GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 09:56

Altun: "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"

A
A
A
Altun: "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"

Saadet Partisi (SP) Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, bütün partilerle sıcak temas kurabilen tek siyasi parti olduklarını söyleyerek, "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz" dedi.


Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, parti çalışmaları ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Türkiye’de Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın dışında üçüncü bir ittifakın ihtiyacının olduğunu ifade eden Erdal Altun, "Genel Başkanımız Mahmut Arıkan, hususi sohbetlerinde Türkiye’nin üçüncü bir ittifaka ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu kavga, gürültü ortamından çıkıp, bir alternatif olarak üçüncü ittifaka ihtiyaç olduğunu sürekli söylüyor. Bizim kendimize hedef olarak belirlediğimiz ‘temiz siyaset’ ilkesi içerisinde bütün partilerle sıcak temas kurabilen tek siyasi partiyiz. Her partinin kapısını çalabilen ya da partimize buyur edebilen bir özelliğimiz oldu. Bu bağdaştırıcı yönün taçlandırılması için de güçlü bir ittifak ile vatandaşın beklentilerine cevap vermesi lazım" diye konuştu.



"Kararsız seçmen sayısı yüzde 30’lara ulaştı"


Kararsız seçmen sayısının yüzde 30’lara ulaştığını söyleyen Altun, "Vatandaş şimdi mevcut iktidardan memnun olmadığını söylüyor. Bu tarafa geldiğimiz zaman da ‘albenisi olan oy verdiğimde ortaya bir şeyler çıkartacak bir muhalefette göremiyorum’ diye iktidara ya da başka bir partiye geri dönen veya sandığa gitmeyen kararsız vatandaşlarımız var. Bugün kararsız seçmen sayısı yüzde 30’lara ulaşmış durumda. Bunlara bir alternatif oluşsun diye sağ cenahta milliyetçi muhafazakar kesimi toparlayacak, bir ittifak isteniyor. Hususi sohbetlerimizde üçüncü bir ittifak için mücadele edilmesi gerektiği hususunda Genel Başkanımız Mahmut Arıkan’ın da fikri var. İlerleyen zamanda bununla ilgili somut olarak paylaşımlarda ortaya çıkacaktır" dedi.



"Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz"


2027 yılında seçim olacağını düşündüklerini belirten Altun, "Önümüzdeki yılı seçim yılı diye düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl öyle ya da böyle seçim olacak. Bizim kabul edebileceğimiz ilkbahar aylarında, hükümetin dillendirdiği sonbahar aylarında ama her ne olursa olsun ufukta bir seçim görünüyor. Geçtiğimiz Ocak ayında Yargıtay tarafından partilerin üye sayılarıyla ilgili yapılan açıklamada, muhalefet partileri arasında en çok üye yapan parti olduk. 67 bin üye yaptık. Yeniden Refah Partisi’nin Türkiye geneli üye sayısı 3 bin civarındaydı. Bu konuda bütün partileri geçtik" ifadelerini kullandı.



"5 milyonu aşmış ev genci tehlikesi var"


Darboğazdan çıkmanın yolunun üretim olduğunun altını çizen Altun, görmezden gelinen en büyük tehlikenin ev genci tehlikesi olduğunu dile gererek, "Ekonomik darboğazdan çıkmamızın yolu üretim. Üretimle ancak yol alabiliriz. Yine görmezden geldiğimiz tehlikelerden bir tanesi ev genci tehlikesi. 5 milyonu aşmış bir ev genci tehlikesi var. Ev genci dediğimiz şey, tüketici. Bu büyük bir tehlike. Gençlere, ne iş yaptığını soruyorsun ‘sosyal medya içeriği yapıyorum’ diyor. ‘İlerde fenomen olacağım’ diyor. Hiçbir üretim yok. Elinde telefonla kendisini bir meslek erbabı zanneden, sabahtan akşama kadar evde oturan böyle bir kesim var. Bunlar kaybettiğimiz değerler. Kayseri’de 4 tane üniversite var. 4 üniversitede de eğitim fakültesi var. Kayseri’deki eğitim fakültelerinden 1 yılda diyelim ki 100 öğrenci mezun oluyor. Bunu Türkiye geneline oranladığımız zaman 10 bin mezunu buluyor. Biz bu döngüyü devam ettirerek, üniversite mezunu işsizler ordusu oluşturuyoruz. Herkesi üniversite mezunu yapmak gibi bir zorunluluğumuz yok. Çıraklık eğitimi alan öğrencimizde daha sonra üniversite okuyabilir" şeklinde konuştu.



"Oylarımıza karakter yüklemeliyiz"


Seçmenlerin oylarına karakter yüklemesi gerektiğini ifade eden Altun, "Bir takım krizler var. Bunları sürekli ensemizde gittiğimiz her yere taşıyoruz. Bunu çözmek içinde insanlarımızın öncelikle sağlıklı oy verme kriterlerine sahip olmaları lazım. Ben bütün seçmenlerimize sesleniyorum. Oyumuza bir karakter yükleyelim. Yani sandığa gittiğimizde, ‘ben bu adayı çok seviyorum. Geçen gün bana baktı tebessüm etti’ diye oy veremeyiz. Babanızın oğlu dahi olsa öyle bir şey yok. Kim sorunların üstesinden gelebiliyorsa, o karakteri oyumuza yükleyip, sandığa gitmeliyiz. Seçildiği dönemde başarılı olamadığı zamanda bir daha oy vermemeliyiz. Bir standardımızın olması lazım. Eğer seçilecek kişi o standarda uymuyorsa benim oyumu almamalı" dedi.



"Ağlama ve sızlama siyasetini bitirdik"


Ağlama, sızlama siyasetini bitirdiklerini ve SP olarak 2026 yılı itibariyle proje üreten siyaset çizgisine meylettiklerini söyleyen Altun, "Elimizi taşın altına koyacağız’ dedik ve ağlama, sızlama siyasetini bitirdik. Biz 2026 yılı itibariyle proje üreten bir siyaset çizgisine meyil ettik. Bununla ilgili Kayseri önemli bir potansiyel. Kayseri sanayi ve tarım şehir ama hiç kullanamıyoruz. Nüfusun yüzde 90’ının merkezde yaşadığı dikkatimizi çekti. Mahalli İdareler Birim Başkanımız, bununla ilgili bir çalışma yürüttü. Pey der pet de kamuoyuyla paylaşıyor. Şehrin iki yakasını bir araya getirecek, banliyö hattıyla şehrin nüfusunu homojen bir vaziyette ilin arazisine dağıtmakla alakalı bir çalışma" ifadelerini kullandı.



"Çamur ve çukur siyaseti yapmayacağız"


Altun, sözlerini şu şekilde tamamladı:


"Biz muhalefet olarak suçun kendi üzerimize düşen kısmını aldık. Biz çamur ve çukur siyaseti yapmayacağız. Yollar bozulmuş. Bunu belediye yapacak. Yapmazsa zaten bir dahaki seçime seçmen, ‘yollarımızı siz yapmadınız, size oy yok’ der. Şurada çukur var kapatmıyorsunuz, şurayı su basmış görmüyorsunuz’ diyerek, siyaset yapılmaz. Onu biz gelince yapacağız zaten. Ondan yana sıkıntı yok. Önemli olan siyasilerin de siyasilerinde aynı seçmenler gibi siyaset çalışmalarına bir karakter yüklemesi gerekir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İş kadını Leyla Alaton İzmirli kadınlarla buluştu İzmir Ticaret Odası’nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen "İş Yaşamı ve Kadın" konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, yönetim kurulu başkan yardımcıları ve üyeleri, her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. Özgener: "Kadının güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir" dedi. 8 Mart farkındalık günüdür Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş kadını değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum" İmer: "Bu toplantı bir sorumluluk çağrısı" Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, "Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: "Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz." Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız" dedi. Alaton: "Kadınlar yönetimlerde daha etkin olmalı" Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş Kadını Leyla Alaton, "İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum" dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, "Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum" dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. "Savaşçı bir ruhum var" Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: "Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın." Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in "Barışın Kadınları" adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.
Elazığ Sivrice Emniyet Müdürü Bilen’e fahri hemşerilik ve üstün başarı belgesi Yaklaşık 4 yıldır Sivrice’de görev yapan ve Muğla’ya atanan Sivrice İlçe Emniyet Müdürü Cüneyt Bilen’e Fahri Hemşehrilik Beratı ve Üstün Başarı Belgesi verildi. Yaklaşık 4 yıldır Sivrice’de görev yapan ve görev süresi boyunca ilçede önemli çalışmalara imza atan Sivrice İlçe Emniyet Müdürü 2. Sınıf Emniyet Müdürü Cüneyt Bilen, Muğla’ya atandı. Görev süresince hem güvenlik alanında yürüttüğü başarılı çalışmalar hem de ilçe halkıyla kurduğu samimi ve kucaklayıcı ilişkilerle dikkat çeken Bilen, ilçede büyük takdir topladı. Görev yaptığı süre boyunca sosyal projelerden toplumsal dayanışmayı güçlendiren birçok çalışmaya öncülük eden Bilen, Sivrice halkının gönlünde özel bir yer edinirken, ilçeden ayrılırken ardında sevgi ve takdirle anılacak bir hizmet dönemi bıraktı. Sivrice Kaymakamı Yusuf Akın, görev süresince gösterdiği özverili çalışmaları ve başarılı hizmetlerinden dolayı Cüneyt Bilen’e Üstün Başarı Belgesi takdim etti. Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak ise ilçeye sunduğu katkılar, sosyal projelerdeki aktif rolü ve her platformda verdiği destekler dolayısıyla Bilen’e Fahri Hemşehrilik Beratı vererek teşekkür etti. Sivrice Belediye Başkanı Ebubekir Irmak, "Müdürümüz ilçemizde yaklaşık 4 yıldır hizmet veren devlet büyüğümüz. 2 yıldır kendisiyle beraber mesaimiz oldu. Halkımız ile iç içeydi. Özellikle deprem sonrası vatandaşlarımızla iç içe olması bizi çok mutlu etmişti. İnsan profilini bildiği için güzel yönetim tarzlarıyla kısa zamanda güzel işler yaptı. İlçe halkı tarafından herkesin sevdiği ve benimsediği biriydi. İyi ve kötü günde hep beraber birlikteydik. Vatandaşlarımız tarafından gelen talep üzerine Fahri Hemşehrilik Beratı uygun görüldü. Bizde belediye meclisi olarak beratı onayladık. Rabbim bundan sonraki yaşamında mutluluk ve sağlık nasip etsin" ifadelerini kullandı.
İzmir Bornova’da metro hattında raylar yenileniyor İzmir Metrosu’nda güvenliği artırmak amacıyla Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapılacak. 14 Mart’ta başlayacak ve dört gün sürecek çalışmalar kapsamında son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT takviyesiyle sağlanacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ulaşım hedefi doğrultusunda kent genelindeki çalışmalarını sürdürüyor. İzmir Metrosu’nun Evka-3-Narlıdere Kaymakamlık hattında bakım, onarım ve yenileme çalışmaları kapsamında Fahrettin Altay İstasyonu’nda makas sistemlerini yenileyen Büyükşehir Belediyesi, bu kez Evka 3 ile Ege Üniversitesi İstasyonları arasında ray değişim çalışması yapacak. 14 Mart 2026 tarihinde başlayacak çalışmalar kapsamında 576 metre ray değişecek. Dört gün sürmesi planlanan çalışmalar süresince son istasyon Bornova olacak. Ege Üniversitesi ve Evka-3’e ulaşım ESHOT desteğiyle sağlanacak. Ray değişim çalışmalarının önemi Raylı sistemlerde raylar; trenlerin güvenli ve kontrollü şekilde hareketini sağlayan, işletme esnekliği ve sefer sürekliliği açısından kritik öneme sahip demiryolu elemanları. Yoğun işletme şartları, yüksek dinamik yükler ve çevresel etkenler nedeniyle demiryolu raylarında zamanla yıpranma ve performans kaybı oluşabiliyor. Gerekli müdahalelerin zamanında yapılmaması durumunda; arıza risklerinin artması, hız kısıtlarının uygulanması ve işletme güvenliğini olumsuz etkileyebilecek aksaklıkların yaşanması söz konusu olabiliyor. Planlanan demiryolu ray değişim çalışmasıyla; işletme güvenliğinin en üst düzeyde korunması, arıza ve beklenmedik sefer aksaklıklarının önlenmesi, hat performansı ile uzun vadeli işletme sürekliliğinin sağlanması ve bakım-onarım maliyetlerinin uzun vadede azaltılması hedefleniyor.
İstanbul Başkan Yeğin: "Birliğimiz en büyük gücümüz" Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, Ramazan ayının manevi iklimini ve bereketini paylaşmak üzere ilçe protokolüyle iftar sofrasında bir araya geldi. Yenidoğan Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz da katıldı. Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programı, ilçedeki mülki idare amirlerini ve yerel yönetim ve STK temsilcilerini bir araya getirdi. Yenidoğan Sosyal Tesisleri’nin huzurlu atmosferinde gerçekleşen buluşmada, Ramazan ayının getirdiği birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu vurgulandı. Protokolden tam katılım İftar programına Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz, kamu kurumlarının temsilcileri ve ilçe protokolünün önde gelen isimleri katılım sağladı. Ezanın okunmasıyla açılan oruçların ardından, konuklar samimi bir sohbet ortamında bir araya geldi. Başkan Yeğin: "Birliğimiz en büyük gücümüz" Programda kısa bir selamlama konuşması yapan Belediye Başkanı Alper Yeğin, Sancaktepe’ye hizmet eden tüm birimlerin uyum içerisinde çalışmasının önemine değindi. Başkan Yeğin, "Ramazan’ın bereketini, ilçemiz için omuz omuza çalıştığımız kıymetli protokol üyelerimizle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sofralar sadece yemek değil, gönül birliği sofralarıdır. Rabbim birliğimizi daim, tuttuğumuz oruçları kabul eylesin," ifadelerini kullandı. Gönül birliği vurgusu Sancaktepe Kaymakamı Naif Yavuz da nazik daveti için Başkan Yeğin’e teşekkür ederek, ilçedeki huzur ve güven ortamının bu tür paylaşımlarla daha da güçlendiğini belirtti. Program, yapılan dualar ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Bursa Osmangazi Belediyesi’nden kadınlara sağlık ve farkındalık eğitimi Osmangazi Belediyesi’nin kadın sağlığına ilişkin düzenlediği panele katılan uzman isimler, kadınların fiziksel ve ruh sağlığına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte erken teşhisin önemi ve psikolojik destek alma konusunda farkındalık vurgulandı. Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi ile birlikte Şadırvanlı Han’da "Kadın Sağlığı ve Doğum Sonrası Psikoloji" başlıklı bir panele ev sahipliği yaptı. Kadınların sağlıklı yaşam, sosyal katılım ve bireysel farkındalıklarını artırmayı hedefleyen panelde, alanında uzman Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğçe Hüseyinoğlu ve Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan, kadın sağlığı ve ruh sağlığına dair önemli bilgiler paylaştı. Erken teşhisin önemi vurgulandı Herhangi bir şikayet hissedildiğinde doktora başvurulduğunu belirten Op. Dr. Hüseyinoğlu, oysa şikayet olmadan yapılan düzenli kontrollerin erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Meme kanseri ve rahim ağzı kanserine dikkat çeken Op. Dr. Hüseyinoğlu, "Sağlık Bakanlığı’mızın bu konuda çok güzel yürüttüğü bir kanser tarama programı var. Kadınlarda hem meme kanserini, hem rahim ağzı kanserini düzenli aralıklarla bu programda tarıyoruz. Rahim ağzı tarama programında 30-65 yaş arası kadınlara HPV ve DNA testiyle, rutin bir jinekolojik muayeneden farkı olmayan bir test ile 5 yılda bir HPV, DNA taramasını öneriyoruz. Burada bizim için asıl önemli olan şey erken teşhis ve önleyebilmek" diye konuştu. Bireysel ruh sağlığı toplum için büyük önem taşıyor Panelde konuşan Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan ise kadınlarda görülen psikolojik sorunlara dikkat çekti. Depresyon, kaygı bozuklukları ve yeme bozukluklarının kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Çağlayan, bu tür durumlarda profesyonel destek alınmasının önemine değindi. Bireysel ruh sağlığının toplum sağlığı için de büyük önem taşıdığını ifade eden Çağlayan, kişilerin kendilerinde fark ettikleri sorunlar karşısında terapi desteği almaktan çekinmemeleri gerektiğini söyledi.