ASAYİŞ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 21:10

Sağanak sonrası çayın debisi yükseldi, yürüyüş köprüsü sele kapıldı

A
A
A
Sağanak sonrası çayın debisi yükseldi, yürüyüş köprüsü sele kapıldı

Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde sağanak yağış sonrası Şehriban Çayı’nın debisinin yükselmesiyle yürüyüş köprüsü sele kapıldı.


Meteoroloji Kastamonu İl Müdürlüğünün turuncu kodla uyarıda bulunduğu kentte sağanak yağış zaman zaman etkisini sürdürüyor. Azdavay ilçesine bağlı Alı köyü sınırlarında bulunan yürüyüş köprüsü, Şehriban Çayı’nın debisinin yükselmesi sonucu çöktü. Bir süre sonra köprü sel sularına kapılarak sürüklendi.


Köy Muhtarı Şenol Baş, Devlet Su İşleri 23. Bölge Müdürlüğü tarafından 2021 yılında Şehriban Çayı’nda dere ıslah çalışması için proje hazırlandığını söyledi. Baş, projenin aradan geçen sürede hayata geçirilmediğini belirterek, dere ıslah çalışmasının bir an önce başlatılmasını talep etti.


Öte yandan vatandaşların kullandığı tarihi ahşap köprü, 2021 yılında Kastamonu’nun birçok ilçesini etkileyen sel felaketinde yıkılmıştı. Asırlık köprünün benzeri, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü tarafından 2024 yılında aslına uygun şekilde yeniden inşa edilerek hizmete açılmıştı.



Sağanak sonrası çayın debisi yükseldi, yürüyüş köprüsü sele kapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
Çanakkale Çanakkale’de Sumud Filosu’ndaki aktivistlere destek gösterisi Çanakkale’de sabah saatlerinde İsrail askerlerinin saldırısına uğrayan Küresel Sumud Filosu için destek gösterisi düzenlendi. Küresel Sumud Filosu’na sabah saatlerinde İsrail askerleri tarafından saldırı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen saldırıya tepki göstermek için Çanakkale’nin İskele Meydanı’nda toplanan vatandaşlar, Sumud Filosu’na destek sloganları attı. Grup adına basın açıklaması yapan Numan Yaşar, "Yine bugün Akdeniz’de uluslararası sularda, Gazze’de yıllardır süren İsrail ablukasını, insanlık dışı saldırıları, açlığı, soykırımı ve sistematik zulmü durdurmak, oradaki mazlumlara umut olabilmek için yola çıkan Sumud Filosu, haydut İsrail rejiminin korsan baskınına uğradı. Uluslararası sularda yapılan baskınlarla filoya bağlı teknelere aparheid rejimince el konuldu. Bu filo, sadece insani yardım taşıyan gemilerden ibaret değildir. Bu filo, 39 farklı ülkeden farklı dinlere mensup, farklı dilleri konuşan 500’e yakın vicdan sahibi aktivistin İsrail ve destekçilerinin zulmüne karşı duruşudur. Yapılan korsan müdahale, İsrail’in insani yardım girişimlerine yönelik ilk müdahalesi değildir. 2010 yılında uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 aktivistin şehit edilmesiyle sonuçlanan saldırıyı unutmadık. Önceki Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine yönelik uluslararası sulardaki müdahaleler ile Vicdan ve Madleen gemilerine yapılan saldırıları unutmadık. Bu saldırılar, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası hukuku ihlal etmekte, açıkça korsanlık ve terör niteliği taşımaktadır. İsrail’in barbarlığı sadece Akdeniz’le sınırlı değildir. Gazze’de bebekleri, kadınları, sivil yerleşim yerlerini, hastaneleri, okulları ve camileri bombalayan, Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren bu insanlık dışı siyonist saldırganlığın sınırı yok" dedi.
Malatya Malatya’yı ticaret koridorlarına bağlayacak hızlı tren projesinin detayları açıklandı AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Narlı (Kahramanmaraş)-Malatya Hızlı Tren Projesi"ne dair Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan kapsamlı teknik detayları kamuoyuyla paylaştı. Malatya’yı uluslararası ticaret koridorlarına entegre edecek olan proje, 155 kilometrelik çift hatlı demiryolu ve şehir içi ulaşımı rahatlatacak 10 kilometrelik banliyö hattını kapsıyor. Proje ile Malatya’nın sanayi ve lojistik kapasitesinin Mersin, İskenderun, Samsun ve Trabzon limanlarıyla doğrudan buluşturulması hedefleniyor. Malatya’nın ekonomik geleceği ve bölgesel kalkınması için stratejik öneme sahip olan demiryolu yatırımlarında yeni bir aşamaya geçildiğini açıklayan AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya’yı İstanbul, Ankara ve İzmir gibi ticaret merkezlerine bağlayacak dev projenin hayata geçirileceğini kaydetti. Projenin sadece bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda bir kalkınma hamlesi olduğunu belirten Tüfenkci, "Hızlı demiryolu projeleri, güvenli, hızlı ve konforlu bir ulaşım olanağı sağlamakta, bölgeler arası bağlantıyı güçlendirmekte ve aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmektedir. Ayrıca, bu kapsamda inşa edilen yeni istasyonlar ve artan trafik hacmi, bölgedeki şehirlerin ekonomik ve sosyal yaşamının canlanmasına katkıda bulunmaktadır. Malatya-Narlı hattı, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden başlayarak Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar uzanan hızlı ve güvenilir bir demiryolunun parçası olacaktır" dedi. Malatya’daki üretimin dünyaya açılacağını vurgulayan Tüfenkci, hattın kuzey-güney aksındaki rolü ve uluslararası ağlarla entegrasyonuna ilişkin de şunları söyledi: "Batıdaki sanayi ve ticaret merkezleri ile doğudaki doğal kaynaklar ve üretim alanları arasında daha etkin bir yük ve yolcu taşımacılığı mümkün hale gelecektir. Demiryolu hattı ayrıca ileride Türkiye’nin kuzey bölgelerindeki iller ve Samsun ve Trabzon limanları ile güney bölgelerindeki iller ve Mersin ve İskenderun limanları arasındaki ulaşım koridorunun önemli bir bileşeni olacaktır. Proje Türkiye’nin uluslararası stratejik konumunu da daha etkin kullanmasını sağlayacaktır. Hattın Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı gibi uluslararası demiryolu projeleriyle bağlantılı olması planlanmaktadır." Projenin Malatya ekonomisi üzerindeki çarpan etkisini ve kentin sanayi vizyonunu nasıl değiştireceğini anlatan Tüfenkci, "Malatya’nın büyüme ve kalkınmada bir üst lige çıkması, sanayileşmesindeki dönüşümle mümkün olacak. Malatya-Narlı Hızlı Tren Hattı ile batıdaki sanayi ve ticaret merkezleri ile doğudaki üretim alanları arasında etkin bir bağ kurulacaktır. Malatya ve çevresinde bulunan lojistik merkezler ve OSB’lere doğrudan demiryolu erişimi sağlanması, yıllık 8,5 milyon ton yükün Mersin, İskenderun, Samsun ve Trabzon limanlarına entegre edilmesinin önünü açacaktır. Bu stratejik bağlantı, şehrimizin uluslararası sanayi ve ticaret hacmini ciddi şekilde artırarak Malatya’yı bölgenin ekonomi ve lojistik üssü haline getirecektir" dedi. Malatya Garı’ndan başlayacak olan 10 kilometrelik hattın şehir içi ulaşımı modernleştireceğini açıklayan Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Malatya Gar’dan başlayarak YHT ve banliyönün beraber gideceği demiryolu hattı yapılacak ve bu hat 2 YHT hattı 2 banliyö hattı olmak üzere 4 hat olacak olup, banliyö hattı güzergahı Anayurt Bulvarı üzerinden ilerleyerek, Sivas yolunu da geçerek Beylerderesi üzerinde yeni yapılacak bir köprü ile TOKİ İkizce’ye erişecektir. Hattın uzunluğu yaklaşık 10 km olacaktır" ifadelerini kullandı. Yıllık 8,5 milyon ton yük taşıma kapasitesiyle Malatya Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB) rekabet gücünü artıracağını kaydeden Tüfenkci, "Mevcut yüksek hızlı tren ağı Malatya’ya erişecektir. Malatya-Narlı arasında 155 km uzunluğunda, çift hatlı, 160-200 km hızında elektrifikasyonlu ve sinyalizasyonlu hızlı tren hattı Türkiye demiryolu ulusal ağına eklenecek. Malatya ve çevresinde bulunan lojistik merkezler ve OSB’lere demiryolu erişimi sağlayarak yük taşımacılığının demiryolu ile yapılmasının önü açılacak. Hat elektrikli, sinyalli ve telekomünikasyonlu olarak tasarlanmış olup, yıllık 8,5 milyon ton yük taşıma tahminine sahip olacak" dedi.