GÜNDEM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 15:14

Kırşehir’de, terzilerde özel dikim talebi arttı

A
A
A
Kırşehir’de, terzilerde özel dikim talebi arttı

KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de son dönemde özel dikim kıyafetlere olan ilgi artarken, terzilerdeki iş yoğunluğu da yükseldi.


Özellikle erkeklerde ceket ve pantolon, kadınlarda ise elbise dikimlerinde artış yaşandığı terziler tarafından belirtildi. Kırşehir’de moda ve tasarım anlayışında eskiye dönüş eğilimi dikkat çekerken, vatandaşlar hazır giyim yerine kişiye özel dikim kıyafetleri tercih etmeye başladı. Artan taleple birlikte terzilerdeki sipariş yoğunluğu da arttı. Terzi Fatih Çankaya, son dönemde özel dikime olan ilginin belirgin şekilde yükseldiğini söyledi. Çankaya, "İnsanlar artık hazır kalıplardan ziyade kendi ölçülerine ve tarzlarına uygun kıyafetler istiyor. Erkeklerde daha çok ceket dikimi, kadınlarda ise elbise dikimi talep görüyor. Özel dikim, hem kalite hem de kullanım açısından daha uzun ömürlü oluyor" dedi. Ortaokul yıllarından bu yana özel dikim ceket tercih ettiğini belirten Recep Şolgeçen ise hazır giyim ürünlerinin özel dikimin yerini tutmadığını ifade etti. Şolgeçen, "Yıllardır özel dikim ceket giyiyorum. Hazır kalıp ceketler hem tam oturmuyor hem de istediğim kaliteyi vermiyor. Özel dikimde hem kumaşı hem modeli kendim seçebiliyorum" diye konuştu.


Terzi Abdullah Çetin de 2026 yılı itibarıyla özel siparişlerde yeniden artış yaşandığını belirterek, "Ceket ve pantolon dikimlerinde ciddi bir dönüş var. İnsanlar tekrar terziye gelmeye başladı. Kişiye özel tasarım ve ölçüye göre dikim yeniden tercih ediliyor" ifadelerini kullandı.



Kırşehir’de, terzilerde özel dikim talebi arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rehber öğretmenin yüzüne sıcak çay fırlattığı fizik öğretmeni feci şekilde yandı Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, "Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı" dedi. Olay, Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. İddiaya göre; fizik öğretmeni ve aynı zamanda idareci olan 2 çocuk babası Serkan Keskinbaş ile rehber öğretmen T.G. arasında 2 Şubat’ta bir olay yaşandı. Rehber öğretmen T.G.’nin Keskinbaş’ı sözlü olarak kışkırtıp omuz attığı öne sürüldü. Bu olaydan 4 gün sonra, 6 Şubat tarihinde odasına giden Serkan Keskinbaş, arkasından yanaşan T.G.’nin kendisini korkuttuğunu söyledi. Buna sinirlenen Keskinbaş, T.G.’nin odasını terk etmesini istedi. T.G.’nin ise kendisini sinirli bir biçimde ifade eden Keskinbaş’a tepki gösterip küfür ettiği iddia edildi. Bu sözlerden sonra iyice öfkelen fizik öğretmeni, T.G.’ye odayı terk etmesini söyledi. O sırada T.G.’nin elinde tuttuğu sıcak çay dolu kupayı Serkan Keskinbaş’ın yüzüne doğru savurduğu iddia edildi. Yüzü yanan Keskinbaş okuldakiler tarafından hastaneye götürülürken, yüzünde 1’inci derece yanık oluştuğu belirlendi. Halen tedavisi süren öğretmenin T.G. hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. "Yanıma yaklaşarak omuz attı" Yılmaz Çetintaş Anadolu Lisesi’nde görevi sırasında T.G. isimli rehberlik öğretmeninden baskı gördüğünü iddia eden Serkan Keskinbaş, "Okulumuzdaki rehberlik servisiyle ilgili rehber öğretmenimiz tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldım. Hem öğrencilerin hem velilerin hem öğretmen arkadaşlarımın yanında bana sürekli bir lakap taktı. Hayvan figürleriyle, ’Kral ne yapıyorsun’, ’Bir gün bana tekmil vermedin’ diyerek beni hep rencide etti ve küçük duruma düşürdü. Ben hem kendisiyle hem de okul müdürüyle paylaştım, rahatsız olduğumu ifade ettim ama kendisi oralı olmadı. Böyle davranmaya devam etti. Ben de yine işime gücüme devam ettim. 2 Şubat Pazartesi günü bayrak töreninde okul müdürünün yanında bulunurken kendisi benim yanıma geldi, yaklaşarak omuz attı. Yine aynı şekilde lakap takarak orada tören içerisinde beni yine küçük duruma düşürdü ve ben bu durumdan rahatsız oldum ve odama doğru yöneldim. Odama gittim, sakinleşmeye çalıştım; sonra okul müdürüne derdimi anlattım, o gerekli uyarıları yapacağını söyledi" dedi. "Temasta bulundu ve beni korkuttu" Olay günüyle alakalı konuşan Keskinbaş şöyle devam etti; "Akabinde 6 Şubat olay günü ben mesaime başladım, eğitim öğretimle ilgili iş ve işlemleri yapmak üzere. Okulda 1 dakikalık saygı duruşu ve deprem farkındalık çalışması yapılması için öğretmen grubundan, WhatsApp grubundan paylaşım yaptım. Benim ertesi gün görevde yükselme sınavım vardı. O sınavın giriş belgelerini ve eşyalarımı hazırlarken dalmışım. Benim kapım da her zaman açıktır bütün öğrencilere, velilere. Okulumuz rehber öğretmeni hocamız sessizce kapıyı çalmadan, sinsice gelerek arkamdan "Böh" diyerek böyle bana dokunarak temasta bulundu ve beni korkuttu. Evet, şaka yapıyor; daha sonra ben döndüm arkamı, rehber öğretmenini görünce çok şaşırdım. Yani o kadar korktum ki yüreğim ağzıma geldi. Döndüm "Sen dışarı çık" dedim. Böyle yaklaşılır mı yani insana?" "Sıcak çayı yüzüme fırlattı" Fizik öğretmeni Serkan Keskinbaş, "Akabinde bana iki tane ağır küfür etti, ağza alınmayacak, Ben kendisine kesinlikle sözlü olarak onun aynı dilinden cevap vermedim. Daha sonra çıkması için şöyle kendisini savurdum. Ondan sonra elindeki sıcak çayı benim yüzüme doğru fırlattı. Bardağı fırlatmadı. Sadece içerisindeki kaynar çayı yüzüme kasıtlı olarak fırlattı ve beni haşladı. Emniyetten de geldiler, fotoğraflar çekildi. Benim odamda komple çay izleri var. Kendisi "Arbede sırasında yaşandı" şeklinde savunmaya geçiyormuş. Ama öyle değil. Beni yaralamaya yönelik ve yüzümü hedef alarak sıcak kaynar çayı yüzüme doğru fırlattı. Çok şok oldum bu durum karşısında" dedi. "‘Bana yardım edin, benim yüzüm yandı’ dedim" Olay sonrasında tedavi altına alınan ve şu anda okula gidemeyen öğretmen Keskinbaş, "Daha sonra işte odayı terk etti. Arkadaşlarım yöneldi odaya. Okuldaki İngilizce öğretmenimiz, nöbetçi öğretmenlerimiz geldi. Ben onlara şunu söyledim: "Bana yardım edin, benim yüzüm yandı." Hemen soğuk suyla yüzümü yıkadım ve okul müdürünü aradım. O da "Bir dakika oradayım" dedi. Hemen geldi ve beni hastaneye götürdü. Alnım, göz kapaklarımın altı, kaşımda birinci dereceden yanık oluştu. Gözümde de hafif ödem olduğunu söyledi. Ama "Allah’tan göz kapaklarını kapatmışsın, zarar gelmemiş" dedi. Kalıcı hasar olmayacağı, iz olmayacağı söylendi. Bu sürede ailem, çocuklarım, annem çok üzüldü, mahvoldu. Görevime bıraktığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü ben devletimi çok seven bir idareciyim ve gençlere hizmet etmeye bayılan bir idareciyim" diye konuştu.