyreden Gökhan T. (38) idaresindeki 68 AAY 367 plakalı Toyota marka otomobil, duran aracı fark etmeyerek arkadan çarptı. İlk kazada tır sürücüsü Mustafa C. yaralanırken, meydana gelen ikinci kazada da arkadan çarpan Toyota marka araç sürücüsü Gökhan T. ve araçta yolcu olarak bulunan Halil İbrahim T., Perihan T., Elif T. Abdullah T. olmak üzere toplam 6 kişi yaralandı. Kaza ihbarı üzerine adrese çok sayıda ambulans, jandarma ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıları ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırdı. Burada tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken polis ve jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı. Kazayı anlatan Citroen marka araç sürücüsü Mehmet Bingöl, "Ben bu yoldan geliyordum. Buraya gelince baktım araç devrilmiş. Onu görünce dörtlülerimi yakıp durdum. Arkadan gelen araç hızla gelip bana vurdu. Vurmanın etkisiyle buradan ters istikamete döndüm. Yardım etmek için durdum" dedi.