SAĞLIK - 03 Ocak 2026 Cumartesi 11:11

Hekime 77 milyon lira tazminat

A
A
A
Hekime 77 milyon lira tazminat

Gebelikte ikili ve üçlü tarama testlerini yazılı olarak reddeden hastanın, down sendromlu doğan bebek sonrası açtığı davada hekimin 77 milyon lira tazminata mahkum edilmesi tepkiye yol açtı. Adli Tıp Kurumu’nun "hekim hatası yok" raporuna rağmen bu kararın alındığını söyleyen HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bu kabul edilemeyen bir mesele" dedi.


HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, hekime verilen cezayı eleştirdi. Kurban, "Bir insanın 77 milyon lirayı ödeyip ödeyemeyeceği meselesi bir kenara, bu kadar ceza nasıl haklı görülebilir? Adli tıp kurumunun olumsuz raporuna rağmen nasıl malpraktis (hatalı tıbbi uygulama) yapmış olarak kabul edilir ve buna ceza kesilir, bunları konuşmak istiyoruz" dedi.


Olayın detaylarına ilişkin bilgi veren Kurban, 35 yaşındaki bir hastanın gebeliğinin 14. ve 17. haftalarında yapılması gereken ikili ve üçlü tarama testlerini reddettiğini ancak doğumun ardından bebeğin down sendromlu olması üzerine ailenin tazminat davası açtığını ifade etti. Adli tıp kurumu raporunun hekim lehine olmasına rağmen verilen kararı hukuka aykırı bulduklarını vurgulayan Kurban, "İşin garip tarafı şu, adli tıp kurumunun verdiği rapora rağmen, ’burada hekim hatası yoktur’ demesine rağmen hekime ceza kesiliyor. Bu kabul edilemeyen bir mesele" değerlendirmesinde bulundu.



"Bir hekim, istenmeyen bir şeyi yaptıramaz"


Kurban, hekimin hastanın istemediği hiçbir işlemi zorla yaptıramayacağının altını çizerek, "Biz her ne kadar hekimler olarak buna katılmasak da, aşı da, kişinin vereceği tahlillerde tamamen kişinin talep etmesiyle uygulanabiliyor. Bunun dışında hastaya hiçbir test ya da herhangi bir girişim yapılamaz. Dolayısıyla da bu konuda bir hekim sorumlu tutulamaz. Bir hekim, istenmeyen bir şeyi yaptıramaz" dedi.



"Hekimimizi savunacağız"


Kararın istinaf sürecinde olduğunu ve HEKİMSEN olarak davayı üstlendiklerini bildiren Uzm. Dr. Kurban, "HEKİMSEN olarak bu davayı üstlendik ve hekimimizi savunacağız. Üyemiz olmamasına rağmen, hekim arkadaşımız olduğu için bunu yapıyoruz. Yargıtay aşaması da var. Yargıtay’a rağmen bu ceza kalırsa bilemiyorum hekim arkadaşımız bu cezayı nasıl ödeyecek" diye konuştu.


Tıbbi hataların görmezden gelinmesini istemediklerini ancak cezaların ölçülü olması gerektiğini vurgulayan Kurban, malpraktis davalarında hükmedilen tazminatların ödenemez boyutlara ulaştığını belirtti. Tıbbi hatalardaki tazminat yükünü ölümlü trafik kazalarındaki yaptırımlarla kıyaslayan Kurban, istenmeyen sonuçların her zaman hekimden kaynaklanmadığını, teknik aksaklıklar veya diğer personelden kaynaklı sorunların da yaşanabileceğini ifade etti.



"Özel sektördeki hekimlerin koruma mekanizması yok"


Kamuda çalışan hekimlerin yönetmelikle kısmen korunduğunu, üniversite personelinin ise soruşturma izninin üniversite komisyonlarına bağlı olduğunu söyleyen Kurban, şunları kaydetti:


"Malpraktis davaları kamuda biraz tatmin edilmiş durumda. Yönetmelikle devlet tarafından kısmen ödenirken, özel sektörde bir koruma mekanizması yok. Özel sektördekiler tamamen bu parayı ceplerinden ödemek zorundalar. Malpraktis davaları, üniversitede çalışan personele karşı açılamıyor. İlgili savcılık öyle bir davayı üniversitenin ilgili komisyonlarına sevk ediyor ve orada takip ediliyor. Üniversitelerin, kamunun ve özel sektörün malpraktis uygulamaları farklı".



"Yasa tasarımızla bu sorunları ortadan kaldırmayı hedefliyoruz"


Kurban, sendika olarak hazırladıkları ve Sağlık Bakanlığına sundukları "Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı" ile malpraktis davaları, deontoloji ve özlük hakları konusunda adaletli bir standart getirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekleyerek, "Bunu Bakanlığımıza da kısmen tanıttık, onlar da olumlu buldular. İnşallah bundan sonraki süreçte daha da geliştirerek milletimiz için kullanıma sunacağız. Hekime uygulanacak bütün uygulamaları da adaletli ve düzgün bir şekilde, tecrübemizle olaya kümülatif bakarak çözdüğümüzü düşünüyoruz. Malpraktisi de deontolojiyi de tabip odalarını sorunlarını da bunun gibi cezaları da özlük haklarıyla ilgili bütün bilgi ve verileri de en ideal, en adaletli şekilde hazırlayarak devletimizin onayına ilettik. İnşallah onaylanır ve bir daha böyle problemler yaşanmaz" ifadelerini kullandı.



Hekime 77 milyon lira tazminat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Milletvekili Arslan Tatar Kasrik’teki sel bölgesinde incelemelerde bulundu AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, sel felaketinin yaşandığı Kasrik beldesinde incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmaları yerinde takip etti. Vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini açıkladı. Şırnak merkeze bağlı Kasrik beldesinde etkili olan sel felaketinin ardından bölgedeki çalışmalar hız kesmeden sürerken, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da afet bölgesine giderek incelemelerde bulundu. Milletvekili Tatar, sahada yürütülen müdahale ve koordinasyon çalışmalarını yerinde takip ederek yetkililerden bilgi aldı. Selin yol açtığı hasarın ardından ilgili kurumların hızlı şekilde harekete geçtiğini belirten Tatar, vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Bölgede sürdürülen çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Tatar, sürecin yakından takip edildiğini dile getirdi. Ziyaret sırasında AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ı görüntülü arayan Milletvekili Tatar, sahadaki son durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yapılan görüşmede, arama-kurtarma ve hasar tespit çalışmalarının yanı sıra, bölge halkının ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik adımlar ele alındı. Kasrik beldesinde devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Tatar, "Sel felaketinden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için gerekli tüm çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun. Kasrik beldemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.