ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 00:47

Jandarmadan uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

A
A
A
Jandarmadan uyuşturucu operasyonu: 3 gözaltı

Kırıkkale’de jandarma ekiplerinin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda 3 şüpheli gözaltına alındı.


Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şahıslara yönelik çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda Ö.Y. (32), N.Ö. (31) ve B.U. (34) isimli şüphelilerin uyuşturucu madde sattığı tespit edildi. Ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Evlerde yapılan aramalarda 830 gram metamfetamin, 178 adet sentetik ecza hap, 3 gram esrar, 15 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 1 adet tabanca, 43 adet fişek ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 190 bin lira ele geçirildi.


Operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Prof. Dr. Karalezli’den topuk dikeni uyarısı: "Çözüm dikeni kırmak değil" Muğla’nın tanınmış hekimlerinden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, halk arasında ‘Topuk Dikeni’ olarak bilinen ve sabahları ilk adımda şiddetli ağrıyla kendini gösteren hastalık hakkında kritik uyarılarda bulundu. Pek çok vatandaşın sabah yataktan kalktığında topuğuna çivi batıyormuşçasına hissettiği o keskin ağrının ardında, aslında taban zarındaki bir zedelenme yatıyor. Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, ‘Plantar Fasiit’ ve buna bağlı gelişen ‘Topuk Dikeni’ hakkında doğru bilinen yanlışları açıkladı. "Diken sebep değil, sonuçtur" Ayak tabanında topuktan parmaklara uzanan ‘Plantar Fasya’ adlı zarın esnekliğini kaybetmesiyle sürecin başladığını belirten Karalezli, "Vücut, buradaki mikroskobik yırtıkları tamir etmek için kalsiyum yığar ve o bölgede dikensi bir çıkıntı oluşur. Yani diken ağrının sebebi değil, vücudun kendini tamir etmeye çalışırken ortaya çıkardığı bir sonuçtur" dedi. Hastalığın en tipik belirtisinin sabah tutukluğu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karalezli, hastaların birkaç dakika yürüdükten sonra bir ‘açılma hissi’ yaşadığını ancak gün sonuna doğru ağrının tekrar geri geldiğini vurguladı. Yanlış ayakkabı seçimi, aşırı kilo ve sert zeminlerin bu tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Karalezli, halk arasında yaygın olan bir yöntem hakkında sert uyarılarda bulundu: "Topuğu sert yere vurarak dikeni kırmaya çalışmak gibi çok yanlış inanışlar var. Sakın yapmayın! Bu yöntem oradaki ödemi ve yırtığı artırarak iyileşmeyi geciktirir. Çözüm ’kırmak’ değil, o bölgeyi yumuşatmak ve esnetmektir" Ameliyatsız tedavi mümkün mü? Hastalığın yüzde 99 oranında ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğini belirten Karalezli, iyileşme sürecinin anahtarlarını şöyle sıraladı: Egzersiz: Ayağın altına buzlu su şişesi koyup yuvarlamak veya havluyla germe yapmak. ESWT (Şok Dalga): Topuğa dışarıdan ses dalgaları verilerek iyileşmenin tetiklenmesi. Doğru Terlik: Evde asla çıplak ayakla sert zemine basılmamalı, mutlaka yumuşak tabanlı terlik kullanılmalı. Diken erir mi? Prof. Dr. Karalezli, en çok merak edilen konuya da açıklık getirdi: "Oluşan kemik çıkıntısı kendiliğinden erimez. Ancak tedaviyle oradaki iltihap geçince ağrı biter. Dikenin orada durmasının hiçbir zararı yoktur"
Ankara Moğolistan’daki ilk çocuk kemik iliği nakli Türk ve Moğol hekim ekipleri ile birlikte gerçekleştirildi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın ve beraberindeki Türk sağlık heyeti, Moğolistan’ın Ulan Batur şehrinde ülke tarihinin ilk çocuk kemik iliği naklini başarıyla gerçekleştirdi. Türkiye ile Moğolistan arasında yürütülen kapsamlı sağlık iş birliği kapsamında, Moğolistan’da çocuklara yönelik ilk kemik iliği (hematopoietik kök hücre) nakli uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Yapılan bu klinik uygulama, yalnızca bir çocuğun tedavi süreci açısından değil, ülkede çocuk kemik iliği nakli alanında sürdürülebilir bir sağlık kapasitesinin oluşturulması için önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. Çocuk hastalar kemik iliği nakli tedavi hizmetine kavuştu Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) desteğiyle, Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi, TİKA Moğolistan Program Koordinasyon Ofisi, Türkiye Cumhuriyeti Moğolistan Büyükelçiliği, Moğolistan Sağlık Bakanlığı, Ulan Batur 1 No’lu Devlet Hastanesi ve Ulusal Anne ve Çocuk Sağlığı Merkezi iş birliğiyle yürütülen çok merkezli ve uluslararası proje kapsamında; Moğolistan’da çocuk kemik iliği nakli merkezinin hazırlanması, sağlık ekibinin eğitilmesi, teknik ve tıbbi altyapının güçlendirilmesi ile klinik uygulamanın birlikte gerçekleştirilmesi süreçleri tamamlandı. "Amacımız bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır" Projeye katılan Moğol sağlık çalışanları, Türkiye’de aldıkları eğitim sayesinde çocuk hastalar için ülkelerinde nitelikli tedavi hizmeti sunma imkanına kavuştu. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu çalışma, Moğolistan’da çocuk hematoloji ve onkoloji alanında kalıcı bir tedavi kapasitesi oluşturulmasına yönelik çok önemli bir adımdır. Klinik uygulamanın, eğitimli yerel sağlık ekipleriyle birlikte gerçekleştirilmesi, bu hizmetin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır. Amacımız yalnızca bir hastanın tedavisine katkı sağlamak değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimin kalıcı olarak aktarılmasını sağlamaktır." Uluslararası sağlık projelerinin sadece bireysel tedavilere değil, ülkelerin kendi sağlık sistemlerinde kapasite geliştirmelerine de katkı sağladığını ifade eden Prof. Dr. Fışgın, "Türkiye’nin bu alandaki bilgi birikiminin Moğolistan’daki sağlık hizmetlerine entegre edilmesi, uzun vadede çok sayıda çocuğun kendi ülkesinde tedavi edilebilmesine imkan tanıyacaktır" dedi. Proje katılımcılarından Moğolistanlı bir hekim ise, "TİKA’nın bize sunduğu bu imkan sadece bir eğitim değil; ülkemizde eksik olan bir tedavi kapasitesinin temellerini atmak anlamına geliyor. Türkiye’ye ve TİKA’ya minnettarız" ifadelerini kullandı. "Her çocuk kendi vatanında şifa bulsun" Operasyonun başarıyla tamamlandığını belirten TİKA Başkanı Abdullah Eren ise Türkiye’nin sağlık alanındaki bilgi ve birikimini dost ülkelerle paylaşmaya devam ettiklerini vurguladı. Çalışmanın yalnızca tıbbi bir operasyon olmadığını, aynı zamanda Moğolistan’daki çocuk kanseri tedavileri açısından bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Eren, şu değerlendirmelerde bulundu: "Moğolistan’da yıllardır lösemiyle mücadele eden 15 yaşındaki Miçidmaa’nın kendi vatanında şifa bulması, tüm çocuklarımız için yeni bir umuttur. İstiyoruz ki her çocuk kendi vatanında şifa bulsun." Bu çalışmanın, teknik bir başarının ötesinde Türkiye ile Moğolistan arasındaki dostluğun ve dayanışmanın en insani tezahürlerinden biri olduğunu vurgulayan Eren, "Micidmaa’nın ülkede gerçekleştirilen ilk başarılı pediatrik kemik iliği nakli sayesinde hayata yeniden tutunması, bu iş birliğinin en somut göstergesidir" diye konuştu. TİKA destekleriyle alanında uzman hekimlerin ortak tecrübesinin yalnızca bir operasyonun başarıyla tamamlanmasını sağlamadığını belirten Eren, aynı zamanda Moğolistan’da çocuk kanser tedavilerinde sürdürülebilir bir kapasite artışına katkı sunulduğunu kaydetti. Micidmaa’nın kendi vatanında şifa bulmasının, Moğolistan’daki diğer çocuklar için de yeni bir umut kapısı araladığını ifade eden Eren, sürece katkı sunan tüm paydaşlara ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Türk ekibe Şeref Nişanı takdim edildi Nakil sonrası çocuk hasta tam remisyon ile taburcu edilirken, Moğolistan Sağlık Bakanı Jigjidsuren Chinburen tarafından Moğolistan Meclisi’nde gerçekleştirilen resmi törenle projede görev alan ekibe "Şeref Nişanı" takdim edildi. Ayrıca, Moğolistan Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile ilgili hastanelerin yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, iki ülke arasındaki sağlık alanındaki iş birliğinin önemi vurgulandı.
Kocaeli KOSTÜ, stratejik planını YÖK’ün 2030 vizyonuna göre güncelledi Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ), stratejik planını Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" hedefleri doğrultusunda revize etti. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, güncelleme çalışmaları girişimcilik, dijital dönüşüm, kalite güvencesi ve uluslararasılaşma eksenlerinde kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Yeni plan kapsamında, öğrencilerin yenilikçi düşünme ve proje geliştirme becerilerinin artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda sertifika programlarının genişletilmesi, sektörün gerçek sorunlarına çözüm arayan proje temelli öğrenme modellerinin güçlendirilmesi, mentörlük mekanizmalarının yaygınlaştırılması ve staj imkanlarının artırılması planlanıyor. Yapay zeka destekli analiz sistemi Dijital dönüşüm hedefleri çerçevesinde, Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas öncülüğünde geliştirilen "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi"nin de stratejik plana entegre edildiği bildirildi. Geçen ay tanıtımı yapılan sistemle, eğitim programlarının güncelliğinin korunması ve öğrencilerin yetkinlik gelişiminin mezuniyete kadar veriye dayalı olarak izlenmesi amaçlanıyor. Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, sürecin hedef odaklı yürütüldüğünü belirterek, "Üniversitelerin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenen 2030 hedeflerini kendi stratejik planlarına entegre etmeleri ve bu hedeflerin Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından izlenerek değerlendirilmesiyle birlikte süreç tamamlanmış olacaktır. Üniversitemiz bu anlamda gerekli adımları atmıştır" ifadelerini kullandı. Üniversite yönetimi ayrıca, kurumsal akreditasyonun güçlendirilmesi, uluslararası işbirliklerinin artırılması ve mezun ağının genişletilmesi konularında da çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Şırnak Sağlık-Sen heyeti, Cizre Sağlık Müdürü Karaşi ile bir araya geldi Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, Cizre Sağlık Müdürü Olarak atanan Dr. Mehmet Karaşi’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulunup, beyin Kanaması sonucu hayatını kaybeden sağlık çalışanı Remzi Ataman’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, Cizre ilçe ve iş yeri temsilcileriyle birlikte Cizre Sağlık Müdürlüğüne yeni atanan Dr. Mehmet Karaşi ile makamında bir araya gelip sendikal çalışmalar ve kurumsal işbirliği ile çalışanların iş barışı ile çalışma ortamlarıyla ile ilgili bilgi alışverişinde bulundu. Başkan Anmal, geçtiğimiz hafta içerisinde geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybeden Cizre İlçe Sağlık Müdürlüğü çalışanı Remzi Ataman’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü ifade edip, İlçe Sağlık Müdürü Mehmet Karaşi’ye başsağlığı dileğinde bulundu. Anmal, "Kardeşimizin vefatı bize iyi niyetli yapıcı üslubun kurumda iş barışın nasıl sağlanacağını. Çevreye duyarlı bireyin de insanlığa katkı sağlamak amacıyla yapılan her çalışmanın ne kadar kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha göstermiştir. Bizler Sağlık-Sen ailesi olarak idarecilere yardımcı olmak için gerekli çalışmaları yapıcı önerilerle çözüm odaklı sendikacılık misyonu gereği üzerimize düşeni yaptık ve bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade eden İlçe Sağlık Müdürü Mehmet Karaşi, kurumsal kimliğe uygun halka daha iyi hizmetin sunulması için yapılan önerileri dikkate alarak halka yönelik hızlı ve güvenli çalışmalarla önem vereceklerini söyledi.