GÜNDEM - 23 Ekim 2025 Perşembe 10:08

Başkan Akmermer: "Bölgesel asgari ücret Türkiye’nin bir gerçeği haline geliyor"

A
A
A
Başkan Akmermer: "Bölgesel asgari ücret Türkiye’nin bir gerçeği haline geliyor"

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, "Sıkı para politikasının üretim bacağı tarafındaki kredilerde biraz daha esnek bırakılması gerekiyor" dedi.


MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, katıldığı bir televizyon programında ekonomiye ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akmermer, üretim sektöründe kredilerin biraz daha esnek bırakılması gerektiğini söyledi. Dünya ile kıyaslandığı zaman Türkiye’de işçilik giderlerinin çok yüksek olduğunu aktaran Ferhat Akmermer, "İş dünyası olarak çok da fazla haz etmediğimiz EYT gerçeği var. Sıkı para politikasının üretim bacağı tarafındaki kredilerde biraz daha esnek bırakılması gerekiyor. Özellikle bizim ithalatta yaşadığımız bu cari açık problemini bireysel tüketim daha da büyütmesin. Biz bunların hepsine hemfikiriz. Bizim en büyük sıkıntımız enflasyonun yükselmesi ve hayat pahalılığının beraberinde ‘asgari ücret çok yüksek’ diyemem. Dünya ile kıyasladığımızda bugün bizim işçilik giderlerimiz çok yüksek. Bazı noktalarda kolay iş yapamıyoruz. Ancak ümitliyiz" diye konuştu.


Bölgesel asgari ücretin Türkiye’nin bir gerçeği haline geldiğini belirten Ferhat Akmermer, "İnsani gerekçeler ve gerçekler açısından gelecek asgari ücretinde yeterli olmayacağını söylerim. Ancak muhtemelen yüzde 30 civarında bir güncelleme bekliyorum. O da 27-28 bin TL bandına tekamül eder. 30 bin TL bandını aşacağını zannetmiyorum. Çünkü o zaman bu uygulanan politikayla biraz çelişir. Bölgesel asgari ücret git gide Türkiye’nin bir gerçeği haline geliyor. Artık dünyada küreselleşme dediğimiz tabir yenidünya düzeninde yeni yol haritaları belirlenmesine yol açıyor. Devletimiz her şeyin farkında. Bugün İstanbul’daki bir evin kirası ile Kayseri’deki aynı gerçekler değil. Bölgesel asgari ücreti biz talep etmişte olsak, Türkiye’nin bütününde uygulanabilecek şartlar açısından ciddi bir mesele. Bunu teknik olarak uygulamak çok zor. Türkiye bu işe karar verse belki de uygulanabilmesi için 5 yıl gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Kayseri’de vize merkezi kurulmasını dile getirdiklerini söyleyen Akmermer, "Yıllık 100 binin üzerinde hemşehrimiz özellikle schengen vizesi buradan çevre illere gidiyor. Adana’da, Gaziantep’te var. İhracatçılar birliğinde değişimiz gibi neden Kayseri’de olmasın? Bunun doğrudan ve dolaylı şehre yıllık en az 2-3 milyon dolar getirisi var. 100 binin üzerinde hemşehrimiz, Ankara’ya gidiyorlar. Sabah 5-6 gibi yola düşüyorlar ya da bir gün önceden giderek, otellerde konaklıyorlar. Bir gün sonrası için de kalma ihtiyacı duyup, yine otelde kalıyoruz. Yeme-içme bunların hepsi bir masraf. Bir de Kayseri’ye kurulduğu zaman çevre illerinde buraya geleceğini düşünürsek, bu söylemiş olduğumuz potansiyeli beraberinde getirir" dedi.


Kayseri ve bütün iller için ihracatçılar birliğiyle alakalı güzel haberlerin gelmesini ümit ettiklerini aktaran Akmermer, sözlerini şu şekilde sürdürdü:


"İhracatçılar birliğiyle alakalı 6-8 Kasım’da Ankara’da bir ihracat zirvesi var. Bakanlığımız 3 gün sürecek bu büyük zirvede panelistlerden bir tanesini de bizi seçti. İhracatçılar birliğiyle alakalı bakanlıkta bir çalışma yapılıyor. inşallah Kayseri ve bütün şehirler için de güzel haber gelecek. Ümidimiz o yönde. Biz iş dünyası örgütüyüz. Sosyal demokratik verilerin kendi içerisinde analiz edilmesi de çok kıymetli. 31 Aralıktan önce inşallah ilk verileri açıklayacağız."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DİKO Başkanı Sanal: "Kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir" Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal, geçtiğimiz günlerde yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceklerini söylemişti. Sanal, bu kelimelerinin çarpıtıldığını dile getirerek açıklamalarda bulundu. DİKO Başkanı Özer Sanal, son günlerde şahsı ve oda üzerinden yürütülen kasıtlı linç kampanyasını ibretle takip ettiklerini söyledi. Sanal, "Açık ve net söylüyorum, kuyumculuk sektörü sahipsiz değildir. Bu meslek; herkesin istediği gibi, hiçbir ölçü, denetim, yeterlilik ve sorumluluk aranmadan çoğaltılabilecek sıradan bir alan değildir. Kuyumculuk güven mesleğidir. Vatandaşın alın teriyle biriktirdiği altını, emeğini ve tasarrufunu ilgilendiren bu sektörde başıboşluğa, kayıt dışılığa, haksız rekabete ve ehliyetsizliğe sessiz kalmayacağız. ’Kuyumcu açılmasına dur diyoruz’ sözümüzün arkasındayız. Bu ifade, kimsenin ekmeğine göz dikmek değildir. Bu ifade, mesleğin itibarını koruma iradesidir. Bu ifade, vatandaşın güvenli alışveriş hakkını savunmaktır. Bu ifade, yıllardır vergisini veren, istihdam sağlayan, kurallara uyan dürüst esnafın emeğine sahip çıkmaktır" dedi. "Hiç kimse bu açıklamayı çarpıtarak bizi esnaf düşmanı, girişimci karşıtı veya keyfi yasakçı gibi göstermeye çalışmasın" diyen Sanal, "Bizim derdimiz şahıslarla değil; denetimsizlikle, plansızlıkla, mesleki yeterlilikten uzak uygulamalarla ve sektörü itibarsızlaştıran anlayışladır. Diyarbakır Kuyumcular Odası olarak görevimiz sadece alkışlamak değil; gerektiğinde uyarmak, gerektiğinde itiraz etmek, gerektiğinde de sektörümüz adına güçlü bir duruş ortaya koymaktır. Bu duruşumuzdan geri adım atmayacağız. Eleştiri başımızın üzerinedir. Ancak küfür, hakaret, tehdit, iftira ve sosyal medya linçi asla kabul edilemez. Şahsımı, ailemi, kurumumuzu ve meslektaşlarımızı hedef alanlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz. Kuyumculuk sektöründe kalite, güven, denetim, mesleki yeterlilik, kayıtlı çalışma ve haksız rekabetle mücadele kırmızı çizgimiz. Oda olarak mesleğimizin itibarını, vatandaşımızın güvenini ve dürüst esnafımızın emeğini korumaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.
Manisa Aileleri korkutan iddialara uzmanından rahatlatan açıklama Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, son günlerde çocuklarda "kalp krizi" görüldüğüne dair çıkan haberlerin ailelerde kaygıya neden olduğunu belirterek, çocukluk çağında erişkin tipi kalp krizinin son derece nadir görüldüğünü söyledi. Sarı, ailelerin paniğe kapılmadan doğru bilgi kaynaklarına başvurması gerektiğini vurguladı. Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı tarafından çocuklarda kalp sağlığı konusunda toplumu doğru bilgilendirmek amacıyla hazırlanan açıklamada, "kalp krizi" kavramının çoğu zaman yanlış kullanıldığına dikkat çekildi. Kalp krizinin tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü olduğunu ifade eden Sarı, bunun genellikle kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu ortaya çıktığını ve erişkinlerde damar sertliği nedeniyle daha sık görüldüğünü belirtti. Çocuklarda ise bu mekanizmayla gelişen kalp krizinin oldukça nadir olduğunun altını çizdi. Öte yandan çocuklarda ciddi kalp rahatsızlıklarının tamamen görülmediği anlamına gelmediğini kaydeden Sarı, ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları, doğuştan gelen kalp anomalileri, miyokardit gibi kalp kası iltihapları ve koroner damarlarla ilgili bazı özel durumların ciddi tablolara yol açabileceğini ifade etti. Ailelerin özellikle sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Sarı, tıbbi konularda çocuk sağlığı ve çocuk kardiyolojisi uzmanlarının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sarı, "Çocukta eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, egzersiz sırasında bayılma veya bayılacak gibi olma, tekrarlayan çarpıntı, morarma, açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bilinen kalp hastalığı varlığında yeni gelişen şikayetler ya da ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Çocukluk çağındaki kalp hastalıklarının önemli bir kısmının erken tanı ve düzenli takip ile güvenli şekilde yönetilebildiğini ifade eden Sarı, ailelerin rutin sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, "Çocuklarda erişkin tipi kalp krizi çok nadir görülen bir durumdur. Kaygı verici haberler karşısında paniğe kapılmadan, ancak uyarıcı belirtileri de ihmal etmeden bilinçli hareket edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Bayburt Mayıs ortasında Bayburt’un Kop Dağı’na kar yağdı Bayburt’un 2 bin 409 rakımlı Kop Dağı’nda Mayıs ayının ortasında kar yağışı etkili olurken, kent merkezinde sabahın erken saatlerinde başlayan yağmur, aralıklarla devam ediyor. Bayburt’ta hava sıcaklıklarının düşmesiyle yüksek kesimlerde kar yağışı başladı. Kentin önemli geçiş güzergahları arasında yer alan Kop Dağı’na kar yağdı. Mayıs ayının bitimine sayılı günler kala yağan kar, yüksek kesimlerde kış manzaraları oluşturdu. Kent merkezinde ise sabah saatlerinde çiseleyen yağmur, aralıklarla etkisini sürdürüyor. Kop Dağı güzergahını kullanan tır şoförü Yıldıray Ata, yaz mevsiminin Bayburt’a gelmeyeceğini belirterek, "18 Mayıs 2026, Kop Dağı’na kar yağıyor. Güzel bir kar yağışı var, iyi yağıyor. Bu sene Bayburt’a yaz gelmeyecek, bizim bölgeye bu yıl yaz yok" dedi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de Bayburt’un da aralarında bulunduğu kuzey kesimler için yerel kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Uyarıda, 18 Mayıs Pazartesi günü sabah saatlerinden itibaren Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiği bildirildi. Kuvvetli yağışların akşam saatlerine kadar aralıklarla etkili olabileceği belirtilirken, sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar ve fırtına ile ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiği kaydedildi.
Gaziantep GİBTÜ bilim söyleşileri başarıyla tamamlandı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından toplumda bilim kültürünü yaygınlaştırmak, öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmek, bilim iletişimini güçlendirmek ve akademi ile gençler arasında güçlü bir bağ kurmak amacıyla yürütülen "GİBTÜ Bilim Söyleşileri", 2025-2026 eğitim-öğretim yılı kapsamında planlanan tüm programların tamamlanmasıyla başarıyla sona erdi. Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında Gaziantep genelinde toplam 26 okulda bilim söyleşileri düzenlendi. Program boyunca üniversitenin farklı fakülte ve akademik birimlerinden öğretim elemanları öğrencilerle bir araya gelerek bilim, teknoloji, sağlık, çevre, matematik, yapay zekâ, iletişim, yabancı dil, değerler eğitimi ve sosyal yaşam gibi birçok farklı alanda söyleşiler gerçekleştirdi. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Bayram Bala’nın koordinatörlüğünde yürütülen program kapsamında öğrenciler; yapay zeka teknolojileri, akıllı sistemler, biyoteknoloji, mühendislik uygulamaları, matematiğin doğadaki yansımaları ve geleceğin bilim dünyası gibi konularla buluşturuldu. Bunun yanında gençlerin kişisel gelişimine katkı sağlayacak iletişim becerileri, sınav kaygısıyla baş etme yöntemleri, sağlıklı yaşam farkındalığı, çevresel bilinç, inanç ve değerler eğitimi ile yabancı dilin küresel dünyadaki önemi gibi başlıklarda da söyleşiler gerçekleştirildi. Program süresince gerçekleştirilen etkinlikler sayesinde öğrencilerin bilimsel meraklarının artırılması, üniversite hayatına yönelik farkındalık kazanmaları ve akademik dünyanın farklı disiplinlerini yakından tanımaları hedeflendi. Aynı zamanda bilim iletişiminin gençler arasında yaygınlaştırılması ve akademik bilginin toplumla daha güçlü şekilde buluşturulması amaçlandı. Söyleşilerde öğrenciler yalnızca bilgi edinmekle kalmadı; aynı zamanda akademisyenlerle birebir iletişim kurma fırsatı da elde etti. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi başta olmak üzere İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Tıp Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ve diğer akademik birimlerden öğretim elemanlarının projede aktif olarak yer alması, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin disiplinlerarası akademik birikimini sahaya taşıdığını ortaya koydu. 26 okulda gerçekleştirilen bilim söyleşilerinin tamamlanmasının ardından, programın kapanış ve değerlendirme etkinliği niteliğindeki "GİBTÜ Bilim Söyleşileri Zirvesi"nin önümüzdeki günlerde üniversite ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. GİBTÜ Bilim Söyleşileri, üniversitenin toplumsal katkı vizyonunu güçlendiren, akademik bilgiyi toplumla buluşturan, bilim iletişimini destekleyen ve gençlerin bilimsel farkındalığını artıran örnek bir sosyal sorumluluk projesi olarak tamamlandı. Üniversite yönetimi, ilerleyen dönemlerde daha geniş kitlelere ulaşacak yeni bilimsel ve sosyal projelerle çalışmaların devam edeceğini ifade etti.