SPOR - 01 Nisan 2026 Çarşamba 16:36

EURO 2016’nın mimarı Selçuk İnan’dan milli takım yorumu

A
A
A
EURO 2016’nın mimarı Selçuk İnan’dan milli takım yorumu

A Milli Futbol Takımı’nın 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanması üzerine eski milli futbolcu ve Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Montella istikrarı başarıyı getirdi. Milli takımın gruptan da çıkabileceğine inanıyorum. Turnuvalarda oldukça başarı hikayesi yazılacaktır. Hep orada olmamız lazım. Geçmişte ben İzlanda’ya attığım golle ülkemize gururu yaşattım, dün de Kerem aynısını yaşattı" dedi.

 

 

A Milli Futbol Takımı’nın, dün akşam deplasmanda Kosova’yı 1-0 yenerek 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmasıyla ilgili olarak Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, İHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Milli takımla sayısız zafer yaşayan ve İzlanda ağlarına attığı golle ay-yıldızlıları 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’na (EURO 2016) taşıyan eski milli futbolcu, "Emek veren bütün oyuncuları, hocayı, teknik ekibi, malzemecisi, kim varsa emeği geçen herkese yürekten teşekkür etmek istiyorum. O duyguları bizzat yaşamış biri olarak bizi gururlandırdılar, bizi mutlu ettiler. Sağ olsunlar, var olsunlar. Onlara sadece canıgönülden teşekkür edebiliriz. Bunu hak ediyorlardı. Çok iyi bir jenerasyon, çok iyi oyunculardan kurulu bir takım. Çok iyi hocamız var. Her şeyiyle Dünya Kupası’nı fazlasıyla hak etmiştik. O yüzden çok mutluyum ve gururluyum. Aynı zamanda o duyguları birebir yaşamış biri olarak ne kadar mutlu ve heyecanlı olduklarını biliyorum. Orada da başarılı olacaklarına inanıyorum" cümlelerine yer verdi.

"Maçı dışarda izlemek hakikaten kolay değil"

Karşılaşmayı ekranın başında izlemenin verdiği hissi paylaşan Selçuk İnan, "Keşke ben olsaydım demiyorum artık. O iş geçti, bırakalı uzun zaman oldu. Dışarıda maçı yaşamak çok farklıymış. Onu tecrübe ettik. Çok heyecanlanıyor insan. Elinden de bir şey gelmiyor. Dün oyuncularıma da söyledim. Sadece dua ediyoruz. Onlara enerjimizi göndermeye çalışıyoruz. Ama dışarıdan maç izlemek hakikaten kolay değil. Ama futbol bu. Hepimiz geliyoruz; biz kendi sıramızda elimizden geleni yapmaya çalıştık. Şimdi sıra onlarda. Bizi gururlandırmaya devam etsinler, tek istediğimiz o. İnşallah da devam edecekler" diye konuştu.

"Gruptan çıkabileceklerine inanıyorum"

Milli takımın gruptaki şansını değerlendiren genç teknik adam, "O turnuvalara gitmek çok önemli. Gittiğimiz turnuvalarda bir derece yakalamaktan ziyade o turnuvalarda olmayı isterim, hep bunu dedim. İstikrar her şeyden önemli. Siz turnuvalarda oldukça mutlaka başarı hikayesi yazılacaktır. Ama 24 sene sonra bir Dünya Kupası’na gidiyoruz. Bunu tekrar yaşamamamız gerekiyor. Hep orada olmamız gerekiyor. Bu yüzden Montella’nın hem Avrupa şampiyonasında hem de Dünya Kupası’nda orada olması takdir edilesi, çok büyük bir başarı. Göz ardı edilmemesi lazım. Bu tür büyük turnuvalarda, dünyanın en büyük organizasyonlarında olmak başlı başına başarı. Ki ben bu takımın tecrübeli olduğuna da inanıyorum. Çünkü bir Avrupa şampiyonası oynadılar her beraber. Aradan 4 yıl geçti ve şimdi Dünya Kupası’ndalar. Çok büyük takımlarda forma giyiyorlar. Büyük arenalarda mücadele ediyorlar; Şampiyonlar Ligi’nde, UEFA kupalarında. Dolayısıyla da grupta favoriyiz diyemem ama favorilerden biriyiz diyebilirim. En az diğer takımlar kadar hatta daha fazla şansımız var. Ben gruptan çıkabileceklerine inanıyorum" ifadelerini kullandı.

"Montella istikrarı başarıyı getirdi"

Selçuk İnan, A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella ile sağlanan istikrarın başarıda önemli etken olduğunun altını çizerek, "Tabii ki bu istikrarın başarıyı getirdiğini diyebiliriz. Çünkü bu, gerçekten azımsanacak bir şey değil. Takım, Avrupa şampiyonasına gitmeyi başardı, orada boy gösterdi. Gruplardan çıkabildi. Uluslar Ligi’nde A Ligi’ne yükseldi. Devamında bugün Dünya Kupası’ndayız. Bu üçleme çok kolay başarılabilecek bir üçleme değil. O yüzden hem teknik ekibi hem de oyuncuları tekrar tekrar tebrik edelim" şeklinde konuştu.

"Sosyal medya günümüzde profesyonelliğin parçası"

Milli takımdaki oyunculara yönelik eleştirilerle ilgili olarak Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Bu, oyunun bir parçası. Hepimiz yaşadık; en başarılı olduğumuz dönemde de eleştirildik, tepkiler gördük. Bizim yaptığımız işin en önemli parçası bence bu. Bizim zamanımızda bu kadar sosyal medya yoktu. Her şeyin içinde değildi. Son zamanlarımızda bunu daha fazla yaşadık. Ama artık oyuncular çok zekiler. Özellikle Z kuşağı dediğimiz kuşak her şeyin farkında. Mental olarak kendilerini hazırlamaları gerekiyor. Günümüzde profesyonelliğin parçası oldu. Dolayısıyla da onlar bunun üstesinden çok rahat gelebilirler ki geldiklerini de gördük. Onunla ilgili sıkıntı yaşayacaklarını düşünmüyorum ama ülkemizde bu tür eleştiriler hep oluyor. Olmaya devam edecektir. Biz de yaşadık. Bundan sonrakiler de yaşayacak" açıklamasını yaptı.

"Ne mutlu bana ülkeme o gün bu sevinci yaşattım"

41 yaşındaki teknik adam, İzlanda’ya attığı golle milli takımı EURO 2016’ya taşıdığı gün yaşadığı duyguları yeniden hatırlayarak, şu an milli takımdaki futbolcuların ne hissettiğini çok iyi anladığını da belirtti. İnan, "O an insan öyle bir duygu patlaması yaşıyor ki.. Bu golü defalarca anlattım. Her anlattığımda da sanki o an yeniden yaşanıyormuş gibi oluyor. Ki o zaman ülkemiz çok zor zamanlardan geçiyordu, sıkıntılı dönemlerdeydik. Böyle bir zamanda, böyle bir golle Avrupa şampiyonasına gitmek ülkemiz için çok önemliydi. İnsanların mutlu olması, rahatlaması gerekiyordu. Futbolu çok seven bir ülke olarak Avrupa şampiyonasında olmak, Dünya Kupası’nda bulunmak ve ona vesile olmak ayrıca gurur verici olaydı. Frikik olduğunda inanmıştım. ‘Bu benim son şansım ve o fırsat geldi’ diye topun başına gitmiştim. Sonrasında da kiminle konuşsam ‘Sen topun başına geçtiğinde biz gol olacağını biliyorduk’ demişti. Çok güzel bir andı. Hayatımın en önemli anlarından biriydi, ne mutlu ki bana ay-yıldızlı forma altında, milli takım formasıyla ülkeme bu sevinci yaşattım. Dün de Kerem Aktürkoğlu aynısını yaşattı. İnsan çok gururlanıyor. Ben onlar adına çok mutluyum. En nihayetinde bu bir takım oyunu. O gün gol atmak bize nasip olmuştu ama çok insan emek vermiş, çok insan mücadele etmişti. Şimdi de olduğu gibi. Güzel bir andı. Şimdi de onları tebrik edelim ve başarılar dileyelim" dedi.

Gönül Efe – Refik Fidan – Fehime Kartal

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."
Van Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kayseri ‘Çatlı’ filminin galası Kayseri’de gerçekleştirildi Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ‘Çatlı’ filminin galası Kayseri’de gerçekleştirildi. Susurluk’ta 1996 yılında meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı’nın hayatını anlatan ve Deniz Enyüksek’in yönettiği ‘Çatlı’ filminin galasına, Abdullah Çatlı’nın kızı Selen Çatlı, yakın arkadaşı Haluk Kırcı ve vatandaşlar katıldı. Film hakkında konuşan Abdullah Çatlı’nın yakın arkadaşı Haluk Kırcı, "İyi bir film olduğunu düşünüyorum. Gençlerin seyretmesini, ülkeye hizmet eden kişinin çoluğundan çocuğundan vazgeçerek, nasıl ülkeye hizmet ettiğini, nasıl bir mücadelenin içerisinde hayatını idam ettirdiğini herkes görecek. Tabi ki bu bir film. Elden geldiği kadar ciddi bir prodüksiyon ortaya çıktı. Mutluyuz, herkesin izlemesini tavsiye ediyorum" dedi. "Bizler 2 saat içerisine sadece ömrünün 5 yılını parça parça sığdıra bildik" Abdullah Çatlı’nın hayatının sadece 5 yılının film haline getirilebildiğini dile getiren Çatlı’nın kızı Selen Çatlı, ikinci filmin çekimlerinin tamamlandığını ve 2026 yılı içerisinde vizyona gireceğini belirterek, "Filmin senaryo danışmanıyım. Ablamda konsept danışmanı yönetmenimiz ve senaristimiz ortak bir çalışma çıkardık. Bu film için büyük bir emek sarf edildi ve beklediğimiz bir çalışmaydı. Babamı kaybettikten 30 yıl sonrada bu arzumuza ulaşmış olduk. Bu filmde babamın hayatının bir kısmı anlatıyor. İnsanların beklentileri çok daha yüksek. Bizler 2 saat içerisine sadece ömrünün 5 yılını parça parça sığdıra bildik. Bazı sahneleri kırpmak zorunda kaldık. Soranlar çok oluyor Çatlı 2 yolda, çekildi ve kurguda. 2026 senesi içerinde de yayında olacak inşallah" şeklinde konuştu.