EĞİTİM - 10 Şubat 2026 Salı 10:15

Kastamonu Üniversitesi’nin raporlar dizisinde korunan alanlar ele alındı

A
A
A
Kastamonu Üniversitesi’nin raporlar dizisinde korunan alanlar ele alındı

Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan "Kastamonu Odaklı Raporlar Dizisi" kapsamında korunan alanlar çalışmasıyla devam etti.


Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan "Kastamonu Raporları" dizisi, Kastamonu’nun doğal, çevresel ve sosyo-ekonomik yapısını bilimsel veriler ışığında ele alan çalışmalarla sürdürülüyor. Bu kapsamda hazırlanan "Kastamonu İli Korunan Alanları: Envanter, Sorun Analizi ve Gelecek Perspektifi" başlıklı rapor yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Gökhan Şen ve Prof. Dr. Nurcan Yiğit tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu il sınırları içerisinde yer alan milli parklar, tabiat parkları, sulak alanlar, yaban hayatı geliştirme sahaları ile tabiat varlıkları kapsamlı bir envanter çalışmasıyla ele alındı.


Yüzölçümünün yaklaşık yüzde 67’si ormanla kaplı olan Kastamonu’nun, doğal alanlarıyla Türkiye’nin önde gelen doğa alanlarından biri olduğu vurgulanırken; ilin yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte de biyoçeşitlilik açısından dikkat çeken bir konumda bulunduğu ifade edildi. Çalışmada ayrıca söz konusu alanların mevcut durumu, hukuki ve kurumsal yapısı ile karşılaşılan temel sorunlar analiz edilerek gelecek döneme ilişkin değerlendirmelere yer verildi.


Raporda, Kastamonu’nun floristik ve faunistik çeşitliliğinin hâlen araştırılmaya açık önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekildi. Dünya literatürüne kazandırılan Küçük Asya Kanyon Eğreltisi gibi endemik türlerin varlığı, ilin bilimsel açıdan önemini ortaya koyarken, Küre Dağları ve Ilgaz Dağı gibi sembol alanların yanı sıra, 2025 yılında tescil edilen Olukbaşı Tabiat Parkı ve Gizemli Mağara gibi yeni alanlarla korunan alan ağının genişlediği belirtildi.


Çalışmada, korunan alanların karşı karşıya olduğu riskler de ayrıntılı biçimde ele alındı. Madencilik faaliyetleri, taş ocakları, enerji iletim hatları ve plansız turizm uygulamalarının hassas ekosistemler üzerinde arazi kullanım baskısı oluşturduğu ifade edilirken, iklim değişikliğine bağlı sel, taşkın ve heyelan gibi afetlerin de doğal alanların bütünlüğünü tehdit ettiği vurgulandı. Artan ziyaretçi yoğunluğunun yaban hayatı üzerindeki etkileri raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.


Raporda, korunan alanların yönetimine yönelik olarak teknoloji destekli yaklaşımlar önerildi. Fotokapanlar, uzaktan algılama sistemleri ve sürekli izleme mekanizmalarıyla alanların daha etkin biçimde takip edilmesi gerektiği belirtilirken; Küre Dağları ile Ilgaz Dağı arasında oluşturulması planlanan ekolojik koridorlar sayesinde habitat bütünlüğünün korunması ve türlerin iklim değişikliğine uyumunun desteklenmesi hedeflendi.


Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu’nun doğal alanlarının bilimsel verilerle ele alınmasının taşıdığı değere dikkat çekerek, "Üniversitemiz, bulunduğu ilin doğal, ekolojik ve toplum odaklı özelliklerini esas alan bilimsel çalışmaları öncelikli bir sorumluluk olarak görüyor. Kastamonu Raporları dizisi kapsamında hazırlanan bu çalışma, korunan alanların mevcut durumunu ortaya koymasının yanı sıra, gelecek dönem planlamalarına yönelik bir akademik zemin sunuyor. Doğal mirasın korunmasına yönelik bu tür çalışmaların, ilgili kurumlar ve paydaşlar açısından yol gösterici olacağına inanıyorum" dedi.


Rektör Topal, ayrıca, raporun hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere teşekkür ederek, Kastamonu Raporları dizisinin farklı tematik başlıklarla devam edeceğini belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Milli Sporcu Ömer Pullu’nun hedefi Türkiye şampiyonluğu Altıeylül Belediyesi, spora ve sporcuya verdiği destekleri aralıksız sürdürmeye devam ederken, milli sporcu Ömer Pullu da düzenlenecek Vücut Geliştirme ve Atletik Fizik Türkiye Şampiyonası için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Başarılı sporcu, önemli organizasyonda Altıeylül Belediyesi adına yarışarak şampiyonada derece hedefliyor. Sporla yoğrulan başarı hikAyesi Altıeylül Belediyesi, gençlerin sporla buluşmasına katkı sağlamak ve başarılı sporcuların yanında olmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında, ulusal ve uluslararası arenada mücadele eden sporculara destek vermeyi sürdürüyor. Spora henüz 6 yaşında karate ile başlayan Ömer Pullu, küçük yaşlardan itibaren disiplinli çalışma anlayışı ve kararlı duruşuyla dikkat çekti. Karate branşında elde ettiği 50’nin üzerindeki madalya ile spor kariyerine güçlü bir başlangıç yapan Pullu, yıllar içerisinde kazandığı tecrübe ve çalışma azmi sayesinde farklı branşlarda da kendini geliştirme fırsatı buldu. Sporu hayatının merkezine yerleştiren milli sporcu, sporun yalnızca fiziksel bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda karakter gelişimi, disiplin, sorumluluk ve süreklilik gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu benimsedi. Bu anlayış doğrultusunda spor hayatını planlı ve sistemli şekilde sürdüren Pullu, genç sporculara da örnek olmaya devam ediyor. Vücut geliştirme alanında Türkiye dereceleri yaptı Son 11 yıldır aktif olarak vücut geliştirme branşıyla ilgilenen Ömer Pullu, atletik fizik kategorisinde katıldığı yarışmalarda önemli dereceler elde etti. 2019 ve 2021 yıllarında katıldığı organizasyonlarla dikkatleri üzerine çeken başarılı sporcu, 2024 yılında Türkiye yedinciliği, 2025 yılında ise Türkiye ikinciliği derecesi elde ederek büyük bir başarıya imza attı. Balıkesir Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü mezunu olan Pullu, akademik eğitimi ile spor tecrübesini birleştirerek performansını sürekli geliştirmeyi sürdürüyor. Bilimsel antrenman programları, disiplinli beslenme düzeni ve yoğun çalışma temposu ile yarışmalara hazırlanan milli sporcu, Altıeylül Belediyespor çatısı altında kürsü hedefliyor. Altıeylül Belediyesi sporun ve sporcunun yanında Altıeylül Belediyesi, spor kültürünün yaygınlaştırılması ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması amacıyla sportif faaliyetlere önem vermeye devam ediyor. Belediye tarafından gerçekleştirilen spor yatırımları, organizasyonlar ve sporculara verilen destekler, Altıeylül’ün spor alanında gelişimine önemli katkı sağlıyor. Başarılı sporcuların yanında olmayı sosyal belediyeciliğin önemli bir parçası olarak gören Altıeylül Belediyesi, milli sporcu Ömer Pullu’nun Vücut Geliştirme ve Atletik Fizik Türkiye Şampiyonası sürecinde de desteğini sürdürüyor. Başkan Şehirli’ye teşekkür etti Milli sporcu Ömer Pullu da Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli’ye spora ve sporcuya verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, "Altıeylül Belediye Başkanımız Sayın Hakan Şehirli’nin spora ve sporcuya verdiği destek bizler için son derece kıymetlidir. Sporcuların her zaman yanında olan, gençlerin sporla buluşmasına katkı sağlayan ve başarıya giden yolda bizlere güç veren Sayın Başkanımıza teşekkür ediyorum. Altıeylül Belediyesi’nin sunduğu imkanlar sayesinde Türkiye Şampiyonası’na daha güçlü ve motive bir şekilde hazırlanıyorum. İlçemizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim." ifadelerini kullandı. Ağustos ayında gerçekleştirilecek Türkiye Şampiyonası için hazırlıklarını aralıksız sürdüren milli sporcu Ömer Pullu, yoğun antrenman programı ve disiplinli çalışma süreciyle şampiyonaya en iyi şekilde hazırlanıyor. Türkiye Şampiyonası’nda Altıeylül Belediyesi adına mücadele edecek olan Pullu, spor kariyerine yeni başarılar eklemek ve Türk bayrağını en iyi şekilde temsil etmek için çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor.
Trabzon Trabzon’da şehir içi ulaşımda durak gerginliği Trabzon’da şehir içi ulaşımda yapılan yeni durak düzenlemesine dolmuş şoförleri tepki gösterdi. Eski duraklarının kapatılmasının ardından ikinci günde taşları yerinden kaldıran şoförler, araçlarını yeniden eski noktalarına park ederek uygulamayı protesto etti. Trabzon’da şehir içi toplu ulaşımda yapılan durak değişikliği tartışmaları beraberinde getirdi. Dün itibarıyla dolmuş duraklarının yerlerinin değiştirilmesi üzerine bugün ikinci günde dolmuş şoförleri eski durak alanlarına giderek kapatılan bölgelerdeki taşları yerinden kaldırdı ve araçlarını yeniden eski noktalarına park etti. Şoförlerin uygulamaya tepki göstermesi üzerine bölgede kısa süreli gerginlik yaşandı. Eski durak noktalarında toplanan dolmuşçular, yeni düzenlemenin hem yolcuları hem de esnafı mağdur edeceğini savunarak kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi. Yaşanan gelişmeler üzerine çevrede yoğunluk oluşurken, trafik akışında zaman zaman aksamalar meydana geldi. Olay yerinde taraflar arasında görüşmeler yapılırken, sorunun nasıl çözüleceğine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. "Herkes saygı duymalı" Yaşanan durumla ilgili olay yerinde bir açıklama yapan Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta, "Bu araçları buradan kaldıracağız. Cemiyete gideceğiz. Oturup konuşacağız, eksikler var ise bunları gidereceğiz. Böyle olmaz bunda hiçbir sorun yok. Bu düzenlemeler için bütün durak başkanlarımız ile konuştuk ve konuyla ilgili istişare ettik. Tekrar konuşacağız. Eksiklikler olabilir, vatandaşın da bir serzenişi var. Bunun için de yeni formüller üreteceğiz. Ama bu şehir adına yapılan uygulamaya herkes saygı duymalı" ifadelerini kullandı. Yeni durak uygulamasıyla ilgili yetkililerin ilerleyen günlerde değerlendirme yapması bekleniyor.
Ankara Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay: "AB Konseyi Türkiye’yi özerk bir ‘üçüncü kutup’ olarak görüyor" Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay, AB Konseyinin son raporunda Türkiye’nin küresel ve bölgesel düzeyde artan rolüne dikkat çekildiğini belirterek, Ankara’nın "özerk üçüncü kutup" olarak konumlandırıldığını ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecini destekleyen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında uygulanan Türkiye’de Sonuç Odaklı İzleme için Teknik Destek-Faz IV (ROM Türkiye) Projesi Açılış Konferansı Ankara’da bir otelde düzenlendi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay yaptığı konuşmada, AB Konseyinin yaklaşık 22 saat önce yayımlanan raporunda, küresel düzeyde belirsizliklerin arttığına dikkat çekildiğini belirterek, "Raporda açıkça, ‘Belirsizlik diyorsunuz ama bugün geldiğimiz noktada süreçlerin nereye evrileceğini kimsenin tam olarak öngöremediği bir dönemdeyiz. Yeni kurallar ve yeni kaidelerle oynanan bir süreçten bahsediyoruz’ deniliyor" ifadelerini kullandı. Raporda Türkiye’ye ayrılan bölüme özellikle dikkat çeken Bozay, AB Konseyinin 9. sayfasında yer alan değerlendirmelere işaret ederek şunları aktardı: "Dünya genelinde orta ve bölgesel güçler, nüfuslarını ve etki alanlarını geliştirmek için coğrafya, ekonomik ağırlık ve diplomatik esneklikten yararlanmaktadır. Türkiye, 2025 yılında Ukrayna ve Rusya arasında tahıl sevkiyatını kolaylaştırarak Kiev’e tedarik sağlarken Moskova ile kanalları koruyarak ve Gazze konusunda kendisini kilit bir muhatap olarak konumlandırarak profilini yükseltti. Aynı zamanda Suriye üzerindeki etkisini güçlendirdi. 2026’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmak Türkiye’ye Batı, Rusya, Orta Asya ve daha geniş Müslüman dünyası arasında köprü kuran özerk bir üçüncü kutup olarak imajını güçlendirmek için olağan üstü bir platform sağlayacaktır.’ Dışarıda Avrupa Birliği Konseyinin bizi algılaması, hazırlanan rapor bu." Avrupa Birliği Konseyinin Türkiye algısının bu çerçevede şekillendiğini vurgulayan Bozay, "Bu rapor, dışarıdan Avrupa Birliği Konseyinin bizi nasıl algıladığını net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. Bu algının tesadüfi olmadığını belirten Bozay, "Bu tablo, kolektif olarak devletimizin ve milletimizin yürüttüğü çalışmaların bir sonucudur. Üzerinde durduğumuz alanlar, bugün küresel oyunun ana alanları haline gelmiştir" diye konuştu. Küresel sistemde yaşanan dönüşüme de değinen Bozay, şu ifadeleri kullandı: "Artık sadece oyunun kuralları değişmiyor, oyunun kitabı değişiyor. Bu değişim sürecinde bizim de projelerimizle birlikte neler yapacağımıza bakmamız gerekiyor. Çok şükür, bu kapasiteyi de taşıyoruz." Komşu ve bölge ülkeler ile yakın iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımlar atıldığına dikkati çeken Bozay, "Yarın Yunanistan Başbakanı gelecek Sayın Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak. Ertesi gün de Sırbistan Cumhurbaşkanı geliyor. Biliyorsunuz Ürdün Kralı buradaydı. Sayın Cumhurbaşkanımız Suudi Arabistan’a gitti. Suudi Arabistan neler konuşuldu? Bağlantısallık üzerinden Avrupa Birliği’ne yönelik çalışmalarda nasıl ulaşımları sağlarız? Tarım konusunda nasıl ilerleyebiliriz. Öbür taraftan yine bizim en son yaptığımız çalışmalarda Sayın Kos ile bir araya geldiğimizde bütün Avrupa Birliği’nin sizin bu baktığınız beş pencereden bakıp nasıl yol alırız onları çalıştık" ifadelerini kullandı. Bozay, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliğinin somut ve kurumsal araçlarla uzun yıllardır sürdürüldüğünü belirterek, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) bu iş birliğinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de 2002-2020 döneminde IPA kapsamında toplam 9,2 milyar avro tutarında destek sağlandığını aktaran Bozay, bu kaynakla yaklaşık 900 projenin hayata geçirildiğini ifade etti. Önceki dönemde elde edilen kazanımların yeni döneme sağlam bir zemin oluşturduğunu vurgulayan Bozay, 2021-2027 yıllarını kapsayan yeni IPA döneminde de ortak hedefler doğrultusunda Türkiye-AB iş birliğinin istikrarlı ve yapıcı bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu İş Birliği Başkanı Maria Luisa Wyganowski, Türkiye ve Avrupa Birliği’nden ilgili kurum ve paydaşlar katıldı.