POLİTİKA - 20 Ekim 2025 Pazartesi 22:25

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Kastamonu’da düzenlenen "Dünya Düzeni ve Türkiye" konulu söyleşiye katıldı. Konuşmasında son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde ne dünyanın eski dünya ne de Türkiye’nin eski Türkiye olduğunu söyleyen Yalçın, "Bundan 6 ay önce Amerikan Başkanı, ’Gazze’den Gazzelileri gönderelim, hepsi çıksınlar’ diyordu. Bugün aynı Amerikan Başkanı, Gazze’de ateşkes ilanını sağlamaya çalışmakla övünüyor. Ukrayna gibi bir coğrafyada 1990’larda, 1980’lerde böyle bir silahlı çatışma riski bile olmazdı, olduğunda da kimin ne yapacağı çok belli olurdu. Amerika Birleşik Devletleri müttefiklerine, Avrupa’ya destek çıkardı. Avrupalılar da Amerikalıların peşine takılırdı. Bu meselenin kuralları çok belli oldu. Avrupalılar bile artık ’Amerika’nın dostluğuna güvenebilir miyiz, ona inanabilir miyiz, onun içeride olduğu bir dünya üzerinden hesap yapabilir miyiz?’ diyor. Dünya, kimsenin kimseyle dostluk ilişkilerinin garanti altında olmadığı bir dünya. Türkiye’nin etrafına bir bakın. Karabağ’da bir şeyler oldu, Irak’ta bir şeyler oluyor, Suriye’de bir şeyler oldu, Gazze’de bir soykırım oldu, Libya’da savaş. Ortadoğu’nun neredeyse bütün ülkelerinde iç savaşa benzer görüntüler yaşandı. İran ile İsrail arasında savaş diyebileceğimiz bir şey yaşandı. Türkiye’nin neredeyse sınırlarındaki bütün komşuları ya savaş halinde ya iç savaş halinde ya da savaşa teyakkuz halinde duruyor. Yani kimsenin kendi ülkesinde önümüzdeki dönemde ne olacağını bile kestiremediği bir dünya" dedi.



"Dünyaya İHA ve SİHA satan bir Türkiye var"


Türkiye’nin savunma sanayii alanında kat ettiği yola dikkat çeken Yalçın, "9 yılın içerisinde dünyanın en büyük İHA ve SİHA ihracatçıları sırasında üçüncü sıraya girdik. Dağlarımızda geziyorlar, terörün surlarını tespit ediyorsunuz. Gerektiğinde üzerlerine hedef bulacak füzeler göndererek terörle mücadele ediyorsunuz. Biz Suriye’de üç tane teröre karşı operasyon yaptık. Birincisinde elimizde bir tane İHA vardı, 700 şehit verdik ve 7 ay sürdü. İkincisinde elimizde 20 kadar İHA ve SİHA vardı, 3 ay sürdü ve 70 şehit verdik. Üçüncüsünde elimizde sınırsız İHA, SİHA, KORAL ya da diğer sistemlerimiz vardı, 7 gün sürdü ve sadece 7 şehit verdik. Aradaki farkı görebiliyor musunuz? Biz uzun yıllar bunları yapmayan, yapamayan, yapmaya cesaret dahi gösteremeyen bir ülkeydik. Tabii ki o zaman terörle mücadele veremezsiniz. Terörle mücadeleyi veremezsen ne olur; 2 trilyon dolar harcamışız. PKK terör örgütü, dolayısıyla terörle mücadeleyi veremezsen ekonomini düzeltemezsin. Ekonomini düzeltemezsen hastaneni inşa edemezsin, hastaneni inşa edemezsen üniversiteni inşa edemezsin. Üniversiteni inşa edemezsen bilim ve teknik üretemezsiniz. Bir kısır döngünün içerisinde yaşar gidersin ama kendi başına ayakta durabilen bir ülke olmak, bundan sonra yürümek ve koşmanın da mümkün olduğu anlamına gelir. Herhangi bir şekilde kendi sınırlarının içerisindeki terör örgütüyle bile mücadele veremeyen, çünkü kendi silahını bile üretemeyen bir Türkiye vardı, şimdi dünyaya İHA ve SİHA satan bir Türkiye var" şeklinde konuştu.



"Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı bir hayal değil"


Türkiye’deki nadir elementlerin önemine dikkat çeken Yalçın, "Çip denilen bir şey var. Önümüzdeki dönemde dünya bunun üzerinde mücadele edecek. Nasıl soğuk savaş, nükleer teknoloji ve nükleer silahlar üzerine verilmiş bir mücadele varsa önümüzdeki dönemde de çip teknolojileri üzerine verilecek bir küresel mücadeleyle karşılaşacağız. Dünyada üretilen çiplerin yüzde 70’ini Amerikalılar kullanıyor. Dünyadaki üretilen çiplerin en az yüzde 80’ini Tayvan üretiyor. Peki, bu çipler neden üretiliyor; nadir toprak elementlerinden üretiliyor. Dünyadaki nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı Çin’de. Hammadde Çin’de, üretim Tayvan’da, kullanım Amerika’da. Küresel rekabetin nereye doğru gideceğini biliyor musunuz, anlıyor musunuz? Çin’deki kanıtlanmış rezervler 850 milyon tondur. Türkiye’deki 650 milyon ton. Türkiye, o nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilecek olursa Türkiye için Türkiye yüzyılı bir hayal değil. Tam şurada bir gerçeklik haline dönmüş, Arap coğrafyasında da petrol var dimi. Kendin işleyip satamadığın zaman, başkalarına bağımlı olduğun zaman ne oluyorsun, perişan oluyorsun. Ama eğer onu kendin üretip dünyaya satabiliyorsan bir süper güç haline dönüşür" ifadelerini kullandı.


Programın ardından Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, AK Parti MKYK Üyeleri ve İnsan Hakları Başkan Yardımcıları Arzu Silin Günaydın ile Mehmet Umur, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, İl Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Türkmenoğlu ve AK Parti Gençlik Kolları İnsan Hakları Başkanı Pırıl Özçelik de yer aldı. Görüşmede, Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü çalışmalar ile şehir-üniversite iş birliğine yönelik konular ele alındı.



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Türkiye, nadir toprak elementlerini kendisi işleyip dünyaya satabilirse Türkiye yüzyılı hayal olmaz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’teki ’süper hücre’ okulda ağır hasara neden oldu Gaziantep’te etkili olan ’süper hücre’ fırtınası sırasında bir okulda ciddi hasar meydana geldi. Fırtına anları ve oluşan hasar okulun güvenlik kameralarına yansırken ciddi hasar nedeniyle öğrenci ve öğretmenlerin geçici bir süre başka bir okula taşındıkları açıklandı. Gaziantep genelinde geçtiğimiz pazar günü öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin birçok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler, okullar, iş yerleri, camiler hasar aldı, ağaçlar kökünden söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. ’Süper hücre’ okulda ağır hasara neden oldu: O anlar kameraya yansıdı Kentte etkili olan süper hücre fırtınası sırasında Şehitkamil ilçesi Gaziler Mahallesi’nde bulunan Berrin Topçuoğlu Anadolu Lisesi de ciddi hasar aldı. Dış kaplamaları sökülen, camları patlayan, bahçesi talan olan okul adeta kullanılamaz hale geldi. Okulun fırtınada hasar alma anları güvenlik kameralarına yansıdı. Bir süre başka bir okulda eğitim devam edecek Fırtınada ciddi hasar alan okuldaki eğitim-öğretim faaliyetleri 2 gün daha tatil edilirken gelecek haftadan itibaren öğrenci ve öğretmenlerin Şehit Veysel Gündoğdu Anadolu Lisesi’ne taşınarak eğitim-öğretim faaliyetlerine bir süre burada devam edecekleri açıklandı.
İstanbul İş Bankası ve Visa iş birliğiyle ticari kredi kartları Bizigo masraf yönetiminde Bizigo, Visa ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle şirketlerin masraf yönetimini dijitalleştiren yeni bir entegrasyon hayata geçirildi. Kurumsal seyahat ve masraf yönetimi alanında teknoloji odaklı çözümler geliştiren Bizigo, Visa ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle şirketlerin masraf yönetimini dijitalleştiren yeni bir entegrasyon hayata geçirildi. Yapılan açıklamaya göre, İş Bankası’nın ticari kredi kartları, Visa Commercial Format (VCF) standardı üzerinden Bizigo’nun Masraf Yönetimi platformuna entegre edildi. Bu sayede İş Bankası ticari kredi kartları ile yapılan harcamalar; çalışanların yüklediği masraf kayıtları ile bankadan gelen doğrulanmış işlem verileri arasında otomatik olarak eşleştiriliyor. VCF entegrasyonu, İş Bankası ticari kredi kartlarını kullanan ve harcama disiplinini güçlendirmek, operasyonel yükü azaltmak ve denetim süreçlerinde standardizasyon sağlamak isteyen şirketlere yönelik olarak tasarlandı. Üç aşamalı kontrol yapısı Açıklamaya göre yeni sistem, masraf süreçlerini, çalışan beyanı, sistem analizi ve banka doğrulaması ile birlikte üç aşamalı bir kontrol mimarisi ile yönetiyor. İlk aşamada çalışanlar, fiş veya faturalarını fotoğraf ile sisteme yüklüyor. Bizigo’nun OCR teknolojisi ile veriler otomatik olarak okunarak dijitalleştiriliyor. İkinci aşamada masraf, şirketin tanımlı harcama politikaları çerçevesinde otomatik olarak analiz ediliyor. Limit aşımları, kategori uyumsuzlukları ve politika ihlalleri işaretleniyor; olağan dışı tutarlar, mükerrer fişler ve şüpheli işlem sinyalleri sistem tarafından tespit ediliyor. Son olarak bankadan Visa VCF standardı ile gelen doğrulanmış işlem verisi sisteme aktarılıyor. İşlem tutarı, tarih, döviz bilgisi, üye iş yeri ve sektör kodu (MCC) gibi alanları içeren bu veri seti, sistemdeki masraf kaydı ile otomatik olarak eşleştiriliyor, uyuşmazlıklar finans ekiplerine bildiriliyor. Finans ekipleri için operasyonel verimlilik ve güçlü denetim Entegrasyon, manuel kontrol yükünü azaltırken denetim seviyesini de artırarak, hata ve eksik beyan gibi sorunları önemli ölçüde azaltıyor. Harcamalar, çalışan, masraf merkezi, proje, kategori bazında raporlanabiliyor. Bu yapı bütçe yönetimi ve iç kontrol süreçlerini daha şeffaf, ve ölçülebilir hale getiriyor. "Masraf yönetimini global standartlarla ölçeklenebilir hale getiriyoruz" Bizigo Group Kurucusu ve CEO’su Serhat Kahraman entegrasyona ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: İş Bankası ve Visa ile gerçekleştirdiğimiz VCF entegrasyonu, global ölçekte kabul gören finansal veri standartlarını ürünlerimize entegre etme vizyonumuzun güçlü bir adımı. Çalışan tarafından yüklenen belge ile bankadan gelen doğrulanmış işlem verisinin sistemsel olarak eşleşmesi; masraf süreçlerini yalnızca dijital değil, aynı zamanda daha kontrollü, denetlenebilir ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Finans ekiplerine operasyonel kolaylığın ötesinde gerçek kontrol gücü sunuyoruz." "İşletmelerin dijitalleşme süreçlerini desteklemek öncelikli hedeflerimiz arasında" İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, iş birliğini yenilikçi bir adım olarak şöyle değerlendirdi: "İşletmelerin büyüme ve dijitalleşme süreçlerini desteklemeyi öncelikli hedeflerimiz arasında görüyor, bu kapsamda finansal süreçlerini daha verimli, şeffaf ve kontrollü yönetmelerini sağlayacak iş birlikleri geliştirmeyi önemsiyoruz. Visa ve Bizigo ile hayata geçirdiğimiz bu entegrasyonu, kurumların finansal yönetim süreçlerini daha sağlıklı ve sürdürülebilir kılan önemli bir çözüm olarak görüyoruz. Ticari hayatın kolaylaştırılmasına yönelik yenilikçi çalışmalarımıza devam edeceğiz" "Visa olarak, masraf yönetiminde güven ve verimliliği mümkün kılan standartları hayata geçiriyoruz" Visa Güney Avrupa İş Geliştirme Başkanı Jak Telyaz ise iş birliğine yönelik şu açıklamalarda bulundu: "Şirketler için masraf yönetimindeki temel ihtiyaç, harcamanın gerçekten ne olduğunu doğru bir şekilde ve zamanında görebilmek. Visa Commercial Format entegrasyonu sayesinde, çalışan beyanı ile bankadan gelen doğrulanmış işlem verisi aynı yerde buluşuyor. Böylece masraflar yalnızca kaydedilmiyor; doğrulanıyor, anlamlandırılıyor ve yönetilebilir hâle geliyor. Bu yapı, finans ekiplerine hızın yanı sıra güvenilirlik ve netlik sunarken, kaynakların daha verimli kullanılmasına da katkı sağlıyor. Visa olarak, kurumların günlük operasyonlarında fark oluşturan ve uzun vadede daha şeffaf, sürdürülebilir finansal yapılar kurmalarını sağlayan çözümler geliştiriyoruz."
Gaziantep Gaziantep’teki ’süper hücre’ okulda ağır hasara neden oldu: O anlar kamerada Gaziantep’te etkili olan süper hücre fırtınası sırasında bir okulda ciddi hasar meydana geldi. Fırtına anları ve oluşan hasar okulun güvenlik kameralarına yansırken ciddi hasar nedeniyle öğrenci ve öğretmenlerin geçici bir süre başka bir okula taşındıkları açıklandı. Gaziantep genelinde geçtiğimiz pazar günü öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin birçok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler, okullar, iş yerleri, camiler hasar aldı, ağaçlar kökünden söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. ’Süper hücre’ okulda ağır hasara neden oldu: O anlar kamerada Kentte etkili olan süper hücre fırtınası sırasında Şehitkamil ilçesi Gaziler Mahallesi’nde bulunan Berrin Topçuoğlu Anadolu Lisesi de ciddi hasar aldı. Dış kaplamaları sökülen, camları patlayan, bahçesi talan olan okul adeta kullanılamaz hale geldi. Okulun fırtınada hasar alma anları güvenlik kameralarına yansıdı. Bir süre başka bir okulda eğitim devam edecek Fırtınada ciddi hasar alan okuldaki eğitim-öğretim faaliyetleri 2 gün daha tatil edilirken gelecek haftadan itibaren öğrenci ve öğretmenlerin Şehit Veysel Gündoğdu Anadolu Lisesi’ne taşınarak eğitim-öğretim faaliyetlerine bir süre burada devam edecekleri açıklandı. (SVY-Y)
Mersin Mersin’de engellilere tekerlekli sandalye ve hasta bezi desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla medikal malzeme desteğini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından tekerlekli sandalye, akülü sandalye, yürüteç, beyaz baston ve hasta bezi gibi birçok medikal malzeme ihtiyaç sahibi vatandaşlara ücretsiz ulaştırılıyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlara sosyal yardım kriterleri doğrultusunda destek sağlanıyor. Ayrıca akülü araç tamiri gibi teknik hizmetler de ücretsiz olarak sunuluyor. Engelliler Şube Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan ve medikal malzeme sorumluluğunu yürüten Eylül Özmutlu, amaçlarının vatandaşların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirtti. Özmutlu, "Engelliler Şube Müdürlüğü olarak tekerlekli sandalye, akülü sandalye, hasta bezi, yürüteç ve beyaz baston gibi malzemeleri engelli raporu ve tıbbi malzeme raporu bulunan vatandaşlarımıza sosyal yardım kriterleri çerçevesinde sunuyoruz. Önceliğimiz sosyal yoksunluk ve yoksulluk kriterleri içerisinde bulunan vatandaşlarımızın yaşam standartlarını yükseltmek" dedi. Hasta bezi desteğinin 6 ay boyunca ayda bir kez sağlandığını kaydeden Özmutlu, diğer medikal malzeme hizmetlerinin ise 2 yılda bir verildiğini ifade etti. Özmutlu, vatandaşların ’Alo 185 ve TEKSİN’ uygulaması üzerinden başvuru yapabileceklerini söyledi. Hizmetlerden yararlanan vatandaşlardan Özgül Akbulut, verilen desteklerden memnuniyet duyduğunu belirterek, "Ben şimdiye kadar hiçbir belediyeden böyle bir destek görmedim. Başkanımız Vahap Seçer’e engellilere tanıdığı kolaylıklardan dolayı çok teşekkür ederim" diye konuştu. Annesi adına tekerlekli sandalye desteği alan Necmettin Gündüz ise başvuru sürecinin hızlı ilerlediğini ifade ederek, "185’i aradım, çok ilgilendiler. Başvurumu yaptım ve bana 2-3 gün içinde döndüler" ifadelerini kullandı. Akülü aracının tamiri için Büyükşehir Belediyesinden destek alan Emre Arda İnce de hizmetlerin hayatlarını kolaylaştırdığını belirterek, "Akülü aracımın tamiri için aradığımda 2 gün içinde gelip sorunu giderdiler" dedi.