POLİTİKA - 29 Ocak 2026 Perşembe 14:46

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Çam: "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor"

A
A
A
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Çam: "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor"

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor" dedi.


Kastamonu’ya gelen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, ilk olarak Vali Meftun Dallı’yı makamında ziyaret ederek bakanlığın Kastamonu’daki yatırım ve çalışmalarına ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Ardından AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’na geçen Çam, burada partililerle bir aray geldi ardından da EDEP İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Çam, "Dünyadaki bir sürü kargaşasının içinde ülkemiz, devletimiz çok daha kritik bir noktada, güzel çalışmalar yapıyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kabinesi, bakanları, bakanlıkları, bürokrasisi, teşkilatları hepsi ayrı ayrı kendi köşesinde, kendi kalesinde bayrağı en güzel noktaya taşımaya çalışıyor. Bu çalışma bir takım çalışması. Yani ayrımız, gayrımız yok. Zaten Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en önemli görevi de amacı da bir bir bütünlük sistemi oluşturmaktı ve bunu büyük ölçüde başardı" dedi.


Ziyaret ettikleri her şehirde muazzam yatırımlarla karşılaştıklarını ifade eden Çam, "Bu çalışmalar bizim ne kadar köklü bir geçmişten geldiğimizi ve geleceğimizin ne kadar daha güçlü ve aydınlık içinde olduğunu gösteren, simgeleyen bir şey. Umut dolu bir çalışma ve tempo içinde Cumhurbaşkanımız her gününü biraz daha artıya çevirecek şekilde bütün kadrolarını çalıştırıyor. Bütün bakanlıklar öncelikle olarak orta vadeli plan, enflasyonla mücadele ve tasarruf tedbirleri çerçevesinde, deprem bölgesinin yeniden toparlanması, ülkemizin kalkınması, uluslararası standartlarda savunma sanayinde, ihracatta, turizmde her alanda gelişmesine katkı sağlayan muazzam bir ekonomi modelini uyguluyor. Yurt dışına çıktığımız zaman karşılaşıyoruz. Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor. Bu kadar kargaşanın olduğu, dünya ticaretinin, kavgalarının olduğu bir yerde Türkiye adeta bir güvenli liman olarak bölgesinde adım adım hem savaşlarının bitirilmesine katkı sağlamaya hem ekonomik ve ticari olarak daha da güçlenerek diğer ülkelere katkı sağlamaya çalışıyor. Bunlar bizler için çok büyük tabii imkanlar ve fırsatlar. Bunları zaman zaman vesileler oldukça da birbirimize hatırlatmamız icap ediyor" diye konuştu.


AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci ise, "Her sokağında her caddesinde tarihi, kültürü sonuna kadar yaşayabileceğiniz çok özel bir memlekete sahibiz. Kayak turizmi ve deniz turizmine sahibiz. Hem doğa, hem kültür, hem de manevi anlamda her yönde dolu dolu bir şehir. 19 ilçesi ve köyleriyle birlikte tarihi bir şehir. Kastamonu’muzu desteklerinizle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılında kültür ve turizm anlamında en güzel yerlere taşıyacağımızdan şüphe duymuyoruz" şeklinde konuştu.


AK Parti Milletvekili Halil Uluay da Kastamonu’nun kültürel ve turizm alanındaki varlıklarına değinerek, "Turizm sezonlarını yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Bakanlığımızın desteklerini de ciddi manada alıyoruz" ifadelerini kullandı.


AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu ise Kastamonu’nun tescilli yapılarıyla ilgili çalışmalara dikkat çekerek, "Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz bünyesinde 126 tescilli binanın onarımını yapmış. Bunlar ecdadın bize mirası olan yapılardır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın özellikle 2005 yılından itibaren bugüne kadar 454 tane sivil mimarlık örneğinin projesini yaptırdığını görüyoruz. Bunun yanında da 292 tanede kültür varlığımızın onarımını yaptığını görüyoruz. 2002 yılına kadar yapılmayan çalışmaların onlarca katını son 23 yılda yaptığını görüyoruz" dedi.



Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Çam: "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.