ASAYİŞ - 03 Nisan 2026 Cuma 13:47

Ticari taksiyle uyuşturucu ticareti yapan sanıkların yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Ticari taksiyle uyuşturucu ticareti yapan sanıkların yargılanmasına devam edildi

Kastamonu’da ticari taksi ile uyuşturucu ticareti yaptıkları gerekçesiyle polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda tutuklanan 3 şahsın yargılanmasına devam edildi.


Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele (NARKO) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından uyuşturucu madde kullanan ve satan şahıslara yönelik yapılan çalışmalar neticesinde M.B.Ç., H.A. ve N.İ.’nin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. Bunun üzerine şahısları teknik takip ve incelemeye alan Narkotik ekipleri, çeşitli tarihlerde söz konusu şahısların birçok kişiye para karşılığında uyuşturucu madde temin ettiğini belirledi.


Uzun süre şahısları takibe alan ekipler, 18 Mart 2025 tarihinde operasyon için düğmeye bastı. Operasyon çerçevesinde bindikleri ticari taksi ile uyuşturucu sevkiyatı yapan M.B.Ç., H.A. ve N.İ. gözaltına alındı. Gerçekleştirilen operasyonda şahısların üst ve ev aramalarında ise 24,53 gram metamfetamin, 1,55 gram bonzai, 3,42 gram skunk maddesi, bir miktar kokain, 5 adet uyuşturucu hap ile 6 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ele geçirildi.


Emniyetteki işlemlerin ardındın adliyeye sevk edilen M.B.Ç., H.A. ve N.Ç. tutuklandı. Olayın ardından tutuklanan sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "Uyuşturucu madde veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı.



"Kendimi de gençliğimi de mahvettim"


Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık N.İ. ise, "Banka hesabını M.B.Ç. ile ortak kullanıyorum. M.B.Ç.’nin uyuşturucu madde ticareti yaptığını ancak hesabına gelen paraların bu kapsamda gelip gelmediğini bilmiyorum. Ben uyuşturucu madde ticareti yapmadım. Uyuşturucu kullanıcısıyım, içtiğim için çok pişmanım. Kendimi de gençliğimi de mahvettim. Uzun süredir tutukluyum. Tahliyemi istiyorum. Olayda benim bir suçum yoktur. Yakalanan maddeler bana ait değildir" dedi.


Kamu kurumunda çalıştığını ve iki çocuk sahibi olduğunu belirten N.İ., "Ben uyuşturucu satmadım. Sadece içiyorum. Kamu kurumunda çalışıyorum. 2 çocuğum var. Şu anda çok mağdurlar. Çok pişmanım, beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı.


Tutuklu sanık M.B.Ç. ise, "Ben, kimseye uyuşturucu madde satmadım. TAPE görüşmelerim uyuşturucu madde ticaretine ilişkin değildir. N.İ.’ye ait banka hesabı ile ilgili bilgi sahibi değilim. N.İ. ile bir iki ay kadar aynı ikamette yaşadık, yaklaşık iki üç aydır uyuşturucu madde kullanmıyorum. Uyuşturucu madde ticareti yapmadım. Uzun süredir tutukluyum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum" diye konuştu.


Tutuklu sanık H.A. de, "Ben kimseye uyuşturucu madde satmadım. M.B.Ç.’nin uyuşturucu madde sattığını biliyorum. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Suçsuzum, yanlış zamanda yanlış yerde bulundum. Tek suçum bu. Yakalanan madde ile bir bağlantım veya ilgim yoktur. Operasyonda herhangi bir şekilde uyuşturucu yakalanmadı. Ben uyuşturucu içiyorum. Ailece mağdur olduk. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" şeklinde konuştu.


Duruşmada tanık olarak dinlenen taksi şoförü Ö.K., Saraçlar Mahallesinden taksiye bindikten sonra bir apartmanın önünde durduklarını ve 10 dakika bekledikten sonra şahısların tekrar taksiye binerek çarşıya bıraktığını belirterek, uyuşturucudan herhangi bir bilgisinin de olmadığını söyledi.


Cumhuriyet savcısı, duruşmada mütalaasını açıklayarak, sanıkların birlikte hareket ederek fikir ve eylem birliği içerisinde uyuşturucu ticareti yaptıkları gerekçesiyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan cezalandırılmalarını talep etti.


Mahkeme heyeti, avukatların mütalaaya karşı ek süre talebinde bulunmaları üzerine duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek, sanıkların da tutukluluğunun devamına karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ, 9. uluslararası egzersiz ve spor psikolojisi kongresine ev sahipliği yaptı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), Egzersiz ve Spor Psikolojisi Derneği iş birliğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Egzersiz ve Spor Psikolojisi Kongresi’ne ev sahipliği yapıyor. "Spor ve Performansın Nöropsikolojisi" temasıyla gerçekleştirilen kongrenin açılış programına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ve rektör yardımcılarının yanı sıra Yakutiye Belediye Başkanı Dr. Mahmut Uçar, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Özbay, Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez ve İl Kültür Müdürü Ahmet Yer ile çok sayıda akademisyen, araştırmacı ve öğrenci katıldı. Rektör Çakmak: ETÜ’nün Spordaki Başarısı Spor Kültürüne Verdiği Önemin Ve Spor Bilimleri Alanındaki Akademik Birikiminin Güçlü Bir Göstergesidir Fen Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kongrenin açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, ETÜ olarak böylesine önemli bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade ederek, Erzurum’un spor bilimleri alanında ulusal ve uluslararası ölçekte önemli organizasyonlara ev sahipliği yapan güçlü bir merkez konumunda olduğunu vurguladı. Daha önce düzenlenen uluslararası spor bilimleri kongrelerinin şehrin bilimsel altyapısını ve potansiyelini ortaya koyduğunu belirten Çakmak, bu tür organizasyonların sürdürülebilirliğinin büyük bir emek ve özveri gerektirdiğine dikkat çekti. Üniversite olarak hem akademik hem de sportif alanda önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Çakmak, 2024-2025 sezonunda Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Üniversiteler Ligi’nde elde edilen başarıya da değindi. Çakmak, ETÜ’nün 35 altın, 17 gümüş ve 24 bronz olmak üzere toplam 76 madalya kazanarak 182 üniversite arasında Türkiye şampiyonu olduğunu hatırlatarak, bu başarının üniversitenin spor kültürüne verdiği önemin ve spor bilimleri alanındaki akademik birikiminin güçlü bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Spor bilimleri ile akademik üretimin birbirini besleyen iki önemli alan olduğunu vurgulayan Çakmak, bu tür bilimsel organizasyonların söz konusu başarıların sürdürülebilirliğine katkı sunduğunu ifade etti. Kongre Başkanı Doç. Dr. Deniz Bedir ise konuşmasında, kongrenin ana temasının "Spor ve Performansın Nöropsikolojisi" olarak belirlenmesinin, son yıllarda nörobilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmelerle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Sporcu performansının artık yalnızca fiziksel değil, bilişsel ve duygusal boyutlarıyla birlikte ele alındığını belirten Bedir, bu yaklaşımın spor bilimlerinde yeni bir perspektif ortaya koyduğunu dile getirdi. Kongre Başkanlarından Prof. Dr. Sevinç Namlı da sporun yalnızca fiziksel performansla sınırlı olmadığını, zihinsel süreçler ve psikolojik dayanıklılığın da performans üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Namlı, kongrenin farklı üniversitelerden ve ülkelerden gelen bilim insanlarını bir araya getirerek bilgi paylaşımını güçlendirdiğini ve spor psikolojisi alanına önemli katkılar sunacağını ifade etti. İki gün sürecek olan kongrede toplam 81 bilimsel çalışma sunulacak ve 49 sözlü, 2 poster ve 30 çevrimiçi bildiri yer alacak.
Zonguldak Havladığı için 4 kurşunla vurulan köpek hayata tutundu; Adını "Kurşun" koydular Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde bir araca havladığı iddiasıyla tabancayla vurularak 4 kurşunla ağır yaralanan sokak köpeği, 2,5 aylık yaşam mücadelesini kazandı. Mahallelinin maskotu olan ve sağlığına kavuşan köpeğe "Kurşun" adı verildi. Olay, geçen 25 Ocak’ta Çatalağzı beldesi Cumayanı Mahallesi’nde meydana geldi. Mahalle sakinlerinin 14 yıldır beslediği sahipsiz köpek, yoldan geçen bir araca havladığı iddiasıyla silahlı saldırıya uğradı. Silah sesleri üzerine sokağa koşan vatandaşlar, köpeği kanlar içinde bularak veteriner kliniğine ulaştırdı. Yapılan muayenede köpeğin boynuna bir, ön patilerine ise üç kurşun isabet ettiği tespit edildi. Yaşına bağlı yüksek enzimleri ve yoğun enfeksiyonu kontrol altına alınarak durumu stabil hale getirilen köpek, başarılı geçen ameliyatın ardından 2,5 aylık tedaviyle yeniden ayağa kalktı. Veteriner hekim ve mahalleli tarafından köpeğe "Kurşun" ismi verildi. Tedavi sürecini anlatan Veteriner Hekim Gökmen Koç, boyundaki kurşunun ameliyatla çıkarıldığını belirterek, "Ayak parçalandığı için bir hafta genel toparlanma tedavisi uyguladık. Başarılı bir ameliyat geçirdi. Kırık kemik kaynadığında onu daha güzel bir hayat bekliyor. Şu an koşup oynamaya başladı, beslenmesi ve temel fonksiyonları yerinde. Böylesi kasten yaralama vakalarıyla sık karşılaşmıyoruz. Bunu yapanları Allah’a havale ediyorum. Caydırıcı yaptırımlar olursa insanlar bu kadar gaddar olamazlar" ifadelerini kullandı.
Erzurum Uçar, "Kul hakkını rakamların ardına saklamayın" Demokrat Büro Çalışanları Sendikası Genel Teşkilat Sekreteri Yusuf Uçar, yaptığı yazılı açıklamada; TÜİK’in Mart ayı enflasyon rakamları ilgili yazılı basın açıklamasında; "Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin sefalet girdabı Tüik’in rakam oyunları memurun ve emeklinin tenceresini kaynatmıyor. Tüik rakamlarda hırsızlık yapıyor" dedi. Yusuf Uçar, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), her ay olduğu gibi bugün de sokağın gerçekliğinden kopuk, çarşı-pazarın ateşinden bihaber bir rakamla karşımıza çıkmıştır. Bu Rakamları tesbit edenlerinde birer memur olduğu gerçeğinden hareket ederek açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığı gibi rakamlarda hırsızlık yapıldığı aşikardır" dedi. DEB-SEN Genel Teşkilat Sekreteri Yusuf Uçar açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Mart ayı için açıklanan yüzde 1,94’lük enflasyon oranı, ne yazık ki memur ve emeklinin yaşadığı ekonomik yıkımı perdeleme gayretinden öteye geçmemektedir. Buradan açıkça ifade ediyoruz TÜİK’in yüzde 1,94 dediği yerde, milletin enflasyonu yüzde 10’dur, yüzde 20’dir. Mutfaktaki Yangın İstatistikle Sönmez. Açıklanan bu komik oranlar, kamu çalışanlarının alım gücünün nasıl sistematik bir şekilde eritildiğinin belgesidir. Memurumuz Emeklimiz kirasını, kredi kartlarını ödeyemez ve ay sonunu getiremez hale gelmişken raflardaki etiketler her gün değişirken, TÜİK’in "enflasyon düştü, dengelendi" masallarına karnımız toktur. İstatistik oyunlarıyla rakam hırsızlığı ile enflasyonu düşük göstererek, temmuz ayında yapılacak maaş artışlarından çalmaya çalışmak, milyonlarca kamu görevlisinin ve Emeklisinin hakkına girmektir. Demokrat Büro-Sen olarak haykırıyoruz; refah payı lütuf değil, haktır memur maaşları açlık sınırına dayanmıştır. Enflasyon farkı bir zam değildir, sadece geçmiş kayıpların yarım yamalak telafisidir. Acilen seyyanen zam ve refah payı verilmelidir. Vergi dilimi zulmüne son verilmelidir. cebimize giren üç kuruş zam, daha elimize değmeden vergi dilimi aracılığıyla geri alınmaktadır. Memur, devletin vergi kasası değildir! Gerçek Enflasyon Masaya Yatırılmalıdır: Sözde düşük tutulan bu rakamlar üzerinden yapılan hesaplamalar hükümsüzdür. Bizim için esas olan TÜİK’in steril laboratuvar sonuçları değil, memurun boş kalan filesidir." Demokrat Büro-Sen Genel Teşkilat Sekreteri Uçar, açıklamasında ayrıca; "Üyelerimizin ve tüm kamu çalışanlarının uğradığı bu ekonomik şiddete karşı sessiz kalmayacağız. Hak gasplarına, rakam cambazlıklarına "memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmiyoruz" edebiyatına artık kimsenin tahammülü kalmamıştır. Ekonomi yönetimini gerçeklerle yüzleşmeye, TÜİK’i ise sokağa inmeye davet ediyoruz. Alın terimizin emeğimizin hakkını rakam oyunlarına kurban ettirmeyeceğiz" diye konuştu.