GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 21:25

MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz"

A
A
A
MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Kocasinan İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Özdemir, "Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz" dedi.


Kentte bulunan bir düğün salonunda düzenlenen iftar programına MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, Ülkü Ocakları Kayseri İl Başkanı Halit Yağmur ve partililer katıldı. İftarın açılmasının ardından bir konuşma yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, "Amerika Birleşik Devletleri’nin yine İsrail ile beraber sınır komşumuz olan İran’a yönelik kabul edilemez ve hukuk dışı eylemleri münasebetiyle bugün sadece Ortadoğu dünyası, Ortadoğu bölgesi değil bütün İslam dünyası, bütün İslam alemi ne yazık ki buruk bir Ramazan’ı daha geçirmek durumunda kalıyor. Bu eylemlerin böyle devam devam ederse, Ortadoğu’yu sadece bölgesel anlamda kalmayıp, bütün dünyayı birbirine tetikleyen diğer eylemler ve gelişmeler sebebiyle yeni bir savaş dalgasının içerisine almasının kaçınılmaz olduğunu ifade etmek isteriz. Buna ne derseniz deyin, isterseniz ‘küresel bir savaş’ deyin, isterseniz 3. Dünya Savaşı’ deyin, fakat ne yazık ki insanlık bu şer odaklarının eliyle gerçekleşen hukuk dışı ve hukuk tanımaz eylemler münasebetiyle böylesi bir iklime sürüklenmeye başlamıştır. Hatta savaş şartları artık hasıl olmaya koyulmuştur. Bakınız bugün sadece Ortadoğu’da 8 ülke arasında askeri çatışmalar vuku bulmuştur. Kuzeyimizdeki Ukrayna’yı hemen Asya’da Pakistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan’ı da dahil ettiğimizde ve diğer iç gerginlikleri de hesaba kattığımızda bütün dünya ne yazık ki bu savaş ikliminin içerisine girmiştir. Türkiye’nin yakın coğrafyasında yaşanan çatışma ve savaş sayısının bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, hamdolsun Milliyetçi Hareket Partisi’nin kutlu liderimiz Devlet Bahçeli’nin izinde biz Türkiye’nin bu ateş deryasının bünyemize sıçramasından uzak tutulduk. Aynı zamanda uzak kalmakla beraber de kendi gücümüzü geçmişe göre aradan geçen yıllar boyunca da giderek, pekiştirerek daha da yüksek bir noktaya taşımış olduk. Şimdi yeni bir dönemin daha içerisindeyiz. Hazırlığını yaptığımız ne varsa bu dönem milletimizi huzur içerisinde, güvenlik içerisinde, barış iklimi içerisinde ve esenlik içerisinde tutabilmektir" dedi.



"Bir ülke ne kadar ayrışırsa, o ülkeye dışarıdan yapılan müdahalelerle rahat sonuç alınabilir"


Milli birlik ve beraberliğin önemine değinen Özdemir, "Güvenlik olmazsa, milli birlik beraberlik olmazsa, küresel emperyalist hesaplarla beraber siyonist hesaplar sizi kuşatırsa ve sizde bu kuşatma karşısında gereken irade ve kudretini gösteremezseniz, neye yarar sizin zenginliğiniz, neye yarar sizin varlığınız? Bütün çaba ve gayretlerin sadece İslam alemini etnik ve mezhep temelli ayrımcılığa tabi tutmak bunun ardından da yine İslam ülkelerini etnik ve mezhep temelli ayrıştırıp, buralarda siyasi otoritenin ve siyasi iradenin gücünü zayıflatıp, çökmüş devletler oluşturmak suretiyle İsrail’e alan açmak ve İsrail’in sözde Arz-ı Mev’ud hedefleri için topraklarını genişletme çabasına hizmet etme anlayışında bulunan küresel çabaların var olduğu malumdur. Bu çaba ve gayretlerin ana eksende şekillendiği konu başlıkları mutlak suretle ayrılma ve ayrışmadır. Çünkü bir millet ve bir devlet kendi bünyesinde ne kadar ayrılır ve ayrışırsa o ülkeye dışarıdan yapılacak müdahalelerden daha rahat sonuç alınabilir, daha rahat yol alınabilir anlayışı hakimdir. Bakın bunun son örneğini bizler İran’da gördük. Öncelikle İran’da geride bıraktığımız yer yaz aylarında süren 12 günlük savaşta öncelikle İran’ın bazı askeri kapasitelerini yok edilmek istendi. Peşi sıra hemen İran’da bir ekonomik kriz tetiklenmeye çalışıldı. Çok yüksek devalüasyon oranlarına ulaşıldı. Hemen ardından toplumu da dışarıdan kışkırtmak suretiyle İranlıları kendi devletleriyle savaşır hale getirip orada bir iç savaşı çıkarmanın yolları arandı. Hemen peşi sıra dışarıdan geçmiş yıllarda, geçmiş dönemlerde İran’da hükümette bulunan bir isim oldu, piyasaya sürüldü ve rejim değişikliği noktasında da yine hem siyonist hem de emperyalist hesaplara hız verildiği bütün dünya kamuoyuna açıkça yansıtıldı. Bunun akabinde ise sözde müzakereler ve diplomatik temaslar İran’la yürütüldü. İran’ın kabul edemeyeceği egemenlik alanına giren bazı şartlarda öne sürülmek suretiyle işte bugünlerde gördüğümüz gibi dışarıdan komşumuza yönelik bir askeri müdahalenin yolları da açılmış oldu. Türkiye açısından yaşanan bu gelişmeleri kabul etmemiz mümkün değildir" ifadelerini kullandı.



"Komşumuz İran’ın toprak bütünlüğü korunmalı"


İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çizen Özdemir, "İran’ın uzun yıllardan bu yana komşumuz olduğu ve kader birlikteliği yaptığımız bir devlet olduğu gerçeğinden hareketle toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğinin bizler Milliyetçi Halk Partisi olarak altını çiziyoruz. Kimse farklı tezgahlar ve kurgularla bilhassa İran’da bulunan İranlı Türk kökenli kardeşlerimizi kışkırtmak suretiyle yol alabileceklerini zannetmesinler. Çünkü bölgede yaşanan ve yaşanması istenen senaryoların ne olduğunu Milliyetçi Hareket Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok değerli kadroları ve Genel Başkanımızın izinde de bu anlayışa sahip olan tüm Türk evlatları evvelden itibaren bu çabaları sevmiş, anlamış ve tavrını da ona göre koymuştur" şeklinde konuştu.



"Terörsüz Türkiye, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır"


Terörsüz Türkiye’nin, milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabası olduğunu belirten Özdemir, "İşte bu şartlar altında Türkiye’nin mutlak suretle Suriye’de de iç huzur ve barış iklimine kavuşmuşken, bölgede terör örgütleri eliyle mesafe almaya kalkışıp, İsrail’in amaçlarına hizmet edecek eylemlerin önüne geçebilmek maksadıyla yine Sayın Genel Başkanımız 22 Ekim 2024 tarihinde bir çağrı yapmış ve bu çağrıyla beraber artık ülkemizde ve bölgemizde ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge hedefi de buna dayalı çalışmalar ve çabalarla hız kazanmış ve yol almıştır. İşte o günlerde bizim bu kutlu milli birlik ve beraberliğimizi tesis eden milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek hedefleyen, bu çağrı ve anlayışımıza sözde eleştiri getirenlerin bugünlerde ne derece de büyük bir utanç yaşadıklarını da eminim hep birlikte görüyoruz. ‘Terörsüz Türkiye’, Türkiye’yi milli birlik ve beraberlik noktasında daha da güçlendirme çabasıdır. ‘Terörsüz Türkiye’ emperyalist ve siyonist hesapların vasat bulduğu ve kanlı senaryolara düştüğü böylesi bir eylemde hem kendi vatandaşımızı hem de ‘ben kaderimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile beraber görüyorum’ diyen, bütün Orta Doğu insanlarını huzur, refah ve barış iklimi içerisinde yaşatma hedefidir. Biz bu gayreti sergilerken, hasım ve düşman odakların yine aynı dönemde bir yandan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizi bir yandan da Türkiye’yi hedef aldığını hep birlikte görüyoruz. Ne yapsalar beyhude" diye konuştu.



MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: "İran’ın toprak bütünlüğünün korunması gerektiğinin altını çiziyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesi, okullardaki güvenlik tedbirleri için Önder’e teşekkür etti Eğitim Bir Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte, kent genelinde yürütülen güvenlik çalışmalarının yanı sıra okullarda giriş ve çıkış saatlerinde sağlanan güvenlik tedbirleri dolayısıyla İl Emniyet Müdürü Göksel Önder’i makamında ziyaret etti. Eğitim Bir Sen Ağrı Şubesi yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı ziyarette, şehirdeki huzur ve güven ortamının eğitim süreçlerine olumlu katkıları değerlendirildi. Ziyarette konuşan Gümüşer, özellikle öğrencilerin okula geliş ve gidiş saatlerinde alınan güvenlik önlemlerinin hem veliler hem de eğitim camiası açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Kentte güvenli bir eğitim ortamının oluşmasına katkı sunan tüm emniyet teşkilatına teşekkür eden Gümüşer, "Eğitim, huzur ve güven ortamında çok daha sağlıklı yürütülebilen bir süreçtir. Özellikle çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin güven içerisinde gidip gelmeleri ailelerimiz, eğitim camiası bizler için son derece kıymetlidir. İl Emniyet Müdürlüğümüzün il genelinde sürdürdüğü çalışmaların yanında, okulların giriş ve çıkış saatlerinde aldığı tedbirler eğitim camiası tarafından takdirle karşılanmaktadır. Öğrencilerimizin güvenliğini önceleyen bu hassas yaklaşım, hem velilerimizin hem de öğretmenlerimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. Bu vesileyle başta İl Emniyet Müdürümüz Sayın Göksel Önder olmak üzere, gece gündüz demeden görev yapan tüm emniyet mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Şehrimizde huzur ve güven ortamının devam etmesi adına gösterilen gayretin çok değerli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ağrı İl Emniyet Müdürü Göksel Önder ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, toplumun tüm kesimleriyle iş birliği içerisinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Önder, "Nazik ziyaretlerinden dolayı Eğitim Bir Sen Ağrı Şube Başkanı Sayın Süleyman Gümüşer ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin güvenliği başta olmak üzere şehrimizin huzuru için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
Kırklareli Bakan Yumaklı: "Savaşın hiçbir türünü tasvip etmiyoruz" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Savaşın hiçbir türünü tasvip etmiyoruz. Masum insanların, çocukların, kadınların ve yaşlıların en fazla etkilendiği bu tür belalardan dünyanın en kısa zamanda kurtulmasını diliyoruz. Çünkü biz, bir insanın ölümünü insanlığın ölümü olarak gören bir dinin mensuplarıyız" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kırklareli Kadın Kolları Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak kadınların toplumdaki rolünün önemine dikkat çekti. Vatandaşların ramazan ayını da tebrik eden Yumaklı, konuşmasında bölgedeki gelişmelere de değindi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Yumaklı, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısının 70 binin üzerine çıktığını ifade eden Yumaklı, birçoğunun kadın ve çocukların oluşturduğunu belirtti. Konuşmasında aile kurumunun önemine de değinen Yumaklı, aile yapısının korunmasının toplum açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. "Savaşın hiçbir türünü tasvip etmiyoruz" Bakan Yumaklı, "Ramazan ayında idrak etmeye çalıştığımız bugünlerde bölgemizde bir savaş var malumunuz. Hepimiz Gazze ile ilgili o masum insanların, masum çocukları ki 70 binin üzerine çıkan, birçoğunun kadın ve çocuk olan katledilmesiyle ilgili üzülürken, bütün dünyada sadece Türkiye’den ses çıkarken, yanı başımızda komşumuz olan ve 900 kilometrenin üzerinde sınırımız bulunan bir ülkede kendisini savaşın içinde buldu. Maalesef katiller sürüsü İsrail başta olmak üzere böyle bir saldırıyla karşılaştılar. Bu saldırının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini konusunu Cumhurbaşkanımız da ifade etti. Biz de buradan tekrar dile getirmiş olalım. Savaşın hiçbir türünü tasvip etmiyoruz. Masum insanların, çocukların, kadınların ve yaşlıların en fazla etkilendiği bu tür belalardan dünyanın en kısa zamanda kurtulmasını diliyoruz. Çünkü biz, bir insanın ölümünü insanlığın ölümü olarak gören bir dinin mensuplarıyız" dedi. "Aile bizim kırmızı çizgimizdir" Ailenin toplumun temel unsuru olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Bütün çabaları, ülkemizin çok daha iyi bir noktaya gelmesini sağlamak; vatandaşlarımızın huzurunu ve refahını en üst düzeye çıkarmaktır. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi biz milletimize hizmetkar olma aşkıyla çalışıyoruz. Yine aşk ile koşan yorulmaz diyerek gece gündüz gayret ediyoruz. Bizler gücümüzü sizlerden alıyoruz. Aileyi sanki bir suçmuş ya da utanç vesilesiymiş gibi göstermeye çalışan anlayışlarla karşılaşıyoruz. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere parti olarak aile bizim kırmızı çizgimizdir. Ailenin toplumun temel unsuru olduğunu her fırsatta anlatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.