ASAYİŞ - 05 Mayıs 2026 Salı 11:30

Okul güvenliğinde yeni dönem: Kurullar her ay toplanacak

A
A
A
Okul güvenliğinde yeni dönem: Kurullar her ay toplanacak

Kocaeli’de okul güvenliği için alınan tedbirler yeniden ele alınıyor. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, son günlerde farklı illerde yaşanan olayların ardından okul güvenliği çalışmalarının daha sıkı takip edileceğini belirterek, il ve ilçelerde yürütme kurullarının her ay toplanacağını söyledi.


Kocaeli Valiliğince okul ve çevresi güvenlik tedbirleri ile genişletilmiş il güvenlik, asayiş ve koordinasyon kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Kentte okul güvenliğine ilişkin bugüne kadar alınan önlemler, son günlerde yaşanan acı olayların ardından yeniden değerlendirildi. Öğrencilerin sabah evlerinden çıkıp okula ulaşmalarından, ders bitiminde yeniden ailelerine kavuşmalarına kadar geçen tüm sürecin ele alındığı toplantıda; okul çevreleri, servisler, riskli okul sınıflandırmaları, kolluk görevlendirmeleri, gece bekçileri ve özel güvenlik uygulamaları masaya yatırıldı.



"Her ayın ilk haftası toplanacağız"


Son günlerde yaşanan olayların ardından sürecin daha sıkı takip edileceğini belirten Vali İlhami Aktaş, "Bugün yapacağımız toplantı oldukça geniş kapsamlıdır. Normalde bu toplantıları yılın başında ve ikinci yarıyıl başında, İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar arasında yapılan protokol çerçevesinde gerçekleştiriyorduk. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle, mevcut kurulun daha dar kapsamlı yapısı olan il ve ilçe yürütme kurulları bundan sonra her ayın ilk haftasında toplanacaktır. İllerde bizim başkanlığımızda, ilçelerde ise kaymakamlarımızın başkanlığında yapılacak bu toplantılarda; okullarımızın ve öğretmenlerimizin güvenliği ile öğrencilerimizin huzuru için alınması gereken tedbirler düzenli olarak ele alınacak, önceki kararlar da gözden geçirilecektir. Bu uygulama, eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdüğü tüm ay boyunca devam edecektir" dedi.



"Servisten okul çevresine kadar tüm tedbirleri ele alacağız"


Okul güvenliği denildiğinde yalnızca okul binasının değil, çevresinin ve servis süreçlerinin de dikkate alınacağını kaydeden Vali Aktaş, "Çocuğun servisle evden alınıp okula getirilmesi, okuldan alınıp evine sağ salim götürülmesini kapsayacak şekilde tüm tedbirleri gözden geçireceğiz. Daha önce yaptığımız okulların riskli alan belirlemesi ve risk sınıflandırması da yeni hesaplamalarla ilgili komisyon tarafından tekrar değerlendirilecek" diye konuştu.



"Riskli okullarda kolluk kuvvetleri görev yapıyor"


Risk durumuna göre okullarda farklı güvenlik tedbirlerinin uygulandığını belirten Aktaş, "Riskli okul olarak belirlediğimiz yerlerde halihazırda sabit kolluk kuvvetlerimiz görev yapıyor. Az riskli okullarda da öğrenci giriş-çıkış saatlerinde, okulun dağılma ve toplanma saatlerinde başta trafiği düzenlemek üzere arkadaşlarımız orada bulunuyor. Bunun da ötesinde tüm okullarımızda, polis bölgesindeyse polisten, jandarma bölgesindeyse jandarmadan en az bir irtibat görevlimiz var. Bu arkadaşlarımız, okul aile birliği ve okul yönetimleriyle devamlı iletişim halinde görev yapıyor" ifadelerini kullandı.



"Gece bekçileri güvenliği olmayan okullarda görevlendirildi"


Yaşanan olayların ardından ilave tedbirlerin alındığını söyleyen Aktaş, "Olayların olduğu ilk andan itibaren arkadaşlarımız okullarda sabit görevlendirme yaptı. Daha sonra ilimizde görev yapan gece bekçilerimiz, güvenliği olmayan, özel güvenliği bulunmayan okullarımızın tamamına denk gelecek şekilde görevlendirildi. Şu anda gece bekçisi arkadaşlarımız okullarımızda güvenlik için görev almaktadır. Aynı zamanda özel güvenlikle ilgili neler yapacağımızı ve neler yapmamız gerektiğini de bugün burada istişare edeceğiz" dedi.



"Çocuklar hepimize emanet"


Konuşmasının sonunda saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet dileyen Vali Aktaş, "İlimizde bu olayların gerçekleşmemesi için bu salonda bulunan tüm arkadaşlarımızın bu konuda sorumlu olduğunu, başta kendim olmak üzere herkese hatırlatmak istiyorum. Çocuklar hepimize emanettir. Öğretmenlerimiz ve okullarda çalışanlarımız devletimizin koruması altındadır. Servislerden okul aile birliklerine, velilerden ilgili kurumlara kadar hepimizin sorumluluğu var. Bu konuya şu ana kadar nasıl sıkı şekilde eğildiysek bundan sonra da eğileceğiz" şeklinde konuştu.



Okul güvenliğinde yeni dönem: Kurullar her ay toplanacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Grup Toplantısı CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, enflasyona değinerek, "Asgari ücret 4 bin 100 lira eridi. Yani Ocak ayında 28 bin lira denen asgari ücret, şimdi 23 bin 900 lira o anki parayla. Daha önünde bir yıl var. Emekçinin, bir yıl en düşük emekli maaşı 3 bin lira eridi. 17 bin liraya geriledi. En düşük memur aylığı 9 bin lira eridi. Ne diyordu Erdoğan? Ne diyordu? 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyordu. Bakın burada tarih 30.11.2005. 3 yıl öncekinden daha az ekmek alıyorsanız ‘Bana beddua edin’ diyor. 3 yılı geçtim Sayın Erdoğan 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alıyordu. Hesap ortada. Hani diyorsun ya o makinayı bırak. Altın hesabını bırak. O makineyi eline al. Somun ekmek hesabı yap. 3 ay önce asgari ücretli 1870 ekmek alırken şu anda bin 605 ekmek alıyor. 3 ayda asgari ücretli 265 ekmek kaybı var. Diyorsun ya 3 yıl öncesine daha az ekmek alan bana beddua etsin. Bu milletin irfanında, kültüründe kimseye beddua etmek yok. Türkiye yüzde 32.5’luk enflasyonuyla Avrupa’da açık ara birinci. Bakın öyle bir şey ki Avrupa’da bizden sonra enflasyonu en yüksek olan ülke Romanya yüzde 9.9 enflasyon var. Bu ne demek? Avrupa’da bizim dışımızda enflasyonu çift tane olan yok. Bizim yüzde 32.5. Dünyanın en yüksek 5. enflasyonuyuz. Hem gıdada hem genel enflasyonda" ifadelerini kullandı. Vergi eleştirisi Özel, Türkiye’de toplam vergilerin neredeyse 65’inin dolaylı vergi olduğuna işaret ederek, "En zenginle en fakirin eşit ödediği vergi. Dünyanın en adaletsiz vergisi. Elektriği milyarder ve asgari ücretli yakıyor, aynı vergiyi veriyor. Sudan, toplu taşımadan, giyim kuşamdan alınan dolaylı vergilerin tamamı. En zengin de en fakirde evladına çocuk bezi aldığında aynı vergiyi ödüyor, memlekette ve bu vergilerin toplam vergi toplam yüzde 65. Bunun üstüne bir de yüzde 23, 24 gelirler gelir vergisi var. O ne? Maaşı bankamatikten çekiyorsun ya. Çekmeden içinden kesilen vergi. Bir de bankada bir mevduatın varsa o mevduatın ay sonunda çekmeden içinden kesilen vergi. Bu da yüzde 23,24, yüzde 88, 89’a geliyor. Geriye kalan yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Yani esas kazananın kar etmiş olanın Kurumlar Vergisi kardan veriliyor. Ettiği kardan vereceği vergi yüzde 11" diye konuştu. Dış politika eleştirisi Dış politikada iktidarın Trump yönetimine muhtaç olduğunu iddia eden Özel, "Gözünün içine baka baka Avrupa’da yoksun, Çin’le yoksun, Rusya’da yoksun, Amerika’da biz olmasak yoksun, sen bize muhtaçsın, biz seni tercih ediyoruz deyip bir Amerikan Başkanı’nın oğluyla önce İstanbul’da pazarlıklar edip, görüşmenin içeriğin görüşme olduğunda ne tavizler verileceğini bu kürsüden söyledik. Alınacak 250 uçağı da pahalı sıvılaştırılmış doğal gazı da ya da nadir toprak elementleriyle ilgili o Trump’ın ağzını sulandıran ilk iş dünyada nadir toprak elementi neredeyse oraya saran Trump’a bu tavizlerin verileceğini de hepsini buradan söyledik. Sustular. Susarak inkar ettiler. Trump’ın tweetinden sonra gizleyemediler. Şimdi işte o Trump bir müttefik olarak Amerika’dan bahsetmiyorum. Bu iktidarın bağlandığı tek kutup kendi ülkesinde de itibarı kalmayan oyları yüzde 6’lara düşen bu yıl bitmeden Amerika’da topal ördek olacağına hiç şüphe olmayan, hatta belki diğer kanatta da çoğunluğunu kaybederek dönemin sonunu bile getirecek getiremeyecek olan Trump’a bütün ümitlerle bağlamış olan Erdoğan’dan bahsediyorum. Dünyayı krize sokan Trump yönetimi, dünyada otoriter liderlerle çalışmayı tercih ediyor. Net. Macaristan’da Orban’ı tutuyor. Suriye’de ’Şara’ya yıllarca hazırladık’ diyor, kravat giydiriyor. İran’a bile ’ilk günlerde başarılı olacak, dini lideri belirlerken bana soracaksınız, ben söyleyeceğim’ diyor. Dünyanın neresinde bir otoriter varsa onu destekliyor. Sade kendi mi değil? Dünyaya dayatmaya çalıştığı kendince dünya düzeninde teknolojik artlar yani dünyadaki teknoloji şirketlerinin zengin bir yerleri de dünyada nerede bir otoriter var onu seçiyorlar" şeklinde konuştu.
İstanbul ROKETSAN 4 yeni sistemini tanıttı Roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda NEŞTER, CİRİT Anti-İHA, CİDA ve mini seyir füzesi olmak üzere 4 yeni ürününü tanıttı. Roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda NEŞTER, CİDA, CİRİT Anti-İHA ve mini seyir füzesini ilk kez kamuoyuna tanıttı. NEŞTER, CİDA, Mini Seyir Füzesi ve CİRİT Anti-İHA fuar katılımcılarından yoğun ilgi gördü. ROKETSAN, lansman ürünlerinin yanı sıra birçoğu başarısını sahada kanıtlamış 40’a yakın ileri teknoloji sistemleriyle fuarda boy gösterdi. CİRİT Anti-İHA, sahada başarısını kanıtlamış CİRİT Lazer Güdümlü Füzesinin yeni bir versiyonu olup; İHA’lara karşı kullanılan yüksek maliyetli hava savunma füzelerine güçlü bir alternatif teşkil ediyor. Bu sayede, havadan gelen tehditlere karşı pahalı platform ve mühimmatları devreye almadan önce, uygun angajman zarfı içerisinde CİRİT Anti-İHA ile hedefin etkili şekilde imha edilmesi mümkün hale gelebilecek. Ayrıca bu versiyon yaklaşma sensörü ve Anti-İHA Harp Başlığı ile de dikkat çekiyor. CİDA uzun menzilli tanksavar füze sistemleri ailesinin en yeni üyesi olarak, görüş ötesi kullanım kabiliyeti, uzun menzili, hızlı taarruz yeteneği ve hibrit arayıcı başlığı sayesinde nokta atış hassasiyetiyle sahadaki ihtiyaçlara doğrudan cevap veren, yüksek teknolojili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Rakip sistemlere kıyasla çok daha uzaktan hedefi etkisiz hale getirme kabiliyetine sahip bu sistem; kara, deniz ve havada görev alan farklı platformlara entegre edilebilmesiyle sahada çarpan etkisi oluşturacak bir sistem olarak konumlanıyor. Mini Seyir Füzesi de düşük maliyetli yapısını yüksek operasyonel etkiyle birleştiren yeni nesil bir çözüm olarak öne çıkıyor. Muadillerine kıyasla sunduğu uzun menzil, daha ağır harp başlığı ve çoklu taşıma imkânı sayesinde sahada özellikle de hava savunma sistemlerine karşı önemli bir güç çarpanı oluşturacak bu sistemimiz, hedef hattından görsel istihbarat toplayabilme yeteneğiyle de son kullanıcılara operasyonel çeşitlilik sunuyor. NEŞTER, MAM-L ürününün bir varyantı olarak, minimum ikincil hasar prensibiyle yüksek hassasiyetli vuruşlar yapmak üzere tasarlandı. Klasik çözümlerden farklı olarak, bulundurduğu yaklaşma sensörü sayesinde, hedefe temas öncesinde devreye giren ve kesici bıçaklar içeren özgün bir harp başlığına sahip. Patlayıcı içermeyen bu yapı sayesinde, kitlesel imha yerine doğrudan noktasal hedeflere yüksek hassasiyetli vuruş sağlayabiliyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ROKETSAN’ın tanıtım etkinliğinde yaptığı konuşmada, "İnşallah bunları sadece caydırıcılık için kullanırız diye düşünüyoruz ama kullanmamız gerekirse de hiç düşünmeden kullanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. En etkili şekilde kullanacağımızı değerlendiriyoruz." dedi. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, "Bunlara yönelik olarak anti İHA sistemleri de bütün dünyanın üzerinde en çok çalıştığı konulardan bir tanesi. Uzunca süredir CİRİT füzesini karadan karaya olan bir sistem olarak kullanıyorduk ama bugün sizlerle CİRİT’in anti İHA versiyonunu, yani 8 kilometreye kadar havadaki İHA’ları etkisiz hale getirecek olan füzemizi paylaşıyoruz" dedi.