GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 18:55

Kocaeli’de 200 yıllık ’imece’ geleneği: 5. Kaz Bayramı kutlandı

A
A
A
Kocaeli’de 200 yıllık ’imece’ geleneği: 5. Kaz Bayramı kutlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin desteği ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen 5. Geleneksel Kaz Bayramı, bu yıl coşku ve heyecana sahne oldu. Başkan Büyükakın, Kaz Bayramı gibi geleneklerin bizi bir arada tutan ruh olduğunu vurguladı.


Kocaeli’de 200 yıllık bir gelenek olan Kaz Bayramı, İzmit Eseler Köyü’nde gerçekleştirildi. Kocaeli’nin kırsal kültürünü yaşatmayı, toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi ve geçmişle geleceği birleştirmeyi amaçlayan programda imece usulüyle hazırlanan yöresel kaz yemekleri ve köy halkının kendi üretimi olan ürünleri ile ziyaretçilere sunuldu. Kocaeli’nin kültürel mirasını yaşatmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek açısından önemli bir sosyal buluşma niteliği taşıyan Kaz Bayramı, renkli görüntüleri ile hafızalara kazınırken, adeta festival havası yaşattı.


Başkan Büyükakın, konuşmasına Kaz Bayramı’nın 200 yılı aşkın geçmişine dikkat çekerek başladı, "O zaman Kaz Bayramı yapılmıyordu. Adı bayram değildi. İmece yapıyorlardı. Herkes bir araya gelir, yardımlaşırdı. Ama değişmeyen tek şey, birbirimize olan ihtiyacımızdır. Bir ve beraber olmaya, yardımlaşmaya duyduğumuz ihtiyaç geçmişte de vardı, bugün de var, yarın da olacak" dedi.


Kaz Bayramı’nın sadece bir yemek etkinliği olmadığını, ortak değerleri ve kültürel ruhu yaşatan bir gelenek olduğunu vurgulayan Başkan Büyükakın, "Gelenek, geçmişle gelecek arasında köprüyü kuran görünmez yapıyı temsil eder. Geleneksel kıyafetlerimiz ve o zaman yapılan adetlerle bugüne çağrışım yaptırarak eski ruhu canlı tutuyoruz. Bu, bizi Anadolu topraklarında güçlü kılan, bizi biz yapan ruh. Gençlerimiz ve çocuklarımız bu ruhu öğrendikçe, devlet ebed müddet ve Türk milleti ilelebet payidar olacaktır" ifadesini kullandı.


Programa Başkan Büyükakın, annesi Semra Büyükakın ve eşi Prof. Dr. Figen Büyükakın ile birlikte katıldı. Kocaeli Garnizon Komutanı Tuğamiral Selçuk Akarı, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ın eşi Songül Aktaş, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, AK Parti İl Başkan Vekili Alper Doğan, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar, MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Kadir Çetin, Kocaeli Yerel Kültür Platformu Başkanı Dr. Metin Şentürk, önceki dönem Sağlık Bakanı Kazım Dinç ve eşi Nihal Dinç, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, programda hazır bulundu.



Kocaeli’de 200 yıllık ’imece’ geleneği: 5. Kaz Bayramı kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Bakan Tekin’den CHP ve İBB’ye kreş tepkisi: "CHP mensupları ’erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) bağlı kreşte bir çocuğa yönelik darp ve istismar iddialarına ilişkin, "CHP mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular. Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı" dedi. Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, başörtüsü yasağı dönemine, kadınların kamusal alandan dışlandığı yıllara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı kreşlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kütahya’da AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Geçmişte yaşanan başörtüsü uygulamalarına değinen Bakan Tekin, 1990’lı yılların sonunda kamusal alanda yaşanan örnekleri hatırlatarak, "Üniversitenin tıp fakültesinde başörtülü hastalarla ilgili olarak ’burası kamusal alan’ diyen hekimler vardı. Daha trajik bir örnek ise; elektrik faturası ödemek için gelen bir kadına bile başörtülü girdiği için ’Burası kamusal alan bu şekilde içeriye giremezsin’ denilen bir Türkiye yaşadık. Bunlar milattan önce falan bahsetmiyorum ben. 1990’lı yılların sonundan bahsediyorum. İnsanların kılığından, kıyafetinden, inancından dolayı özellikle kadınların kamusal hayatı tamamen dışına atıldığı, dışına itildiği bir Türkiye yaşıyorduk" dedi. "Kadınlar kamusal hayatta özgürce yer almaya başladı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların kamusal hayattaki yerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Tekin, kadın teşkilatlarına teşekkür ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette kendisine bu kadar yoğun destek veren kadınların ülkenin toplumsal yapısında ülkenin kamusal hizmetleri yürütüldüğü sektörlerin tamamında kadınların kendi kimlikleriyle, kılıklarıyla, kıyafetleriyle, özgür bir biçimde çalışabilmelerini önüne açtık. Bunlarla uzun uzun anlatmak konuşmak mümkün. Fakat ben bir şey söylüyorum teşkilat toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bizler bakan olarak çalışıyoruz. Biz eğer iyi şeyler yapıyorsak sizin sayenizde yapıyoruz. Eğer siz AK Kadınlar, AK Parti Teşkilatları, Cumhur İttifakı’na mensup siyasi partilerin tabanını teşkil eden kişiler bize destek olmasaydınız, bizi desteklemezseniz biz bunları yapamayız. Bizi seçmezseniz biz bugün koltuklarda olamayız. Bize destek vermezseniz eğer bu kadar büyük ses çıkartan muhalefete rağmen bu işleri yapamayız. O yüzden ben hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum" dedi. "Muhafazakar demokrat kimliğimiz toplumsal değerlere sahip çıkmaktır" Muhafazakar demokrat anlayışın temelinde adalet ve hukuk olduğunu belirten Bakan Tekin, "Biz toplumun değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak istiyoruz. Muhafazakar, demokrat dediğimiz kimlik bizim açımızdan bu anlama geliyor. Muhafazakarlığımız yani toplumsal değerlerimizi korumak konusunda kararlı bir iktidarız. bütün bu adımları atarken Müslüman olma hassasiyetine sahip bir biçimde kul hakkı yemeden adil bir biçimde adalet bizim için çok kritik. bütün bu adımlarımızı atarken hukuka uygun davranıyoruz’’ şeklinde konuştu. "Seyyar satıcı bile ruhsat alıyor" İBB ile geçmişte yaşanan kreş tartışmasına değinen Bakan Tekin, ruhsat ve standart vurgusu yaparak, "Bundan 2 yıl önce yaşadığımız bir tartışma vardı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla bir tartışmaya girdik. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ’ben kreş açıyorum, anaokulu açıyorum’ diyor. Ben de bakan olarak diyorum ki ’nerede açıyorsunuz bunları, ben görmüyorum’. ’Yok, açıyorum’ diyor. Hukuk devletinde bir kurum açmak için, şurada seyyar satıcılar bile gidiyor belediyeden ruhsat alıyor. Kriterler var, standartlar var, o standartları yerine getiriyor. Ondan sonra kamu hizmet yapıyor. Peki siz vatandaşın çocuğunu emanet alıyorsunuz. O çocuğa güvenli bir ortam sunduğunuzu, o çocuğun can güvenliğini teminat altına aldığınızı bana garanti edebilir misiniz? O zaman buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız diye, tartışmaya girmiştim dönemin İBB başkanıyla" dedi. "Standartları sağlayın, ruhsatı verelim, denetleyelim" Bakan Tekin, bu süreçte resmi yazı yazdığını belirterek, "Bir resmi yazı yazdım. Resmi yazıda ona dedim ki; bunu yapmak istiyorsanız gelin bize deyin ki biz bunu yapmak istiyoruz. Bizim standartlarımızı sağlayın bizde size hak verelim. Gerektiğinde de sizi denetleyelim istiyoruz bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size ruhsat verelim. Gerektiğinde sizi denetleyelim" dedid "Bu sözler hukuk devletiyle bağdaşmaz" CHP cephesinden gelen tepkilere de değinen Bakan Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. ’Erkekseniz gelin kapatın’ diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular televizyon ekranlarında. Hatırlıyorsunuz değil mi?" dedi. Üç yaşındaki çocuğa yönelik taciz iddiası İBB’ye ait olduğu iddia edilen bir kreşte yaşanan olaylara dikkat çeken Bakan Tekin, "Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı. Üç yaşındaki bir çocuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığını iddia ettiği kreşlerde uygulanan taciz. Arkadaşlar biz yaptığımız her işi dediğim gibi hukuk devleti ilkesine uygun olarak yapmakla mükellefiz ve bu şekilde de davranıyoruz. Bunu niye yapıyoruz bunları? Çünkü biz vatandaştan oy isterken dedik ki biz muhafazakarız. Biz kul hakkı yemeyeceğiz, adil davranacağız. Biz hukuki davranacağız. Siz de bizim adımıza sokakta, esnafla, hanelerde ziyaretlerde bizim adımıza bunu taahhüt ettiniz" dedi.