GÜNDEM - 08 Mart 2026 Pazar 11:52

PÜİS Kayseri Bölge Başkanı Polat: "Avrupa’nın en uygun yakıtını biz kullanıyoruz"

A
A
A
PÜİS Kayseri Bölge Başkanı Polat: "Avrupa’nın en uygun yakıtını biz kullanıyoruz"

KAYSERİ(İHA) – Petrol Ürünleri İşveren Sendikası (PÜİS) Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, dünyanın gündeminde olan akaryakıt konusu ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun yakıtı kullandığını söyleyerek, "Ulusal akaryakıt stokumuz 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda" dedi.


PÜİS Kayseri Bölge Başkanı İbrahim Polat, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla daha da değerli hale gelen akaryakıt konusunda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Akaryakıtla ilgili merak edilen soruları yanıtlayan İbrahim Polat, Türkiye’nin Avrupa’da en uygun akaryakıtı kullandığını söyledi. Orta Doğuyla Türkiye’nin kıyaslanamayacağını ifade eden Polat, "Petrol Orta Doğu’dan çıkıyor. Avrupa’da 1.80 ile 2.50 Euro arasında değişen fiyatlar var. Bizde şu anda ortalama yakıt fiyatları motorin 66 TL, benzin 61, LPG 30 TL. Biz dövizi çevirdiğimizden 1.80 Euro 80 TL’ye tekamül ediyor. O yüzden şu anda Avrupa’ya baktığımız zaman Türkiye olarak en uygun akaryakıt fiyatlarını kullanıyoruz" dedi.



"Türkiye’ye 21 gün yetecek akaryakıt stokunu bulundurmak zorundayız"


Savaşla birlikte akla gelen ‘Türkiye’de akaryakıt problemi yaşanır mı?’ sorusuna açıklık getiren Polat, Türkiye’de 21 gün boyunca yetecek ulusal akaryakıt stokunun bulunmak zorunda olduğunu belirterek, "Türkiye’nin ulusal stoku 21 gün yetecek şekilde elimizde bulunmak zorunda. Bu kanun olarak bu şekilde. 21 gün sonrasında da emin olabilirsiniz ki yakıt belirli bir şekilde çıkar. Hürmüz Boğazı kapansa dahi akaryakıt farklı yönlerden de gelir. Akaryakıt ithalatı hiçbir zaman durmayacak. Dünyadaki ticaret durmayacağı için farklı ülkelerden de akaryakıt gelir. Ancak ulusal stok zorunluluğu bu gibi durumlarda ülkenin akaryakıtını günlük ortalama tüketim miktarının 21 gün süreyle kurtaracak yakıtımız şu anda mevcuttur" ifadelerini kullandı.



"Akaryakıtta son dönemde 11 TL’lik zam vatandaşa yansıtılmadı"


Eşel Mobil Sistemiyle, vatandaşlara 11’lik akaryakıt zammının yansıtılmadığını aktaran Polat, "Devletimizin akaryakıtımızda almış olduğu 2 tane vergi türü var. Birisi Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), diğeri ise Katma Değer Vergisi (KDV). Şu anda ÖTV miktarı 13 TL 77 kuruş, benzinde 14 TL, LPG’de de 10 TL 63 kuruş. Gelen zamları süspanse etmek için devlet kendinden feragat ediyor. Allah razı olsun. Bu konuda devletimizin bu konuda çok büyük kaybı var. Çünkü milli hasılanın gerçekten azımsanamayacak kadar bir oranı akaryakıt vergilerinden karşılanıyor. Eşel Mobil Sistem de, gelen zam oranının ÖTV’den karşılanması demek. Yani vatandaşın zarar edecek noktayı devletimiz kendi zararı olarak kabul ediyor. Eğer Eşel Mobil Sistem uygulanmasaydı. Bugün motorine gelen zam 11 TL, benzin 4 TL, LPG 2 TL 50 kuruş zam gelecekti. Eğer karşılanmasaydı. Şu anda motorin 77 TL, benzin 65 TL 83 kuruş, LPG de 33 TL 37 kuruş olacaktı. Normalde bu az gözüken rakamlar toplam harcamaya bakıldığı zaman inanılmaz derece de büyük oranlar tutuyor" şeklinde konuştu.



"Akaryakıt satmama lüksümüz yok"


Akaryakıt istasyonları olarak güncel fiyat ne olursa olsun, depoda akaryakıt bulunduğu ve istasyonlarda bir olumsuzluk olmadığı sürece yakıt satmanın zorunlu olduğunu belirten Polat, "Bizim akaryakıtı satmama lüksümüz yok. Depomuzda olduğu takdirde satmama lüksümüz yok. O gün zam gelsin ya da indirim gelsin fark etmez. Yakıtımız olduğu sürece satmak zorundayız. Bu devlet tarafından verilmiş bir zorunluluk. Her akaryakıt zammı geldiği zaman akaryakıt satmayıp, kar edeceğimiz düşünüyor. Bu çok büyük bir yanılgı. Biz vatandaşımıza yakıtı temin etmek zorundayız. İster 1 TL olsun, isterse 20 bin TL olsun" diye konuştu.



"Son 1 haftada yüzde 1.75 oranında karımız azaldı"


Savaşla birlikte yaşanan gelişmeler sonrası son 1 hafta içerisinde yüzde 1.75 oranında karlarının düştüğünü dile getiren İbrahim Polat, "Bizim son 1 haftada yüzde 1.75 oranında kar oranımızda azalma var. Bizim en iyi istasyonumuzun kazanacağı miktar masrafları da çıktığımız zaman yüzde 3,5’dir. Ancak ciroların yüksekliği, rakamların yüksekliğinden dolayı bu çark dönüyor. Ben inşaatçı arkadaşlarımla karşılaştığım zaman bir istasyonu soruyor. ‘Burası ne kadar eder?’ diyor. Bende şehir içerisindeki bir istasyonun 150 milyon TL edeceğini söylüyorum. ‘150 milyona ben bu kadar blok dikerim’ diyor. Ortaya bir rakam çıkartıyor. Yüzde 25-35 arasında bir oranda kar var. Bizde o kar yok. Bizim esas karımız, mülkümüze kattığımız değerdir" diye konuştu.



"Şehirlerde akaryakıt istasyonlarının artışı nüfusa göre artmalı"


Akaryakıt istasyonların artışının nüfusa oranla yapılması gerektiğinin altını çizen Polat, "Birkaç tane istasyonumuzun alışverişi oldu. Bu yıl içerisinde 3 tane akaryakıt istasyonu el değiştirdi. Satılmalar ve alımlar oluyor. Büyükşehir Belediyesi’nden 3 tane istasyon yeri ihaleye çıkacakmış. Ben istasyonların eczaneler gibi olmasını istiyorum. Pandemi de devletimiz bir yazı göndermişti. 50 bin vatandaşa bir istasyon gelecek şekilde nöbet çizelgesi istenmişti. Bizde 1 yıl bunu çalışmasını yapmıştı. İşimizin her daim para gözüyle görülmemesini istiyorum. Akaryakıt istasyonlarının artışlarının nüfusa göre olması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden yeni çıkan ihaleleri istemiyoruz. Biz istasyon olarak mahalleye hizmet ediyoruz. Lastik havası, su, market olarak. ‘Açılmasın’ diyemeyiz. Ancak bir mahallede de 10 tane olmasın" dedi.



"Kayseri’de yerel yöneticilerden kapısını çalıp, giremediğimiz yer yok"


Kayseri’deki yerel yöneticilerin kendileri olan desteklerinden dolayı teşekkür eden Polat, "Kayseri’de yerel yöneticilerimizden kapısını çaldığımız zaman giremeyeceğimiz bir nokta yok. Gerçekten hepsi de elinden geleni yapıyor. Çünkü bizim de yöneticilerimize karşı bir kötülüğümüz yok. Bizim elektrik, su, reklam borcumuz olmaz. Aynı zamanda biz belediyelerin müşterileriyiz. O yüzden bir sıkıntı yaşatmadığımız sürece kendileri de bize bir sıkıntı yaşatmıyorlar. Tamamen iç içeyiz. Vergi daireleriyle aramız çok iyi. Çünkü onların ana müşterisiyiz. Biz Kayseri’deki OSB’lerimizden daha fazla vergi veriyoruz. Bütün vatandaşlarımızın kazandığı parayı helalleştirmesi için vergilerini vermeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"KDV oranı düşürülmeli"


KDV’nin ÖTV’ye eklenerek, KDV oranının yüzde 1 olması gerektiğini belirten Polat, "Ben KDV’nin tamamen ÖTV’ye eklenmesi taraftarıyım. Tek bir vergi üzerinden alınmalı. KDV’nin aynı gıda da olduğu gibi düşürülmesi taraftarıyım. KDV yüzde 1 olmalı. Bu şekilde sahte fişler ortadan kalksın. Meslektaşlarımın üzerinde bulunan ‘bu kaçakçıdır’ sözleri kalksın. Çünkü vergi yükünün çok olduğu yerde bu söylemler oluyor. Maliye yönünden baktığımızda kaçakçılık olacak diye bin 653 meslek dalında teminat mektubu veren meslek grubuyuz. Vergi dairesine muhtemel vergi kaçırırsam, buradan tahsil edilsin diye teminat mektubu veriyoruz. Şu anda sıfırdan yeni istasyon yapacak bir kişi vergi dairesine gittiği zaman 14 milyon 800 bin TL’lik teminat mektubu vermek zorundadır. Bizim meslektaşımız, istasyonunun sabah tarlaya dönmemesi için vergi kaçırmaz. 2015-2016 yılına kadar etrafımızda vergi kaçıranlar vardı. Ancak o istasyonlar hala açılamadı. Mahkeme sonuçlanana kadar o istasyon satış yapamadığı için kimse bu riski göze almaz" şeklinde konuştu.



"Elektrikli araç şarj istasyonu her yere kurulmamalı"


Elektrikli şarj istasyonlarının belirli statüler konularak, kurulmasının uygun olacağının altını çizen Polat, sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Elektrikli araç istasyonunda yüzde 60’a geldik. Yaklaşık bu yıl içerisinde ya da 2 yıl içerisinde şarj doldurma istasyonu olacak. Bizim enerji ikmal istasyonlarına dönüşmemiz lazım. Elektrik şarj istasyonlarının, akaryakıt istasyonlarının dışında olmamasını savunuyorum. Çünkü ben personel çalıştırıyorum, ben o elektrik şarj istasyonunu kurmak için ruhsatlar alıyorum. O istasyona belirli bir konuma getiriyor. Elektrikli araç şarj istasyonu, parklarda, AVM’lerde ve kaldırımlara konulmuş haldeler. Adam iş yerinin önüne 4 tane şarj istasyonu koyabiliyor ve bunu satabiliyor. Herkes belirli bir istasyon olmaya başladı. Ben ‘elektrikli şarj istasyonu yaygın olmasın’ demiyorum. Ancak kuracak kişilerinde belirli bir standarda uyma zorunluluğu olsun. Bunlar akaryakıt istasyonunda olursa daha rahat olur. Elektrikli şarj istasyonu her yere kurulmamalı."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta şiir ve muhabbet dolu Ramazan akşamı Esenyurt Belediyesi’nin geleneksel Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda şair Dursun Ali Erzincanlı, en güzel şiirlerini seslendirdi. Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan iftar çadırında gerçekleşen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen programda Erzincanlı, özellikle Peygamber sevgisini anlatan şiirleriyle dinleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Okunan dizeler sırasında birçok vatandaş gözyaşlarına hakim olamadı. Şiir dinletisi boyunca çadırı dolduran Esenyurtlular, Ramazan akşamını hem manevi hem de kültürel bir etkinlikle geçirme fırsatı buldu. "Allah iyileri çoğaltsın, kötülere fırsat vermesin" Programda konuşan Dursun Ali Erzincanlı, Esenyurtlularla buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Ramazan-ı Şerif’iniz mübarek olsun. Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Başta bizleri sizlerle buluşturan Esenyurt Belediye Başkanı Can Aksoy beyefendiye ve değerli ekibine teşekkür ediyorum. Bir sanatçı ya da bir şair olarak programlarımıza insanımızın gösterdiği teveccüh bizi mutlu ediyor. Yaklaşık 25 yıldır bu çalışmaları yapıyorum. Peygamber Efendimiz konulu bir program olması sebebiyle buradan çok mutlu ayrılıyorum. Allah iyileri çoğaltsın, kötülere fırsat vermesin." "Esenyurt’ta Ramazan gerçekten coşkulu geçiyor" Programa katılan vatandaşlardan Nazlı Turan ise etkinliğin manevi atmosferine dikkat çekerek, "Dini ve manevi açıdan çok hoş bir akşam oldu. Çok severek dinledik. Hocamızın emeğine, yüreğine sağlık. Böyle bir organizasyon düzenlediği için Esenyurt Belediyesi’ne de teşekkür ederiz. Esenyurt’ta Ramazan gerçekten coşkulu geçiyor. Özellikle çocuklar için çok güzel etkinlikler var. Onlar mutluysa biz de mutluyuz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Esenyurt’ta binaya tırmanan şahıs camda asılı duran elbiseleri çaldı: O anlar kamerada Esenyurt’ta bir şahıs, 5 katlı binanın korkuluklarına tırmanarak birinci kattaki dairenin pencere önünde asılı duran elbiseleri çaldı. Yaşanan o anlar ise güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Olay, dün akşam saatlerinde Esenyurt ilçesi Yunus Emre Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre, sokağa gelen bir şahıs, 5 katlı binanın birinci katındaki dairede pencerelerin önündeki çamaşırlıkta asılı duran elbiseleri çaldı. Yaşanan o anlar ise güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde, şahsın apartmanın önündeki korkuluklara tırmanarak birinci katta bulunan dairenin pencere önünde bulunan asılı kıyafetleri çaldığı anlar yer aldı. Yaşanan olay sonrasında şahıs tırmandığı korkuluklardan inerek gözden uzaklaştı. Olayın ardından apartman sakinlerinin karakola giderek şikayetçi olduğu öğrenildi. "Esenyurt’ta örümcek adamımız eksikti. Diyecek bir şey bulamıyorum" Yaşanan o anları sosyal medya üzerinde gören ve şaşkınlık yaşadığını ifade eden Mehmet Emanet isimli vatandaş, "Bir örümcek adamımız eksikti. Diyecek bir şey bulamıyorum. İnsanlar evlerinin camına dahi bir şey asamaz oldu. Korkuluklar var. Camlar kapalı. Adam bu sefer korkuluklara tırmanıp birinci kattaki elbiseleri çalmış. Bundan sonraki evre her halde üçüncü dördüncü kata kadar tırmanacaklar. Engel tanımıyorlar. Bununla ilgili nasıl bir önlem alınabilir hiçbir fikrim yok" dedi.