SAĞLIK - 02 Şubat 2026 Pazartesi 17:09

Tazminat korkusu hekimleri cerrahiden uzaklaştırıyor

A
A
A
Tazminat korkusu hekimleri cerrahiden uzaklaştırıyor

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, milyonlarca lirayı bulan malpraktis tazminatları ve dava bitmeden uygulanan haciz işlemleri nedeniyle hekimlerin artık cerrahi ve dahiliye gibi riskli branşları tercih etmediğini açıkladı. Kurban, hazırladıkları Hekimlik Meslek Yasası tasarısının hem hekimlerin mesleki güvencesini sağlayacağını hem de sağlık sistemindeki yapısal sorunlara çözüm getireceğini söyledi.


Malpraktis (hatalı tıbbi uygulama) davalarında uygulanan yüksek tazminatların ve tamamlanmamış yargı süreçlerine rağmen başlatılan haciz işlemlerinin hekimleri ekonomik ve mesleki açıdan çıkmaza sürüklediğini ifade eden Adil Kurban, bu durumun özellikle riskli branşlarda hekim açığını artırdığını vurguladı. Mevcut sistemin hekimleri hasta ile karşı karşıya getirdiğini belirten Kurban, hazırlanan yasa tasarısının hasta, hekim ve devlet haklarını birlikte koruyan dengeli bir yapı sunduğunu dile getirdi.



"Tasarımızda 140’tan fazla madde bulunuyor"


HEKİMSEN tarafından hazırlanan yasa tasarısı hakkında bilgiler veren Kurban, "Hazırladığımız bu çalışma Hekimlik Meslek Yasası’dır. 1928’de yazılmış bir mevzuatta bugün ihtiyaç duyulan bilgilerin büyük bir bölümü yer almamaktadır. Tasarımızda 140’tan fazla madde bulunuyor ve bu maddelerin önemli bir kısmı tamamen yenidir. Bu maddeler malpraktisten tıbbi uygulamalara kadar uzanan geniş bir alanı içermektedir. Hem hekimin hem hastanın hem de devletin hakkını koruyan dengeli bir yapı öngörülmektedir. Deontolojiyi tıbbın bekçisi haline getirerek ülke genelinde etkin şekilde uygulayacağız. Aynı zamanda Tabipler Birliği’ndeki marjinalleşmeye de son vereceğiz. Marjinal gruplar meslek örgütlerine hâkim olamayacak, temsil edildikleri ölçüde söz sahibi olacaklardır" dedi.



"Bu cezalar hekimlerin tüm mal varlığını yok ediyor"


Hazırlanan yasa tasarısının aciliyetine dikkati çeken Kurban, "Malpraktis davalarında 70 milyon, 100 milyon TL’yi aşan cezalarla karşı karşıya kalınmaktadır. Bu paraların bir hekimin kamuda ya da özelde çalışarak biriktirmesi mümkün değildir. Bu cezalar hekimlerin tüm mal varlığını yok etmekte, ailesini ve geleceğini ortada bırakmaktadır. Tüketici mahkemelerine yapılan başvurularda dava süreçleri tamamlanmadan hekim aleyhine kararlar veriliyor. Temyiz ve Yargıtay aşamaları beklenmeden haciz işlemleri başlatılıyor. Hekim sonradan haklı çıksa bile parasını geri alamıyor. Bu durum kabul edilebilir değildir" diye konuştu.



"Hekimler bu alanlara yönelmek istemiyor"


Malpraktis davalarında ortaya çıkan tablonun sağlık sistemine zarar verdiğini ifade eden Adil Kurban, şöyle konuştu:


"Bu durum hekimlerin artık riskli branşlara girmemesine yol açacaktır. Bugün gelinen noktada tablo zaten budur ve bu konuda çok sayıda çalışma ile açıklama bulunmaktadır. Dahiliye ve aile hekimliği dahil olmak üzere riskli branşların tamamı ciddi risk altındadır. Cerrahi branşların ise tamamı çok yüksek risk taşımaktadır. Bu nedenle hekimler bu alanlara yönelmek istememektedir. En çok çalışan ve en başarılı hekimler dahi biyokimya, mikrobiyoloji gibi preklinik dallara yönelmektedir. Bu alanlarda hasta ile doğrudan temas olmadığı için muayene, görüşme ve iletişim gerçekleşmemektedir. Sonuç olarak bu tablo tıbbın kendisine zarar vermektedir."



"Hekimlik başlı başına yeterince ağır bir sorumluluktur"


Hekimlerin sadece mesleğiyle uğraşmasını gerektiğini belirten Kurban, "Biz hekimler mesleğimizle ilgilenmek istiyoruz. Hekimlik zaten başlı başına yeterince ağır bir sorumluluk ve meşguliyettir. Mesleğimizi yapmamızın önüne engeller konulursa Türkiye tıpta büyük bir zarar görür ve hekimlerini kaybeder. Bu nedenle hükümetimizin ve milletimizin desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.



Tazminat korkusu hekimleri cerrahiden uzaklaştırıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocukların itfaiyeci olma hayalleri gerçek oldu Düzce Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Yunus Emre (9) ve Ahmet Arif Demirci (7) isimli kardeşlerin itfaiyeci olma hayallerini gerçeğe dönüştürdü. İtfaiye Müdürlüğü’nde misafir edilen kardeşler, sabah duasında itfaiyecilerle bir araya geldi. Düzceli iki kardeşin yıllar önce bir siren sesiyle başlayan itfaiyeci olma yolundaki hayalleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında gerçeğe dönüştü. Düzce Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, Yunus Emre ve Ahmet Arif Demirci kardeşleri itfaiyeci olmanın ilk kuralı olan sabah duasında misafir etti. Demirci kardeşler, birkaç yıl önce trafikte insanların yardımına gitmek için yolda bulunan itfaiyenin siren sesinden etkilenerek, itfaiye ve itfaiyecilere ilgi duymaya başladı. O günden bu yana oyuncaklarından izledikleri çizgi filmlere, kıyafetlerinden kullandıkları ürünlere kadar itfaiye motiflerini tercih ettiler. Aile büyüklerinin itfaiyeci tanıdıkları sayesinde itfaiyeci olmak istediklerini dile getiren çocuklar, bunun için ilk olarak itfaiyeci duasını bilmeleri gerektiğini öğrenerek, kısa sürede ezberlediler. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtpark meydanında düzenlenen etkinliklere katılarak alanda bulunan itfaiyecilere ezberledikleri itfaiyeci duasını okuyan çocuklar, itfaiye personellerini etkileyerek, mutlu olmalarını sağladılar. Çocukların azmini ve isteğini bir ileri seviyeye taşımak için harekete geçen İtfaiye Müdürü Mehmet Ali Kahraman, Demirci kardeşleri İtfaiye Müdürlüğüne davet etti. Bu sabah gerçekleştirilen ziyarette itfaiye personelleri ile içtimada bir araya gelen çocuklar, kıyafetlerini giyerek hep birlikte yapılan İtfaiyeci duasına eşlik etti. İtfaiye personelleri, büyük mutluluk yaşayan çocuklara, bayramlarını kutlayarak günün anısına çeşitli hediyeler takdim etti.
Bolu 3 Belediye Başkan Yardımcısı tutuklanan Bolu Belediyesi’nde yeni atama Bolu Belediyesi’nde 3 belediye başkan yardımcısının farklı suçlardan tutuklanarak cezaevine gönderilmesinin ardından yönetimde oluşan boşluk, yeni bir atamayla dolduruldu. CHP Belediye Meclis Üyesi İnşaat Mühendisi Fırat Çıngı, Bolu Belediye Başkanvekili M. Tuna Özcan tarafından Belediye Başkan Yardımcılığı görevine atandı. Bolu Belediye Başkanvekili M. Tuna Özcan imzasıyla yayımlanan karara göre, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Belediye Meclis Üyesi Fırat Çıngı, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. Bolu Belediyesinde başkan yardımcılığı makamları, farklı zamanlarda gelen tutuklamalarla boşalmıştı. Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz farklı suçlamalarla yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunurken, bir diğer Başkan Yardımcısı Sedat Gülener ise 78 kişinin yaşamını yitirdiği Kartalkaya yangın faciası davası çerçevesinde cezaevinde yer alıyor. Yeni Başkan Yardımcısı Fırat Çıngı, 1979 yılında Van’da dünyaya geldi. Bolu Sakarya İlkokulu ve İzzet Baysal Anadolu Lisesi’nin ardından Ankara Gazi Anadolu Lisesi’nden mezun olan Çıngı, yükseköğrenimini İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladı. 2002-2006 yılları arasında İTÜ’de Araştırma Görevlisi olarak görev yapan ve akademik çalışmalarını sürdüren Çıngı, daha sonra aile şirketi olan Yeni Güney İnşaat’ta yöneticilik yapmaya başladı. İzzet Baysal Vakfı projeleri ve İl Özel İdaresi başta olmak üzere kamu ve özel sektörde çok sayıda altyapı ve üstyapı projesini hayata geçiren Çıngı, çok iyi derecede İngilizce ve İspanyolca biliyor.