POLİTİKA - 30 Ekim 2025 Perşembe 20:25

Hüseyin Okandan: "Ayşe Böhürler, bu şehrin vicdanını temsil etmektedir ve Kayseri isminin dahi yanlış yazılmasına sessiz kalacak biri değildir"

A
A
A
Hüseyin Okandan: "Ayşe Böhürler, bu şehrin vicdanını temsil etmektedir ve Kayseri isminin dahi yanlış yazılmasına sessiz kalacak biri değildir"

AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, "Ayşe Böhürler, bu şehrin vicdanını temsil etmektedir ve Kayseri isminin dahi yanlış yazılmasına sessiz kalacak biri değildir" dedi.


AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, CHP Kayseri İl Başkanlığı’nın 29 Ekim yürüyüşünde Kayseri yerine "Kayeri" yazılmasına tepki gösterdi. Milletvekili Ayşe Böhürler’e destek veren Okandan, "Cumhuriyetimizin 102. yılında, milletimizin ortak gurur gününü dahi istismar edenlerin sergilediği özensizlik ve ciddiyetsizlik, tesadüf değildir. Kayseri, tarih boyunca medeniyetin, ahlakın, çalışkanlığın ve üretkenliğin simgesi olmuştur. Bu kentin adını dahi doğru yazamayanların; bu şehrin insanına, Cumhuriyet’e veya devlet ciddiyetine dair söyleyecek tek bir sözü yoktur.


Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri ve kendi partisinde her koltuğa talip olmuş, ancak hiçbirinde tutunamamış bir trol kimliğine bürünmüş şahsiyetin, öz eleştiri yapmak yerine aşağılık kompleksiyle saldırganlık sergilemesi, temsil ettikleri zihniyetin seviye, terbiye ve sorumluluk anlayışını tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur" dedi.


Okandan, "Ayşe Böhürler’in yaptığı hatırlatma nettir: Cumhuriyet, özen ister. Devlet ciddiyeti, disiplin ister. Bunu anlayamayanlar, hâlâ slogan ezberleyerek siyaset yaptıklarını zanneden, gafla gündem olmayı alışkanlık hâline getiren kişilerden ibarettir. Cumhuriyet Bayramı gibi bir günde, "Kayseri" isminin "Kayeri" olarak yazılması basit bir yazım hatası değildir. Bu, bir zihniyet göstergesidir. Çünkü özen, sorumluluk duygusunun en küçük ama en net testidir. Kayseri’yi "Kayeri" yapanlar, bu şehrin ruhunu, vakarını ve emeğini kaybetmişlerdir. Ve unutulmamalıdır ki bu millet, her gafı "sehven" diye geçiştirenlere artık inanmamaktadır. Cumhuriyet coşkusunu bahane ederek yapılan bariz bir hatayı, "gölge düşürme" bahanesiyle savunmak; milletin aklıyla alay etmektir. Ayşe Böhürler, Kayseri’nin seçilmiş milletvekilidir. Temsil ettiği ilin adının yanlış kullanılmasına dikkat çekmesi hadsizlik değil, tam aksine milletine ve görevine duyduğu sorumluluğun doğal bir gereğidir. Bir vekilin bu hassasiyeti göstermesini "eleştirmek" ya da "küçümsemek", siyaset kurumuna yönelik en basit saygı sınırlarını dahi hiçe saymaktır. Ayrıca gerçek hadsizlik; açık bir hatayı kabul etmek yerine, onu dile getiren milletvekiline saldırmaktır. Cumhuriyet Bayramı’nı bahane edip, hatanın üzerini örtmeye çalışanlar; aslında hatanın kendisinden çok, eleştiriden rahatsız olanlardır. Gerçekler basittir. Bir siyasetçiye "ithal vekil" ya da "Kayseri’yi tanımayan" demek; bilgisizlikle, kötü niyetin birleştiği noktadır. Oysa Ayşe Böhürler, AK Parti’nin kurucuları arasında yer almaktadır, Kayserilidir, Kayseri milletvekilidir ve her platformda Kayseri için mücadele etmeye, şehrimize değer katmaya devam etmektedir. Bu basit bilgiye dahi sahip olmadan yapılan açıklamalar, kimin ne kadar "trajikomik ve acınası" bir durumda olduğunu göstermektedir. Bir milletvekili için esas olanın temsil ettiği şehir için ne yaptığı olmasına rağmen bir ilin adını doğru yazamayanların ders vermeye kalkması, siyasetin yüz karası bir ironisi hâline gelmiştir. Sorumluluk makamında bulunanların ve reklam arayışında olan kişilerin yapılan hatayı kabul etmek yerine konuyu kişisel saldırılarla saptırmaya çalışmasıyla, Sayın Böhürler’in eleştirisinin haklılığı bir kez daha kanıtlamıştır. Çünkü Böhürler, yazım hatasından öte bir anlayışın çürümesini işaret etmiştir. Son olarak; Cumhuriyet, ciddiyet ister. Cumhuriyet, özen ister. Cumhuriyet, sloganla değil; sorumlulukla yaşatılır. Bu kadar basit bir doğruluğu dahi kavrayamayanların, "Cumhuriyet Bayramı coşkusu" gibi milli bir günü bile özensizlikle kirletmesi, en hafif tabiriyle ayıptır. Ayşe Böhürler, bu şehrin vicdanını temsil etmektedir ve Kayseri isminin dahi yanlış yazılmasına sessiz kalacak biri değildir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.