SPOR - 06 Şubat 2026 Cuma 01:05

Selçuk İnan ve başkan Recep Durul hastaneye koştu

A
A
A
Selçuk İnan ve başkan Recep Durul hastaneye koştu

Kocaelispor-Beşiktaş maçında maraton üst tribünden alt bölüme geçmek isterken yaklaşık 10 metreden düşüp hayatını kaybeden 20 yaşındaki taraftarın ölüm haberini alan Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan ile kulüp başkanı Recep Durul hastaneye gitti.


Ziraat Türkiye Kupası Grup maçında Kocaelispor ile Beşiktaş arasında oynanan karşılaşmanın 38. dakikasında, Maraton Doğu Üst tribününden alt bloğa inmek isteyen 20 yaşındaki Harda Kaçmaz’ın yaklaşık 10 metreden tribün boşluğuna düştü.


Olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından genç taraftar, hastaneye kaldırıldı. 3 kez kalbi duran Harda Kaçmaz tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Askere gitmeye hazırlandığı öğrenilen Harda Kaçmaz’ın üzücü haberini alan Kocaelisporlular ve Hodri Meydan Taraftar Derneği Başkanı Enver Güler maçı bırakıp hemen hastaneye koştu. Genç taraftarın naaşı, özel hastaneden alınarak Kocaeli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Maçtan sonra taraftarın düştüğü bilgisini alan Kocaelispor Kulüp Başkanı Recep Durul ve Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan da takımın tesislere ulaşmasının ardından hastaneye giderek taraftarını yalnız bırakmadı.


Kulüp başkanı Recep Durul’un hastanede taraftara başsağlığı diledikten sonra konuyu Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’a ilettiği, bloklar ve tribünler arası geçişi engelleyecek ilave önlemler alınmasını istediği öğrenildi. Diğer yandan Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün gerekli inceleme yapacağı ve ardından ciddi tedbirler uygulanacağı ifade edildi.



Selçuk İnan ve başkan Recep Durul hastaneye koştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Depremin ayırdığı Cömert ailesi hayata tutunmaya çalışıyor Malatya’nın Akçadağ ilçesinde 6 Şubat depremlerinde anne ve 40 günlük bebeğini kaybeden Cömert ailesi, yıkılan ev ve iş yerlerinin ardından yeniden kurdukları marangoz atölyesiyle yaşam mücadelesini sürdürüyor. Malatya’da, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkımın yaşandığı Akçadağ ilçesinde Cömert ailesi depremin ardından ev ve iş yerlerinin yıkılmasıyla zor günler geçirdi. Depremde aile enkaz altında kalırken anne Ömür Cömert ile 40 günlük torunu hayatını kaybetti. Aileden geriye kalanlar ise tüm zorluklara rağmen yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Depremin ardından marangoz atölyesi kurarak yaşamlarını sürdürmeye başladılar "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerde Akçadağ ilçesinde 29 kişi yaşamını yitirirken, çok sayıda yapı da enkaza döndü. Yapı stokunun yaklaşık yüzde 90’ının hasar gördüğü ilçeye bağlı Başpınar Mahallesi’nde yaşayan ve yaklaşık 45 yıldır marangoz ustalığı yapan 59 yaşındaki Kamuran Cömert ve ailesi, 6 Şubat’ta saat 13.24’te meydana gelen 7,6 büyüklüğündeki depreme evlerinde yakalandı. Ev ve iş yerleri yan yana bulunan aile, yıkılan binanın altında kaldı. Saatler süren çalışmaların ardından enkazdan çıkarılan aileden anne Ömür Cömert ile 40 günlük bebeği kurtarılamadı. Büyük bir acı yaşayan aile depremin ardından yıkılan evlerine yakın bir bölgede yeniden bir marangoz atölyesi kurarak yaşamlarını sürdürmeye başladı. "Annemi ve kızımı kaybettim" Depremde annesini ve 40 günlük kızını kaybeden Emre Cömert, dededen kalan mesleği babasıyla birlikte devam ettirdiklerini belirterek, "Depremde evlerimiz, iş yerlerimiz ve araçlarımız yıkıldı. Annemi ve kızımı kaybettim. Kendi imkanlarımızla yeniden atölye kurduk. Daha sonra kurduğumuz yer rezerv alanına girince tekrar kaldırmak zorunda kaldık. Yaklaşık bir yıl boşta kaldıktan sonra yeniden tezgahlarımızı kurduk. Şu anda PVC ve kereste sektöründe çalışmaya devam ediyoruz" dedi. "Atölyemiz yıkıldı, evimiz yıkıldı ama yeniden işimize başladık" Baba Kamuran Cömert ise "Atölyemiz yıkıldı, evimiz yıkıldı. Buna rağmen Başpınar Mahallesi’nde yeniden işimize başladık. Hayat devam ediyor. Çalışarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Kış sezonu biraz durgun geçse de umudumuzu kaybetmedik" diye konuştu.
Zonguldak Zonguldak’ta rüşvetle araç muayenesi operasyonunda 11 şüpheli adliyede Zonguldak’ta TÜVTÜRK muayene istasyonlarında çalışanlarla iş birliği yaparak kusurlu araçları rüşvet karşılığında muayeneden geçirdikleri iddia edilen şebekeye yönelik operasyon düzenlendi. Bir yıllık takibin ardından yakalanan 13 şüpheliden 11’i adliyeye sevk edildi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince geniş kapsamlı bir rüşvet ve sahtecilik operasyonu gerçekleştirildi. Bazı TÜVTÜRK istasyonu çalışanları ve aracıların; araçlarında kusur bulunan ve randevusu olmayan şahısların usulsüz şekilde işlemlerini yaptıkları tespit edildi. Banka hesaplarındaki rüşvet trafiği deşifre edildi Yaklaşık bir yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. İstihbarı çalışmalar ve derinleştirilen soruşturma kapsamında, aralarında 50 şüpheli ve 15 tanığın bulunduğu toplam 65 kişinin ifadesine başvuruldu. Yapılan incelemelerde, şüpheli şahısların banka hesaplarında rüşvet suçuna delil teşkil eden yaklaşık 3 milyon liralık yoğun para transferlerinin bulunduğu ancak kesin rakamın MASAK raporlarıyla netleşeceği öğrenildi. Ayrıca usulsüz onay aldığı iddia edilen araçlar yeniden muayeneden geçirildiğinde, geçmemesi gereken araçların sistem üzerinden onaylandığı da bilirkişi raporlarıyla belgelendi. Şafak operasyonuyla yakalandılar KOM ekiplerince gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından şüphelilerden C.Ö. ve Y.E. ifadeleri sonrası emniyetten serbest bırakılırken; istasyon çalışanları T.Ö., H.B., İ.C.D., İ.G., Ö.Y., M.Ç., M.A. ile aracılık yaptığı öne sürülen G.Ö., T.E., M.V. ve S.A. Zonguldak Adliyesi’ne sevk edildi. Geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye getirilen şüphelilerin, "Rüşvet" ve "Resmi Belgede Sahtecilik" suçlamalarıyla sorguları sürüyor.
Tunceli 6 Şubat’ta enkazdan umuda uzanan sesler 6 Şubat depremlerinde bölgede görev yapan AFAD ve gönüllü arama kurtarma ekipleri, enkaz altından gelen seslerin nasıl hayata tutunduğunu ve unutulmaz anlarını anlattı. Türkiye’yi derinden sarsan 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında, ekipler yalnızca enkazla fedakarca mücadele etti. Diyarbakır ve Adıyaman’da görev yapan Tunceli AFAD personeli ve gönüllü ekipler, insan hayatını kurtarmak için verdikleri mücadeleyi ve hafızalarından silinmeyen anları paylaştı. Enkaz altından gelen ince bir ses, tutulan bir el ve gözlerle kurulan sessiz bir teşekkür, depremin acı yüzü kadar dayanışmanın gücünü de ortaya koydu. AFAD Arama Kurtarma Teknisyeni Merve Varol Güneş, deprem sürecinde aktif olarak görev aldığını belirterek yaşadığı unutulmaz anlardan birini anlattı. Güneş, "6 Şubat depreminde arama kurtarma faaliyetleri boyunca canların kurtarılmasında ve hayatını kaybeden vatandaşlarımızın çıkartılmasında aktif rol aldım. Arama kurtarma teknisyeni olarak görev yapmaktayım. Ekibimle beraber birçok vakaya ve birçok canlının enkazdan çıkarılmasına müdahale ettik. Unutamadığım olaylardan biri enkaz içerisinde küçük bir kız çocuğunun sesinin gelmesi. Fiziksel olarak ulaşamadığımız kız çocuğuyla doğalgaz borusu aracılığıyla konuşup yerini tespit etmemiz. Çocukla konuşup hayatta kalmasını, bilincinin kapanmamasını ve soğukkanlı olup sakinliğini korumasını söyledik. Kıza ulaşırken annesinin, babasının ve yeni doğmuş kardeşinin cansız bedenine ulaştık, onları çıkarttık. Ailesinin cansız bedenini çıkardıktan sonra kız çocuğunu canlı olarak çıkarttık. Elimi tuttuğunda gözleriyle iyi ki burada olduğumu söylediğini ve bana güvendiğini hissettim. O an unutulmaz bir andı benim için. Ardından amcası elimi sıkarak teşekkür etti ve ağlayarak olay yerinden uzaklaştılar" dedi. Deprem döneminde Adıyaman’da görev yaptığını belirten Tunceli AFAD Afetlere Müdahale Şube Müdür Vekili Özgür Aydoğdu ise arama kurtarma çalışmalarında umudun hiç kaybedilmediğini vurgulayarak şunları söyledi: "Soğuktu, insanlar günlerce uykusuz çalıştı ve tam umudumuzu kaybettiğimiz bir anda tekrardan ‘sesimizi duyan var mı’ dediğimizde sesimize ses olan ince, cılız bir ses ‘buradayım’ dedi. Sonra oraya yoğunlaştık ve biz bir kişi beklerken orada 2 kız çocuğu bir de annelerine ulaştık. Oradaki mücadelemiz saatler sürdü ama sağlıklı bir şekilde çıkarıp ailelerine teslim ettik". Milli Eğitim Bakanlığı Arama Kurtarma (MEB AKUB) ekibinin gönüllülerinden Bülent Yaşar da deprem sabahında yaşadıklarını paylaştı. Yaşar, "6 Şubat sabahı tüm Türkiye olduğu gibi biz de sarsılarak uyandık. Tereddüt etmeden, AFAD ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Adıyaman iline hareket ettik. Yolculuk zorluydu. Problemli yollar, şehri terk eden insanlar. İlginç olan yanı, insanların kaçtığı bir şehre girmeye çalışmaktı. Hiç unutamadığım anlardan bir tanesi oydu. Çünkü biz de buradan giderken neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Herkesin tanık olduğu korkunç bir manzara bizi bekliyordu. Hiç tereddüt etmeden çalışmalara başladık. Birçok insana ulaştık, birçok canı kurtardık" şeklinde konuştu.