SPOR - 04 Kasım 2025 Salı 14:02

Selçuk İnan: "Bugüne kadarki mücadelenin üstüne çıkmamız gerekiyor"

A
A
A
Selçuk İnan: "Bugüne kadarki mücadelenin üstüne çıkmamız gerekiyor"

Süper Lig’in 12. haftasında Galatasaray’ı ağırlayacak olan Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan, "Maçı kazanmak için bugüne kadar verdiğimiz mücadelenin üstüne çıkmamız gerekiyor. Rakibin kim olduğunu düşünmeden kazanmak için çalışıyoruz. Kazanırsak çok önemli iş yapmış oluruz" dedi.


Trendyol Süper Lig’in 12. haftasında Kocaelispor, 9 Kasım Pazar günü saat 17.00’de lider Galatasaray’ı konuk edecek. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan antrenman öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Kazanabilecek pozisyonlar buldukları ancak neticelendiremedikleri Başakşehir maçını geride bıraktıklarını belirten İnan, "Kötü bir kararla kaybetmekten dolayı üzgünüz. Fakat yeni bir gün, yeni bir maç. Galatasaray maçı hazırlıklarına dün itibarıyla başladık. Çok önemli oyunculara sahip, Türkiye’nin en önemli takımlarından birine karşı oynayacağız. Ancak pazar günü saat 17.00’de belki de bu senenin rekorunu kıracağız; 40 bine yakın taraftarımız olacak. Kendi saha ve seyirci avantajımız var. Son dönemlerde performans olarak formda diyebileceğimiz bir dönemdeyiz. Dolayısıyla da maçı kazanmak için ne gerekiyorsa taraftarlarımızla ve şehrimizle beraber mücadele edeceğiz. Ama bir gerçek var ki bu maçı kazanabilmek için bugüne kadar vermiş olduğumuz mücadelenin de üstüne çıkmamız gerekiyor. Oyuncularımız da bunun farkında. Bütün çalışmalarımız da hafta boyunca bu şekilde olacak" ifadelerini kullandı.



Petkovic tedavi için yeniden ülkesine gitti


Takımdaki eksik futbolcularla ilgili bilgi veren ve ülkesine dönen takımın golcü oyuncu Petkovic’e ayrı parantez açan Selçuk İnan, "Bruno Petkovic kendi ülkesinde tedavi olmak istedi. Oradaki doktorunun sakatlığına daha hakim olduğunu, sakatlığını daha iyi bildiğini söylemiş ve bizden izin istemişti. Biz de yöneticilerimizle görüşüp izin verdik. Dün döndü ama iyileşme istedikleri gibi olmamış. Raporları bizim doktorlarımıza geldi. Bu halde de Galatasaray maçında oynama ihtimalinin olmadığını söylediler. Tekrardan tedavisinin devam edilmesine karar verildi. Tedavi orada başlandığı için orada bitsin dediler. O da ‘Tekrar gitsem daha iyi olur’ dedi. Biz de sağlık ekibiyle konuştuk ve bunun daha doğru olduğunu söylediler. Tekrar ülkesine döndü. Bir haftalık daha tedavi süreci olacak. Ondan sonra inşallah bizimle olacak. Bu beklediğimiz bir şey değildi. Ben bu maça belki yetişir diye ummuştum. Ama dün raporlar kötü gelince açıkçası biraz da üzüldük ama futbolda bunlar var. Haidara bugün itibarıyla artık bizimle antrenmanlara çıkacak. Rivas henüz antrenmanlara çıkamıyor. Serdar’ın durumunu biliyorsunuz. Antrenmana çıkacak ama enfeksiyon riski ya da başka bir sıkıntısı olabilir. Ona da hafta içinde bakacağız. Darko zaten toparladı" şeklinde konuştu.



"Galatasaray’ın çok geniş kadrosu var"


40 yaşındaki teknik adam, Galatasaray’ın, Şampiyonlar Ligi’nde yarın deplasmanda Ajax ile oynayacak olmasının Kocaelispor’a avantaj sağlayıp sağlamayacağıyla ilgili soruya "Eğer sahada fazlasıyla mücadele ederseniz, en az onlar kadar koşup mücadele ederseniz, fiziksel avantajları sahanın içinde kısmen görebilirsiniz. Onun dışında her maçın ayrı bir anı, ayrı bir hikayesi var. Galatasaray için Ajax maçı bambaşka olacak, bizim maç başka bir maç olacak. Fiziksel olarak oraya gidip oynamaları ve tekrar dönmeleri biraz etkiler mi, kendi dönemimden baktığımda da etkilendiğim zamanlar oluyordu. Bu tür Şampiyonlar Ligi maçı, uzun yolculuk dönüşü biraz fiziksel olarak etkilendiğim oluyordu. En nihayetinde Galatasaray’ın çok geniş bir kadrosu var. Biz Ajax maçıyla bir bağlantı kurmaya çalışmıyoruz. Kendi maçımızla ilgili Galatasaray’a karşı doğru bir oyunla, doğru bir stratejiyle ve rakipten daha çok mücadele ederek oynamaya çalışacağız. Bunların hepsini doğru bir şekilde sahaya yansıtırsak taraftarlarımızın da desteğiyle kendi şehrimizde kazanan taraf oluruz inşallah" yanıtını verdi.



"Rakibin kim olduğunu çok düşünmüyorum. Kazanmak için gerekeni yapıyorum"


Taraftarın bir bölümünün dile getirdiği ‘Galatasaraylı Selçuk İnan’ söylemleriyle alakalı ise başarılı çalıştırıcı, "Hepimiz bir yerlerde futbol oynadık. Geçmişimiz var. Birimiz Galatasaraylı Selçuk, birimiz Fenerbahçeli Ahmet, birimiz Beşiktaşlı Nurettin, Antalyalı Ahmet, Sakaryalı bilmem kim, ne derseniz deyin. Bütün şehirlerde bunu herkes söyler. Benim hayatım, benim bakışım başka. Siz beni çok iyi tanıdınız. Şükürler olsun ki ülkemizde, özellikle de Kocaeli’de bunu fazlasıyla insanlara hissettirdiğimi düşünüyorum. Şu an benim anım. Burası benim alanım, benim hayatım. Oyuncularım da orada. Onların kazanması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyorum. Karşımdaki rakibin kim olduğunu çok düşünmüyorum. Ama geçmişimde çok önemli başarılar yakaladım, kaptanlığını yaptım, antrenörlüğünü yaptım. Bunu gizleyemem. O yüzden de onları ayırmak artık bizim için çok profesyonel, çok basit bir şey" dedi.



"Galatasaray maçına en iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz"


Oyun formasyonu ve rakibin oyununa karşı alınacak önleme dair bilgi paylaşmak istemeyen Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Oyun formasyonuyla ilgili şu an burada açıklama yapmak istemiyorum çünkü hafta boyunca ona çalışacağız. Formasyonda bir değişiklik olur mu, onu da maçta görürsünüz. Şu anda söylemenin bir anlamı yok. En iyi şekilde Galatasaray maçına hazırlanmak istiyoruz. 16 yıl aradan sonra ilk defa derbi oynanacak. Bence biz bunun tadını çıkaralım, zevkini alalım. Bütün şehirde pazar günü bir bayram havası oluşacak. Mücadelemizi gösterelim. İnşallah sonucunda da kazanan taraf olursak çok önemli bir iş yapmış oluruz" diye konuştu.



Selçuk İnan: "Bugüne kadarki mücadelenin üstüne çıkmamız gerekiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."