POLİTİKA - 21 Ekim 2025 Salı 12:51

CHP kongresi öncesinde ’hakaret’ tartışması gündem oldu

A
A
A
CHP kongresi öncesinde ’hakaret’ tartışması gündem oldu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılacağı CHP Kastamonu İl Başkanlığı 39. Olağan Kongresi öncesinde yaşanan tartışma gündem oldu. Kongre davetine olumsuz yanıt veren köy muhtarı, CHP Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak tarafından kendisine hakaret edildiğini iddia etti.


CHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı tarafından 17 Ekim Cuma günü mahalle ve köy muhtarlarına, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirilecek CHP Kastamonu İl Başkanlığı 39. Olağan Kongresine davet mesajı gönderildi. CHP Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak’ın isminin yazılı olduğu mesaja köyündeki düğün merasimi sebebiyle geç cevap veren Merkez ilçeye bağlı Cebeci Köyü Muhtarı Murat Akçaoğlu, kongreye katılmayacağını belirten bir mesaj gönderdi. Akçaoğlu, mesajı gönderdikten bir gün sonra CHP İl Başkanı İlke Karabacak’ın arayarak kendisine hakaret ettiğini iddia etti.



"Telefonu kapatmasam kim bilir bana daha neler söyleyecekti bilemiyorum"


Merkez Cebeci Köyü Muhtarı Murat Akçaoğlu, "Geçen gün CHP tarafından tarafıma yönelik yapılmış saldırıyla gündeme geldik. Böyle de gündeme gelmekte istemezdim. Bunlara ne yazık ki çok üzülüyoruz. Lakin cuma günü tarafıma gönderilen bir mesaj davetine ’katılmayacağımı’ belirttim. Cuma günü ben bir mesajla davet almıştım. Bu mesaj davetinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Kastamonu programına geleceğini, bizim de muhtar olarak bu kongreye katılmamızı istediler. Ben de tamamen kişisel düşüncem olarak kendilerine aynı yolda yürümediğimi, özgür hür irademle mesaja yanıt vererek belirttim. Ondan sonrasına da bakarız, belki beraber yol yürüyebiliriz diye cümlemi bitirdim. Bu, CHP Merkez İlçe Başkanlığı telefonundan bana gönderilen bir mesajdı. Ben, bu mesaja köyümde düğün vardı. Gece biraz vakit ilerlemişti. Daha sonrasında ben saatin farkında olmadan mesaja yanıt vermişim. Bir gün sonrasında telefonum çaldı. Kendisini Kastamonu CHP İl Başkanı İlke Karabacak olarak tanıtan bir kişi beni aradı. Telefonda ilk konuşmasında yani konuşmaya ilk başladığında bir siyasi partinin il başkanına yakışmayacak şekilde bir üslup ile ’muhtarım, kafan güzeldi herhalde, bu cevabı verdiğine göre’ diye cümleye girdi. Konuya tamamen bu şekildeki girişiyle beni küçük düşürdü. Ardından hadsiz söylemlerle de konuşmasını devam ettirdi. Ben de kendisine konuşmasına dikkat etmesi gerektiğini ve bir makamı temsil ettiğimi, bu şekilde konuşamayacağını söyledim. Lakin benim konuştuklarımı hiç dinlemedi, karşıdan hararetler, tehditler ile konuşmasını devam ettirdi. ’Hanımefendi, ben sizi sevmek zorunda mıyım’ diye sorduğumda da ’sen göreceksin, seni amirlerine arattıracağım’ dedi. Hanımefendinin bir siyasi parti, bir siyasi duruş sergileyemediğini fark ettiğimde telefonu yüzüne kapatarak konuşmayı sonlandırdım. Kendisi güç zehirlenmesine kapılmış, Kastamonu Belediyesini kazanmış olabilir. Bunu daha iyi kullanmaları gerekir diye düşünüyorum. Kastamonu’nun hamisi olduklarını, valisi, cumhurbaşkanı gibi olduklarını sanırım düşünüyorlar. Tamamen güç zehirlenmesine kapılmışlar diye düşünüyorum. Bu arkadaşların bu şekilde gidişatları, bu tür tavırları hiç iyi değil, doğru bir üslup değildir. Sayın Cumhurbaşkanımıza her türlü hakareti kendilerine özgürlük sayıyorlar ve daha sonrasında yerelde de aynı tavırları güderek kendilerinden başkalarına yapılan hakareti özgürlük sayıyorlar. Bir muhtara tehdit, tehditkar tavırlar, küçümseyici konuşmalar, bunlar siyasette yakışık kalmayacak konuşmalardır. Cumhurbaşkanına bunu yapabilenler nitekim biz muhtarlara da yapabiliyorlar. Tüm kamuoyuna, beni destekledikleri için Kastamonu halkına, köylülerime, bürokrasiye, herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.



"Telefonu kapatmasam tabii ki daha kim bilir bana neler söyleyecekti"


CHP Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak’ın kendisine ’haddini bil, hadsiz herif, sen kimsin, sen kim oluyorsun, sen nasıl böyle konuşabiliyorsun’ gibi söylemlerde bulunduğunu iddia eden Akçaoğlu, "Konuşmayı devam ettirsem telefonu kapatmasam tabii ki daha kim bilir bana neler söyleyecekti" diye konuştu.


CHP Merkez İlçe Başkanı Damla Yılmaz Özcan ise gündem olan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, 21 Ekim Salı günü şehrimizde hemşehrilerimizle kucaklaşmak üzere Kastamonu’ya gelecektir. Bu kapsamda düzenlenecek il kongremize tüm muhtarlarımız gibi Cebeci Köyü Muhtarı Murat Akçaoğlu da tarafımdan 17 Ekim Cuma günü saat 18.34’te mesaj yoluyla davet edilmiştir. Ancak Akçaoğlu, davet mesajına, devlet adına görev üstlenmiş bir muhtarın tarafsızlık sorumluluğuna yakışmayacak ifadelerle 18 Ekim Cumartesi günü gece yarısı saat 02.07’de cevap vermiştir. Aynı gün saat 12.48’de İl Başkanımız Sayın Dilek İlke Karabacak ile yaptığı telefon görüşmesinde de bu yakışıksız üslubunu sürdürmüştür. Cebeci Köyü Muhtarı Murat Akçaoğlu’nun, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yapılan nezaket davetini geri çevirmesi kabul edilir; kamu görevine, devlet adabına, temsil ettiği köy halkına yakışmayacak üslup ve saatte davete cevap vermesi kabul edilemez bir tutumdur. Daha vahimi, söz konusu daveti siyasetin üstünde tutması gereken bir kamu görevlisinin, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne başvurarak meseleye siyasi bir boyut kazandırmasıdır. Bu durum, AKP Merkez İlçe Başkanı Şenol Kızılabdullah’ın ’muhtarlarımız siyasetin ve partilerin üstündedir’ yönündeki açıklamasıyla da açık bir çelişki içindedir. Hem Cebeci Köyü Muhtarı’nın hem de bu sürece dair siyasi tutumların samimiyetini Kastamonuluların kendi vicdan terazisinde değerlendireceğine olan inancımız tamdır. Cumhuriyet Halk Partisi, milletin derdiyle dertlenen, kendisine oy veren vermeyen her bir yurttaşımıza eşit, adil hizmet sunmak için çabalayan tüm muhtarlarımızın yanında, omuz başındadır, olmaya da devam edecektir" ifadelerine yer verdi.



CHP kongresi öncesinde ’hakaret’ tartışması gündem oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da 30 yıllık polis memurundan telsizde arkadaşlarına duygusal veda Manavgat Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 30 yıllık meslek hayatını telsizden yaptığı duygu dolu anonsla noktaladı. Amirlerinden ve meslektaşlarından helallik isteyen Ergül’ün vedası duygusal anlara sahne oldu. Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Haber Merkezi’nde görev yapan polis memuru Hüseyin Ergül, 1996 yılında başladığı polislik mesleğini emekli olarak tamamladı. Türk Polis Teşkilatı’nda 30 yıl görev yapan Ergül, görev yaptığı haber merkezinde son kez mikrofon başına geçerek amirlerine ve meslektaşlarına veda etti. Bugüne kadar ekipleri yönlendirmek için kullandığı telsizden yaptığı duygu dolu anons sırasında zaman zaman gözleri dolan Ergül, başta Murat Kenan Patat olmak üzere tüm amirlerinden ve çalışma arkadaşlarından helallik istedi. "Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" Veda anonsunda 30 yıllık görev sürecini onurla tamamladığını belirten Hüseyin Ergül, "1996 yılında başlamış olduğum polislik mesleğinde acısıyla tatlısıyla 30 yıllık yolculuğumu onurla, şerefle ve gururla tertemiz bir şekilde bugün itibarıyla yaş haddinden emekli olarak noktalıyorum. Görevim sırasında şahsıma duyulan güvene layık olmak için büyük özveriyle çalıştım. Bu şanlı üniformayı taşımaktan her zaman gurur duydum" dedi. Ergül, konuşmasının devamında istemeden kırdığı meslektaşlarından helallik isterken, şehit polisleri rahmetle, gazileri ise minnetle andı. Tüm meslektaşlarına sağlık, huzur ve başarı dileklerinde bulunan Ergül, "Benden yana hakkım varsa herkese helal olsun, sizler de haklarınızı helal edin" ifadelerini kullandı. Meslektaşlarından duygulandıran cevaplar Hüseyin Ergül’ün anonsunun ardından telsizden tek tek söz alan ekip arkadaşları da kendisine hayırlı olsun dileklerini ileterek, emeklilik hayatında sağlık, huzur ve mutluluk temennisinde bulundu. Telsiz konuşmaları emniyet personeline duygu dolu anlar yaşattı.
Konya Cinayete kurban giden kadının cenazesini arayan anne baba: "En azından mezarı olsun" Konya’nın Akşehir ilçesinde 2023 yılında kaybolduğu iddia edilen daha sonrasında da kocası tarafından öldürüldüğü ortaya çıkan 3 çocuk annesi Bedriye Kılıç’ın anne ve babası Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine yeniden umutlandı. Anne ve baba, çocuklarının mezarına kavuşacakları günü bekliyor. Olay, 6 Temmuz 2023 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, o zamanki süreçte bir televizyon programında kayıp olarak aranan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bedriye Kılıç’ın ailesi ve yakınları, kadının yıllarca şiddet ve eziyet gördüğü eşi Tayfur Kılıç tarafından ortadan kaybedildiğini iddia etti. Eşinin kaybolmasıyla ilgili çelişkili açıklamalarıyla dikkat çeken Tayfur Kılıç’ın Bedriye Kılıç’ı öldürdüğü öne sürüldü. Bedriye Kılıç’ın kaybının 115. gününde ise kocası Tayfur Kılıç’tan cinayet itirafı geldi ve 28 Ekim 2023 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tayfur Kılıç’ın cesedi attığını iddia ettiği yer olan Akşehir Cankurtaran Mahallesi Harlak mevkiinde yapılan aramalarda bir sonuca ulaşılamazken, ceset ya da parçaları bulunamadı. Aradan tam 35 ayın geçmesine rağmen talihsiz kadının cesedi hala bulunamadı. "Yavrumu istiyorum, mezarı olsun" Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışma yürütüleceğine yönelik açıklamaları üzerine anne ve baba yeniden umutlandı. Anne Sona Er (55), evladının bulunması için yardım isteyerek, "Gecem belli değil, gündüzüm belli değil. Yavrumu istiyorum, mezarı olsun. Ben de herkes gibi gideyim başında dua okumak istiyorum. Bir çiçek dikmek istiyorum yavrumun mezarına. Ne olur yardım edin, çocuğumu bulun en azından mezarı olsun. Adalet Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza yalvarıyorum yardım edin bize, elimizden tutun. Bütün cesetler bulunuyor, ne olur çocuğumu bulun. Adalet yerini bulsun. Yardım yataklık edenler cezasını çeksin. Yardım edenler varsa sizin de çocuğunuz var, sizin de karınız var, vicdan azabı çekmiyor musunuz, çıkın konuşun. Çocuğumu alın gelin mezarı belli olsun. Ne olur yardım edin bizlere. Elimizden tutsunlar yalvarıyorum. Çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. Zanlı çocuğumu öldürüp atmış ama orada yok. Oradan aldılar yavrumu gömdüler. Yani dışarıda olsa kemiği de mi bulunmaz, saç teli dahi bulunmadı. Yok orada benim erkek çocuğum çok aradı oraları. 2 ay aradık ama bir şey yok orada. Çıkanlar yabancılara ait hiç ona ait bir şey çıkmadı, bulamadık. Olsa çıkardı, sağ olsa benim kızım bağlasanız da durmaz. 3 çocuğunu zorluklarla büyüttü" dedi. "Bakanımdan rica ediyorum kızımın cesedini, herhangi bir izini bulmak istiyorum" Bedriye Kılıç’ın babası Oktay Er ise, "35 ay oldu kızım kaybolalı. Ne cesedini, ne ölüsünü bulabildik. Hiç olmazsa bir kemiği olsa, bir saçının teli olsa bir mezara koyup biz de başına gidip orada Fatiha okumak istiyoruz. Bakanımdan rica ediyorum, kızımın cesedini herhangi bir izini bulmak istiyorum. Bunun araştırılmasını, soruşturulmasını istiyorum. Bakanım, ‘35 aydır ben çektiğimi bir Allah bilir bir biz biliriz eşimle.’ Biz bakanımdan rica ediyoruz kızımın cesedinin bulunmasını, buna bu ekip gelip bir geniş çaplı arama yapılmasını istiyoruz. Ağırlaştırmış müebbet ceza aldı zanlı, Samsun’da cezaevinde yatıyor ama burada üç tane çocuğu var. Yetim kaldı çocuklar, hali belli ve yurtta kalıyorlar. Sadece birisi benim yanımda kalıyor. Ben çocuğumun bulunmasını, hiç olmazsa bir mezar olmasını istiyorum. Bakanlarıma sesleniyorum bana bir yardımcı olsunlar" diye konuştu.
Mersin Anamurlu hacı adayları, dualarla kutsal topraklara uğurlandı Mersin’in Anamur ilçesinde 2026 yılı hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecek hacı adayları, düzenlenen programla dualar ve tekbirler eşliğinde uğurlandı. Anamur Otogar (Kıbrıs) Camii önünde gerçekleştirilen uğurlama programına İlçe Müftülüğü görevlileri, hacı adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahiler okunurken, tekbir ve telbiyeler manevi atmosferi artırdı. Hacı adayları ile yakınları arasında yaşanan vedalaşma anlarında duygusal görüntüler oluştu. Programda konuşan Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, hac ibadetinin yalnızca fiziki bir yolculuk olmadığını, aynı zamanda manevi bir eğitim süreci olduğunu belirtti. Fidan, "Hac yolculuğu, Hazreti İbrahim’in davetine icabet etmektir. Sizler Allah’ın çağrısına uydunuz. Kabe’yi ziyaret edecek, Arafat’ta vakfeye duracak ve Peygamber Efendimizi Medine’de ziyaret edeceksiniz. Bu büyük nimetin kıymetini bilin. Haccınızın mebrur olmasını diliyorum" dedi. Hac sürecinde sabrın önemine dikkat çeken Fidan, hacı adaylarına kalp kırmadan ve kimseyi incitmeden ibadetlerini yerine getirmeleri tavsiyesinde bulunarak, dualarında vatanı, milleti ve mazlum coğrafyaları unutmamalarını istedi. Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonuyla oluşturulan ve Kafile Başkanlığını Erdemli İlçe Müftüsü İbrahim Yiğit’in yürüttüğü 240 kişilik ’Çukurova 5. Kafile’ kapsamında Anamur’dan 20 hacı adayının kutsal yolculuğa uğurlandığı bildirildi. Hacı adaylarının Çukurova Havalimanı üzerinden Cidde’ye hareket edeceği, dönüşlerin ise 11 Haziran 2026 tarihinde Medine’den yapılacağı öğrenildi. Program, İlçe Müftüsü Mehmet Fidan’ın yaptığı duanın ardından sona erdi. Hacı adayları yakınlarıyla helalleşerek gözyaşları ve dualar eşliğinde kutsal topraklara uğurlandı. Öte yandan, Erdemli ilçesinde de hac ibadetini yerine getirecek 46 hacı adayı için uğurlama programı düzenlendi. Erdemli İlçe Müftülüğü koordinesinde Ulu Camii’nde gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İlçe Müftüsü ve Çukurova 5. Kafile Başkanı İbrahim Yiğit, hac ibadetinin manevi yönüne dikkat çekerek hacı adaylarına sabır, birlik ve ibadet bilinci tavsiyesinde bulundu. Program, yapılan duaların ardından sona erdi.
İzmir İzmir Ticaret Odası, 8 önemli kurumu üyeleri ile ayı masada buluşturdu İzmir Ticaret Odası, KOSGEB’den Eximbank’a, SGK’dan PTT’ye kadar kentin 8 önemli kurumunu üyeleriyle aynı masada buluşturdu. Özellikle finansmana destek konusunda birinci ağızdan en doğru bilgiye ulaşılmasını sağlayan etkinlik kapsamında toplam 149 önemli görüşme yapıldı. Tüm kurumlara yoğun ilgi gösterilen etkinlikte, KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, 32 üyenin sorularını yanıtlayarak ilk sırada yer aldı. İzmir Ticaret Odası, İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek, "Kamu Hizmetleriyle Üyelerimizi Aynı Masada Buluşturuyoruz" etkinliği düzenledi. KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi, İzmir Kalkınma Ajansı, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile PTT yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, üyeler ihtiyaç duydukları konularda hızlı ve etkin çözümlere ulaşırken, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki iletişim ve iş birliği de güçlendirildi. Finansmana erişim birinci sırada Randevu sistemiyle yüzyüze yürütülen görüşmelere, tarım, gıda, tekstil, sağlık, tıbbi cihaz, bilişim, bankacılık, taşımacılık, danışmanlık, sigorta, otomotiv, makine, inşaat-yapı ve hizmetler sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar katılım sağladı. Görüşülen konular arasında; ihracat finansmanı, sigorta primi teşvik, destek ve indirimleri, istihdam ile asgari ücret desteği, kırsal kalkınma ve tarımsal destekler, yatırım destek ofisi ve kalkınma ajansı destekleri, PTT’nin indirimli tarifleri yer aldı. Üyelerden yoğun ilgi Etkinlikte; KOSGEB İzmir İl Müdürlüğü ile 32,İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 30, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürlüğü ile 22, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü ile 16, İzmir Kalkınma Ajansı ile 14, İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile 13, T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT) ile 12, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu İzmir İl İrtibat Ofisi ile 10 olmak üzere toplam 149 görüşme gerçekleştirildi. Özgener: "Zaman en az finansman kadar kritik" Etkinliğe gösterilen yoğun ilginin, iş dünyasının kamu hizmetlerine doğrudan erişim sağlayan bu tür platformlara duyduğu ihtiyacı bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Günümüz rekabet koşullarında zaman, en az finansman kadar kritik bir unsur. Üyelerimizin doğru bilgiye en kısa sürede ulaşabilmesi, destek ve teşvik mekanizmalarından etkin şekilde faydalanabilmesi için yeni modeller geliştirmeye devam ediyoruz. Bu buluşmayla yalnızca sorulara yanıt vermedik; aynı zamanda kamu ile iş dünyası arasında güçlü, sürdürülebilir bir iletişim zemini oluşturduk. İzmir Ticaret Odası olarak hedefimiz; üyelerimizin iş süreçlerini hızlandıran, maliyetlerini azaltan ve rekabet güçlerini artıran somut çözümler üretmek. Bu modelin, kentimizde iş yapma kültürünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de benzer uygulamaları yaygınlaştırarak, üyelerimizi ihtiyaç duydukları her alanda doğru paydaşlarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.