ASAYİŞ - 24 Mart 2026 Salı 19:23

7 kişinin öldüğü yangın davasında aileler gözyaşlarına boğuldu

A
A
A
7 kişinin öldüğü yangın davasında aileler gözyaşlarına boğuldu

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin duruşma sonrası açıklama yapan gözü yaşlı aileler, "Bu bir cinayet, evlatlarımızın kanı yerde kalmasın" dedi. Müştekiler, sanık İsmail Oransal’ın her gün iş yerinde bulunduğunu, emirler verdiğini ve "Çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz" dediğini belirterek, "Bir dakika bile işe geç gitseydik, babasına ’bunları gönder’ diyordu" ifadelerini kullandı.

Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen duruşma yarına ertelendi. Gözü yaşlı aileler, duruşma sonrası açıklama yaptı. Ölen Tuğba Taşdemir’in annesi gözyaşları içinde "Kızımın kan yerde kalmasın. Ben anneyim, ben acı çektim başka anneler çekmesin. Ciğerim yanıyor. Lütfen arkamızda durun. Kızımı toprağa koydum. Kızım ölümü hak etmedi. Bu cinayettir" diye konuştu.

"Dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı"

Duruşma başlayana kadar karşılarına birçok engel konulduğunu söyleyen müşteki avukatlarından Lütfi Sabri Batı, "Sabah karşımıza birçok engel çıkarıldı. İnsanların telefonlarıyla giremeyeceği söylendi. Basının telefonlarıyla giremeyeceği ifade edildi. Bunun duruşmanın aleniyetine aykırı olduğunu defalarca dile getirdik. İçeride katman katman arama sınırları oluşturuldu. Basının içeriden haber yapmasını, anlık aktarım yapılmasını ve bu dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı. Yarın saat 10.00’da duruşma devam edecek. Yarın da aynı sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz var. Ama biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Buradan tüm ilgililere, tüm muhataplarımıza sesleniyoruz. Dosyanın avukatları olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Basın emekçilerinin işlerini yapmasına, hukukun uygulanmasına, dosyanın aleniyetine ve bu toplumsal dosyanın halktan kaçırılmasına engel olacağız. Tüm halkımıza da buradan çağrımızdır. Yarın saat 10.00’da buradaki duruşma devam edecek. Tüm halkımızdan bu mücadeleyi sahiplenmesini, ailelere destek olmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

"İçeride adeta bir tiyatro oynandı"

Duruşmada yaşananları anlatan Batı, "İçeride adeta bir tiyatro oynandı. Sanık sorgusu son derece kötü yürütüldü. Birçok yalanın ortaya döküldüğü, olayın arka planındaki gerçeklerin duruşma salonunda da açığa çıktığı bir süreç yaşandı. Ancak bu süreçte aynı zamanda ciddi bir baskı ve zorluk ortamı da vardı. Avukatlar olarak sorularımız bölünüyor, provoke ediliyoruz. Bu nedenle zaman zaman gerginlik yaşandı. Bugün yalnızca İsmail Oransal dinlenebildi. Normalde iki günlük duruşma planlanmıştı. İlk gün, yani bugün, tüm sanıkların dinlenmesi; yarın ise kalanların dinlenmesi öngörülüyordu. Ancak ilk günün sonunda yalnızca tek bir sanığa soru sorabildik. Saat 17.00’de duruşma sonlandırıldı" ifadelerini kullandı.

"İsmail Oransal işçilere emirler yağdırıyordu"

Müşteki Emine Bulut ise, "İsmail Oransal birçok yalan söyledi. İsmail’in insanlara nefes aldırmadan çalıştırdığını biliyorum. Her gün orada olduğunu, emirler verdiğini, ’çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz’ dediğini biliyorum. Kardeşlerinin eşlerinin, annelerinin de oraya geldiğini biliyorum. Bunları inkar etmesinler. Bugün anlattıklarının çoğu yalandı. Babasıyla görüşmediğini söyledi ama her gün yanındaydı" dedi.

"Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, ’bunları gönder’ diyordu"

Olay tarihini anlatan müşteki Ayten Aras ise, "Biz sabah saat 08.00’de işe başladık. Çalışanlarda Tuncay ise ürün hazırlıyordu. Karışımı hazırlayıp fabrikanın ortasına getirdi. O sırada bir patlama sesi geldi. Bir anda her yer alev aldı. Üzerim başım tamamen yanıyordu. Kendi çabamla dışarı çıkabildim. Nasıl çıktığımı hala bilmiyorum. Üzerimdeki ateşi kendim söndürdüm. Yaralı olarak çıktım. İsmail Oransal yalan söylüyor, babasıyla birlikte çalışıyordu. Eşi de geliyordu. Biz oradaydık, her şeyi gördük. Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, ’bunları gönder’ diyordu" diye konuştu.

Ne olmuştu?

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.

Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti.

İstenen cezalar

İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.’nin ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapsi istenmişti.

Fehime Kartal - Ahmet Cüneyt Kulak

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "CHP Genel Başkanı’nın demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretleri kabul edilemez" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in söylemlerine ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, "CHP Genel Başkanı tarafından Cumhurbaşkanımıza yönelik olarak demokratik rekabet ölçülerini açıkça ihlal eden hakaretler kabul edilemez. Bu sorumsuz siyaset tarzını en güçlü şekilde kınıyor ve sağduyulu CHP seçmeni dahil olmak üzere aziz milletimizin vicdanına havale ediyorum. Seviyeden yoksun bu üslup, halkımızın oylarıyla milli iradenin yürütmedeki temsilcisi konumunda olan Cumhurbaşkanımıza zarar vermez; olsa olsa muhalefetin kalite yoksunluğunu, politika geliştirememe gerçeğini ve ateş çemberine dönmüş bir bölge karşısında sergilediği sorumsuz siyaset anlayışını ortaya koyar. İçinden geçtiğimiz fırtınalı dönemde Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliği, ülkemiz için olduğu kadar bölgemiz ve dünyamız için de son derece kıymetli bir değerdir. Milletimizin esenliği ve refahı için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gece gündüz çalışmaya; polemik ve kutuplaştırma siyaseti yerine, milli birliğimizi güçlendirmeye ve halkımıza hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarın Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edecek ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması tamamlandı. Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan verilen aranın ardından savunmasına devam etti. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede 40. eylem olarak adlandırılan olayda müşteki Mehmet Torunlar’ın, belediyenin şifahi izniyle Torun Center’ın 9 katında tadilat yaptıktan sonra Şişli Belediyesi tarafından izinsiz tadilat işlemleri nedeniyle yüklü para cezasıyla karşı karşıya kaldığı belirtilmişti. Eylemde Resul Emrah Şahan’ın rüşvet istenilmesi taleplerini Adem Altıntaş üzerinden ilgililere ilettiği, Altıntaş’ın müşteki tarafına yönlendirildiği ve 10 milyon dolar karşılığında tadilat izni verileceğini belirttiği, ancak bu talebin kabul edilmediği açıklanmıştı. Talebin daha sonra 5 milyon dolara indirildiği ancak müştekinin hiçbir talebi kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine haklarında idari para cezasının uygulandığı iddianamede kaydedilmişti. Şahan 40. eyleme karşı savunmasında, "Bu olayda konu tamamen mevzuata aykırı bir talep ve bizim bu talebe karşı sergilediğimiz yasal duruştur. Firma, imar mevzuatına aykırı bir tadilat yapmak istiyor, belediye ekiplerimiz de bunu tespit ederek yasal tarifeye uygun cezai işlem uyguluyor. Bu aykırılık giderildiğinde ise ceza otomatik olarak düşüyor. Peki, firma bizden ne istiyor? Firma bize gelip, 17. ve 25. katlar arasındaki taşıyıcı unsurları birleştirerek mekan genişletmek istediğini söylüyor. Firma, bir yere kiralamak için anlaştığı 11 bin 916 metrekarelik devasa bir alanı kapsayan bu esaslı tadilatı hızlıca bitirmek istiyor. Biz ise ’bir dakika, bu yapılamaz’ diyoruz. Çünkü bu müdahale sadece binanın değil, kentin ve Şişli’nin deprem güvenliğini, yani stratejik güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. 11 Haziran 2024 tarihinde, yapmak istediği işlemi anlatan bir ’basit tadilat’ başvurusunda bulunuyor. Biz de 27 Haziran’da diyoruz ki ’bu iş böyle olmaz. Bu, binanın ana mimari ve statik projesini etkileyen nitelikli bir tadilattır dolayısıyla esaslı tadilat izni gerektirir, basit tadilat kapsamına girmez.’ Basit tadilat dediğiniz boya, badana ve tesisat gibi işlerdir. Oysa burada bağımsız birim geliştiriyorsunuz. Sanki bu cevabı hiç almamış gibi, bir ay sonra 19 Temmuz’da aynı dilekçeyi tekrar veriyor. Müdürlük, 8 Ağustos’ta aynı cevabı yineleyerek geri çeviriyor. Yöneticisi yine geliyor ve üçüncü kez aynı dilekçeyi veriyor. 11 Eylül’de yine aynı yanıtı veriyoruz Dördüncü dilekçe 17 Eylül 2024 tarihinde geliyor. Bu sefer diyorlar ki ’Taleplerimizin ruhsata tabi olduğunu öğrendiğimiz için bu tadilat isteğimizden vazgeçiyoruz, sadece basit onarım izni istiyoruz.’ Biz de buna onay veriyoruz. İşte asıl konu burada başlıyor. İsnat edilen suç ne? ’Bana basit tamir tadilat onayı verdi, ben de bu onay arkasına sığınıp esaslı tadilatı gizlice yapacağım’ deniliyor. Böyle bir usulsüzlüğe izin verilebilir mi? Belediye başkanı yap dese bile tek bir memur o evraka imza atmaz. Üzerimizde bu kadar denetim ve teftiş baskısı varken, müdürün dilekçeyi alıp ’tamam, görmezden geliyorum, sen esaslı tadilatını yap’ demesi mümkün mü? Aksine müdürümüz, ‘İmar Kanunu uyarınca, eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, ceza keserim’ diyerek onay veriyor. Başvuruyorlar, reddediyoruz usulsüzlük yapıyorlar, ceza kesiyoruz. Ama tutuklanan Resul Emrah Şahan" dedi. Öte yandan Şahan’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu duruşmada söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Resul Emrah Şahan’ın cevabının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkanım, seni Allah korusun" dedi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Resul Emrah Şahan savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Şahan iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim şehir plancısı. Aylık gelirim kayyumdan önce 150 bin TL idi. 1 senelik tutukluluktan sonra karşınızdayım. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum. Boşluğa karşı savunma yapıyorum. Burada onlarca evladı, anneyi, babayı ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren herkes bu divanda değilse milletin vicdanında hesap verecek. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde gözaltına alındım. Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı akla, vicdana, hukuka sığmaz. Çağırsalar hepimiz giderdik. Sabahın kör saatinde 5 buçuk yaşındaki kızımın, karımın önünde beni almak saygısızlıktır. Benim bildiğim devlet bu değil. Kişisel olarak yaşadığım şey bir kenara esas mesele Şişli’nin iradesidir. Türkiye ilk defa duyacak bu konuyu; 1 milyar doların üzerinde Şişli’ye mülk kazandırdık. Tapuyu kamuya kazandırdık. Oturduk, çalıştık bakanlığa gönderdik, bakanlık onayladı ve bir kaynak oluşturduk. Şişli için oluşturduk bunu. Tapular bir gecede iptal edildi. İnşallah görevime döneceğim ve Şişli’nin kaynaklarını Şişli için kullanacağım. İş insanlarının, müteahhitlerin beklentilerini görmezden gelseydim tutuklama yapamayacaktınız. Bu benim gururumdur. İdari olarak yapmam gerekenleri yapmış olduğum için tutukluyum" dedi. Şahan savunmasının devamında, "Keşke canlı yayınlansa çok izlenir duruşma. Kadın programına döndü. Eylem 38 ile başlayacağım. 38’de konumuz; yapı ruhsat ve iskan süreçlerini menfaat için uzatma. Burası Nişantaşı’nın göbeğinde bir alan. 2017 senesine kadar kamu arazisi. 1999’da depremde mahallenin tek sığındığı yer de burası. 2018 yılında Emlak Konut’tan satışa çıkarılıyor. Dap Yapı satın alıyor. 2020 yılında kepçe duruyor. Belediyeden ruhsat alınmazsa bakanlıktan alınabilir. Sonra projenin PR çalışmaları başlıyor satış için. Projenin adı Nişantaşı Koru. Projenin ana ismi koru. Koru diye bahsettiği yer kamu alanı. Gelelim benim tutuklanma sebebime. Dediler ki iskanını geciktirmişsin şunu yapmışsın bunu yapmışsın. Bodrum katta kompartıman eksikliğin var diyoruz. Afet anında en kritik bölgedir kompartıman. Raporunu al gel iskanını yapacağız. Türkiye’nin bir üniversite arazisi bir ranta çevriliyor adam satış stratejisini koru üzerine oturtuyor, ben kompartıman eksikliğin var diyorum şu işten tutuklanıyorum. Eylem 39’a geleyim. İddianamede gördüğünüz süreç hiçbir şekilde birbiriyle örtüşmüyor. Bu eyleme ilişkin olarak iddianamede 2 ifade var. Konu burada kamu arazisidir. Burası Profilo AVM. Sonra bir inşaat şirketi geliyor buraya konut yapmak istiyor. Buraya 6 kat plan veriliyor. Müteahhittin istediğini kabul etmediğimiz için Resul Emrah Şahan tutuklandı" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı bu esnada duruşmaya saat 18.00’e kadar ara verildiğini, ardından Şahan’ın savunması ile duruşmanın devam edeceğini söyledi.