SAĞLIK - 15 Mayıs 2025 Perşembe 12:55

Mantar enfeksiyonunda rutubete dikkat: Ciğerlere inebilir

A
A
A
Mantar enfeksiyonunda rutubete dikkat: Ciğerlere inebilir

Memorial Kayseri Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Kuş, özellikle rutubetli ortamlarda mantar bulunacağını ve bu ortamda kıyafetlerin küfleneceğini belirterek, mantarların solunum yoluyla akciğerlere nüfus edebileceğini söyledi.


Bazı mantarların aslında insan florasının bir parçası olduğunu söyleyen Memorial Kayseri Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serpil Kuş, "Mantarlar, tıpkı bakteriler ve virüsler gibi dışarıda bulunan mikron düzeyindeki boyutlardaki canlılardır aslında. Bunlar bazen koloniler oluşturarak görüntü hale gelebilir, çıplak gözle görebiliriz ama çoğunlukla göremediğimiz boyutlarda toprakta, havada hatta şu anda avuç içimizde sporları bulunan bir canlı türüdür. Aslında bazı mantarlar kendi floramızın bir parçasıdır. Tıpkı bakteriler gibi bulunması gereken bir şeydir. Ancak kişide bağışıklıkla ilgili bazı bozukluklar olduğunda HİV, AİDS, kanser, kemoterapi, lösemiler gibi durumlarda ya da kontrol edilemeyen durumlarda savunma hücreleri fonksiyonlarını yerine getiremediğinde bu mantarlar hava yoluyla bizim akciğerlerimize yerleşip ya da burnumuzun içerisindeki sinüslere yerleşip, bazen de kan yoluyla akciğerimizden tüm vücudumuza yayılarak bazı enfeksiyonlara sebep olabilirler" dedi


Serpil Kuş, tedaviye rağmen iyileşmeyen durumların mantar enfeksiyonunu düşündürdüğünü söyleyerek, "Aslında sadece mantarda olur dediğimiz bir akciğer enfeksiyonu durumu yoktur. Aynı diğer enfeksiyonlar gibi geçmeyen öksürükler, balgam, balgamda bazen belki siyahlık ya da çok beyaz pamukçuk benzeri bir görüntünün oluşması, aralıklı ateş atakları, mevcut antibiyo terapiye rağmen düzelmeyen bir enfeksiyon kliniği olabilir. Çünkü antibiyotikler biliyorsunuz ki bakteriler içindir. Mantarlar için de antifungal, anti mantar ilaçlarının kullanılması gerekmektedir. Hastanın kliniğinin bu şekilde tedaviye rağmen kötüleşmesi, altta da özellikle bir bağışıklık yetmezliği durumu varsa bizi mantar enfeksiyonu konusunda düşündürmelidir" ifadelerini kullandı.



"Mantar solunum yoluyla nüfus edebilir"


Mantarın solunum yoluyla da vücuda nüfus edebileceğini söyleyen Serpil Kuş, "Mantar solunum yoluyla vücudumuza tabii ki nüfus edebilir. Akciğerlerde altta yatan boşluk oluşumuna sebep olan bir yapısal bozukluk varsa bu alanlarda yerleşip, bağışıklıkta da bir zafiyet bulduğu anda buralarda üreyebilirler. Bunların tedavisi bazen zordur ve hayati tehlike de oluşturabilir. Zaten hepimizin ortamında var diye konuşmuştuk ancak bazen rutubetli yerlerde yaşamak mecburiyetinde kalabiliyoruz. Evlerimizin duvarlarında siyah küfler oluşabiliyor. Bunlar bizim için hastalık oluşturucu mantarlar ve tekrarlayan solumalar esnasında bunlar akciğerlerimize, hava yollarımıza da inebiliyorlar. İkincil olarak da bazen mantarla çok kirlenmiş kıyafetlerin giyilmesi ya da kullanılması yine bağışıklık zafiyeti halinde kişilerde mantar enfeksiyonuna sebep olabiliyor. Ya da bağışıklığının zaten düşük olduğunu bildiğimiz bir kişinin toprakla ya da mantar konusunda rutubetin olduğu bir yerde basit ve hızlı bir şekilde hastaya bulaşmasına sebep olabiliyor" dedi.



"Küflü kıyafetler giyilmemeli"


Dr. Serpil Kuş, rutubetli ortamlarda kıyafetlerin küflenebileceğini ve bu kıyafetlerin giyilmemesi gerektiğini söyleyerek, sözlerini şu şekilde tamamladı:


"Öncelikle zaten mantar bulunan ki atasözlerinde bile ‘Rutubet insanı öldürür’ şeklinde ana fikri olan atasözleri mevcut. O yüzden bizim rutubetli yerlerden uzak durmamız, evlerimizin havalandırmasını düzenli ve iyi yapmamız gerekiyor. Bunun dışında da küflenmiş kıyafetlerimiz varsa ki dolapta bazen rutubet dolayısıyla kıyafetlerimiz küflenebiliyor. Bunların giyilmemesi gerekiyor. Bunun dışında da kesinlikle bir diyabetimiz varsa bunun kontrol altında tutulması yani 3 aylık şeker takiplerinin normal sınırlarda gitmesine özen göstermemiz gerekiyor. Bu tarz uzayan semptomlar olması, antibiyotiğe dirençli durumlar olması halinde de bir hekime erken başvuru öneriyoruz."



Mantar enfeksiyonunda rutubete dikkat: Ciğerlere inebilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.