ASAYİŞ - 10 Mart 2026 Salı 10:21

Karaman’da 130 bin adet makaron ele geçirildi: 5 tutuklama

A
A
A
Karaman’da 130 bin adet makaron ele geçirildi: 5 tutuklama

Karaman’da polisin yaptığı uygulamalarda ruhsatsız silahlar, bıçaklar, uyuşturucular ve makaronlar ele geçirilirken, aranan 11 şahıstan 5’i tutuklandı.


Edinilen bilgiye göre, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 2-10 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmalarda 5 bin 858 kişi sorgulandı. Denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 11 kişi yakalanırken, 5 şahıs çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklandı. Trafik uygulamalarında ise ehliyetsiz ve yetersiz ehliyetle araç kullanan 46 sürücüye, kamunun huzur ve düzenini bozacak şekilde araç kullanan 29 sürücüye ve alkollü araç kullanan 4 sürücüye işlem yapıldı. Denetimlerde 91 araç trafikten men edilirken, 11 sürücünün ehliyetine el konuldu. Yapılan asayiş ve narkotik uygulamalarında 3 adet ruhsatsız tüfek, 14 adet kesici ve delici alet, 94 gram bonzai, 25 içimlik bonzai, 1 gram metamfetamin, 15 gram esrar, 20 bin adet doldurulmuş makaron, 110 bin adet boş makaron, 30 adet elektronik sigara, 2 adet otomatik sigara sarma makinesi, 120 kilogram kıyılmış tütün ele geçirildi.


Emniyetten yapılan açıklamada, vatandaşların huzur ve güvenliği için denetim ve uygulamaların gece gündüz aralıksız sürdürüleceği belirtildi.



Karaman’da 130 bin adet makaron ele geçirildi: 5 tutuklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye’de Çanakkale Savaş Objeleri ve Fotoğrafları Sergisi açıldı Osmaniye’de, Çanakkale ruhunu gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlanan Çanakkale Savaş Objeleri ve Fotoğrafları Sergisi ziyaretçileriyle buluştu. Osmaniye’nin Şirinevler Mahallesi’nde bulunan bir özel okulda açılan Çanakkale Savaş Objeleri ve Fotoğrafları Sergisi, öğrencilerden yoğun ilgi gördü. Çanakkale Savaşları’na ait çeşitli objeler ile döneme ait fotoğrafların yer aldığı sergide, savaş döneminde kullanılan askeri malzemeler, hatıra değeri taşıyan eşyalar ve tarihi kareler yer aldı. Sergiyi gezen öğrenciler, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı döneme ait objeleri yakından inceleme fırsatı buldu. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği sergide en çok dikkat çeken objelerden biri ise savaş sırasında havada çarpışarak birleştiği belirtilen çift mermi oldu. Tarihi objeyi yakından inceleyen öğrenciler, Çanakkale Savaşları’nın zorlu şartlarını ve cephede yaşanan mücadeleyi daha iyi anlama fırsatı buldu. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Osmaniye Şubesi Başkanı Sefa Bülbül ise yaptığı açıklamada, "18 Mart Çanakkale Zaferi yıl dönümünün yaklaşması nedeniyle Osmaniye’mizde öğrencilerimiz ve büyüklerimizle birlikte bir Çanakkale sergisi düzenledik. Çanakkale objelerimizi yaşatmak, Çanakkale savaşımızı ve o anın maneviyatını yaşamak adına, tüm öğrencilerimizle buluşturmak niyetiyle vakfımız işbirliğinde güzel bir fotoğraf ve Çanakkale savaşları objeleri sergisi düzenliyoruz. Burada yaklaşık 700-800 tane savaş objeleri mevcut. Buradaki objelerin tamamı 18 Mart Çanakkale Savaşlarında yaşanan ve orada kullanılan tamamen gerçek orijinal ürünlerdir. Tüm şehit ailelerimiz, gazilerimizle, öğrencilerimizle, Çanakkale ruhunu yaşatmak isteyen yaşayan bireylerimizle bunları burada buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı iş birliğinde yapmış olduğumuz bu anlamlı programa tüm Osmaniye halkımızı çevre illerimizi ve tüm değerli öğrencilerimizi sergimize bekliyoruz" dedi.
Aydın ADÜ’de dijital eğitim laboratuvarı açıldı Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile 3 boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Veteriner Fakültesi bünyesinde kurulan ve sanal gerçeklik ile üç boyutlu modelleme teknolojilerini bir araya getiren Dijital Eğitim ve Uygulama Laboratuvarı (DijiLab) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner hekimliği eğitiminde dijital dönüşümü desteklemek amacıyla kurulan laboratuvarın açılışına ADÜ Rektörü Bülent Kent, rektör yardımcıları, akademik ve idari personel katıldı. Sanal gerçeklik (VR) ve üç boyutlu (3D) modelleme tabanlı uygulamaların yer aldığı DijiLab, öğrencilerin klinik öncesi değerlendirme, mekânsal düşünme ve simülasyon temelli uygulama becerilerini geliştirebilecekleri bir eğitim altyapısı sunuyor. ADÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen proje kapsamında kurulan laboratuvarda at, sığır, köpek ve kediye ait dijital kadavra ve üç boyutlu eğitim içerikleri, 5 takım VR sistemi, eğitim amaçlı tabletler, 65 inç dokunmatik ana kumanda ekranı, yüksek hassasiyetli 3D tarayıcı ve 360 derece kamera bulunuyor. Laboratuvar sayesinde öğrencilerin hayvan türlerine ait anatomik yapıları üç boyutlu ve etkileşimli olarak inceleyebileceği, teorik bilgilerini uygulama temelli eğitimle pekiştirebileceği belirtildi. İlerleyen süreçte operasyon senaryoları, girişimsel işlemler ve acil durum simülasyonlarının da sisteme eklenmesi planlanıyor. Veteriner Fakültesi Dekan v. Cavit Kum, uygulama temelli öğrenmenin veteriner hekimliği eğitiminde büyük önem taşıdığını belirterek DijiLab’ın öğrencilerin klinik öncesi becerilerini geliştirmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ADÜ Rektörü Bülent Kent ise yükseköğretimde dijital dönüşümün önemine dikkat çekerek, sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı altyapıların nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinde kritik rol oynadığını kaydetti.
İzmir İş kadını Leyla Alaton İzmirli kadınlarla buluştu İzmir Ticaret Odası’nda iş kadınlarına seslenen Alarko Holding Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, kadınların daha yukardaki mevkilerde görev alması gerektiğini belirterek, "Türk kadını uyandı. Pandora’nın kutusu açıldı. Artık geriye dönüş yok" dedi. İzmir Ticaret Odası tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen "İş Yaşamı ve Kadın" konulu söyleşi; Alarko Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve Alvimedica Yönetim Kurulu Başkanı Leyla Alaton’un katılımı ve Gazeteci Banu Şen’in moderatörlüğünde gerçekleşti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer’in açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe; İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı ve Seda Kaya Ösen, Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, yönetim kurulu başkan yardımcıları ve üyeleri, her yaştan İzmirli kadınlar katıldı. Özgener: "Kadının güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Konuşmasında İzmir’in tarih boyunca kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlü olduğu bir şehir olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Cumhuriyet’in aydınlık yüzünü taşıyan bu kent, kadın girişimciliğinde ve kadın istihdamında her zaman öncü olma iddiasını sürdürdü. Bizler de İzmir iş dünyası olarak; kadın girişimciliğini desteklemeyi, kadın istihdamını artırmayı, genç kızlarımızın eğitim ve kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadının güçlenmesi yalnızca bireysel bir başarı değildir. Kadının güçlenmesi; ailenin güçlenmesidir. Toplumun güçlenmesidir. Ekonominin güçlenmesidir" dedi. 8 Mart farkındalık günüdür Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil, eşitliğin, fırsatlara erişimin, temsil gücünün ve adaletin yeniden hatırlatıldığı güçlü bir farkındalık günüdür. Kadınların hayatın her alanında daha görünür, daha etkili ve daha karar verici konumda olması gerektiğini hatırladığımız bir gündür. İş dünyasında kadın varlığı arttıkça yalnızca şirketler değil, toplum da güçleniyor. Kadınların yönetim kademelerinde yer aldığı kurumların sürdürülebilirlik, şeffaflık ve sosyal duyarlılıkta fark yarattığını görüyoruz. Tam da bu nedenle bugün aramızda bulunan Sayın Leyla Alaton’un hayat yolculuğu bizler için çok kıymetli. Sayın Alaton; cesaretiyle, bağımsız duruşuyla ve üretkenliğiyle Türkiye’de kadın liderliğinin sembol isimlerinden biri. Kendisi yalnızca bir iş kadını değil; aynı zamanda fikir üreten, sınırları zorlayan, genç kadınlara ilham veren bir rol model. Bugün burada kendisini dinleyecek olmanın; özellikle genç kadınlarımız için çok değerli bir fırsat olduğuna inanıyorum" İmer: "Bu toplantı bir sorumluluk çağrısı" Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice İmer ise, "Bugün burada iş yaşamında kadınların yerini, emeğini ve liderliğini konuşmak üzere bir aradayız. Bu toplantı yalnızca bir değerlendirme değil; aynı zamanda bir sorumluluk çağrısıdır. Kadınlar çalışıyor, üretiyor, yönetiyor. Ama hâlâ eşit ücret için, eşit temsil için, karar masalarında hak ettikleri yer için mücadele ediyorlar. Bu bir yetkinlik meselesi değil; bir sistem meselesidir. Eşitlik beklenmez. İnşa edilir. Ve bu inşa, cesaretle başlar. Bizim dönem mottomuz bunu hatırlatıyor: "Köklerimiz Gücümüz, Kadınlar Umudumuz." Köklerimizden aldığımız güçle, kadınların potansiyelini sınırlayan görünmez engelleri kaldırmak zorundayız. Çünkü kadınların ekonomik güçlenmesi, toplumun güçlenmesidir. Bugün burada atacağımız her adım, yarının daha adil iş dünyasını şekillendirecek. Ve biz, sadece konuşan değil, dönüştüren tarafta olacağız" dedi. Alaton: "Kadınlar yönetimlerde daha etkin olmalı" Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Banu Şen’in sorularını yanıtlayan İş Kadını Leyla Alaton, "İzmir’de çok sayıda girişimci, sanayici, yurtdışından dönmüş kadın var. Girişimci olmak doğurmaktır. Bunların çoğalmasını ve bayrağı başka yerlere götürmesini diliyorum" dedi. Kadınların yönetimlerde daha etkin olması gerektiğini savunan Alaton, "Alarko Holding’in toplantısını yapıyorduk. Yönetimde kadınların oranının dört kişide iki kişi olmalıydı. Altta hamallığı kadınlar yapıyor. Önemli olan karar mekanizmasında yer almalarıdır. ‘Sizin şu anda yaptığı görevi bir kadının yapamayacağını düşünen var mı?’ diye sordum. Bir parmak bile kalkmadı. Bu mevkilere, bu koltuklara kendimizi layık görmeliyiz. Ben de 40 sene oldu, yeni uyandım. Başkaldırmadığım senelerin verdiği şeyle daha güçlü konuşuyorum. Daha yukarılara oynamalıydım ya da daha fazlasını istemeliydim. Kadınlarda güven eksikliği var. İnşallah yeni nesilde bu olmayacak diye düşünüyorum" dedi. Kadınların sektörlerinde dernekleşmesi gerektiğini vurgulayan Alaton, mevcut kadın derneklerinin de birlikte hareket etmesini önerdi. "Savaşçı bir ruhum var" Kadınlara da önerilerde bulunan Leyla Alaton, şunları söyledi: "Ne kadar az şeyle ne kadar mutlu olduğunu bildiğim için daha dik durabiliyorum. Savaşçı bir ruhum var. Babama benziyorum biraz. Armut dibine düşüyor. Rol modeller önemli. Kıskanılacak bir şey varsa Üzeyir ve İshak beyle yakın çalışma imkanı bulmamdır. Tsunami de gelse bina yerinde duruyor. O manevi değerlere önem vermek faydalı ve kurtarıcı. Miras problemi kadar iğrenç bir şey olamaz. Neredeyse bir şey bırakmasalar daha iyi olacak. O kadar üzücü şeyler ki bunlar. Değerlerin de yok olmasına neden oluyor. Ayrılırken çıkış planı çok önemli. Evlilik ön anlaşması gibi. Onu oturup medeni şekilde konuşmalısınız. Bunu yaparsan ya o an ayrılırsın ya da hiç ayrılmazsın." Söyleşinin ardından, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda Ressam Haydar Ekinek’in "Barışın Kadınları" adlı resim sergisinin açılış töreni gerçekleştirildi.