GENEL - 28 Haziran 2023 Çarşamba 11:54

İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılı

A
A
A
İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılı

İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılı dolayısıyla Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan Başkan Hürriyet, "Geleceğe umutla bakarken geçmişimizden aldığımız güçle İzmit’imizi daha ileriye taşımak için mücadele ediyoruz" dedi.

İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılı dolayısıyla Atatürk Anıtı’na çelenk bırakan Başkan Hürriyet, "Geleceğe umutla bakarken geçmişimizden aldığımız güçle İzmit’imizi daha ileriye taşımak için mücadele ediyoruz" dedi.


28 Haziran İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılı dolayısı ile Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleşti. Şehitlere saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Kaymakamı Yusuf Ziya Çelikkaya, İzmit Merkez Komutanı Deniz Piyade Albay Ayhan Gedik ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, "Bundan tam 102 yıl önce, tüm yurtta olduğu gibi İzmitliler Anadolu’nun işgal edilemeyeceğini bütün dünyaya gösterdi. Vatanseverler, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan kurtuluş mücadelesinde İzmit’te destan yazdı. İzmit tarihi, kültürü ve doğal güzellikleri dikkatleri üzerine çekmiş önemli bir şehirdir. Bu mirasa sahip çıkma, gelecek nesillere daha güzel bir İzmit bırakma sorumluluğunu taşıdığımızı asla unutmuyoruz. Gelecek nesillere daha güzel bir İzmit bırakmak isteyenlerden bir tanesi de Leyla Atakan’dı. Kısa görev süresi içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği Cumhuriyet kadını olabilmenin gururunu yaşamış ve bundan tam 54 yıl önce, 28 Haziran 1969 tarihinde Kocaeli Sanayi Fuarı’nı İzmit’e kazandırmıştı. Bugün hem Kurban Bayramını, hem İzmit’in Kurtuluşunun 102’inci yılını hem de Kocaeli Sanayi Fuarı’nın açılışını 54’üncü yılını kutluyoruz. Birçok bayramı bir arada kutluyoruz. Geleceğe umutla bakarken geçmişimizden aldığımız güçle İzmit’imizi daha ileriye taşımak için mücadele ediyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu toprakları vatan yapan bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum" diye konuştu.


Törenin ardından protokol üyeleri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün makam arabacının replikasına bindi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.