GÜNDEM - 11 Haziran 2025 Çarşamba 14:52

Çöplükte hayvan satışı yapmak zorunda bırakılan vatandaştan kendisini hedef alan başkana cevap

A
A
A
Çöplükte hayvan satışı yapmak zorunda bırakılan vatandaştan kendisini hedef alan başkana cevap

Kurban Bayramı öncesi adeta çöplük alana atılan hayvan satıcıları, İzmit Belediyesi’ne tepki göstermişti. Haberin geniş kesimlerde yer almasının ardından İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, röportaj veren bir hayvan satıcısını sosyal medyadan paylaşarak olayın tiyatro olduğunu ileri sürdü. Yaşananların ardından hedef gösterilen köylü Erman Temel, "Benim resmimi alacağına numaramı alsalardı, çözüm üretselerdi" dedi.


İzmit Belediyesi, Kurban Bayramı’nda şehrin köylerinden gelen hayvan satıcılarına Modern Hayvan Pazarı’nın yanındaki çöplük alanda yer göstermişti. Modern hayvan pazarındaki fiyatların çok yüksek olması sebebiyle, az sayıda hayvanı bulunan Kocaelili köylüler, çöpün içinde satışlarını gerçekleştirmişti. Olay ulusal ve yerel basında geniş şekilde yer almıştı.



Yorumlara kapatıp, hedef gösterdi


İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, duruma tepki gösteren hayvan satıcısı Erman Temel’i sosyal medya hesabından AK Parti logosunun önünde çekilmiş fotoğrafı ile paylaşarak olayın kumpas olduğunu savundu. Erman Temel’in hedef gösterildiği paylaşımda yorumlar da kapatıldı.



"Yalan söylediler, çarpıttılar"


Fatma Kaplan Hürriyet, sosyal medya hesabından Erman Temel’in fotoğrafını paylaşarak yazdığı yazıda, "Yalan söylediler, çarpıttılar, ’Çöpün içinde kurban pazarı’ diye yandaş medyaya manşet ettiler. Önceden organize edilmiş kumpas ve örgütlü kötülük olduğu anlaşıldı. İşte bir kanıtı daha. En çok bağıran kimdi? Hatırladınız mı? Kurban satış alanında kameralara konuşan, ’Bizi çöpe koydular.’ diye en çok bağıran kişi, meğer AKP İzmit İlçe Başkanlığı’nda poz veren bir AKP’liymiş. Oysa bu alan, satıcıların kendi isteğiyle seçilmiş, ücretsiz olarak tahsis edilmişti. Ne hikmetse özellikle atıkların bulunduğu alanı ısrarla talep etmişti satıcıların bir kısmı. Daha yukarısı teklif edildiğinde ’tuvaletler uzak’ vs. dediler. Arkadaşlarımız da çok iyi niyetle istedikleri alanı temizleyip düzelttiler. Birçok ihtiyaçlarını giderdiler. Emek verdiler. Tek kuruş talebimiz de olmadı. Ne olduysa kameralar gelince oldu. Bir anda bağırışlar, sitemler, siyasi sloganlar, olayın adı artık daha da net. Satış alanı değil, siyasi gösteri alanı. Amaç üzüm yemek değilmiş, bağcıyı dövmekmiş. Daha kötüsü, çok önceden kurgulanmış kumpas planıymış. Ve şimdi herkes neyin ne olduğunu daha iyi görüyor" paylaşımı yaptı.



"Hiçbir kamu kuruluşunda üyeliğim yoktur"


Gözleri dolarak ve boğazı düğümlenerek yaşananlara cevap veren Erman Temel, "İzmit Çayırköy Mahallesi’nde ikamet ediyorum. Hayvancılıkla uğraşıyorum. Tek işim hayvancılık ve tarım. Hiçbir kamu kuruluşlarında üyeliğim yoktur. Kurban satışları için 3 büyükbaş hayvanlarımı pazara götürmüştüm. Hayvan pazarında her besicinin yeri olduğunu düşünüyorum. Ancak hayvan pazarına gittiğimde köylülere ayrılan yerde, kendimizi çöpün içinde bulduk. Yetkilere durumu anlattık, bu durumu hak etmediğimizi dile getirerek çare bulmalarını istedik. Kırsal hizmetleri aramamızı söylediler, aradım ancak cevap alamadım. Veteriner hizmetlere yönlendirdiler oradan da cevap alamadım. İzmit Ziraat Odası’nı aradım ancak çözüm bulunamadı" diye konuştu.



"Orada durmak için bizi kimse zorlamadı ancak hayvanlarımızı satabilmek için buna mecburduk"


Alanda da yetkili bulamadıklarını söyleyen Temel, "Belediye çalışanlarına, zabıtaya, yetkilileri sorduk. Zabıta, ’Orada kepçe var, söyleyin temizlesinler’ dedi. Çöpün içinde az bir alanı temizlemeye kalktılar, ancak yeteri kadar temizleyemediler. Köpek ölüleri, yakışmayan görüntüler vardı. Benim partilerle hiçbir sıkıntım yok. AK Parti, CHP’li veya başka bir partili de olabilirim, bu hizmet almama engel olmamalı. İzmit Belediyesi beni hedef aldı. Ben doğruları konuştum. Bağcıyı bağdan kovduğumuzu söylüyorlar, biz bağcıyı kovmadık, siz bağdan üreteni kovdunuz. İzmit Belediyesi’ne yakışmayan yere köylüyü koydunuz. Orada durmak için bizi kimse zorlamadı ancak hayvanlarımızı satabilmek için buna mecburduk" şeklinde konuştu.



"Köylüyü ezmek yerine keşke yanında olsanız"


Arife gününe kadar alanda durduğunu, sonrasında döndüğünü söyleyen Temel, "Verdiği röportajdan sonra zabıta gelmiş. Her sene bayramın 3. gününe kadar normalde köylüye hayvan pazarını açtırıyorlardı ancak haklı olduğumuz röportajdan sonra herkesi zorla çıkartmaya çalışmışlar. Pazarlıklar olmuş, belediye de aleyhime röportajlar yapmış. Benim köylü olmadığımı, AK Parti’den geldiğimi, olayın kumpas olduğunu gibi bir sürü iftira attılar. Beni hedef almaları önemli değil, beni tanıyan tanır. İzmit Belediyesi benim fotoğrafımı sosyal medyada paylaşacağına, numaramı alıp arasalardı. 16 yıl önce çekilmiş fotoğrafımı alıp paylaştılar. Beni lekeleyeceklerine, arayıp çözüm üretselerdi. Siz beni lekeleyemezsiniz. Herhangi bir parti beni oraya provoke etmek için göndermiş değil, ben köylüyüm. Mecburiyetten oraya geldim, hayvanımı getirdim. Köylüyü ezmek yerine keşke yanında olsanız. Zaten zor ayakta duruyoruz keşke güzel bir yer verselerdi ya da çözüm üretselerdi. Kişilerle, partilerle kavgam yok. Karalamalar yapıldı, aileme kadar hakaretler edildi. Ben taklacı değilim efendim, köylüyüm, köylü" ifadelerini kullandı.



"Geçmiş dönemde kendisini ben de destekledim ancak pişmanım"


İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in kendi sosyal medyasından fotoğrafını paylaştığını ve yorumları kapattığını belirten Temel, "Yorumları neden kapattı, korkusu mu var? Yalan bir şey söylemedim. Haber yapanlara da ’yandaş medya’ diye ithamlarda bulundu. Doğru birdir. Ben doğruları konuştum. Köylüyü çöpün içinde hapsettiniz. Tabii zorla kalmadık ama hayvanlarımızı satmak için kalmak zorundaydık. AK Partili olmak çöpün içine gömülmek midir, bunu kendi köylünüze yakıştırabildiniz mi? Orada sadece AK Partili köylü yoktu, CHP’lisi de vardı. Sizi destekleyen kişiler de vardı. Onları da o çöplüğe mi layık gördünüz. Bizlerden oyları aldınız, biz de destekledik. Geçmiş dönemde kendisini ben de destekledim. Ancak pişmanım. Bana dediler ki ’Oy verme, onlar çöp parti’ ancak kabul etmedim ve oy verdim. Gerçekten çöp partiymiş. Beni hedef aldınız. Benim kavgam ekmek kavgası, başka kimsemle kavgam yok." dedi.



Çöplükte hayvan satışı yapmak zorunda bırakılan vatandaştan kendisini hedef alan başkana cevap

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.